İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ünal Yıldırım Başvurusu (B. No: 2013/6776)

1. Başvurucu, öğrenim gördüğü

Başvuru No2013/6776Tarih5 Kasım 2014Okuma13 dk · 2.695 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ünal Yıldırım Başvurusu

Karar tarihi
5 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2013/6776
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.695 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, öğrenim gördüğü

üniversiteden tarafına ek sınav hakkı tanınması için yaptığı başvurunun reddine

ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada Anayasa’nın 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 42. maddesinde düzenlenen eğitim

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 23/8/2013 tarihinde

Sivas İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir

eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci

Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm

kararı alınması gerekli görüldüğünden, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 1995 yılında

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydolmuş, daha sonra akademik

başarısızlık nedeniyle okul ile ilişiği kesilmiş, 15/3/2005 tarih ve 5316

sayılı Yükseköğretim Kanunu’na Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun uyarınca

yeniden üniversiteye kaydı yapılmıştır.

6. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp

Fakültesi Yönetim Kurulu'nun 3/9/2009 tarih ve 2009/7 sayılı kararıyla 2. sınıf

öğrencisi iken başvurucunun fakülte ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş,

aynı gün 2009/9 sayılı Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla başvurucuya 3 sınav

hakkı verilerek, 1. sınav hakkını 7/9/2009 tarihinde, 2. sınav hakkını

2009-2010 eğitim-öğretim yılı dönem sonu sınavlarında ve 3. sınav hakkını da

bütünleme sınavlarında kullanmasına karar verilmiştir.

7. Başvurucu anılan sınavlarda

başarı göstermek suretiyle 3. sınıfa geçmiş, 2/7/2011 tarihinde yapılan

bütünleme sınavında başarısız olmuş, bunun üzerine 26/8/2011 tarihli dilekçesi

ile öğrencilikte 9 yılı aşması nedeniyle 4/11/1982 tarih ve 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca tarafına ek sınav hakkı verilmesi

talebinde bulunmuştur.

8. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp

Fakültesi Dekanlığı, 13/2/2011 tarih ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden

Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve

Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında

Kanun'un 171. maddesiyle 2547 sayılı Kanun’un 44. maddesinin değiştirilerek

eğitim süresi ile ilgili sınırlamanın kaldırıldığı ve öğrencilerin katkı

paylarını yatırdığı sürece eğitimlerine devam edecekleri gerekçesiyle talebi

7/9/2011 tarih ve 3234 sayılı işlemiyle reddetmiştir.

9. Başvurucu tarafından anılan

işlemin iptali istemiyle dava açılmış, Sivas İdare Mahkemesi 21/9/2012 tarih ve

E.2011/1797, K.2012/1007 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.

Karar gerekçesi şöyledir:

“Dava dosyasının incelenmesinden; Cumhuriyet Üniversitesi

Tıp Fakültesi 1995 101 083 numaralı öğrencisi olan davacının, 06.09.1995

tarihinde lisans eğitimine kaydolduğu, akademik başarısızlık nedeniyle okuldan

ilişiği kesildiği, 5316 sayılı af kanunuyla tekrar okula kaydının yapılması

akabinde, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Yönetim Kurulu'nun 03.09.2009

tarih ve 2009/7 sayılı kararıyla 2. sınıf öğrencisi iken fakülte ile ilişiğinin

kesilmesine karar verildiği, aynı gün 2009/9 sayılı fakülte yönetim kurulu

kararıyla tarafına 3 sınav hakkı verilerek 1. sınav hakkını 07.09.2009, 2.

sınav hakkını 2009-2010 eğitim-öğretim yılı dönem sonu sınavlarında, 3. sınav

hakkını da bütünleme sınavlarında kullanmasına karar verildiği, bu sınavlarda

başarı göstererek 3. sınıfa geçtiği, davacının 28.07.2011 tarihinde yapılan

bütünleme sınavında başarısız olduğundan bahisle öğreniminde 9 yılı aşmış

olduğu ve 2547 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca tarafına ek sınav hakkı

verilmesi istemli 26.08.2011 tarihli başvurunun, davalı idarenin 07.09.2011

tarih ve 3234 sayılı işlemiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı

anlaşılmaktadır.

