İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İ.ç. Başvurusu (B. No: 2017/32858)

1. Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun

Başvuru No2017/32858Tarih29 Eylül 2020Okuma14 dk · 2.802 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İ.Ç. Başvurusu

Karar tarihi
29 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/32858
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.802 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun

makul süreyi aşması ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hâkimlik mesleğinden çıkarılma, ceza

infaz kurumunda mektupların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine kaydedilmesi ile

açık ve kapalı görüş hakkının sınırlandırılması nedenleriyle özel hayata ve

aile hayatına saygı hakkının; doktora eğitimine devam edememe ve dikey geçiş

sınavına girişe izin verilmemesi nedenleriyle eğitim hakkının; vaiz

görüşmelerinden yararlandırılmama nedeniyle din ve vicdan özgürlüğünün; ceza

infaz kurumundaki sportif ve kültürel nitelikteki faaliyetlere katılmaya izin

verilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının; soruşturma sürecindeki birtakım

uygulamalar nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/8/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

6. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir askerî darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke

genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde

son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak-

bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden

ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet

Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu

değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve

diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

7. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok

sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma

başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine

yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla

başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 51, 350).

B. Başvurucuya İlişkin

Süreç

8. Konya Bölge İdare Mahkemesi üyesi olarak görev yapan

başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 16/7/2016 tarihli

kararı ile görevinden uzaklaştırılmış; 24/8/2016 tarihli kararı ile meslekten

ihraç edilmiş ve bu karar 29/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir.

9. Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla

görevden uzaklaştırılanlar hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki

yazısı üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16/7/2016 tarihinde

gözaltına alınmıştır.

10. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

tutuklanması istemiyle Konya 2. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.

11. Hâkimlik 19/7/2016 tarihinde, başvurucunun silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir.

12. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 5/10/2016 tarihinde

yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına

göndermiştir.

13. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında

soruşturma yapma yetkisinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığında olduğu gerekçesiyle 6/6/2017 tarihinde görevsizlik kararı

vermiştir.

14. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı

12/6/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinde (Mahkeme) kamu davası

açmıştır.

15. İddianamede; başvurucunun FETÖ/PDY'de yer aldığı grubun

sorumlusu (örgüt içinde abi olarak tanımlanan) olduğuna, sohbet adı altındaki

örgüt toplantılarını organize ettiğine yönelik tanık beyanlarına dayanıldığı

görülmüştür.

16. Mahkeme 22/6/2017 tarihinde iddianameyi kabul etmiş ve

E.2017/2 sayılı dosya üzerinden ilk derece mahkemesi sıfatıyla kovuşturma

aşamasına başlamıştır.

17. Tensip zaptı ile iddianame, başvurucunun bulunduğu ceza

infaz kurumu tarafından 29/6/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

18. Mahkeme 13/7/2017 tarihinde yaptığı ilk duruşmada

başvurucunun savunmasını almış ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

19. Başvurucunun anılan karara itirazı, Ankara Bölge Adliye

Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından 19/7/2017 tarihinde kesin olarak

reddedilmiştir.

20. Başvurucu 15/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

21. Mahkeme 12/7/2018 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine

karar vermiştir.

22. Mahkeme 19/9/2018 tarihinde, başvurucunun silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

vermiştir.

23. Anılan karar başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Dava,

Yargıtay önünde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. İlgili hukuk için bkz.

Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 29/9/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

26. Başvurucu, mesleğinden ihraç edildiğini ve yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunu belirterek adli yardım talebinde

bulunmuştur.

27. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Soruşturma Dosyasına

Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu, soruşturma dosyasında gizlilik kararının

bulunması nedeniyle hakkındaki suçlamaları öğrenemediğini belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir.

