İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yasin Kürkçü Başvurusu (B. No: 2020/13466)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz koruma

Başvuru No2020/13466Tarih22 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yasin Kürkçü Başvurusu

Karar tarihi
22 Kasım 2023
Başvuru Numarası
2020/13466
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz koruma

görevlilerince gerçekleştirilen fiziksel şiddet ve bu olay hakkında etkili bir

ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, subay olarak görev yapmaktayken Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında

tutuklanarak 8/3/2018 tarihinde Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

yerleştirilmiştir. Başvurucu talebi üzerine 21/11/2019 tarihinde Bolu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakil edilmiştir.

3. Başvurucu hakkında açılan kamu davasında başvurucunun

silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkûmiyet hükmü 10/7/2023 tarihinde

Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.

4. Başvurucu 3/12/2019 tarihinde ceza infaz kurumunda

kötü muamele gördüğü iddiasıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık)

şikâyette bulunmuştur. Başvurucu bu şikâyetinde özetle;

i. 21/11/2019 tarihinde gerçekleşen nakil işleminden

sonraki gün 22/11/2019 tarihinde bulunduğu geçici koğuşun çağrı butonuna

basarak telefon hakkını kullanmak istediğini nöbetçi memura bildirdiğini,

nöbetçi memura koğuştan çıkartıldığında eşyalarının kendisine teslim

edilmediğini ve geçici koğuşta kaldığını söylediğini, bu sırada 8-10 memurun

etrafını sardığını, onlara da aynı şeyleri söylediğinde “adam gibi konuş

elini kolunu sallama” benzeri sözlerle geçici koğuşa götürüldüğünü,

ii. Kameraların bulunmadığı yerde içeri giren memurların

kafasını duvara vurarak fiziksel şiddet uyguladığını, kolunda ve boğazında

çizikler ile çürümeler oluştuğunu,

iii. Şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısı üzerine

çağırdığı nöbetçi memurun kendisini revire götürmediğini, ayrıca telefonla

konuşmasına ve Cumhuriyet savcısı ile görüşmesine izin verilmediğini

belirtmiştir.

5. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma

kapsamında Ceza İnfaz Kurumuna yazılan yazıya verilen cevapta, başvurucunun

olay nedeniyle bilgisine başvurulduğu, başvurucunun beyanları ve kamera

görüntülerine dayanarak ilgili personelin tespit edildiği, ifadesi alınan

personelin acil durum butonuna basan başvurucunun odasına gidildiğinde telefon

hakkını kullanmak istediğini söylemesi üzerine ödünç telefon kartı bulunduğu,

bu sırada oda yerleştirme kararını bildirmek üzere başka bir personelin

geldiği, demirbaş kontrolü için odaya girildiği, sonrasında başvurucunun yeni

odasına yerleştirildiği, başvurucunun iddiasının aksine fiziksel şiddete maruz

kalmadığı, alınan sağlık raporunun da bu hususu doğruladığı, başvurucu hakkında

herhangi bir disiplin soruşturması yürütülmediği bildirilmiştir.

6. Başvurucu hakkında Bolu İzzet Baysal Devlet

Hastanesinin 18/12/2019 tarihli raporunda, başvurucunun 21/11/2019 tarihinde

ceza infaz kurumu personeli tarafından darp edildiğini söylediği, aktif lezyon

bulunmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.

7. Başvurucu, Başsavcılık tarafından müşteki sıfatıyla

alınan ifadesinde olay günü bir infaz koruma memurunun kafasının arka kısmına

vurduğunu, diğer infaz koruma memurlarının kaburgalarına ve kalçasına yumruk ve

tekme attığını, olay günü revire götürülmediğini ve telefon görüşmesi

yapamadığını belirtmiştir.

8. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma

neticesinde 20/1/2020 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu görevlileri hakkında tehdit

ve kasten yaralama suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmiştir. Karar gerekçesinde özet olarak, başvurucunun adli muayene

raporunda darp ve cebir izi bulunmadığının belirtildiği, soruşturma kapsamında

başvurucunun soyut iddiaları dışında delil bulunmadığı gerekçesi açıklanmıştır.