Olayda; davacının 1995 yılında başladığı eğitimden akademik

başarısızlık nedeniyle ilişiğinin kesilmesi sonrası 5316 sayılı Kanundan

yararlanarak Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıfına intibakının

yapıldığı, tarafına verilen ek sınav haklarından başarılı olarak 3. sınıfa

geçtiği, 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinde kullanmakta olduğu bir sınav

hakkının bulunmadığı, değiştirilmeden önce 2547 sayılı kanunun 44. maddesinde

düzenlenen ek sınav hakkının değişiklik sonrası madde metninde yer almadığı,

bunun yerine ilgili döneme ait öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerini ödeme

koşuluyla öğrenimlerine devam etmek için kayıt yaptırabileceği düzenlemesine

yer verildiği, azami öğrenim süreleri sonrası öğrencilerin ilişikleri kesilmesi

öncesi son bir şans niteliğindeki ek sınav uygulamasının da bu şekilde son

bulduğu görülmektedir.

Diğer taraftan; 6111 sayılı kanunun uygulamasını gösteren

YÖK Genel Kurulu'nun 07.07.2011 tarihli ve 15 sayılı kararının 2547 sayılı

kanunun 171. maddesi kapsamında, değişiklik öncesi 44. madde ile verilen sınav

haklarının kullanılmasına ilişkin B/1 maddesindeki düzenleme uyarınca davacının

geçmişten gelen ek sınav hakkı bulunmadığı ve bu suretle mevcut uygulamaya

dahil olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda; 6111 Kanun uyarınca fakülte intibakı yapılan

davacının, aynı Kanunla değişik 2547 sayılı Kanunun 44. maddesinde ek sınav

hakkının düzenlenmemesi ve geçmişten gelen sınav hakkının bulunmaması nedeniyle

tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

10. Başvurucu tarafından bu

karara yapılan itiraz Sivas Bölge İdare Mahkemesinin 14/3/2013 tarih ve

E.2013/56, K.2013/92 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

11. Bu karara karşı yapılan

karar düzeltme talebi de aynı Mahkemenin 11/7/2013 tarih ve E.2013/225,

K.2013/302 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar başvurucuya 25/7/2013 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

12. Anayasa Mahkemesine,

23/8/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.

B. İlgili

Hukuk

13. 2547 sayılı Kanun’un 44.

maddesinin (c) bendi şöyledir:

“Bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt

olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem

için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın önlisans

programlarını azami dört yıl, lisans programlarını azami yedi yıl, lisans ve

yüksek lisans derecesini birlikte veren programları azami dokuz yıl, yüksek

lisans programını azami üç yıl, doktora programını ise azami altı yıl içinde

başarı ile tamamlayarak mezun olamayanlar, bu Kanunun 46 ncı

maddesinde belirtilen koşullara göre ilgili döneme ait öğrenci katkı payı veya

öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile öğrenimlerine devam etmek için kayıt

yaptırabilir. Bu durumda, ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç,

öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri

devam eder.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 5/11/2014 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 23/8/2013 tarih ve 2013/6776 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

15. Başvurucu, ek sınav hakkı

verilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yükseköğretim

Kurulunun kendi durumundakiler için ek sınav hakkı verilmesine yönelik

genelgesinin bulunduğunu, Dekanlık makamının yetki gaspı yaparak işlem tesis

ettiğini, yargılama süreci devam ederken 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nda değişiklik yapılarak dava konusu yargılamaya ilişkin

temyiz yolunun kaldırıldığı ve bölge idare mahkemesine itiraz hakkı

tanındığını, karar düzeltme kararında Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel

başvuru süresi hakkında bilgi verilmediğini belirterek, Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 42. maddesinde düzenlenen

eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

16. Başvurucu, temyiz yolunun

kaldırılması ile bireysel başvuruya ilişkin sürenin belirtilmemesi nedeniyle

adil yargılanma hakkının ve ek sınav hakkı tanınmamasından dolayı eğitim

hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmektedir. Başvurucu şikâyetlerinin iki

ayrı başlık halinde değerlendirilmesi gerekmiştir.

1. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

17. Başvurucu, yargılama süreci

devam ederken 2577 sayılı Kanun’da değişiklik yapılarak dava konusu yargılamaya

ilişkin temyiz yolunun kaldırıldığı ve bölge idare mahkemesine itiraz hakkı

tanındığını, karar düzeltme kararında Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel

başvuru süresi hakkında bilgi verilmediğini belirterek, Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürmüştür.