30. Somut olayda 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 153. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Mahkemece iddianamenin

kabul edildiği 22/6/2017 tarihi itibarıyla kısıtlılık Kanun gereği

kendiliğinden sona ermiş ve dosyaya erişim imkânı sağlanmıştır. İddianame ve

tensip zaptı başvurucuya 29/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu

soruşturma dosyasına getirilen kısıtlamanın kalktığını bu tebliğ ile

öğrenmiştir (bkz. § 17). Dolayısıyla başvurucunun dosyaya erişimin

kısıtlanmasına yönelik başvurusunu 29/6/2017 tarihinden itibaren otuz gün

içinde yapması gerekmektedir. Otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra

15/8/2017 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı bulunduğu

anlaşılmıştır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu; suç şüphesi ve bunu haklı kılan deliller

olmamasına rağmen hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma

tehlikesi ve kaçma şüphesinin de somut olayda mevcut olmadığını, adli kontrolün

neden yetersiz kalacağının açıklanmadığını, görevli ve yetkili olmayan

mahkemece görevinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandığını

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

b. Değerlendirme

33. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklama tedbirinin

hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin olarak daha önce

bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak

2017/40191 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden Birinci Bölüm Birinci

Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda

açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu iddia

yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

3. Tutukluluğun Makul

Süreyi Aştığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

35. Başvurucu; tutukluluğunun makul süreyi aştığını,

tutukluluğunun devamına ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığını

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

36. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur.(İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

37. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45).

38. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 12/7/2018

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu başvurucunun durumuna

uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmamaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Özel Hayata ve Aile

Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Açık ve Kapalı Görüş

Haklarının Sınırlandırılması ile Mektupların UYAP'a Kaydedilmesi

a. Başvurucunun İddiaları

40. Başvurucu, tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda

açık ve kapalı görüş haklarının haksız yere sınırlandırıldığını ve kendisine

gelen veya kendisi tarafından gönderilen mektupların UYAP'a kaydedildiğini

belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile ayrımcılık yasağının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

41. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, özel hayata ve

aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Dolayısıyla

başvurucunun bu bölümdeki iddialarının bu kapsamında incelenmesi gerekir.

42. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

§ 17).

43. Başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 16/5/2001

tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4. maddesinde bu tarz

uygulamalara ilişkin şikâyetleri karara bağlama konusunda infaz hâkimliğinin

görevli olduğu açıkça belirtilmiştir. Bireysel başvuru dosyası incelendiğinde

ise başvurucunun bu şikâyetine ilişkin olarak infaz hâkimliğine başvuruda

bulunduğu hususunda herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmamıştır. Bu

nedenle başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları tüketmeksizin

bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Kamu Görevinden Çıkarma Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

45. Başvurucu 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine

dayanılarak HSYK'nın kararıyla haksız şekilde meslekten çıkarıldığını ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

46. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

§ 17).

47. 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

KHK'da; 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında

meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar

verilenlerin kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece

mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilecekleri, bu kişilerden daha önce dava

açmış olanların idare mahkemelerinde derdest olan veya karar verilen

dosyalarının Danıştaya gönderileceği hükme bağlanmış ve bu şekilde anılan

uyuşmazlıkların çözümünde idari yargıda hangi yargı yerinin görevli olduğuna

yönelik uygulamada yaşanan tereddütler giderilmiştir. Daha önce dava açanlar

yönünden de geçiş hükümleri ihdas edilmiştir. Buna göre 685 sayılı KHK'da

belirginleştirilen dava yolunun başvurucuların durumuna uygun, telafi

kabiliyetini haiz, etkili bir yargı yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna

varılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz.

Hacı Osman Kaya, B. No: 2016/41934, 16/2/2017; Murat Hikmet Çakmakcı, B. No: 2016/35094,

15/2/2017).

48. Somut olayda aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak

anılan kararlarda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamakta

olup bu kapsamda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Eğitim Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

50. Başvurucu, tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda

doktora eğitimine devam edememesi ve dikey geçiş sınavına girmesine izin

verilmemesi nedenleriyle eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

51. Başvuru konusu olayda ileri sürülen eğitim hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkin olarak

daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan şikâyetiyle

ilgili olarak 2017/40191 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden Birinci

Bölüm Birinci Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu iddia

yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

E. Din ve Vicdan

Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

53. Başvurucu; tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda vaiz

görüşmelerinden yararlandırılmadığını belirterek din ve vicdan özgürlüğünün

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

54. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine

başvurulabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013 §§ 16, 17).