9. Başvurucu, olayla ilgili olarak şikâyet dilekçesindeki

hususları tekraren, yazılı olarak kuruma ilettiği Cumhuriyet savcısıyla görüşme

talebinin reddedildiğini, gösterdiği tanığın dinlenilmediğini belirterek

12/2/2020 tarihinde karara itiraz etmiştir.

10. Başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karara

yaptığı itiraz, Bolu Sulh Ceza Hâkimliğince 27/2/2020 tarihinde kesin olarak

reddedilmiştir.

11. Başvurucu nihai kararı 6/3/2020 tarihinde öğrendikten

sonra 3/4/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

II. DEĞERLENDİRME

12. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun

adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

13. Başvurucu ceza infaz kurumunda tutulduğu sırada kötü

muameleye maruz kalması ve bu olay hakkında yürütülen soruşturmada gerekçesiz

karar verilmesi nedenleriyle kötü muamele yasağının ve hak arama hürriyetinin

ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir. Bakanlık görüşünde özetle ihlal

iddialarının incelenmesi sırasında ilgili mevzuat hükümleri ve içtihatlar ile

somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği

bildirilmiştir.

14. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında

incelenmiştir.

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.

16. Kişilerin kendi tutumu kesin olarak zorunlu

kılmadıkça güç kullanmaya yetkili kamu görevlilerince kişilere fiziksel güç

kullanılması ilke olarak Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal

etmektedir (Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015,

§ 81). Gözaltı veya tutukluluk gibi bireyin devletin kontrolü altında bulunduğu

sırada bir yaralanma olayı meydana gelmiş ise bu olaya ilişkin tatmin edici ve

inandırıcı bir açıklama getirme yükümlülüğü yetkili makamların üzerindedir (S.D.

B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89, 90; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek,

B. No: 2013/8137, 20/4/2016, § 95). Bunun sebebi bu tür olaylarda gerçekleşme

şartlarına ilişkin bilgilerin çoğunlukla yetkili makamların erişiminde

olmasıdır (Ferit Kurt ve diğerleri, B. No: 2018/9957, 8/6/2021, § 74).

17. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal

eder biçimde fiziksel ve ruhsal bir saldırıya uğranıldığına dair savunulabilir

bir iddia varsa bu iddia hakkında etkili bir soruşturma yürütülmelidir.

Yaralama olayının güç kullanmaya yetkili bir kamu görevlisinin kasıtlı bir

eylemi sonucu meydana geldiğinin ileri sürüldüğü hâllerde ivedilikle bir ceza soruşturması

başlatılmalı, soruşturma olaya karışmış olanlardan bağımsız kişilerce

yürütülmeli ve soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların

belirlenmesini sağlayabilecek bütün deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma

süreci gerektiği ölçüde kamu denetimine ve mağdurun erişimine açık tutulmalı,

soruşturma sonunda çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanılmamalı ve

soruşturma makamınca, kullanılan gücün ilgilinin davranışı nedeniyle mutlak

surette gerekli olan bir güç kullanımına karşılık gelip gelmediği ve orantılı

olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca soruşturmada makul bir özen ve

süratle hareket edilmelidir (sözü edilen ilkelerin yer aldığı örnek kararlar

için bkz. Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 101-103; S.D. §§

111-114; Veli Saçılık (2), B. No: 2018/24614, 18/10/2022, § 16).

18. Başvurucu, infaz koruma memurlarının fiziksel

şiddetine maruz kaldığını iddia ederek şikâyetçi olmuştur.

