İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Zeki Rüzgar Başvurusu (B. No: 2013/6084)

1. Başvuru; yasal gözaltı süresinin aşılması, yargılamanın genel

Başvuru No2013/6084Tarih6 Nisan 2016Okuma17 dk · 3.460 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Zeki Rüzgar Başvurusu

Karar tarihi
6 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/6084
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.460 kelime·17 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; yasal gözaltı süresinin aşılması, yargılamanın genel

olarak adil yürütülmemesi, başvurucunun gerçek dışı delillere dayanılarak

mahkûm edilmesi, yargılamada zamanaşımı süresinin hatalı hesaplanması,

soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi, sorgu sırasında avukat

bulundurulmasına izin verilmemesi, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi,

yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma, kişi hürriyeti ve

güvenliği, özel yaşamın gizliliği haklarının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/8/2013 tarihinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/1/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. BirinciBölüm, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru

belgelerinin bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine,

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin(2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurununiçtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenilmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine bağlı

polisler 8/1/1999 tarihinde saat 15.30’da başvurucuya ait avukatlık bürosunda

arama yapmışlardır. Daha sonra saat 17.30’da, Ankara

Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet başsavcısı ve başvurucunun hazır

bulunduğu sırada evinde arama yapmışlardır.

7. Aynı gün başvurucu Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmış ve

daha sonra yasadışı DHKP/C örgütüne (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi)

mensup olmaktan hakkında soruşturma başlatılmıştır.

8. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 11/1/1999 tarihinde başvurucu

gözaltı süresini 13/1/1999 tarihine kadar uzatmıştır. Başvurucu 13/1/1999

tarihinde tutuklanmıştır.

9. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının E.1999/20 sayılı

iddianamesi ile başvurucu hakkında yasa dışı DHKP/C örgütünün üyesi olmak ve

örgütsel faaliyette bulunmak iddiasıyla

kamu davası açılmıştır.

10. Başvurucu 17/6/1999 tarihinde tahliye edilmiştir.

11. Ankara 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin (DGM) 30/12/1999

tarihli ve E.1999/15, K.1999/211 sayılı kararı ile başvurucunun on beş yıl

hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

12. Temyiz üzerine Ankara 1 No.lu DGM'nin 30/12/1999 tarihli

kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/10/2000 tarihli ve E.2000/1393,

K.2000/2638 sayılı ilamı ile bozulmuştur.

13. DGM'lerin kaldırılmasına ilişkin yasal değişikliklerden

sonra dosyanın incelenmesine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde devam

edilmiştir.

14. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2006 tarihli ve

E.2004/35 K.2006/209sayılı kararı ile başvurucunun 7 yıl 6 ay hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

15. Temyiz üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2006

tarihli kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2/5/2007 tarihli ve E.2007/1893,

K.2007/3669 sayılı ilamı ile yeniden bozulmuştur.

16. Bozma üzerine yargılanmasına devam edilen başvurucunun,

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/2/2010 tarihli ve E.2007/236, K.2010/9

sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

17. Gerekçeli kararın başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:

"Hazırlık soruşturmasında Avukat olan

sanık Zeki Rüzgar’ın bürosunda ve evinde arama yapılmış, bürosunda yapılan

aramada masa üzerinde bulunan ajandanın incelenmesinde içerisinde bir mektup

zarfı ele geçirildiği, zarfın içerisinde değişik boydaki kağıtlara yazılı

notlar ve krokiler bulunduğu, küçük boy dört adet pelur

kağıda yazılmış notların şifreli olduğu görülüp bunların bilirkişiye yapılan

çözümünde ….Ayö-Der yapılanması oturdu, her

üniversitede komitelerini kurdu, çalışmalar devam ediyor, yılbaşından sonra

aktif olarak çalışmaya başlayacak, Ö.Y ve T.nin durumları iyi, süreç iyi

geçecek, liseliler çok heyecanlı ve verimli, kendileri ile ileriye dönük

teoriler yapılıyor, gözaltı kitapçığı herkese bırakıldı, kapsamlı olarak

gözaltında neler yapılacağı anlatıldı, TİYAD’lı

psikolojisi değerlendirilmeli, Adli Tıp da C.A. ile irtibat sağlandı, giriş

raporları gözaltından sonra ya hiç ya az verilecek, çıkış raporlarının günü

yüksek tutulacak, ayrıca muayene sırasında telefon imkanı olacak, mahalli

alanlarda yapılanma sürüyor, yeni yapılanmalardan polisin haberi yok, özellikle

şu an çalışmalar devam ediyor ve kendilerini yakmamaları söylendi, Kurtuluş’da A., ve S. cezaevine girdikten sonra bir

duraksama olduysa da yavaş yavaş toparlanıyor, C. A.’nın

telefon numarası xxxdevrimci selamlar, içeride

görüşüldüğü gibi DGM’deki N.M. – T. – C. V. – D. – S. – E. hakkındaki

çalışmalar tamam, gerekli bilgiler verildi, devrimci selamlar,

8 adet pelur kağıda

çizili olan krokilerde İnönü Bulvarı üzerindeki General Lojmanları, Lalegül caddesi üzerinde bulunan Jandarma Alay Komutanlığı,

Yenimahalle de bulunan Mit Müsteşarlığı, Emekte bulunan Mit Bölge Başkanlığı,

İrfan Baştuğ caddesinde bulunan Jitem, Kehribar

sokakta bulunan DGM lojmanları, Yavuz Selim polis karakolu, Küçükesat

polis karakolu binalarını gösterdiği anlaşılmış, Ajanda içerisinde ayrıca

cezaevlerinin ayrıntılı şekilde krokileri, DGM’lere hayır başlıklı Çağdaş

Hukukçular imzalı bildiri, 2 sayfalık Almanca faks bulunmuş, sanığa ait

işyerinde ele geçen örgütsel dökümanların 9 ayrı

şahsın el yazısı ürünü olduğu, ekspertiz daire raporu ile görülmüştür. Sanığın

evinde yapılan aramada bilgisayar disketlerinin çözümünde kontrgerilla devletin

suçluları başlıklı doküman çıkmış, buradan çok sayıda terörle mücadelede yer

alan Silahlı Kuvvetler, Mit, Emniyet Mensupları, DGM Hakim ve Savcıları, basın

mensupları, cezaevi Savcı ve Müdürlerinin isimlerinin bulunduğu, örgüt

tarafından neyle suçladıklarının belirlendiği bu dökümanın

benzerinin 07.10.1998 tarihinde örgütün yayın organı olan Halk İçin Kurtuluş

dergisinin İstanbul’da bulunan bürosunun aranmasında da ele geçirilmiş olduğu,

bunun amacının örgüte karşı yasal zeminde mücadele eden kamu görevlilerinin

hedef olarak gösterilip örgütün yıldırma, sindirme amacını gerçekleştirmeye

yönelik olduğu görülmüş, ayrıca sanık Zeki’ye gönderilen bir çok devrimci sol

tutsakları, hatta bir tanesinde …… Bartın Cezaevi DHKPC tutsakları imzalı el

yazısı ile yazılmış ve gönderilmiş pek çok kart, el yazısı ile yazılmış Dursun

Karataş savunması, ölüm oruçları ile ilgili doküman, devrim sol isimli kitapçık

ele geçirilmiştir. Sanığın Ulucanlar cezaevinde yasadışı örgüt mensupları ile

birlikte yasadışı örgüt pankartı altında çekilmiş resimleri bulunmuş, sanık

Zeki cezaevindeki örgüt mensupları ile dışarıdaki örgüt mensupları arasında

irtibat kurmak için kuryelik yapmış, yine M. Y. adlı müşteki hazırlık ifadesinde

sanık Zeki’nin cezaevlerindeki örgüt mensupları ile birlikte çalışıp, hakkında

soruşturma olan örgüt mensupları tarafından sanık Zeki ve diğer örgüt

avukatlarından başka avukat tutulmayacağı hususunda tutuklu yakınlarını tehdit

ettiği belirtilmiştir. İstanbul’da meydana gelen Gazi olayları ile ilgili

olarak yabancı ülke mensupları ile yapılan görüşmede demokratik anlamda

sosyalist mücadele verdiklerini, hükümetin silahla karşılık verdiğinden

kendilerinin de silahla karşılık vermek zorunda kaldıklarını söylediği

anlaşılmıştır. Bütün bu sayılanlar sanık Zeki’nin yasadışı örgütle ilişkisini

göstermekte, sanık yasadışı örgüte kesintisiz, sürekli ve uzun zaman devam eden

ilişki içerisinde olup eylemleri belli bir yoğunluğa ulaşarak, bu durum örgütle

arasında organik bağ kurulduğunu göstermektedir."

