İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Korkut Duman Başvurusu (B. No: 2013/7896)

1. Başvuru, hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen

Başvuru No2013/7896Tarih20 Nisan 2016Okuma15 dk · 2.901 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Korkut Duman Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/7896
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.901 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen

karara konu olan İnternet sitesi hakkında uygulanan erişim engelleme tedbirinin

kaldırılmaması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/10/2013 tarihinde Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/12/2013 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 30/5/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

9/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 23/6/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, İsveç'te yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı

olup "www.5posta.org" İnternet sitesinin sahibidir.

9. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı basın bürosunun 24/1/2011

tarihli ve 2011/189 sayılı soruşturması kapsamında26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103. ve 226. maddeleri kapsamına giren görüntü ve

resimlerin adı geçen sitede yayımlandığının Telekomünikasyon İletişim

Başkanlığı (TİB) tarafından bildirilmesi üzerine bu İnternet sitesi için (ekli

listede yer alan alan adları bazında) erişimin

engellenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

10. Anılan İnternet sitesine Türkiye'den erişim, Ankara 6. Sulh

Ceza Mahkemesinin 24/1/2011 tarihli ve 2011/94 Değişik İş sayılı kararı ile

engellenmiştir. Engellemeye gerekçe olarak Mahkeme, söz konusu İnternet

sitesinden alınan içeriklerin 5237 sayılı Kanun'un 226 ve 103. maddeleri

kapsamında kaldığını belirterek 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet

Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen

Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesini göstermiştir.

11. Başvurucu, engelleme kararına karşı Ankara 4. Asliye Ceza

Mahkemesine itirazda bulunmuş ancak Mahkemenin 17/2/2011 tarihli ve 2011/57

Değişik İş sayılı kararı ile itiraz reddedilmiştir.

12. Bundan ayrı olarak başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından 12/5/2011 tarihli ve E.2011/360 sayılı iddianameyle adı

geçen İnternet sitesindeki yayınlar nedeniyle Ankara 7. Asliye Ceza

Mahkemesinde 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinde tanımlanan

"müstehcenlik" suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.

Mahkemenin 21/1/2013 tarihli ve E.2011/747, K.2013/7 sayılı kararıyla

"yasada tanımlanan suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle"

başvurucunun beraatına karar verilmiştir.

13. Mahkemenin beraat gerekçesi şöyledir:

"...Yapılan yargılama, toplanan deliller

ve olayın oluş şekline göre; her ne kadar Türk vatandaşı olan sanık hakkında

İsveç devletinde yukarıda ismi geçen siteyi kurarak müstehcen görüntü ve

yazıların paylaşıma açıldığı, herhangi bir ikaz olmadığı için 18 yaşından küçük

çocukların da doğrudan görüntülere ulaşabildiği, görüntülerde çocukların

kullanıldığı şiddet içeren hayvanlarla yapılan cinsel ilişki animasyonları vb.

gibi görüntülere yer verildiği, bu nedenle sanığın müsnet

suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmışsa da, sanığın sözkonusu

internet sitesini İsveç devletinde kurduğu ve sitenin İsveç kanunlarına ve

denetimlerine göre kurulduğu, internetin doğası gereği her ülkeden erişimin

mümkün bulunduğu, sanığın Türk vatandaşı olması dışında Türkiye'de erişimcilere

herhangi bir uyarı vermeden siteye giriş sağladığının kabul edilemeyeceği,

İsveç kanunlarına tabi olan internet sitesi nedeniyle sırf Türkiye üzerinden

erişim sağlanmasının sanığın sorumluluğunu gerektirmeyeceği anlaşıldığından beraatine..."

14. Mahkeme ayrıca erişim engelleme tedbiri ile ilgili olarak

"daha önceden bu yönde karar

verildiğinden 5651 sayılı yasanın 8/1-a maddesi uyarınca yeniden karar

verilmesine yerolmadığına" şeklinde

karar vermiş, söz konusu karar temyiz edilmeksizin 12/2/2013 tarihinde

kesinleşmiştir.