19. Başsavcılık, başvurucunun adli muayene raporunda darp

ve cebir izi bulunmadığının belirtildiğine ve soruşturma kapsamında

başvurucunun soyut iddiaları dışında delil bulunmadığına işaret ederek sonuca

ulaşmış ise de adli muayene raporunda birbiriyle çelişecek şekilde hem aktif

lezyon olmadığı hem de başvurucunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir

ölçüde hafif olarak yaralandığı belirtilmiştir. Bu bakımdan sözü edilen rapor

başvurucunun iddiası hakkında bir sonuca varmak için yeterli değildir.

Dolayısıyla Başsavcılığın sonuca varmadan önce raporu, düzenleyen doktora

açıklattırıp şayet başvurucuda ilgili doktorca tespit edilmiş bir yaralanma var

ise olayın gerçekleşme şartlarının ve sorumluların tespiti için gerekli olan

delilleri (tanık vs.) toplaması gerekirdi.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun

ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.

21. Olayın gerçekleşme şartları konusundaki belirsizlik

nedeniyle bu aşamada kötü muamele yasağının maddi boyutu yönünden bir inceleme yapılmasının

mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

III. GİDERİM

22. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden soruşturma

yapılması ile 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

23. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturma mercilerince

yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa

Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK],

B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.

No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK],

B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

24. Ayrıca başvurucuya manevi zararları karşılığında

talebiyle bağlı kalınarak net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Kadir ÖZKAYA'nın karşıoyu ve

OYÇOKLUĞUYLA,

C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE Kadir

ÖZKAYA'nın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usul

boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma

yapılmak üzere Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına (Sor. No: 2019/11216) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 22/11/2023 tarihinde karar verildi.

ARŞIOY

1. Ceza infaz kurumunda infaz koruma görevlilerince

gerçekleştirilen fiziksel şiddet ve bu olay hakkında etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasıyla yapılan başvuruda Mahkememiz çoğunluğunca başvuru kabul edilebilir

bulunarak, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan

kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Aşağıda açıklanan nedenlerle tarafımızca karara iştirak edilmemiştir.

2. Mahkememiz çoğunluğunca, başvurucunun adli muayene

raporunda birbiriyle çelişecek şekilde hem aktif lezyon olmadığı hem de

başvurucunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif olarak

yaralandığının belirtildiği, bu haliyle söz konusu raporun başvurucunun iddiası

hakkında bir sonuca varmak için yeterli olmadığı, dolayısıyla Başsavcılığın

sonuca varmadan önce raporu, düzenleyen doktora açıklattırıp şayet başvurucuda

ilgili doktorca tespit edilmiş bir yaralanma var ise olayın gerçekleşme

şartlarının ve sorumluların tespiti için gerekli olan delilleri (tanık vs.)

toplaması gerekirken, eksik inceleme ile karar verdiği gerekçesiyle başvuru

kabul edilebilir bulunarak “ihlal” sonucuna varılmıştır.

3. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir ((Cezmi Demir ve diğerleri, B.

No: 2013/293, 17/7/2014, § 110; Tahir Canan, § 25).

4. Ancak bir soruşturma yükümlülüğünün başlaması için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklenmelidir.

İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için her türlü makul

şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir kanıt yeterince

ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen birtakım

karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde bir

soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No: 2013/394,

6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile kötü muameleyi

gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması sağlanmalıdır (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 116).

5. Mağdur olduğunu ileri süren kişilerin olgulara

dayanmayan, yetersiz açıklamaları, iddialarının deliller ile desteklenmemesi

hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman

ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri, müdafilerinden farklı iddiaları ileri

sürmeleri gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu

durumda iddiaların savunabilir olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin

derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir.

Bu gibi durumlar -iddiaların güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler

nezdinde dile getirilmemesi- söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren

kişilerin etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir

beklentiye girebileceklerini söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B.

No: 2014/19426, 12/12/2018, § 46).

