İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/6863)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu

Başvuru No2015/6863Tarih11 Ekim 2018Okuma7 dk · 1.401 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Veysel Kaplan Başvurusu (7)

Karar tarihi
11 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/6863
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.401 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu

tarafından gönderilmek istenen mektubun sakıncalı bulunarak muhatabına

gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK

mülga 250. madde ile görevli) 8/11/2005 tarihli kararıyla silahlı terör

örgütüne üye olmak suçundan müebbet hapis cezası verilmiştir.

8. Kocaeli2 Nolu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan

başvurucu, D.A. isimli kişiye yedi sayfadan oluşan bir mektup göndermek

istemiştir.

9. Söz konusu mektupta, örgüt içindeki tartışmalara cevap

verilirken "3K" şeklinde adlandırılan grup ile başvurucunun içinde

bulunduğu grubun farklarının ortaya konulmaya çalışıldığı, örgütten parti

olarak bahsedilip örgüt söylemlerinin tekrarlandığı, gerilla savaşının ikinci

plana atılmasının eleştirildiği, örgütlenme ve mücadele stratejilerine dair

görüşlerin, tavsiyelerin ifade edildiği görülmüştür.

10.

İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 31/12/2014 tarihli

sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun gönderilmemesine karar

verilmiştir. Karar gerekçesinde, kurumlar hakkında yanlış bilgiler verilerek

asılsız iddialarda bulunulduğu, ayrıca örgütsel iletişim kurulduğu ve örgüt

propagandası yapılmaya çalışıldığı vurgulanmıştır.

11. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Kocaeli

İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itiraz 20/2/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Kararda; bir örgütün faaliyetinin devamına, yeni eylemler

gerçekleştirilmesine ilişkin her türlü haberleşmenin örgütsel haberleşme kabul

edileceği ifade edilerek, Maoist Komunist

Parti (MKP) örgütün kongresinde alınan kararlara ilişkin eleştiri ve tavsiyeler

içeren mektupta örgütsel haberleşme içeren ibareler olduğu sonucuna

varılmıştır.

12. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına

karşıKocaeli2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 17/3/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya

uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.

13. Nihai karar 19/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 14/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine

dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 11/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; suç unsuru içermeyen mektubuna soyut gerekçelerle

el konulduğunu, mektubun örgütsel bir faaliyet kapsamında yazılmadığını, el

konulma işleminingerekli ve ölçülü olmadığını ileri

sürmüştür. Başvurucu, düşünce dünyasına keyfî bir müdahale teşkil eden söz

konusu işleme karşı yaptığı itirazların hukuka aykırı şekilde reddedildiğini

iddia etmiştir. Başvurucu, bu nedenlerle haberleşme hürriyetinin ve düşünceyi

açıklama özgürlüğünün ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek

istediği mektubun Disiplin Kurulunca sakıncalı görülerek alıkonulması nedeniyle

haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B. No: 2013/1201,

20/5/2015, § 22; Akif İpek, B.

No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır.

19. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar

başlıklı 22. maddesi şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.

Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin

yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez

olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği,

iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu,

temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu

açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 24).

21. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine

gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 28-34). Buna göre haberleşme özgürlüğüne

yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağını

oluşturan mevzuatın ulaşılabilir,

yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci

olarak söz konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı, demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmalıdır.

22. Disiplin Kurulu, başvurucu tarafından gönderilmek istenen

mektubun sakıncalı olduğunu değerlendirerek alıkonulmasına karar vermiştir.

Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşme

hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

23. Somut olayda 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin

ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (Benzer

yönde bkz. Ahmet Temiz, §§ 37-46). Öte yandan, haberleşme hürriyetinin

düzenlendiği Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama

sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak

verilecek hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü

fıkrasında "İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda

belirtilir." denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı

kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir

(AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz

kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların

uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa,

B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

24. Somut olayda ilgili kararlarda mektubun sakıncalı bulunarak

alıkonulma sebebi, kurumlar hakkında yanlış bilgiler verilerek asılsız

iddialarda bulunulması ile örgütsel iletişim kurulmaya ve örgüt propagandası

yapılmaya çalışılması olarak gösterilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun

mektubunun, Disiplin Kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine

yapılan müdahalenin, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ile

ceza infaz kurumlarında asayiş ve güvenliğin sağlanması amaçlarını taşıdığı,

bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22. maddesinin ikinci

fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır (Benzer yönde bkz. Ahmet Temiz, § 51).

25. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak

suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin

sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda

hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11 /2014, § 35).

26. Somut olaya konu mektubun silahlı terör örgütü olduğu yargı

kararlarıyla hüküm altına alınan ve başvurucunun üyesi olduğu bir örgütün

mensuplarına hitaben kaleme alındığı açıktır.

Gönderilmek istenen mektubun örgütün yayın organı olduğu anlaşılan

dergide yayınlatılmak istenildiği bu şekilde, terör örgütü içindeki

tartışmalara dergi üzerinden katılmaya çalışıldığı görülmektedir. Başvurucunun sıksık biz

vurgusu yaparak örgüt içindeki bir gruba mensubiyete ve örgüt kimliğine atıfta

bulunduğu, diğer örgüt mensuplarının başvurucunun da içinde bulunduğu gruba

yaptıkları ideolojik eleştirilere cevap verilerek örgütsel dayanışmanın

güçlendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mektupta muhatabın

anlayabileceği şekilde kısaltmalar kullanılarak terör örgütünün görüşleri ve

ilkelerinin tekrarlandığı, örgüt üyelerine yönelik tavsiyelerde bulunulduğu,

silahlı mücadelenin tali unsur olarak görülmesi eleştirilerek şiddetten yana

tavır alındığı görülmüştür.

27. Mektupta kullanılan üslup gözönüne

alındığında, mektubun silahlı terör örgütü mensupları arasında haberleşmeyi ve

mektup alıcısı üzerinden mektuptaki ifadeleri okuyan terör örgütü mensuplarına

motivasyon sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mektupta silahlı

mücadele vurgulanarak, terörör gütünün

silahlı eylemlerinin meşru gösterilmeye çalışıldığı açıktır. Bunun yanında, bu

içeriğe sahip mektuplarla örgüt içi ilişkilerin ve örgüte bağlılığın canlı

tutulmaya çalışıldığı sonucuna ulaşılması mümkündür.

28. Buna göre örgüt mensupları arasında haberleşme ve dayanışma

sağlamak amacıyla yazılan ve şiddet içeriği sabit olan mektuba, sakıncalı

görülerek el konulması şeklindeki müdahalenin, Anayasa'nın 22. maddesi

anlamında kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için ihtiyaç

duyulan demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin

ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda İnfaz

Hâkimliği kararının da ilgili ve yeterli gerekçeler içerdiği görülmektedir.

Sonuç olarak somut olayda haberleşme hürriyetine yönelik açık ve görünür bir

ihlal bulunmamaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 11/10/2018 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y. : Serdar ÖZGÜLDÜR Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Veysel KAPLAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6863, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6863
Tarih
11 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Uthman Deya Ud Deen Eberle Başvurusu (B. No: 2015/16437)
  • Murat Emrah Emre Başvurusu (B. No: 2018/1275)
  • Nurullah Çelik Başvurusu (B. No: 2015/965)
  • Kemal Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/21)
  • Tayyar Bucak Başvurusu (B. No: 2015/554)
  • Ekrem Dumanlı Başvurusu (B. No: 2015/1032)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.