İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ünsal Karabulut Başvurusu (B. No: 2014/12045)

1. Başvuru; işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2014/12045Tarih17 Kasım 2016Okuma11 dk · 2.245 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ünsal Karabulut Başvurusu

Karar tarihi
17 Kasım 2016
Başvuru Numarası
2014/12045
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.245 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

gerekçeli kararın tebliğ edilmemesinden dolayı ayrıntılı temyiz nedenleri

bildirilmeden hükmün Yargıtayca onanması nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/7/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/12/2014tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 25/3/2016

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 25/3/2016

tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu; Anadolu Ajansı TAŞ bünyesinde hizmet akdi ile

çalıştığını, işveren tarafından emekliye ayrılmaya zorlandığını, kâğıt üzerinde

emekli olarak gösterilmesine rağmen gerçekte iş akdininfeshedildiğini

ve ihbar tazminatına hak kazandığını belirterek Ankara 1. İş Mahkemesinde

alacak davası açmıştır.

8. Mahkeme 28/12/2012 tarihli celsede

davanın reddine karar vermiştir. Kısa karar şöyledir:

"GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi daha sonra

yazılacak kararda belirtileceği üzere;

Davanın REDDİNE,

Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, 8 gün

içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi Başkanlığına temyiz nedeni ile başvurma

yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı."

9. Başvurucu, 7/1/2013 tarihli “temyiz

ve süre tutum dilekçesi” ile kararı temyiz ettiğini belirterek gerekçeli

kararın tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz nedenlerini sunacağını bildirmiştir.

Dilekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Haksız, usul ve kanuna aykırı bulduğumuz

kararın temyiz nedenlerinibildirecek gerekçeli temyiz

dilekçemizi, gerekçeli kararın tarafımıza tebliğinden itibaren kanuni süresi

içerisinde sayın Hakimliğinize sunacağız.

..."

10. Mahkeme, 28/12/2012 tarihli ve E.2011/1326,

K.2012/1506 sayılı ret kararının gerekçesini

"...Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya alınan belge içerikleri,

tanık anlatımları ve 27/11/2012 tarihli usul ve esasa uygun denetime elverişli,

hüküm kurmaya yeterlibilirkişi raporu göz önüne alındığında,

davacının davalıya ait iş yerinde 1/12/2000-4/10/2011 tarihleri arasında 10 yıl

10 ay 4 gün hizmet akdi ile çalıştığı, iş akdinin emeklilik nedeniyle davacı

tarafından 23/8/2011 tarihli dilekçesi ile işten ayrıldığından, her ne kadar

davacı vekili müvekkili ile beraber, yönetimin değişmesi ile sendikalı

olanların TİS haklarını ortadan kaldırma amaçlı olarak emekliliği dolduranların

tek tek çağrılıp emekli dilekçesi vermelerinin istendiğini iddia etmiş ise de,

emeklilik talebinin kişiye bağlı bir hak olup, davacı talebi ile resmi kurumlar

nezdinde işlem yapıldığı görülmekle iş bu talebin sonuçlarından davacının

yaşlılık aylığı bağlanmak üzere faydalandığı, aksi yöndeki iddialara ilişkin

takdiri delil olan tanık delilinin resmi kurumlara yönelik yazılı belgeler

karşısındaki geçerliliğine ilişkin hukuki değrelendirmeyi

gidilmeksizin mahkememizce, davacının bu nedenlerle ihbar tazminatına hak

kazanamadığı kanaati oluştuğundan açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş,

aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde açıklamıştır.

11. Gerekçeli karar, 11/2/2013

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu ayrıntılı temyiz dilekçesini

12/2/2013 tarihinde Mahkemeye sunmuştur.

12. Bu arada Mahkeme 1/2/2013 tarihinde

dosyayı Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göndermiştir.

13. Mahkeme 12/2/2013 tarihli ve 2013/5

Muhabere sayılı müzekkere ile başvurucunun ayrıntılı temyiz dilekçesini de dava

dosyasına eklenmek üzere Yargıtaya göndermiştir.

14. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4/3/2013

tarihli ve E.2013/2070, K.2013/2048 sayılı ilamı ile hükmü onamıştır. İlamın

ilgili kısmı şöyledir.

"...

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı

delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre

davacı vekilininsebepleri bildirilmiş olmayan bozma

isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

..."

15. Yargıtay ilamı başvurucuya tebliğ edilmemiş, başvurucu

tarafından kararın 21/7/2014 tarihinde öğrenildiği

beyan edilmiş, 22/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş

Kanunu'nun 17. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer

tarafa bildirilmesi gerekir.

İş sözleşmeleri;

...

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için,

bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,

Feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile

artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim

süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

..."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, Ankara 1. İş Mahkemesinde açtığı davada tanık

beyanları, bilirkişi raporları ve toplanan diğer delillere aykırı değerlendirme

yapılarak karar verildiğini, kısa karar üzerine dosyaya sunduğu süre tutum ve

temyiz dilekçesinde gerekçeli kararıntebliğinden

itibaren ayrıntılı temyiz dilekçesi vereceğini beyan ettiğini ancak ilk Derece

Mahkemesince ayrıntılı temyiz dilekçesi alınmadan dosyanın Yargıtaya

gönderildiğini, sonradan Yargıtaya hitaben yazılan

bir müzekkere ile söz konusu ayrıntılı temyiz dilekçesinin 12/2/2013

tarihinde Yargıtaya gönderildiğini ancak dilekçe Yargıtaya ulaşmadan kararın onandığını, bu nedenle

gerekçeli temyiz sebeplerini Yargıtay önünde ortaya koyamadığını, bu hususun

onama ilamında da açıkça belirtildiğini, temyiz sebeplerini ileri sürememesi

nedeniyle hak arama özgürlüğünün engellendiğini belirterek Anayasa'nın 36. ve

49. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüş; ihlalin tespiti ile zararının giderilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun

Anayasa'nın49. maddesinde düzenlenen çalışma hakkının

ihlal edildiği iddiasının adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

20. Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

yönündeki şikâyeti, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için

diğer kabul edilemezlik nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu

nedenle başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Başvurucu, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden

dosyanın Yargıtaya gönderildiği, ayrıntılı temyiz

nedenlerini bildirir dilekçe de dosyaya ulaşmadan kararın Yargıtay tarafından

onandığı, bu nedenle gerekçeli temyiz sebeplerini temyiz aşamasında Yargıtay

önünde ortaya koyamadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

22. Başvurucu, gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmemesi

nedeniyle temyiz dilekçesinde ayrıntılı temyiz nedenlerini dile getiremediğini,

bu şekilde yargılamanın sonuçlandırıldığını belirtmiş; bu açıdan iddiaların,

temyiz itirazlarının fiilen ilgili yargı merciine ulaştırılamaması, buna imkân

sağlanmaması hususuyla ilgili olduğu anlaşılarak başvurunun mahkemeye etkili erişimkapsamındaincelenmesi uygun görülmüştür.

23. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelmektedir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye etkili erişim hakkını

“hukukun üstünlüğü” ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte ve

mahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir

sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık,

pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir. Bu

sebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin tarafların

mahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlal edildiğine karar

verilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003, § 34).

25. Dava açma hakkı birtakım sınırlamalara tabi tutulabileceği

gibi bu hakkın kullanımı da belli kurallara bağlanabilir. Bununla birlikte bu

sınırlamalar dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne

zarar verecek seviyeye ulaşmamalıdır (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Edificaciones March Gallego

S.A./İspanya, B. No: 28028/95, 19/2/1998, §

34 ve Rodríguez Valín/İspanya,

B. No: 47792/99, 11/10/2001, § 22).

26. Mahkemeye erişim hakkı somut ve etkili olmalıdır. Erişim

hakkının etkili olabilmesi için bireyin, haklarına müdahale eden bir işleme

itiraz etmek üzere açık ve somut bir fırsata sahip olması gerekir (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Bellet/Fransa,

B. No. 23805/94, 4/12/1995, § 38).

27. Mahkemeye erişim hakkı sadece ilk derece mahkemesine dava

açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun

yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelere etkili bir şekilde

başvurma hakkını da içerir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Bayar ve Gürbüz/Türkiye, B. No: 37569/06,

27/11/2012, § 42).

