İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Thomas Rainer Hıetmann Başvurusu (B. No: 2019/3765)

1. Başvuru bir bankaya el konulması sürecine ilişkin yargılama

Başvuru No2019/3765Tarih17 Temmuz 2019Okuma9 dk · 1.792 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Thomas Rainer Hıetmann Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2019/3765
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.792 kelime·9 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru bir bankaya el konulması sürecine ilişkin yargılama

yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu Frankfurt Menkul Kıymetler Borsası aracılığıyla

-başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen bir tarihte- 3.951 adet Demirbank

T.A.Ş. (Banka) hissesi satın almıştır.

A. Bankaya El Konulması

Süreci

7. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 6/12/2000

tarihinde, zararının öz kaynaklarını aştığı gerekçesiyle Bankanın temettü hariç

ortaklık hakları ile yönetiminin ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta

Fonuna (TMSF veya Fon) devredilmesine karar vermiştir.

8. TMSF 24/1/2001 tarihinde BDDK'ya gönderdiği bir yazı ile

meydana gelebilecek gecikmelerin büyük zarara yol açabileceği gerekçesiyle

Banka için ayrı ve hızlı bir satış yönteminin belirlenmesi gerektiğini bildirmiştir.

BDDK 25/1/2001 tarihinde Bankayı satışa çıkarmıştır. Yürütülen müzakereler ve

alınan teklifler neticesinde Fon Yönetim Kurulu 19/9/2001 tarihinde, Banka

hisselerinin 350.000.000 Amerikan Doları bedelle H. Bankasına satılmasına karar

vermiştir.

9. Bu arada Bankanın hâkim ortağı olan C. Holding tarafından

Bankanın Fona devri işleminin iptali istemiyle Danıştay Onuncu Dairesinde

(Daire) dava açılmıştır. Daire 3/6/2003 tarihinde davanın reddine karar

vermiştir. Ancak bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulu (İDDK) 18/6/2003 tarihinde hükmü bozmuş, karar düzeltme talebi de İDDK

tarafından 29/4/2004 tarihinde reddedilmiştir. Daire bozma kararı çerçevesinde

5/11/2004 tarihinde satışa hazırlık işlemlerini iptal etmiştir. Ayrıca TMSF

tarafından yapılan satış işlemi de Ankara 10. İdare Mahkemesince 21/4/2004

tarihinde iptal edilmiştir.

B. Başvurucunun Açtığı

İlk Dava

10. Başvurucu hisse senedi bedelinin tazmin edilmesi için 2002

yılının başında BDDK'dan talepte bulunmuştur. BDDK bu talebe cevap vermemiştir.

Başvurucu bunun üzerine talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali

istemiyle 28/5/2002 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesinde dava açmıştır.

11. Daire 24/6/2003 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

Kararın gerekçesinde, BDDK kararının hukuka uygun olduğunun Dairenin 3/6/2003

tarihli kararı ile ortaya konulduğuna vurgu yapılmıştır.

12. Başvurucu kararı temyiz etmiş, İDDK 21/10/2004 tarihinde,

hükme esas alınan kararın temyiz edilmesi üzerine bozulduğuna dikkat çekerek

yeniden bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve hükmü bozmuştur. Bozma

kararına karşı davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme istemi İDDK

tarafından 26/5/2005 tarihinde reddedilmiştir.

13. Danıştay daireleri arasındaki iş bölümü değişikliği sonrası

dosyanın gönderildiği Danıştay Onüçüncü Dairesi

19/9/2005 tarihinde, görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ve yetkili Ankara

İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

14. Yargılamaya Ankara 8. İdare Mahkemesinde devam edilmiş ve

28/12/2005 tarihinde davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

15. Başvurucunun temyiz ettiği karar Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından 15/6/2007 tarihinde onanmıştır.

Onama kararının gerekçesinde 31/1/2001 tarihinde İstanbul Menkul Kıymetler

Borsası (İMKB) tarafından Bankanın hisse senetlerinin borsa kaydından

çıkarılarak tahtanın kapatıldığı belirtilerek başvurucunun bu hususu aynı

tarihte öğrendiği kabul edilmiştir. Daire bu tarih esas alındığında davanın

süresinde açılmadığını vurgulamıştır.