18. Temyiz üzerine, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/2/2010

tarihli kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/2/2013 tarihli ve E.2010/10948,

K.2013/2850 sayılı ilamı ile onanmıştır.

19. Başvurucu, onama kararını 19/7/2013 tarihinde öğrendiğini

beyan etmiştir.

20. Başvurucu 5/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

21. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314.

maddesinin (2) numaralı fıkrası.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 6/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu;

i. Gözaltında bulunduğu süre içinde hakkındaki suçlamalara

ve delillere ilişkin kendisine hiçbir bilgiverilmediğini,

gözaltı süresinin aşıldığını,

ii. Suçsuzluğunu kanıtlamak için toplanmasını talep ettiği

hiçbir delilin toplanmadığını, bu kapsamda başvurucu bürosunda bulunduğu ileri

sürülen belgeleri yazmış olabilecek polis memurlarının el yazısının

alınmadığını, kendisi hakkında soruşturma açılmasına neden olan M.Y adlı

kişinin Mahkeme huzurunda dinlenmesi taleplerinin reddedildiğini, bürosunda

bulunduğu ileri sürülen zarfın bir polis tarafından arama sırasında savcıya

verildiğini gören ve arama sırasında büroda hazır bulunan üç tanığın dinlenmesi

talebinin dikkate alınmadığını, dava dosyasının yaklaşık bir buçuk yıl boyunca

tarafsız olmadığı Yargıtay kararı ile sabit olan hâkimlerin tasarrufuna

bırakıldığını, "Aramalara gidecek

polisler için bize örgütsel doküman hazırlatılıyor." diyerek

Savcılığa suç duyurusunda bulunan başkomiserin

duruşmada dinlenilmesi talebinin reddedildiğini, kendisi hakkında iftira dolu

açıklamalarda bulunan M.K. isimli şahsın iddialarının doğru olmadığına ilişkin

anılan şahsın avukatının dinlenilmesi taleplerinin reddedildiğini, lehine olan

delillerin toplanmadığını, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğini,

iii. Delillerin tümünün gerçek dışı olduğunu,

bu delillere dayanılarak karar verildiğini,

iv. Soruşturma devam ederkensoruşturmayı

yürüten savcı ve Emniyet Müdürlüğü tarafından basın açıklamalarında

bulunulduğunu, bu suretle soruşturmanın gizliliğinin ve masumiyet karinesinin

ihlal edildiğini,

v. Arama sırasında hiçbir yasal düzenlemeye uyulmadığını,

kişisel eşyalarının alındığını, arama sırasında büroda bulunan üç kişinin

aramaya refaket etmesine izin verilmediğini, ilgili

kanunda belirtildiği şekilde hazır bulunması gereken kişilerin aramada hazır

bulundurulmadığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını ileri

sürmüş; tazminat ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

24. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucunun gözaltında bulunduğu süre içinde hakkındaki suçlamalara ve

delillere ilişkin kendisine hiçbir bilgi verilmediği ve gözaltı süresinin

aşıldığı yönündeki iddialarının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında,

arama kararının hukuka aykırı bir şekilde uygulandığı iddiasının özel hayatın

gizliliği ve konut dokunulmazlığı hakkı kapsamında, diğer şikâyetlerinin adil

yargılanma hakkı kapsamındadeğerlendirilmesi gerekir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu gözaltında bulunduğu süre içinde hakkındaki

suçlamalara ve delillere ilişkin kendisine hiçbir bilgiverilmediğini

ve gözaltı süresinin aşıldığınıileri sürmüştür.

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."

27. Bu hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman bakımından yetkisi ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılan

tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki

kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S.,

B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

28. Somut olayda başvurucu8/1/1999 tarihinde yakalanmış ve

13/1/1999 tarihinde tutuklanmıştır. Bu belirlemelere göre başvurucunun anılan

şikâyetleri 8/1/1999 ve 13/1/1999 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemlere

ilişkin olup bu tarihlerin, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarihten önceye ait olması nedeniyle başvurunun bu kısmı hakkında zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemezlik kararı verilmesi gerekir.

b. Özel Hayatın Gizliliği ve Konut

Dokunulmazlığı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu arama

sırasında hiçbir yasal düzenlemeye uyulmadığını, kişisel eşyalarının

alındığını, arama sırasında büroda bulunan üç kişinin aramaya refaket etmesine izin verilmediğini, ilgili kanunda

belirtildiği şekilde hazır bulunması gereken kişilerin aramada hazır

bulundurulmadığını ileri sürmüştür.

