KÜNYE
Birinci Bölüm Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Derviş Ceylan Ve Mehmet Ceylan Başvurusu
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Başvuru Numarası
- 2017/38364
Karar Metni
689 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
I. BAŞVURUNUN
KONUSU
1. Başvuru, silahla kasten öldürme olayı hakkındaki
yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği
iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU
SÜRECİ
2. Başvuru 15/11/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden
yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul
edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet
Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE
OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle
ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu Mehmet Ceylan 28/12/2004 tarihinde öldürülen
V.C.nin babası, diğer başvurucu da B.C.nin babasıdır.
9. N.D. ve H.D.nin babası olan F.D. 2001 yılında
İstanbul'da bıçaklanmak suretiyle öldürülmüştür. Hakkında iddianame düzenlenen
V.C. ve başvurucu Derviş Ceylan beraat etmişse de her iki aile arasında husumet
meydana gelmiştir.
10. V.C., başvurucu Derviş Ceylan ve oğlu B.C. Mardin'de
28/12/2004 tarihinde silahla saldırıya uğramış; V.C. ile B.C. ölmüş, başvurucu
Derviş Ceylan ise yaralanmıştır.
11. Olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda
N.D, H.D. ve C.D. hakkında 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza
Kanunu’nun 450. maddesinin dördüncü ve onuncu fıkraları, 31. ve 33. maddeleri
ile 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca
cezalandırılmaları istemiyle 14/3/2006 tarihinde iddianame düzenlenmiştir.
12. İlk duruşma 22/6/2006 tarihinde yapılmıştır. Bu
tarihten başlamak üzere 3/4/2012 tarihine kadar 49 duruşma yapılmış ve
yargılamada H.D. ile C.D. hakkında beraat kararı, diğer sanık hakkında 12 yıl 6
ay hapis cezası verilmiştir.
13. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9/6/2014
tarihinde yargılamadaki eksiklikleri gözönünde bulundurarak hükmü bozmuştur.
14. Bozma kararı üzerine 16/10/2014 tarihinde başlayan
yeni yargılamanın 14. celsesinin yapıldığı 13/6/2017 tarihinde eski hükme
benzer şekilde bazı sanıkların beraatine, N.D.nin ise mahkûmiyetine karar
verilmiştir.
15. Bu hükmün de temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtaya
gönderilmiş olup dosya hakkında henüz bir karar verilmemiştir.
16. Başvurucular 15/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
IV. İLGİLİ
HUKUK
17. İlgili hukuk için bakınız Onurhan Solmaz, B. No:
2012/1049, 26/3/2013.
V. İNCELEME VE
GEREKÇE
18. Mahkemenin 16/9/2020 tarihinde yapmış olduğu
toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların
İddiaları
19. Başvurucular, yakınlarının yaşamını yitirdiği olaya
ilişkin yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde
güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş
ve tazminat talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı
fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından
ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının
yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf
olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve
Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren
başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No:
2012/1049, 26/3/2013, § 18).
21. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin
hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların
ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu
belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bahsedilen hâller
dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular,
Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu
olamaz. Dolayısıyla bir ceza davasında, haklarında suç isnadı bulunmayan
mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişiler
Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz,
§§ 23, 24).
22. Somut olayda başvurucuların söz konusu yargılamada
mağdur ve müşteki olarak yer aldıkları, kendilerine yönelik bir suç isnadında
bulunulmadığı, böylece yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma
hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarının bu hakkın kapsamına girmediği
anlaşılmaktadır.
23. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal
edildiğine ilişkin iddianın, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden
incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
BIRAKILMASINA 16/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucular : 1. Derviş CEYLAN : 2. Mehmet CEYLAN Başvurucular Vekili : Av. Bahattin UNCU
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/38364, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası