İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türkiye İş Bankası A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/1008)

1. Başvuru, çalışanlar adına yapılan katkı payı ödemelerinin

Başvuru No2016/1008Tarih19 Kasım 2019Okuma16 dk · 3.123 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Türkiye İş Bankası A.Ş. Başvurusu (10)

Karar tarihi
19 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/1008
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.123 kelime·16 dk okuma·23 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, çalışanlar adına yapılan katkı payı ödemelerinin

ücret olarak kabul edilmesi sonucu bu ödemeler üzerinden gelir ve damga

vergileri tahsil edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular ekli tablonun (C) sütununda belirtilen tarihlerde

yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Konularının aynı olması sebebiyle ekli tablonun (A) sütununda

belirtilen bireysel başvuru dosyalarının 2016/1008 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2016/1008 numaralı dosya üzerinden

yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

9. Vergi İdaresince Türkiye İş Bankası A.Ş. (Banka) nezdinde

2007-2011 yılları arasındaki dönem için yapılan vergi incelemesi sonucunda 23/11/2012

ve 1/4/2013 tarihli vergi inceleme raporları düzenlenmiştir.

10. Bu raporlarda özetle;

i. Vakfın personele ek haklar sağladığı, bu sebeple özel sigorta

fonksiyonu gördüğü, Vakfın ana finansman kaynağının ise çalışanlardan ve

Bankadan sağlanan katkı payları olduğu vurgulanmıştır.

ii. Vakıf tarafından çalışanlara sağlanan menfaatlerin bir

kısmının Banka tarafından finanse edildiği, bu yönüyle Bankaca ödenen katkı

paylarının işçilere sağlanan menfaatlere ilişkin işveren payı olarak

algılanması gerektiği ifade edilmiştir.

iii. Bunun yanında Banka katkı payının hesaplanmasında

çalışanların emekliliğe esas maaş ve ikramiye paylarının dikkate alındığı,

bundaki amacın ise her bir çalışanın elde edeceği menfaatin net tutarının

belirlenmesi olduğu belirtilmiştir. Rapora göre Banka katkı payı ödemelerinden

esas yararlananlar çalışanlar olup Vakıf ise sadece buna aracılık etmektedir.

iv. Sonuç olarak Bankanın muhtelif şubeleri tarafından çalışanları

adına yapılan ödemelerin ücret mahiyetinde olduğu, bu ödemelerin ise 31/12/1960

tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63. maddesinde yazılı şartları

taşımaması nedeniyle ücret matrahından indirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

11. Vergi İdaresince raporlardaki tespitler doğrultusunda, bu

ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkif edilerek beyan edilip ödenmediği

gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatları yapılmıştır. Ayrıca

bu katılım payları ödemelere ilişkin belgelerde gösterilmediğinden damga

vergisi matrahının eksik hesaplandığı gerekçesiyle de cezalı damga vergisi tarh

edilmiştir.

B. Başvuru Öncesi Açılan

Davalar Süreci

12. Başvurucuya ait bazı şubeler yönünden vergi ziyaı cezalı

gelir stopaj vergisi ve damga vergisi tarhiyatı üzerine başvurucu bu işlemlere

karşı çeşitli vergi mahkemelerinde davalar açmıştır. Bu davalar vergi

mahkemelerince reddedilmiştir. Kararların gerekçesi özetle şöyledir:

i. Mahkemelere göre bir ödemenin ücret sayılabilmesi için bir

işyerinde bir işverene bağlı olarak çalışma yapılması ve bunun karşılığında

menfaat elde edilmesi gerekir. Buradaki ana unsurun çalışılan bir iş

karşılığında menfaat elde edilmesi olduğu belirtilmiş ve vergisel olarak

değerlendirilebilmesi için ise bunun maddi bir menfaat olmasının ve kişinin tasarrufuna

bırakılmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır.