30. Anayasa Mahkemesine

başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine

dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlama yükümlülüğü

başvurucuya aittir (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).

31. Başvurucuların; kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine

eklemeleri şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, § 20).

32. Başvuruya konu ihlal iddiasıyla ilgili deliller sunarak

olaya ilişkin iddialarını ve hangi Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkin

açıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını kanıtlama yükümlülüğü

başvurucuya ait olmasına rağmen başvurucu tarafından yukarıda belirtilen

iddialar soyut şekilde ileri sürülmüş;başvurucu,

ileri sürdüğü bu olguları ispatlayacakherhangi bir

bilgi ya da kanıt sunmamıştır. Dolayısıyla başvurucu ileri sürdüğüiddialarını

temellendirememiştir.

33. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması nedeniyle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

i. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

34. Başvurucu suçsuzluğunu kanıtlamak için ileri sürdüğü hiçbir

delilin toplanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür. Bu kapsamda başvurucu bürosunda bulunduğu ileri sürülen

belgeleri yazmış olabilecek polis memurlarının el yazısının alınmadığını,

kendisi hakkında soruşturma açılmasına neden olan M.Y adlı kişinin mahkeme

huzurunda dinlenme taleplerinin reddedildiğini, bürosunda bulunduğu ileri

sürülen zarfın bir polis tarafından arama sırasında savcıya verildiğini gören

ve arama sırasında büroda hazır bulunan üç tanığın dinlenmesi talebinin dikkate

alınmadığını, dava dosyasının yaklaşık bir buçuk yıl boyunca tarafsız olmadığı

Yargıtay kararı ile sabit olan hakimlerin tasarrufuna bırakıldığını, "aramalara gidecek polisler için bize örgütsel

doküman hazırlatılıyor" diyerek savcılığa suç duyurusunda

bulunan başkomiserin duruşmada dinlenilmesi talebinin

reddedildiğini, kendisi hakkında iftira dolu açıklamalarda bulunan M.K. isimli

şahsın iddialarının doğru olmadığına ilişkin anılan şahsın avukatının

dinlenilmesi taleplerinin reddedildiğini, lehine olan delillerin toplanmadığını,

tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğini ileri sürmüştür.

35. Başvuruya konu ihlal iddiasıyla ilgili deliller sunarak

olaya ilişkin iddialarını ve hangi Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkin

açıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını kanıtlama yükümlülüğü

başvuruculara ait olmasına rağmen başvurucu tarafından; yukarıda belirtilen

iddialar soyut şekilde ileri sürülmüş; bu taleplerin hangi celsede ileri

sürüldüğüne ve Mahkemece bu taleplerin hangi sebeplerle karşılanmadığına dair

Anayasa Mahkemesine bir bilgi ya da kanıt sunulmamıştır. Diğer taraftan

başvurucu sorgusu sırasında avukat bulundurulmadığını ileri sürmüşse de bu

iddiasını da temellendirecek herhangi bir bilgi ve belge sunmamıştır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması nedeniyle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Yargılanmanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

37. Başvurucu hakkındaki delillerin tümünün gerçek dışı olduğunu

ve bu delillere dayanılarak karar verildiğini ileri sürmüştür.

38. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır. 6216 sayılıKanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir.

39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

40. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediğine; bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir

şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını

sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi

mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış

eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir

bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir.

41. Somut olayda Derece Mahkemesi esas hakkında karar verirken

başvurucunun evinde ele geçirilen bilgisayar ve disket çözüm tutanakları,

başvurucuya ilişkin iş yeri arama ve tespit tutanağı, başvurucuya ilişkin ev

arama ve tespit tutanağı, başvurucunun iş yerinden elde edilen 11 adet kroki

aslı, başvurucuya ait ajanda içinden elde edilen dökümanlar,iş

yerinde elde edilen ajanda içinde bulunan beyaz zarf içerisinde küçük pelur kağıtlara yazılmış notlar, şifreli notlar ve çözümü

gibi delillere dayanmıştır. Temyiz üzerine Derece Mahkemesinin kararı,

delillerin takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan hüküm, usul ve

kanuna uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtayca

onanmıştır.

42. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde iddiaların özünün, Derece Mahkemesi tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

43. Diğer taraftan başvurucu zamanaşımı dolmasına rağmen

hakkındaki davanın düşürülmediğini iddia etmiştir. Başvurucu bu iddiasını

Yargıtay önünde dile getirdiğini belirtse de bu hususa ilişkin bir bilgi veya

belgeyi Anayasa Mahkemesine sunmamıştır. Başvurucunun Mahkememize sunduğu İlk

Derece Mahkemesinin 23/2/2010 tarihli kararında ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin

onama kararında bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapılmamış vedolayısıyla Derece Mahkemelerinin kararlarında bariz

takdir hatası ile açık keyfîlik bulunmadığı

görülmüştür.

44. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, Derece Mahkemesi

kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

iii. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

45. Başvurucu; soruşturma devam ederkensoruşturmayı

yürüten savcı ve Emniyet Müdürlüğü tarafından basın açıklamalarında

bulunulduğunu, bu suretle soruşturmanın gizliliğini ve masumiyet karinesini

ihlal ettiklerini ileri sürmüştür.

46. Başvuruya konu

ihlal iddiasıyla ilgili deliller sunarak olaya ilişkin iddialarını ve hangi

Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak suretiyle

hukuki iddialarını kanıtlama yükümlülüğü başvurucuya ait olmasına rağmen

başvurucu tarafından yukarıda belirtilen iddialar soyut şekilde ileri sürülmüş;

soruşturma makamlarınca başvurucuyu suçlayıcı ne gibi açıklamalarda

bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ya da kanıt sunulmamıştır. Dolayısıyla

başvurucu iddialarını temellendiremediğinden başvurusunun esasının incelenmesi

imkânı bulunmamaktadır.

47. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması nedeniyle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

iv. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

48. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

49. Başvurucu,

hakkında açılan kamu davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ceza

davalarına ilişkin yargılamaların makul sürede sonuçlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesince

makul sürede yargılanma hakkının adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil

olduğu kabul edilerek bir davadaki yargılama süresinin makul olup olmadığının

tespitinde davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı

belirtilmiş (B.E., B. No:

2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; Ersin Ceyhan,

B. No:2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40) ve bu kapsamda yapılan

incelemeler sonucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik

kararlar verilmiştir (Mehmet Fatih Özdemir,

B. No: 2013/1607, 17/11/2014; Ömer

Çoygun, B. No: 2013/3396, 22/6/2015; Osman Bayrak, B. No: 2013/3803, 25/2/2015).

50. Başvuru konusu olay; Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde

terör örgütü üyesi olmak suçundan açılan ceza davasına ilişkindir. Ceza

muhakemesinde yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken

sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi bir takım tedbirlerin uygulanması anı ya da kamu

davasının açıldığı tarihtir. Somut başvuru açısından bu tarih,başvurucunun gözaltına alındığı 8/1/1999

tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihai

olarak karara bağlandığı tarih olup somut davada bu tarih; Yargıtay 9. Ceza

Dairesince İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün onandığı 26/2/2013 tarihidir

(Ersin Ceyhan, § 35).

51. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla, usule ilişkin haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla

yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da söylenemez. Anılan davaya

bütün olarak bakıldığında somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu 14 yıl 1 ay 18 günlük yargılama

sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

52. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

53. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

54. Başvurucu 500.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın

ödenmesi talebinde bulunmuştur.

55. Başvuruda adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna

varılmıştır.

56. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

57. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin 14 yıl 1 ay

18 günlük yargılama süresi dikkate alındığında yargılama faaliyetinin uzunluğu

sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında başvurucuya net 18.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

58. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800 TL vekalet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası

dışındaki diğer adil yargılanma hakkı iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

4. Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 18.000 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 198,35 TL harç ve 1.800 TL vekalet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Zeki RÜZGAR Vekili : Av. Murat YILMAZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6084, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2013/1607, 17/11/2014; Ömer
  12. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6084
Tarih
6 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Tansu İşler Başvurusu (B. No: 2013/9799)
  • Sinan Işık Başvurusu (B. No: 2013/2482)
  • İpek Deniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1595)
  • Aysun Okumuş ve Aytekin Okumuş Başvurusu (B. No: 2013/4086)
  • Eren Yıldız Başvurusu (B. No: 2013/8035)
  • Korkut Duman Başvurusu (B. No: 2013/7896)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.