18. 30/11/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin

kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği

ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal

gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru

yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih

ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların

aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”

19. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)Bireysel başvuru hakkında kabul

edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı

59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının

doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

h) Başvurucunun talepleri.

…”

21. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”

başlıklı 60. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un 47.

maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile

İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine

dair açıklamalarda bulunarak iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer (B. No:

2013/276, 9/1/2014, § 19).

23. Başvurucunun, kamu gücünün

işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve

özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan

deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların neler

olduğunu başvuru dilekçesinde belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu

gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair

olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin

gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).

24. Yukarıda belirtilen koşullar

yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan

yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan

yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu

tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun

başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için

başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması, kamu

gücünün ihlale neden olduğunu iddia ettiği hak ve özgürlüklere ilişkin gerekli

açıklamaları yapması zorunludur (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 23).

25. Somut başvuruda başvurucu,

yargılama devam ederken 2577 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ile açtığı

davaya ilişkin olarak kanun yolu incelemesinin temyiz yerine itiraz yolu olarak

düzenlenmesinin ve Sivas Bölge İdare Mahkemesinin karar düzeltme kararında

bireysel başvuru için Anayasa Mahkemesine başvuru süresinin gösterilmemesinin

adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

26. Başvurucu, kanun yolu

incelemesine ilişkin yapılan değişikliğin hangi sebeplerle adil yargılanma

hakkına aykırı olduğunu, buna ilişkin gerekçeler ile delillere ait açıklamaları

başvuru dilekçesinde göstermemiş, gerekli açıklamaları yapmamıştır.

27. Diğer yandan başvurucunun,

karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararın kendisine tebliğinden itibaren

süresi içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı göz önüne

alındığında, kararda bireysel başvuru süresinin gösterilmemiş olmasının hak

ihlaline neden olduğu iddiası somut olarak değerlendirilebilecek bir iddia

niteliğinde değildir.

28. Anayasa Mahkemesine yapılan

bireysel başvurularda başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve

takip etme yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu,

Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak suretiyle

iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyut şekilde anayasal

haklarının ihlal edildiğinin ileri sürülmesi iddiaların ispatlandığı anlamına

gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu, Anayasa’ya aykırılığının

soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir.

29. Somut başvuruda başvurucu

yukarıda sayılan koşulları yerine getirmeyerek iddialarını

temellendirmediğinden başvurusunun esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması

nedeniyle, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Eğitim Hakkının

İhlal Edildiği İddiası

31. Başvurucu, tarafına ek sınav

hakkı verilmemesi nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

32. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü ve 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları gereğince,

Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi

için, kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da

güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

(Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi

gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında

kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

33. Anayasa’nın 13. maddesi

şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz.”

34. Anayasa’nın 42. maddesinin

birinci fırkası şöyledir:

“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve

düzenlenir.”

35. Türkiye’nin de taraf olduğu Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir:

“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet,

eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve

babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre

yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.”

36. Görüldüğü üzere, Anayasa ve

1 No.lu Protokol’de düzenlenen eğitim hakkının, “belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkı”nı

güvence altına aldığı ve herhangi bir ayrıma gidilmeksizin, kamu ve özel eğitim

kurumları ile ilk, orta ve yüksek öğrenim seviyelerini kapsadığı

anlaşılmaktadır (B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28; benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Kjeldsen, Busk Madsen

ve Pedersen/Danimarka, B. No: 5926/72, 7/12/1976, § 50; Leyla Şahin/Türkiye, B. No: 44774/98, 10/11/2005, §§ 134-136). Bu nedenle,

başvurucunun eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasının, Anayasa Mahkemesinin

konu bakımından yetkisi kapsamında yer aldığı anlaşılmaktadır.

37. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı

veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 20).

38. Anayasa’da yer alan eğitim

ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını

engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte, bütün bireylere her alanda

eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev yüklememektedir. Bu

doğrultuda devletin, yükseköğrenim görmek isteyen herkese, bunu sağlama

şeklinde pozitif bir ödevi de bulunmamaktadır (B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 29).