6. Bununla birlikte kişilerin iddialarını desteklemek

için yetkili makamlara zamanında başvurma gibi bir özen yükümlülükleri de

bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür şikâyetleri esastan inceleyebilmek

için bu konuda haklı bir neden ileri sürülmediğinde kişilerin iddialarını

desteklemek için kendilerinden makul olarak beklenen her şeyi yerine getirdiğine

kanaat getirmek durumundadır. Aksine kanaat getirildiğinde söz konusu iddialar

savunabilir düzeye ulaşmadığı için kötü muamele yasağının ihlal edildiğinin

incelenebilmesi mümkün olmamaktadır (Beyza Metin, § 47).

7. Somut olayda başvurucu 6 Aralık 2019 tarihinde Bolu

Cumhuriyet Başsavcılığına cezaevinde yaşadığını iddia ettiği darp olayı

hakkında şikâyette bulunmuştur. Başvurucunun şikâyet dilekçesine istinaden Bolu

Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatılmıştır.

8. Söz konusu adli soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet

Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu 11 Aralık 2019 tarihli yazısıyla

Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, başvurucunun dilekçesinde öne sürdüğü

iddialarla ilgili olarak ayrıntılı araştırma yapılmasını istemiş, olayla ilgili

idari soruşturma yapılıp yapılmadığını sormuş, yapılmış ise idari soruşturma

dosyasının bir suretinin gönderilmesini talep etmiş, olay tarihindeki kamera

görüntülerinin CD ortamında gönderilmesini ve darp cebir raporu aldırılmasını

istemiştir.

9. Ceza İnfaz Kurumu 9 Ocak 2020 tarihli yazısıyla bahse

konu olaya ilişkin kamera görüntülerinin bulunduğu CD ile birlikte darp cebir

raporunu Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Başsavcılık 20 Ocak 2020

tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun

karara karşı itirazı 27 Şubat 2020 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliğince

reddedilmiştir. Karar böylece kesinleşmiştir. Başvurucu usuli garantilerden

yararlanmış ve itirazlarını ileri sürebilmiştir.

10. Somut olayda başvurucunun olaydan 11 gün sonra suç

duyurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu, başvuru formunda olay

tarihinde revire götürülmediğini ve telefon ile görüşmesine izin verilmediğini

ifade etmektedir. Başvurucu olaydan hemen sonra iddia ettiği yaralanmalarının

tespitinin mümkün olabileceği bir aşamada neden şikâyetçi olmadığı ve avukatına

ya da yakınına haber verip vermediği hususlarını bireysel başvuru formunda

açıklamamıştır. Herhangi bir endişe ya da korku duyduğundan bahsetmeyen

başvurucunun şikâyette bulunmak için niçin 11 gün beklediği hususunda da bir

açıklama yapmadığı görülmektedir. Bunlarla birlikte başvurucu iddialarını

destekleyen uygun ve yeterli delil de dosyada yer almamaktadır. Bu hususlar,

başvurucu iddialarının savunulabilirliğini sorgulatan hususlar olarak

somutlaşmaktadır.

11. Hal böyle olunca dosyadaki adli rapor içeriği de

dikkate alındığında (rapor içeriği bağlamında) olayda başvurucunun iddialarının

savunulabilir olmadığı, dolayısıyla bir ihlal olmadığının açık olduğu sonucuna

ulaşılmakta olup, başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun iddialarına dayalı

başvurusunun kabul edilemez bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

12. Açıklanan nedenlerle Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne

dayalı karar iştirak edilmemiştir.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Ayşe Didem ÖZDEMİR AKCA Başvurucu : Yasin KÜRKÇÜ Başkan Kadir ÖZKAYA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2020/13466, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. III. Giderim
  7. B. Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine
  8. C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence
  9. D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usul
  10. F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine
  11. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  12. Arşıoy
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2020/13466
Tarih
22 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Serpil Koçoğlu Başvurusu (B. No: 2021/24160)
  • Serdar Alkan Başvurusu (B. No: 2018/25158)
  • Yasemin Pelenk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/33865)
  • Deniz Şah Başvurusu (B. No: 2020/13465)
  • Tacettin Çolak Başvurusu (B. No: 2019/15690)
  • Şerafettin Can Atalay Başvurusu (B. No: 2023/99744)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.