C. Başvurucunun Açtığı

İkinci Dava

16. Başvurucu 10/5/2006 tarihinde BDDK'ya ve 11/5/2006 tarihinde

TMSF'ye başvurarak; Bankanın Fona devrine ve satışına

yönelik kararların iptaline dair yargı kararlarının kesinleşmesi nedeniyle

hissedarlık statüsüne ilişkin haklarının sağlanmasını, hisselerinin iade

edilmesini, bunun mümkün olmaması hâlinde ise haklarının tazmin edilmesini

talep etmiştir.

17. Başvurucunun talepleri BDDK tarafından 9/7/2006 tarihinde

zımnen, TMSF tarafından ise 6/7/2006 tarihinde başvurucuya tebliğ edilen bir

yazı ile reddedilmiştir.

18. Başvurucu bunun üzerine BDDK ve TMSF aleyhine Ankara 12.

İdare Mahkemesinde dava açmış, ancak 26/9/2006 tarihinde, her iki davalı için

ayrı ayrı dava açılması gerektiği belirtilerek dilekçe reddedilmiştir.

19. Başvurucu TMSF aleyhine İstanbul 5. İdare Mahkemesinde

(Mahkeme) 27/4/2007 tarihinde dava açmıştır. Mahkeme 28/12/2007 tarihinde

davanın süre aşımı yönünden reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz ettiği

karar Onüçüncü Daire tarafından 4/2/2009 tarihinde

onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı Dairece 30/9/2009

tarihinde reddedilmiştir.

D. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine Başvuru Süreci

20. Başvurucu 4/3/2008 tarihinde, mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)

başvurmuştur.

21. AİHM konu hakkında daha önce verdiği Reisner/Türkiye (B. No: 46815/99, 21/7/2015) tarihli karara atıfla

başvurucu ve diğer 840 başvurucunun mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğine karar vermiştir (Fellner ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 13312/08..., 10/10/2017).

22. AİHM mülkiyet hakkı yönünden yaptığı değerlendirmede,

Bankanın devir ve satışını hukuka aykırı ilan eden yargı kararlarının, iptal

davalarına taraf olup olmadıklarına bakılmaksızın hem hâkim hissedarlar hem de

küçük hissedarlar için sonuçları olduğunu belirtmiştir. AİHM'e

göre hisselerinin sayısı ne kadar küçük olursa olsun, başvurucuların maddi

zarara uğradıkları açık olup kamu makamları, daha sonra Danıştay tarafından

hukuka aykırı ilan edilen kanun dışı idari işlemlerden kaynaklandığı açık olan

zararı tazmin etme yükümlülüğü altındadır. AİHM; başvurucuların hisselerinin,

hukuka aykırı müdahale temelinde ellerinden alınmış olmasına rağmen

başvuruculara kayıpları için herhangi bir tazminat ödenmediğini ve bireysel

anlamda orantısız bir yük altına girmek zorunda bırakıldıklarını vurgulamıştır

(Fellner ve diğerleri/Türkiye, §§ 31-35).

23. AİHM, adil yargılanma hakkı yönünden de Bankanın satışı

nedeniyle başvurucunun hisselerinin iade edilmesinin imkânsız hâle geldiğini

belirtmiştir. AİHM, yapılan satış sözleşmesinin 24/2/2006 tarihli nihai kararla

iptal edildiğini ve o tarihten önce başvurucunun tazminat talebinde bulunmasını

beklemenin makul olmadığını gözönünde bulundurarak,

yerel mahkemenin kanuni süreye ilişkin katı yorumunun davanın esasının

bütünüyle incelenmesine engel olduğuna ve başvurucunun mahkemeye erişim

hakkının özüne zarar verdiğine karar vermiştir (Fellner ve diğerleri/Türkiye, §§ 39-42).