ii. Kararlarda yapılan ödemeler sonucunda Vakıf tarafından

çalışanlara çalışma hayatı boyunca ve emeklilikte ek bir menfaat sağlandığı ve

bu menfaatin ise sadece çalışanların maaşları üzerinden ödeme yapılması

nedeniyle bu kişilere münhasır olduğu belirtilmiştir. Mahkemelere göre ödemenin

bir hukuksal yükümlülük olup olmadığı değil ödemenin kişi bazında bir menfaat

sağlayıp sağlamadığı ve dolayısıyla bu menfaatin ücret kapsamında olup olmadığı

önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışanlara yapılan ölüm aylığı, emeklilik

aylığı gibi ödemelerde yine çalışan için ödenen prim sayısına göre hesaplama

yapıldığı ifade edilmektedir.

iii. Kararlarda ayrıca, işçi-işveren ilişkisinin Banka ile

çalışan arasında bir ilişki olduğu ve Vakfın görevinin ise Bankanın ödediği

tutarı belli şartlar altında çalışan kişiye ödemekten ibaret olduğu

belirtilmiştir. Mahkemeler, iç ilişkide Bankanın sorumluluğunun işçiye değil

Vakfa ait olmasının bu gerçeği değiştirmeyeceğini kabul etmişlerdir.

iv. Diğer taraftan Banka tarafından ödenen tutarın anlık olarak

işçinin tasarrufuna bırakılmadığı kabul edilmekle birlikte bu ödemelerin ayrı

bir hesapta kişi bazında izlenmesi ve sonuçta şartlar gerçekleştiğinde çalışan

kişiye ödenmesi nedeniyle geniş anlamda tasarruf hakkının mevcut olduğu

değerlendirilmiştir.

v. Mahkemeler bu gerekçelerle başvurucu Bankanın çalışanları

adına Vakfa ödediği katkı payının çalışanlara verilen ücret unsuru içinde

mütalaa edilmesi gerektiği kanaatiyle ihtirazi

kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan gelir ve damga vergileri tahakkuk ve

tahsilatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmışlardır.

13. İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin E.2014/2738 numaralı

dosyasında, taraflarca uzlaşmaya varılan dava konusu vergi ve cezaların uzlaşma

tutanağına uygun olarak tahakkuk ettirildiği belirtilerek davanın reddi

gerektiği sonucuna varılmıştır.

14. Diğer taraftan başvurucu tarafından ekli tablonun (F)

sütununda gösterilen vergilendirme dönemlerine ait muhtasar beyannameler ile

Munzam Sandık Vakfına çalışanları adlarına ödenen katkı paylarına ilişkin

olarak pişmanlıkla beyan edilen gelir ve damga vergileri tutarları ihtirazi kayıtla ödenmiştir. Ancak başvurucu, bu katkı

paylarının ücret sayılamayacağı iddiasıyla ekli tablonun (E) sütununda

gösterilen vergi mahkemelerinde dava açmıştır.

15. Yapılan yargılamalar sonunda açılan davalar -İstanbul 6.

Vergi Mahkemesinin E.2014/428 numaralı dava dosyası hariç olmak üzere- esas

yönünden yukarıda değinilen gerekçelerle (bkz. § 12) reddedilerek kesinleşmiş

ve yargılamaları sona erdiren nihai kararlar ekli tablonun (B) sütununda

belirtilen tarihlerde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin E.2014/428 numaralı

dosyasında davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Kararın

gerekçesinde, ihtirazi kaydın, mükelleflerce, kanuni

gerekçe gösterilerek, beyan edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden tarhedilen vergi karşı dava haklarının saklı tutulduğu

yolunda beyannameye yazılı not konulması veya ayrı bir dilekçe ile söz konusu

hakkın saklı tutulduğunun vergi dairesine bildirilmesi olduğu açıklanmıştır.

Buna göre beyannameye konulan ihtirazi kaydın,

beyanın hukuki sonuç doğurabilmesi için mükellefçe ileri sürülen bir koşul

olduğu açıklanmıştır. Mahkeme pişmanlıkla beyanda bulunularak pişmanlık

müessesesinin hukuki sonuçlarından, yani sağlamış olduğu cezai avantajlardan

yararlanan başvurucu Bankanın, beyannameye koymuş olduğu ihtirazi

kaydın geçerliliğinin kabulüne olanak bulunmadığını belirtmiştir.