39. Halen tıp fakültesinde

eğitimine devam eden başvurucu, tarafına ek sınav hakkı verilmemesinin eğitim

hakkını ihlal ettiğini iddia etmektedir.

40. Bu aşamada incelenmesi

gereken husus eğitim hakkının kullanımına veya haktan yararlanılmasına kamu

gücünün işlem, eylem veya ihmali nedeniyle doğrudan bir müdahalenin söz konusu

olup olmadığıdır. Eğer doğrudan bir müdahalenin varlığı tespit edilirse bu

müdahalenin Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerinde öngörülen şartlara uygun olup

olmadığı değerlendirilmeli; bu çerçevede müdahalenin hukuki dayanağının ve

meşru bir amacının olup olmadığı ile ölçülü ve demokratik bir toplumda gerekli

olup olmadığı hususlarının tartışılarak ihlal iddiası hakkında bir sonuca

varılması gerekir.

41. Başvuru konusu olayda, tıp

fakültesi öğrencisi olan ve 9 yılı aşkın bir süredir fakülte eğitimine devam

eden başvurucu, 2547 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca tarafına ek sınav

hakkı verilmesi talebinde bulunmuş, ilgili fakülte dekanlığı talep tarihinden

önce anılan maddede 6111 sayılı Kanun ile değişikliğe gidilmesi sonucunda

eğitim süresi ile ilgili sınırlamanın kaldırıldığı, artık öğrencilerin katkı

paylarını yatırdığı sürece eğitimlerine devam edebileceği hususlarını

belirtilerek, ek sınav hakkı talebinin reddine yönelik işlem tesis etmiştir.

42. Eğitimin toplum için

taşıdığı öneme karşın, eğitim hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir.

Niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı

kısıtlamalara tabi tutulması da doğaldır. Şüphesiz eğitim kurumlarını

düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı

düzeylerine has özelliklere göre, zaman ve mekân içinde değişiklik

gösterebilir. Bu nedenle, devletler bu konuda yapacakları düzenleme ve

uygulamalarda belli bir takdir alanına sahiptirler. Devletin bu takdir alanı,

eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artmakta, buna karşılık bu eğitimin birey

ve toplum bakımından önemine bağlı olarak azalmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 50).

Nitekim Anayasa’nın 42. maddesi ilköğretimi zorunlu ve devlet okullarında

ücretsiz olarak verilmesini öngörürken, öğrenim hakkının kapsamının kanunla

belirleneceğini kabul etmektedir (B. No: 2012/782, 26/6/2014, § 29).

43. Bu durumda, 6111 sayılı

Kanun’un 170. maddesi ile 2547 sayılı Kanun’un 44. maddesinde yapılan

değişiklik sonrası üniversite eğitim süresine ilişkin olarak sınırlama

kaldırılmış ve bunun yerine katkı paylarının ödenmesi şartıyla kişilerin eğitim

hayatlarına süre sınırı olmaksızın devam etme imkânı getirilmiştir. Bu

düzenleme ile paralel olarak da süre sınırı nedeniyle öğrenciler için tanınan

bir imkân olan ek sınav hakkına gerek olmadığı için yapılan kanuni düzenlemede

bu hususa yer verilmemiştir.

44. Sonuç itibarıyla, başvurucu

hakkında tesis edilen işlem ile başvurucunun eğitim hakkını kullanmasına kamu

gücünün işlem, eylem veya ihmali nedeniyle doğrudan bir müdahalenin söz konusu

olmadığı, başvurucunun katkı payını yatırdığı süre boyunca eğitim hakkını

kullanabileceği anlaşılmaktadır.

45. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun eğitim hakkının ihlali iddialarına ilişkin olarak doğrudan bir

müdahalenin olmadığı açık olduğundan, başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

2.

Eğitim hakkının ihlal edilidği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

5/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Ünal YILDIRIM Vekili : Av. Mehmet SEVİM

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6776, 5 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6776
Tarih
5 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Engin Aslan Başvurusu (B. No: 2014/2970)
  • Faik Deniz Şar Başvurusu (B. No: 2014/1643)
  • Bakan İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/5657)
  • Mehmet Ali Ünlü Başvurusu (B. No: 2012/350)
  • İsmet Özkorul Başvurusu (B. No: 2013/7582)
  • Ali Karatay Başvurusu (B. No: 2012/990)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.