28. Bunun yanında davanın taraflarınagerekçeli

mahkeme kararının usulüne uygun olarak bildirilmesi ve tarafların bu gerekçeye

göre ayrıntılı itiraz nedenlerini bildirerektemyiz

hakkını kullanmaları; kanun yolunun etkili bir şekilde kullanılması ve bu

suretle de hakkaniyete uygun yargılamanın sağlanması açısından zorunludur.

29. Başvurucu, İş Mahkemesinde işçilik alacağından kaynaklanan

tazminat davası açmıştır. Mahkeme, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 28/12/2012 tarihli duruşmada davanın reddine karar vermiş ve

kısa karar taraf vekillerine tefhim edilmiştir. Kısa kararda sadece davanın

reddedildiği ifade edilmiş, ret gerekçesini gösterir herhangi bir açıklama

yapılmamıştır.

30. Başvurucu, 4857 sayılı Kanun’daki tefhimle başlayan sekiz

günlük temyiz süresi içinde 7/1/2013 tarihinde süre

tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiş ve gerekçeli kararının kendisine

tebliği ile birlikte Mahkeme kararına ilişkin gerekçeli temyiz nedenlerini

bildireceğini belirtmiştir. Ancak gerekçeli karar başvurucuya tebliğ edilmeden

dosya 1/2/2013 tarihinde Yargıtaya

gönderilmiştir.

31. Gerekçeli kararın 11/2/2013

tarihinde tebliği ile birlikte başvurucu, ayrıntılı temyiz nedenlerini içerir

dilekçesini 12/2/2013 tarihinde Mahkemeye sunmuş; Mahkeme söz konusu dilekçeyi

12/2/2013 tarihli müzekkeresi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göndermiştir.

32. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 4/3/2013

tarihli kararı ile hükmü onamış, İlam içeriğinde geçen "...davacı vekilininsebepleri

bildirilmiş olmayan bozma isteğinin..." ibaresinden

başvurucunun 12/2/2013 tarihli temyiz dilekçesinin dosyaya ulaşmadığı ve

Yargıtay tarafından değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.

33. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği ve

temyiz süresinin de bu tarihten itibaren başladığı durumlarda temyiz

nedenlerinin sağlıklı bir şekilde sunulabilmesi için taraflarca süre tutum

dilekçesi verilmekte, o aşamada yalnızca temyiz iradesi ortaya konularak

gerekçeli kararın tebliğinden sonra süresi içinde ayrıntılı temyiz nedenlerinin

bildirilmesi mümkün olmaktadır. Kanuni dayanağı olmayan bu uygulama hak

kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla yargısal teamül olarak hukuk sistemimizde

benimsenmiştir.

34. Uygulamada iş mahkemelerinde, sekiz günlük temyiz süresi

tefhim ile başladığından bir kısım mahkeme gerekçeli kararı taraflara tebliğ

etmemekte; bir kısım mahkeme ise gerekçeli kararı her durumda taraflara tebliğ

etmektedir. Bu durum somut başvuruda olduğu gibi tarafların bazı davalarda

mahkemelerin gerekçesini bilmeden temyiz başvurusu yapmak zorunda kalmasına ve

temyiz incelemesinde davanın taraflarının temyiz gerekçeleri bilinmeden inceleme

yapılmasına neden olmaktadır. İlk derece mahkemesi kararının gerekçesini

bilmeyen kişilerin temyiz hakkını gereği gibi kullandığı ve tarafların temyiz

nedenlerini bilmeyen temyiz merciinin de temyiz incelemesini sağlıklı bir

şekilde yaptığı söylenemez(Vesim Parlak, B. No: 2012/1034,20/3/2014,

§ 39).