17. Başvurucu, ekli tablonun (C) sütununda gösterilen tarihlerde

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Türkiye İş Bankası A.Ş. (9), B. No:

2016/2400, 3/4/2019, §§ 17-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. 2017/16481 ve

2017/32742 Numaralı Bireysel Başvurular Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, pişmanlık hükümlerine göre verilen beyannamelere ihtirazi kayıt şerhi konulmasında hukuki bir engel

bulunmadığı gibi uzlaşma hükümlerinden yararlanılması hâlinde de dava açılabileceğini

belirterek derece mahkemelerince bu şekilde açılan davaların esası incelenmeden

reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi daha önce aynı başvurucunun benzer bir

şikâyetini incelemiş ve pişmanlıkla verilen beyannamelere ihtirazi

kayıt konularak dava açılamayacağının kabul edilmesi yönünde kanuni dayanağı ve

meşru amacı bulunan müdahalenin somut olay bağlamında başvurucuya şahsi olarak

aşırı bir külfet yüklemediği değerlendirilmiştir. Ayrıca söz konusu şikâyet ile

ilgili olarak gerekli usul güvencelerinin de sağlandığı tespit edilerek

mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin meşru amacının dayandığı kamu yararı ile

başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil dengenin

bozulmadığı sonucuna varılmıştır (Türkiye İş

Bankası A.Ş. (9), §§ 32-36).

22. Mevcut başvuruda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektir bir

durum bulunmamaktadır. Diğer taraftan uzlaşma hükümlerinden kendi isteğiyle

yararlanan başvurucu, uzlaşma sonrası açılan davanın yalnızca tahakkukun

uzlaşma tutanağına uygun olup olmadığı ile sınırlı görüleceğini öngörebilir

durumdadır. Başvurucunun uzlaşma ile elde ettiği yarar da dikkate alındığında

kanuni dayanağı ve meşru amacı bulunan mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

yeterli usul güvencelerini içerdiği ve başvurucuya şahsi olarak aşırı bir

külfet yüklemediği değerlendirilmiştir. Bu durumda somut olayın koşulları

altında başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediği açıktır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. 2017/29671,

2017/29677, 2017/29679, 2017/29681, 2017/32753 ve 2017/33760 Numaralı Bireysel

Başvurular Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu 193 sayılı Kanun'un 61. maddesinde ücretin

tanımının yapıldığını ve hangi ödemelerin ücret sayılabileceğinin

belirtildiğini, buna göre Vakfa işveren payı olarak ödenen tutarların ücretin

unsurlarını taşımadığını ifade etmiştir. Başvurucuya göre söz konusu ödemeler

anılan Kanun maddesinde sayılmamıştır. Başvurucu ayrıca 193 sayılı Kanun'un 94.

maddesi çerçevesinde ücret gelirlerinin stopaj yoluyla vergilendirilmesi

bakımından vergiyi doğuran olayın hukuki, ekonomik ve fiilî tasarrufa

bağlandığını vurgulamıştır. Başvurucu somut olayda ise Vakfa yapılan ödemenin

ücretin unsurlarını içermediği gibi ödeme yapıldığı anda üye açısından elde etme koşulunun da gerçekleşmediğini

belirtmiştir. Başvurucu buna rağmen belirtilen katkı payları üzerinden gelir ve

damga vergileri ödemek zorunda kaldığını belirtmiştir.

25. Başvurucu ayrıca benzer bir bireysel başvuruda Anayasa

Mahkemesi tarafından kanunilik ölçütü yönünden mülkiyet hakkının ihlal

edildiğine karar verildiğine işaret etmiştir. Başvurucu bunun yanında konuya

ilişkin Maliye Bakanlığı özelgesi ile Yargıtay

Dairesi kararının gözönüne alınmadan karar

verildiğinden yakınmıştır. Başvurucu, sonuç olarak Vakfa yaptığı katkı payı

ödemeleri üzerinden vergi ve ceza tahsil edilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

26. Anayasa’nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes,

mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, konuya ilişkin özelge ile Yargıtay Dairesi kararının gözönüne

alınmadan karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmektedir. Ancak başvurucunun çalışanlar adına Vakfa ödediği

katkı paylarının ücret olarak kabul edilip bunlar üzerinden gelir vergisi ve

cezaları tahsil edilmesi esas itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirmektedir.