55. Başvurucu, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda vaiz

görüşmelerinden yararlandırılmadığını ileri sürmüşse de bu talebini ceza infaz

kurumlarının uygulamalarına ilişkin başvuruların şikâyet yoluyla ileri

sürülebildiği infaz hâkimlikleri önünde dile getirdiğine ve buna rağmen

taleplerinin sonuçsuz kaldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge

sunmamıştır.

56. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetlerini, varsa bu konudaki

kanıtlarını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere

iletmeden, hak ihlali iddialarını öncelikle bu makamların değerlendirmesini ve

çözüme kavuşturmasını beklemeden, doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

57. Açıklanan gerekçelerle idari ve/veya yargısal başvuru

yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

F. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

58. Başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunda sportif ve kültürel

nitelikteki faaliyetlere katılmasına izin verilmediğini, bu uygulamaların

sadece FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklu bulunanlara uygulandığını

belirterek işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

59. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarına ilişkin bu

başlık altındaki şikâyetlerinin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki kötü

muamele yasağı kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

60. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16,

17).

61. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarına ilişkin

şikâyetler yönünden ilgili mevzuat (ilgili mevzuat için bkz. Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No:

2016/23672, 11/1/2018, §§ 47-50) gereğince başvurucunun iddialarını

iletebileceği ve yapıldığını iddia ettiği kötü muameleye derhâl son verilmesini

isteyebileceği idari ve yargısal mercilerin bulunduğu görülmektedir. İlgili

hükümler kapsamında başvurucu, şikâyetlerini öncelikle yetkili yargısal

mercilere iletip tutulma yeri ve koşulları sebebiyle kötü muameleye maruz

bırakıldığını ileri sürebilecek ve bu koşulların en kısa zamanda uygun hâle

getirilmesini isteyebilecekken bu yollara başvurmamıştır (benzer yöndeki bir

değerlendirme için bkz. Mehmet Baransu,

B. No: 2015/8046, 19/11/2015, § 30). Başvurucunun şikâyetleri dikkate

alındığında mevcut başvuru yollarının ulaşılabilir, şikâyetleri açısından

telafi imkânına sahip ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte olmadığını

söyleyebilmeyi mümkün kılan bir sebep bulunmadığından başvuru yollarının

tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını gerektiren bir durumun da olmadığı

görülmektedir (benzer yöndeki bir değerlendirme için bkz. Didem Tütenk, B. No: 2013/7525, 10/6/2015,

§§ 40, 41).

62. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetlerini, varsa bu konudaki

kanıtlarını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere

iletmeden, hak ihlali iddialarını öncelikle bu makamların değerlendirmesini ve

çözüme kavuşturmasını beklemeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

63. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

G. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

64. Başvurucu, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere

yargı makamlarınca itibar edildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

65. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16,

17).

66. Somut olayda başvuruya konu yargılamanın Yargıtay aşamasında

devam ettiği tespit edilmiştir (bkz. § 23). Bu kapsamda başvurucunun bu başlık

altındaki şikâyetlerine ilişkin olarak hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

67. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun gizlilik talebinin kabulüne ve kimlik

bilgilerinin kamuya açık belgelerde GİZLİ TUTULMASINA,

B. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

C. 1. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,

3. Tutukluluğun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,

6. Din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

7. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

8. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 29/9/2020 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Abdullah UÇAR Başvurucu : İ.Ç.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/32858, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Başvurucuya İlişkin
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Kişi Hürriyeti ve
  12. C. Özel Hayata ve Aile
  13. D. Eğitim Hakkının İhlal
  14. E. Din ve Vicdan
  15. F. Kötü Muamele Yasağının
  16. G. Adil Yargılanma
  17. A. Başvurucunun gizlilik talebinin kabulüne ve kimlik
  18. C. 1. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla
  19. D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/32858
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Aziz Şimşek ve Feride Kaya Başvurusu (B. No: 2016/7878)
  • İ.e. Başvurusu (B. No: 2017/18190)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Bekir Kaya Başvurusu (B. No: 2017/7315)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Başpet Petrol Tur. Gıd. Tar. Ür. San. ve Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2017/22459)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Yusuf Baykal Başvurusu (B. No: 2017/32663)
  • Kıyasettin Aydemir Başvurusu (B. No: 2016/12492)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.