35. Nitekim temyiz süresinin tefhimle başladığı durumlarda kısa

kararda gerekçenin belirtilmesi ve aksi hâlde ortaya çıkan sonuçlarla ile

ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin bir kararında, 6100 sayılı Kanun’un 321.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında kararın tefhiminin mahkemece hükme ilişkin

tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceği ancak

zorunlu hâllerde hâkimin bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle

sadece hüküm özetini yazdırarak kararı tefhim edebileceği, bu durumda gerekçeli

kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerektiği, bununla

birlikte hükme ilişkin tüm hususların açıklanmasının zorunlu olduğu, kısa

kararın 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesinde belirtilen unsurları karşılaması

gerekliliğinin açık olduğu, mahkemenin kısa kararının 6100 sayılı Kanun’un 297.

maddesindeki zorunlu unsurları karşılamaması nedeniyle ortada usulün öngördüğü

anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmayacağı, bu açıdan taraflar açısından

temyize ilişkin hak ve yükümlülüklerin gerekçeli kararın tebliği ile birlikte

sonuç doğurmaya başlayacağı,6100 sayılı Kanun’un 321. maddesinin (2) numaralı

fıkrası gereği tefhim edilen kısa kararda gerekçenin bulunmaması nedeniyle de

temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliği ile birlikte işlemeye başlayacağı

belirtilmiştir (Kommersan Kombassan

Mermer Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri, B. No: 2013/7114,

20/1/2016, §§ 46-54).

36. Yukarıda açıklanan tespitler ışığında başvuruya konu davada,

başvurucunun Mahkeme tarafından 28/12/2012 tarihli

celsede gerekçesi açıklanmadan tefhim edilen kısa karar üzerine sekiz günlük

temyiz süresi içinde süre tutum dilekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunda

gerekçeli karar tebliğ edilmeden dosyanın Yargıtay Dairesine gönderildiği,

başvurucunun ayrıntılı temyiz nedenlerini içeren 12/2/2013 tarihli dilekçesi Yargıtaya gönderilmiş ise de onama ilamının içeriğinden

açıkça anlaşıldığı üzere dilekçenin Yargıtay tarafından değerlendirilmeden

hükmün onandığı anlaşılmış; bu açıdan başvurucuya kararın gerekçesine karşı

itirazlarını bildirme hakkı tanınmadan başka bir ifadeyle temyiz hakkını etkili

bir şekilde kullanma imkânı sağlanmadan yargılamanın sonuçlandırılması

nedeniyle mahkemeye erişim hakkına uyumlu bir yargılamanın yapılmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

37. Belirtilen nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

Diğer İhlal İddiaları

38. Başvuru hakkında mahkemeye erişim hakkına aykırılık

bulunması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının ihlaline karar verildiğinden başvurucunun usul ve kanuna

aykırı değerlendirme yapılarak karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiası ile ilgili ayrıca incelenme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. ...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

40. Başvurucu, ihlalin tespiti ile zararının giderilmesine karar

verilmesini talep etmiştir.

41. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

42. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan yeniden

yargılama yapılmak ve dava dosyası ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmek üzere

kararın bir örneğinin Ankara 1. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

43. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama kararı verildiğinden başvurucunun tazminat talebinin reddine karar

verilmiştir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden temyiz incelemesinin

yapılmasının sağlanması amacıyla ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmek üzere

Ankara 1. İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Ünsal KARABULUT Vekili : Av. Mustafa USTA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/12045, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun
  12. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. B. Anayasa’nın36. maddesinde güvence
  14. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/12045
Tarih
17 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Murat Bayalan Başvurusu (B. No: 2014/16548)
  • Bahri Tarhan Başvurusu (B. No: 2014/6565)
  • İmdat Çelik Başvurusu (B. No: 2014/9702)
  • Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi Şubeleri Başvurusu (B. No: 2014/17286)
  • Mehmet Fatih Ortaç Başvurusu (B. No: 2014/10750)
  • Ömer Ayçil Başvurusu (B. No: 2014/12110)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.