Bu sebeple başvurucunun yukarıda belirtilen şikâyetinin mülkiyet hakkının

ihlali iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Anayasa Mahkemesi daha önce aynı başvurucunun benzer yöndeki

şikâyetlerini incelemiştir. Buna göre vergilendirme işleminin mülkiyet hakkına

müdahale teşkil ettiğini kabul eden Anayasa Mahkemesi müdahaleyi mülkiyetin kamu yararına kullanımının düzenlenmesi

çerçevesinde incelemiştir (Türkiye İş

Bankası A.Ş. (9), §§ 43-44). Bu doğrultuda yapılan değerlendirme

neticesinde başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ulaşılabilir,

belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayanağının olduğu kanaatine ulaşmıştır.

Özellikle başvurucu Bankanın ekli tabloda gösterilen vergilendirme dönemleri

yönünden 2014 ve 2015 yıllarında ihtirazi kayıtla

düzenlediği beyannameler ile gelir ve damga vergilerini ödediği vurgulanmış,

başvurucunun 2012 yılı Aralık ayı itibarıyla bu inceleme sonuçlarından haberdar

olduğu ve bu işlemlere karşı 2013 yılında çeşitli vergi mahkemelerinde davalar

açtığı, yapılan yargılamalar neticesinde yine 2013 yılında verilen Danıştay

kararları ile katkı payı ödemelerinin ücret

sayılması gerektiği yönündeki idari işlemlerin hukuka uygun bulunduğu

açıklanmıştır. Bu sebeple müdahalenin öngörülebilir olduğu tespit edilmiş,

ayrıca kamu yararına dayalı meşru amacının olduğu açık olan vergilendirme

suretiyle yapılan müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet

yüklediğinin ortaya konulamadığı belirtilerek müdahalenin ölçülü olduğu

sonucuna varılmıştır (Türkiye İş Bankası

A.Ş. (9), §§ 47-78).

29. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmayıp başvuruya konu ekli tabloda yer alan 2013, 2014 ve 2015 yıllarının

çeşitli aylarına ait vergilendirme dönemleri itibarıyla başvurucunun mülkiyet

hakkına yapılan müdahalenin ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuni

dayanağının olduğu, kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunduğu ve ölçülü

olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlal edilmediği

açıktır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilmez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

3. Diğer Bireysel

Başvurular Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, çalışanları adına Vakfa yapılan katkı payı

ödemelerinin vergiye tabi ücret

niteliği taşıdığı gerekçesiyle öngörülebilir ve belirli olmayacak bir biçimde

tahsil edilmesinden yakınmakta olup mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

32. Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa

Mahkemesi tarafından 12/11/2014 tarihli kararda ortaya konulmuştur (Türkiye İş Bankası A.Ş., §§ 34-61). Buna

göre her ne kadar başvurucu adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerse de başvurucuların belirtilen şikâyetleri ilgili olduğu mülkiyet

hakkı kapsamında incelenmiştir.

33. Anayasa Mahkemesince Vakfa ödenen katkı paylarının ücret

olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun kural olarak kamu makamlarının

takdirinde olduğu belirtilmiş ancak Vakfın kurulmuş olduğu tarihten vergi

incelemesinin yapıldığı 2012 yılına kadar Banka tarafından Vakfa ödenen katkı

paylarının vergilendirilmediğine vurgu yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi başvuruya

konu edilen vergilendirme dönemleri itibarıyla başvuruculardan bu ödemelerin

vergiye tabi olacağını öngörmelerini beklemenin mümkün bulunmadığını kabul

etmiştir (Türkiye İş Bankası A.Ş., §§

58-60). Sonuç olarak Vakfa ödenen katkı paylarının ücret sayılarak

vergilendirilmesine ilişkin işlemlerin vergilendirme dönemi itibarıyla

öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından Vakfa yapılan

katkı payı ödemeleri üzerinden vergi tahsil edilmesi nedeniyle başvurucunun

Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet haklarının ihlal

edildiğine karar verilmiştir (Türkiye İş

Bankası A.Ş., § 61).

34. Diğer bireysel başvuru dosyalarına konu vergilendirme

dönemleri sırasıyla 2009, 2010 ve 2011 yıllarının çeşitli aylarıdır.