24. AİHM giderim yönünden ise Reisner/Türkiye ([A.T.], B. No: 46815/09, 1/12/2016) kararına

atıfla en uygun adil tazminin, başvuruculara maddi tazminat ödenmesi ile

olacağını ve başvurucunun maddi kaybının belirlenmesi için Bankanın devrinden

bir gün önce, yani 5/12/2000 tarihinde Bankanın bir hissesinin ortalama piyasa

değerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, İMKB'ye göre

5/12/2000 tarihinde Bankanın bir hissesinin ortalama değerinin 756 eski Türk

Lirası olduğu ve bir Alman senedinin 500 Türk hissesine tekabül ettiğini

kaydederek enflasyona göre güncellenip geçerli kura göre Avroya dönüştürülmek

üzere her başvurucuya Bankada sahip olduğu hisse sayısının 756 eski Türk Lirası

ile çarpımını esas alan bir adil tazmin miktarının ödenmesine karar vermiştir.

Buna göre karara ekli listede başvurucuya 2.909,84 Avro maddi tazminat ödenmesi

öngörülmüştür. AİHM'e başvuru yapan bütün

başvuruculara ödenecek toplam maddi tazminat tutarı ise 9.679.799,26 Avro

olarak belirlenmiştir (Fellner ve diğerleri/Türkiye, §§ 47, 48 ve ekli

liste)

E. Yargılamanın

Yenilenmesi Süreci

25. Başvurucu 25/1/2018 tarihinde İstanbul 5. İdare

Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucu önceki

kararın kaldırılmasını, yargılama giderlerinin iade edilmesini ve başvurucu

yararına vekâlet ücretine hükmedilerek karşı taraf yararına hükmedilen vekâlet

ücretinin kaldırılmasını talep etmiştir.

26. Mahkeme 20/4/2018 tarihinde yargılamanın yenilenmesi

talebini kabul etmiş, 28/12/2007 tarihli kararını kaldırmış ve AİHM tarafından

tazminata hükmedildiği için konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer

olmadığına karar vermiştir. Mahkeme harç ve posta giderlerinden oluşan 282,70

TL tutarındaki yargılama gideri ile 1.090 TL tutarındaki vekâlet ücretinin de

davalı idareden alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

27. Taraflar, karara karşı istinaf talebinde bulunmuşlardır.

İstinaf talebini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava

Dairesi 31/10/2018 tarihinde başvurucunun istinaf talebini reddetmiş, davalı

idarenin istinaf talebini ise kısmen kabul etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi

istinaf talebine konu kararı kaldırmış, davanın 12.621,43 TL'nin tazmini

istemine ait bölümü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 10.725,38 TL

maddi tazminat istemine ait bölümü yönünden ise reddine karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca 258,30 TL tutarındaki yargılama giderinden 129,15 TL ile 1.090

TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak başvurucuya ödenmesine; 129,15

TL tutarındaki yargılama giderinin başvurucu üzerinde bırakılmasına; davalının

yaptığı 14 TL yargılama gideri ile 1.090 TL tutarındaki vekâlet ücretinin ise

başvurucudan alınarak davalı idareye ödenmesine karar vermiştir.

28. Kararın gerekçesinde, AİHM tarafından hükmedilen tazminat

tutarının başvurucunun gerçek zararını ifade ettiği ve davanın hükmedilen bu

tazminat kadar kısmının konusuz kaldığı belirtilmiştir. Buna göre yargılamanın

yenilenmesi sebebini oluşturan AİHM kararıyla başvurucu lehine hükmedilen maddi

tazminat tutarının bu davada başvurucunun haklı çıktığı kısım olarak kabulü, bu

miktarı aşan kısım yönünden ise davanın reddi gerektiği açıklanmıştır. Bölge

İdare Mahkemesine göre bu sebeple yargılama giderlerinin tümünden davalı

idarenin sorumlu tutulması isabetli değildir. Kararda ayrıca avukatlık

ücretinin de maktu olarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Karar kesin

olarak verilmiştir.

