İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Volkan Doğdu Başvurusu (B. No: 2016/4186)

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

Başvuru No2016/4186Tarih12 Eylül 2019Okuma10 dk · 2.079 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Volkan Doğdu Başvurusu

Karar tarihi
12 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/4186
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.079 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/2/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş verilmesine gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine Tarsus

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir suç örgütüne yönelik olarak teknik takip

destekli soruşturma başlatılmış, bu soruşturma kapsamında elde edilen

bilgilerden S.Y. isimli şahıs liderliğinde kurulduğu iddia edilen ikinci bir

suç örgütünün varlığından şüphelenilerek yeni bir soruşturma başlatılmıştır.

9. Bahsi geçen ikinci suç örgütü hakkında hazırlanan soruşturma

dosyası görevsizlik kararı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK mülga 250

madde ile görevli) (Başsavcılık)gönderilmiştir.

10. Başsavcılığın 23/2/2009 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

da aralarında yer aldığı bazı şüphelilerin suç örgütü üyesi olma, suç

delillerini yok etme gizleme veya değiştirme, suçluyu kayırma, yağma, korku

kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, mala zarar verme,

10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler

Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası

açılmıştır.

11.(Kapatılan) Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) olayla

ilgili olarak müştekileri ve tanıkları dinlemiştir. Müşteki A.G. beyanında;

Tarsus ilçesinde esnaflık yapmakta olduğunu, başvurucunun da aralarında olduğu

bazı şüphelilerin 2006 ve 2007 yılları arasında değişik zamanlarda kendisinden

zorla para aldıklarını, 2007 yılının Haziran ayı

içinde arkadaşı Y.Ö. ile birlikte Mersin'de bir restoranda yemek yedikleri

sırada bazı şüphelilerin şikâyetçi olmaması hususunda kendisini tehdit ettiğini

belirtmiştir. Tanık Y.Ö. beyanında; 2007 yılında A.G. ile birlikte Mersin'e

gittiklerini, sahildeki bir restoranda yemek yedikleri sırada bazı şüphelilerin

yanlarına gelerek A.G. ile tartıştıklarını ve A.G. yi

tehdit ettiklerini ifade etmiştir.

12. Mahkemenin 22/3/2013 tarihli kararı ile başvurucunun suç

örgütü üyesi olma ve nitelikli yağma suçlarından hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısımları

şöyledir:

"23.OLAY NEDENİYLE YAPILAN DEĞERLENDİRME

Müşteki [A.G.] Soruşturma Aşamasında Alınan Beyanında;3 YILDIRS.Y.

ve adamları [M.Y.]., [H.], . Volkan... vb. ismini bilmediği birçok şahıs

tarafından kendisinden zorla ya da zorda bırakılarak bir çok

defa para aldıklarını (...) olaydan sonraki Haziran ayı içerisinde Viranşehir

de restoranda arkadaşı olan [Y. Ö.] (...)

ile birlikte yemek yedikleri sırada kırmızı tişörtlü şahsın ile birlikte

gelerek kendisini dövdüklerini, korktuğu için şikayetçi olmadığını ...

...

Müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı

beyanları, müşteki beyanlarını doğrulayan tanık anlatımları, müşteki ve tanık

anlatımları ile uyumlu iletişim tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; suç örgütü lideri [S.Y.] ve suç örgütü üyeleri [M.Y.], [H.T],

[H.T], [A.D.], [Y.A.], Volkan Doğdu ve

[F.M.Y.nin] 2006-2007

yılları içerisinde suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak örgüte gelir

temin etmek maksadıyla müşteki [A.G.yi] tehdit etmek, dövmeksuretiyle

maddi menfaat temin ettikleri, böylece nitelikliyağma

suçunu işledikleri, müştekinin olay tarihlerinde suç örgütünden korktuğu için

uzun süre şikayetçi olamadığı, bu suretle sanıklar [S.Y.], Volkan Doğdu, [Y.A.] , [M.Y.], [F.M.Y.],

[H.T], [H.T] ve [A.D.nin] iddianamedeki 23. olay nedeni ile müşteki [A.G.ye] karşı yağma suçunu işledikleri kanaatine

varıldığından sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c-f-g maddesi gereğince

cezalandırılmalarına karar verilmiştir."

13. Başvurucu, yargılama sürecinde 25/5/2007 tarihinde askere

sevk edildiğini,bu tarihten

itibaren 15 ay süreyle askerlik görevini ifa ettiğini, dolayısıyla yağma suçunu

işlemesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

14. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24/12/2015 tarihli kararıyla

hüküm onanmıştır.

15. Başvurucu 29/1/2016 tarihinde karardan haberdar olduğunu

beyan ederek 29/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, Yargıtay tarafından onanan mahkûmiyet kararlarına

konu suçların işlendiği iddia edilen tarihlerde askerlik hizmeti nedeniyle

başka bir ilde olduğunu ifade etmiş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir

değerlendirme yapılmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

18. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru, karar sonucunu etkileyecek esaslı

bir iddianın gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucunun

iddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

21. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın

36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı

güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

22. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa kuralı

da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

23. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

24. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır.

25. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili

ve yeterli bir yanıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).

26. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl

nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere

dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki

bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır (İbrahim

Ataş, B. No: 2013/1235, 18/6/2013, § 24).

ii. Genel İlkelerin Somut

Olaya Uygulanması

27. Somut olayda başvurucu, derece mahkemesinin gerekçeli

kararında; suç örgütü üyesi olma ve "23.

olay" olarak isimlendirilen, müşteki A.G.yi tehdit etmek, dövmek suretiyle maddi menfaat

temin ettiği gerekçesiyle nitelikli yağma suçlarından mahkȗm

edilmiştir. Kararda başvurucunun anılan suçları işlediğinin müşteki beyanları,

tanık ifadeleri ve iletişimin tespiti sonucu düzenlenen tutanaklar

doğrultusunda tespit edildiği ifade edilmiştir (bkz. § 12 ).

28. Mahkemece bu tespitlerde bulunulurken atılı suçların genel

olarak 2006 ve 2007 yılları içinde işlendiği kabul edilmiştir. Öte yandan,

başvuru formunun ekinde yer alan terhis belgesine göre başvurucu 25/5/2007

tarihinde askere sevk edilmiş olup 30/8/2008 tarihinde terhis olmuştur.

Başvurucunun askerlik görevini ifa ettiği sürenin bir kısmının atılı suçların

işlendiğinin kabul edildiği 2007 yılına tekabül ettiği anlaşılmaktadır.

Başvurucu savunmasında nitelikli yağma suçunun işlendiği iddia edilen

tarihlerde askerlik görevini ifa etmekte olduğunu, dolayısıyla müsnet suçu işlemesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir

(bkz. § 13). Başvurucunun ayrı ve açık yanıt verilmesi gereken bu iddiası

hakkında Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.

29. Buna göre başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini

gerektiren atılı suçların işlendiğinin kabul edildiği tarih aralığının bir

bölümünde olay yerinde bulunmasının mümkün olmadığına dair iddiası ayrı ve açık

olarak tartışılmamış ve karşılanmamıştır. Temyiz incelemesi sırasında da bu

eksikliğin telafi edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yargılama süreci bir

bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

31. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki özel yetkili mahkemece

yargılandığı, iddianamede adı geçen bir başka şüpheliyle isim benzerliği

nedeniyle karışıklık yaşandığı, müştekiye teşhis yaptırılmadan yağma suçundan

kendisine ceza verildiği şeklindeki diğer şikâyetleri hakkında kabul

edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

33. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine ve tazminat ödenmesine

karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

34. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

35. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun tespit edilebilmesi için öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin

ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet

Doğan, §§ 57, 58).

36. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususlarında derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

37. Başvurucunun mahkȗmiyetine

konu suçların işlendiği dönemin bir bölümünde askerlik görevini ifa ettiğiyönündeki iddiası kararın sonucunu değiştirebilecek

nitelikteki bir iddia olmasına rağmen karar gerekçesinde bu iddiaya ayrı ve

açık bir yanıt verilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

38. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken

iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının sadece başvurucu yönünden

ortadan kaldırılmasından ve ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

(kapatılan) Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (E.2009/55, K.2013/66) dosyalarının

devredildiği mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Başvuruda, gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harçtan ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için sadece başvurucu yönünden yeniden

yargılama yapılmak üzere (kapatılan) Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin

(E.2009/55, K.2013/66) dosyalarının devredildiği mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına ve bilgi için Yargıtaya GÖNDERİLMESİNE 12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan y.

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Volkan DOĞDU

Vekili

:

Av. Alper

ÖNAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/4186, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. "23.olay Nedeniyle Yapılan Değerlendirme
  7. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. Kömürcü
  16. M. Emin KUZ
  17. Seferinoğlu
  18. Gayretli
  19. Önal
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/4186
Tarih
12 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Zeliha İçyer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/4688)
  • Sise Pet. Yaş Sebze Mey. Oto Al. Sat. Teks. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/9115)
  • Mecit Şahinkaya ve Tamer Korkmaz Başvurusu (B. No: 2016/463)
  • A.h. Başvurusu (B. No: 2019/7023)
  • Selman Tumur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18754)
  • Naif Bal Başvurusu (B. No: 2015/2465)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.