Dolayısıyla yine yukarıda da değinildiği üzere ilk defa 2012 yılı Aralık ayı

itibarıyla söz konusu katkı paylarının ücret olarak kabul edilmesi gerektiği

tespit edildiğine göre somut olay bağlamında bu tarihten önceki söz konusu

vergilendirme dönemleri yönünden müdahalenin dayandığı kanun hükümlerinin öngörülebilir olmadığı açıktır. Sonuç

olarak belirtilen ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı

anlaşıldığından bu başvurulara konu vergileme dönemleri itibarıyla başvurucunun

mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin öngörülebilir

bir kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

35.

Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına

alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Mahkemeye Erişim Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

36. Başvurucu 2017/16481 ve 2017/32742 numaralı bireysel

başvurularda pişmanlıkla verilen beyannameler üzerine vergi mahkemelerinde

açılan davaların esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

37. Başvurucunun bu şikâyeti mülkiyet hakkı bağlamında

incelenmiş ve açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur (bkz. §§ 21-23). Mahkemeye

erişim hakkı yönünden de farklı bir sonuca ulaşılmasını gerektiren bir durum

bulunmadığından müdahalenin ihlal oluşturmadığı açıktır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise

öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin ve

bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu

maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer

tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

41. Başvurucu, yeniden yargılamaya karar verilmesi ve maddi

tazminat talebinde bulunmuştur.

42. Başvuruda vergilendirme ile ilgili idari işlemlerden dolayı

mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte idare

tarafından yol açılan ihlale yönelik olarak etkili bir hukuk yolunun mevcut

olduğu ancak başvurucunun açtığı davanın reddedilmekle ihlalin sonuçlarının

giderilmemiş olduğu görülmektedir.

43. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan

kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri

gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

ilgili mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

44. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal iddiası açısından yeterli bir

giderim oluşturduğu anlaşıldığından başvurucuların tazminat taleplerinin

reddine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 2.946 TL harç ile Avukat

Levent Geyhan, Avukat Medar Acar, Avukat Özgür

Dalkılıç ve Avukat Zerrin Deniz Köktürksuvarlı'nin

temsil ettiği ihlal sonucuna varılan başvurular yönünden toplam 9.900 TL vekâlet

ücretinden oluşan 12.846 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine, diğer

yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimlik bilgilerinin gizli

tutulması talebinin REDDİNE,

B. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

2017/16481, 2017/29671, 2017/29677, 2017/29679, 2017/29681,2017/32742,

2017/32753 ve 2017/33760 numaralı bireysel başvurular yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

2016/1008, 2016/1010, 2016/1014, 2016/1015, 2016/1017, 2016/1816, 2016/4540,

2016/4793, 2017/14503, 2017/16335, 2017/16366 ve 2017/16371 numaralı diğer

bireysel başvurular yönünden KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Eskişehir 1. Vergi Mahkemesine (E.2014/748, E.2014/941, E.2014/942, E.2014/944,

E.2014/945), Sivas Vergi Mahkemesine (E.2014/235, E.2014/237, E.2014/240,

E.2014/242, E.2014/302, E.2014/302) ve Manisa Vergi Mahkemesine (E.2013/59)

GÖNDERİLMESİNE,

E. 2.946 TL harç ile Avukat Levent GEYHAN, Avukat Medar ACAR,

Avukat Özgür DALKILIÇ ve Avukat Zerrin Deniz KÖKTÜRKSUVARLI'nin

temsil ettiği ihlal sonucuna varılan başvurular yönünden toplam 9.900 TL

vekâlet ücretinden oluşan 12.846 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

diğer yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına;

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin MENTEŞ

Raportörler

:

Özgür DUMAN

Yunus Emre YILMAZOĞLU

Başvurucu

:

Türkiye İş Bankası A.Ş.