29. Nihai karar başvurucu vekiline 7/1/2019 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

30. Başvurucu 5/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 17/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu, AİHM tarafından verilen ihlal kararı üzerine yargılamanın

yenilenmesi talebinde bulunduğunu belirterek söz konusu davanın makul sürede

sonuçlanmadığından yakınmıştır. Başvurucu yargılamanın makul bir sürede

sonuçlanmaması nedeniyle yenilenen davada yargılama gideri olarak daha önce

ödediği paranın kendisine değer kaybına uğratılarak ödendiğini, bu sebeple uzun

süren yargılama sonucu oluşan zararının bütünüyle karşılanmadığını

belirtmiştir. Başvurucu davanın makul bir sürede sonuçlanması hâlinde çok fazla

büyümeyecek bu farkın elkoyma tarihinden itibaren

geçen on altı yıl zarfında yaklaşık yedi katına ulaştığını ifade etmiştir.

Başvurucu sonuç olarak etkili başvuru hakkı ile makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ise de başvurucunun dava veya benzeri başvuru yoluna

başvurmasını engelleyen bir durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Başvurucu yargılamanın makul sürede sonuçlanmamasına bağlı olarak uğradığını

ileri sürdüğü değer kaybı iddialarını ise başvuru formu incelendiğinde makul

sürede yargılanma hakkı dışındaki bir temel hak ve hürriyet kapsamında da dile

getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucunun ihlal iddiaları yalnızca makul sürede

yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

34. Anayasa'nın 36. ve 141. maddeleri bağlamında medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması

gerektiğine dair temel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu

konuda karar verilmiştir (Selahattin Akyıl,

B. No: 2012/1198, 7/11/2013).

35. Başvuru konusu olayda başvurucu, yargılamanın

yenilenmesinden sonraki süreci de dâhil ederek yargılamanın yaklaşık on altı

yıl sürdüğünü ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi daha önce yargılamanın

yenilenmesi talebine konu asıl davanın Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce sona erdiği hâllerde

yargılamanın bu kısmının yargılama süresine dâhil edilmesinin mümkün olmadığını

açıklamıştır (Mustafa Tuncay Kantarcı,

B. No: 2013/7394, 6/4/2016, § 26).

36. Somut başvuruda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir

durum bulunmamaktadır. Buna göre başvurucu AİHM kararı üzerine yargılamanın

yenilendiği asıl dava yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlali

iddiasıyla AİHM'e başvurmadığı gibi bu davanın nihai

olarak 23/9/2012 tarihinden önce sona erdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla

yargılamanın yenilenmesine yönelik davanın ayrı incelenmesi gerekir. Bu

çerçevede incelendiğinde ise başvurucunun 25/1/2018 tarihinde yargılamanın

yenilenmesi talebinde bulunduğu ve bu sürecin Bölge İdare Mahkemesinin kesin

olarak verdiği 31/10/2018 tarihli karar ile sonuçlandığı görülmektedir.

37. Bu durumda söz konusu yargılama süreci incelendiğinde;

davanın, iki dereceli bir

yargılama sisteminde toplam 9 ay sürdüğü, yargılama sürecinin bütünü dikkate

alındığında başvurucunun haklarını ihlal edecek bir gecikme olmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Thomas Rainer HIETMANN

Vekilleri

:

Av. Bilgiç

ERTÜRK

Av. Gönül

ALKAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/3765, 17 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Bankaya El Konulması
  7. B. Başvurucunun Açtığı
  8. C. Başvurucunun Açtığı
  9. D. Avrupa İnsan Hakları
  10. E. Yargılamanın
  11. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Akıncı
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. Seferinoğlu
  21. Ertürk
  22. Alkan
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/3765
Tarih
17 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Refiye Alver Başvurusu (B. No: 2016/10550)
  • Hakkı Sezgin Başvurusu (B. No: 2015/11807)
  • Erdal İmrek Başvurusu (B. No: 2015/4206)
  • Mustafa Açay Başvurusu (B. No: 2016/66638)
  • Ali Aktaş Başvurusu (B. No: 2016/14178)
  • E.a. Başvurusu (B. No: 2016/78293)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.