Vekilleri

:

Av. Levent GEYHAN

Av. Filiz KESKİN

Av. Gülçin DOĞAN

Av. Bahar KOSOVALI ÜNAL

Av. Medar ACAR

Av. Özgür DALKILIÇ

Av. Zerrin Deniz KÖKTÜRKSUVARLI

(A)

(B)

(C)

(D)

(E)

(F)

(G)

Bireysel Başvuru Numarası

Nihai Karar Tebliğ Tarihi

Bireysel Başvuru

Tarihi

Banka Şubesi- Davanın Reddi Gerekçesi

İlk Derece

Mahkemesi

Dönem

İlk Derece Mahkemesi Esas Numarası

2016/1008

7/1/2016

14/1/2016

Sivas- Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2009/1.-12. Aylar arası

2014/240

2016/1010

8/1/2016

14/1/2016

Kızılırmak/Sivas-Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2010/1.-12. Aylar arası

2014/237

2016/1014

8/1/2016

14/1/2016

Zile/Tokat-Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2011/1.-.12. Aylar arası

2014/303

2016/1015

7/1/2016

14/1/2016

Kızılırmak/Sivas-Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2010/1.-12. Aylar arası

2014/235

2016/1017

28/12/2015

14/1/2016

Kızılırmak/Sivas-Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2011/1.-12. Aylar arası

2014/242

2016/1816

4/1/2016

25/1/2016

Organize Sanayi Bölgesi/Manisa-Esas

Yönünden

Manisa Vergi Mahkemesi

2008 Yılı

2013/59

2016/4540

17/2/2016

2/3/2016

Zile/Tokat-Esas Yönünden

Sivas Vergi Mahkemesi

2010/1.-12. Aylar arası

2014/302

2016/4793

12/2/2016

8/3/2016

Eskişehir Ticari- Esas Yönünden

Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi

2011/1.-12. Aylar arası

2014/748

2017/14503

27/1/2017

20/2/2017

Tavşanlı Şubesi- Esas

Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi

2010/1.-.12. Aylar arası

2014/942

2017/16335

27/1/2017

20/2/2017

Tavşanlı Şubesi (Devralınan Tunçbilek Şubesi)- Esas Yönünden

Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi

2011/1.-11. Aylar arası

2014/941

2017/16366

27/1/2017

20/2/2017

Tavşanlı Şubesi (Devralınan Tunçbilek Şubesi)- Esas Yönünden

Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi 2009/1.-12. Aylar arası 2014/944 2017/16371 27/1/2017 20/2/2017 Tavşanlı Şubesi-Esas Yönünden Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi 2011/1.-12. Aylar arası 2014/945 2017/16481 26/12/2016 16/1/2017 Bahçelievler/İstanbul- Uzlaşmaya Tabi Usul Yönünden İstanbul 3. Vergi Mahkemesi 2010-3.-12. Aylar arası 2014/2738 2017/29671 19/6/2017 20/6/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 4. Vergi Mahkemesi 2014-3. Ay 2014/1343 2017/29677 15/6/2017 20/6/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 9. Vergi Mahkemesi 2014-9. Ay 2014/2389 2017/29679 15/6/2017 20/6/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 10. Vergi Mahkemesi 2015/1. Ay 2015/814 2017/29681 15/6/2017 20/6/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 8. Vergi Mahkemesi 2014/4. Ay 2014/1411 2017/32742 20/7/2017 28/7/2017 Genel Müdürlük-Usul Yönünden İstanbul 6. Vergi Mahkemesi 2013/5. Ay 2014/428 2017/32753 24/7/2017 28/7/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 6. Vergi Mahkemesi 2014/8. Ay 2014/2232 2017/33760 31/7/2017 25/8/2017 Genel Müdürlük-Esas Yönünden İstanbul 11. Vergi Mahkemesi 2014/6. Ay 2014/1782

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/1008, 19 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Başvuru Öncesi Açılan
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mülkiyet Hakkının
  11. B. Mahkemeye Erişim Hakkının
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimlik bilgilerinin gizli
  14. B. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  15. C. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  16. D. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin
  17. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve
  18. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. (A)
  20. (B)
  21. (C)
  22. (D)
  23. (E)
  24. (F)
  25. (G)
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/1008
Tarih
19 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Aylin Nazlıaka Başvurusu (B. No: 2016/13327)
  • Ali Kandil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13224)
  • Ayşegül Başar Başvurusu (B. No: 2017/17432)
  • Murat Kılıç Başvurusu (B. No: 2016/21201)
  • Ramazan Baytemir Başvurusu (B. No: 2015/2105)
  • Hamit Dışkaya Başvurusu (B. No: 2017/15224)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.