15. Başvurucu, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda

bulunarak Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararı doğrultusunda

24/1/2011 tarihli kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemenin 14/5/2013

tarihli ve 2011/94 sayılı kararı ile"kararının kesinleşmiş olması ve devamında sanık müdafii

tarafından talebe emsal ve esas gösterilen Ankara 7 Asliye Ceza Mahkemesinin

21/1/2013 tarihli ilamının 2 nolu hükmünde de

mahkememiz kararı kapsamında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar

verilmiş olması ve bu kararında belirtilen şekilde kesinleşmiş olması

karşısında sanık müdafiinin talebi ile ilgili

mahkememizce esastan irdeleme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı"

gerekçesiyle başvurucunun talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına"

karar verilmiştir.

16. Başvurucu, 6. Sulh Ceza Mahkemesinin kararına karşı itiraz

yoluna başvurmuş; itiraz mercii olan Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin

22/8/2013 tarihli ve 2013/306 Değişik İş sayılı kararı ile itiraza konu kararın

"usul ve yasaya uygun"

olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazının reddine karar verilmiştir. Bu karar

başvurucuya 18/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 21/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

1. Başvuruya Konu Web Sitesi

18. Başvuruya konu İnternet sitesine Ankara 6. Sulh Ceza

Mahkemesince Türkiye'den erişimin engellenmesine karar verilmiş olması

nedeniyle DNS IP değiştirme yöntemiyle siteye girildiğinde sitede herhangi bir

içerik bulunmadığı, sadece "Tük Filmleri Full, Canvas

Galllery Art ve Alice 5" gibi farklı sitelere

yönlendirme linklerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

19. TİB tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına site ile

ilgili gönderilen belgeler üzerinden yapılan incelemede başvuruya konu

"http://www.5p...org" yer ve içerik sağlayıcısı bakımından Amerika

Birleşik Devletleri'nde (ABD) faaliyet gösteren bir sitedir.

20. Kişiler tarafından TİB'e yapılan

ihbarlarda söz konusu sitede yazılı ve görüntülü bir biçimde müstehcenlik

suçuna yer ve imkân sağlandığı, suçları önlemeye yönelik önlem alınmadığı ve

doğrudan ulaşılabilecek şekilde suça konu içeriklerin olduğubildirilmiş

ve ekran görüntülerine ilişkin resimler ve içerikler sunulmuştur.

21. Sunulan bu resim ve içerikler üzerindeyapılan

incelemede bazı içeriklere yalnızca "bold"

(sitede sunulan bazı içeriklerin erişimine izin verilen ayrıcalıklı kişiler)

üyeler tarafından ulaşılabileceği, yeni üyeliklerde ancak 18 yaşından büyük

olma koşuluyla bir hesap açılabileceği,bununla

birlikte bazı sayfalarda "+18" ibaresinin de bulunduğu tespit

edilmiştir.

22. Sunulan belgelerde bahse konu web sitesinin "5p...org/tag/cınsel-mutluluk,

5p...org/tag/cınsel-sapikliklar,

5p...org/tag/japon,

5p...org/tag/muhafazakârlık" gibi alt

kategorilerine erişilebildiğinin ve ana sayfa (girişte karşılaşılan sayfa)

bulunmadığı için ancak bu erişimin doğrudan üye olmaksızın mı yoksabir üyelikle migerçekleştiğinin

tespiti mevcut belgelere göre mümkün bulunmamaktadır.

23. İnternet sayfasından alınan resim ve yazılarda müstehcenlik

ifade eden tabirlere, seks oyuncaklarıyla ilgili resim ve yazılara, yaşlarının

küçük olduğu anlaşılan kız çocuklarıyla ilgili ve hayvanlarla cinsel ilişkiyigösteren pornografik nitelikte ögeler içeren gerçek

resimlere ve animasyon resimlerine yer verilmiştir.

B. İlgili Hukuk

24. 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesi şöyledir:

(1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya

sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan

veya dinleten,

b)

Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da

alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen,

söyleten,

c) Bu

ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,

d) Bu

ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden,

satan veya kiraya veren,

e) Bu

ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz

olarak veren veya dağıtan,

f) Bu

ürünlerin reklamını yapan,

Kişi,

altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2)

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya

yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3)

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları

kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin

güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,

çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran

ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4)

Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal

olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri

içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,

depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört

yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para

cezası ile cezalandırılır.

(5) Üç

ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan

veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını

sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin

güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(6) Bu

suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine

hükmolunur.

(7) Bu

madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara

ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında

uygulanmaz."

25. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (1) ve (8) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları

oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak

erişimin engellenmesine karar verilir:

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununda yer alan;

...

2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

...

5) Müstehcenlik (madde 226),

6) Fuhuş (madde 227),

...

(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, erişimin

engellenmesi kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece beraat

kararının bir örneği Başkanlığa gönderilir."

26. 30/10/2007 tarihli ve 2007/26716 sayılı İnternet Ortamında

Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik'in17. maddesinin (1) ve(2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya

yer olmadığı kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı

kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaya yer

olmadığı kararının bir örneğini Başkanlığa gönderir. Başkanlık, karara ilişkin

bilgileri gereği derhal yapılmak üzere elektronik ortamda erişim sağlayıcılara

bildirir.

(2)Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde,

erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece

beraat kararının bir örneği Başkanlığa gönderilir. Başkanlık, karara ilişkin

bilgileri gereği derhal yapılmak üzere elektronik ortamda erişim sağlayıcılara

bildirir"

“…”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 20/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu 5651 sayılıKanun'un 8.

maddesi gereğince beraat kararı verilmesi ile erişim engelleme kararının

hükümsüz kalacağını, bu durumda beraat kararının bir örneğinin ilgili Mahkemece

erişim engelleme kararının kaldırılması için TİB'e

gönderilmesinin gerektiği düzenlemesine rağmen taleplerinin reddedildiğini,

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) göre ifade

özgürlüğünün suçun önlenmesi amacıyla kısıtlanabileceğini, hakkında beraat

kararı verilmesi nedeniyle bu sebebin ortadan kalktığını, uygulanan tedbirin

Anayasa ile yasaklanan sansür niteliğinde olduğunu; Mahkemenin, ret kararının

tedbiri süresiz hâle getirdiğini, ayrıca Mahkemelerin ret kararlarının gerekçesiz

olduğunu, erişim engelleme tedbirinin kaldırılmasına ilişkin başvuruları

karşısında yetkili mercilerin gerekli adımları atmaktan imtina ettiklerini, bu

nedenlerle ifade özgürlüğü ile adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüş; yeniden yargılama ve tazminat taleplerinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince beraat kararı

verilmesi ile erişim engelleme kararının hükümsüz kaldığı ancak beraat

kararının bir örneğinin ilgili Mahkemece erişim engelleme kararının kaldırılması

için TİB'e gönderilmesi gerekmesinerağmen

bunun Mahkemece yerine getirmediğine ilişkin iddiası, Anayasa'nın 36.

maddesinde tanımlananadil yargılanma hakkı kapsamında

kaldığından başvurunun bu çerçevede incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

30. Başvurucu, 5651

sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince beraat kararı verilmesi ile erişim

engelleme kararının hükümsüz kaldığını ancak beraat kararının bir örneğinin

ilgili Mahkemece erişim engelleme kararının kaldırılması için TİB'e gönderilmesinin gerekmesinerağmen

bunun Mahkemece yerine getirmediğini ileri sürmüştür.

31. Bakanlık

görüşünde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun ikincil nitelikte bir

kanun yolu olduğu, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının

öncelikle genel yargı yerlerinde olağan yasa yolları ile çözüme

kavuşturulmasının esas olduğu, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim

mekanizması içinde giderilememesi durumunda bireysel başvuru yoluna

başvurulabileceği, bu çerçevede başvurucunun öncelikle beraat kararının TİB'e gönderilmesi için Mahkemeye bir başvuruda bulunması

gerektiği, Mahkeme tarafından bu talebin reddedilmesi hâlinde böyle bir

başvuruda bulunabileceği, buna ilaveten başvurucunun beraat kararını bizzat

kendisinin de TİB'e iletebileceği oysa bu yola da başvurulmadan

bireysel başvuru yolunun tercih edildiği, bu durumda başvuru yollarının

tüketilmemiş olduğu hususlarına dikkat çekilmiştir.

32. Başvurucu; Bakanlığın görüşlerini kabul etmediğini,

kendisinin mahkemenin hukuksal yanlışlığını düzeltmek gibi bir görevinin

bulunmadığını, bu çerçevede başvurulması gerekli mercilere başvuruda

bulunduğunu ve başvuru yollarını tükettiğini belirtmiştir.

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

34. Başvurucunun iddialarının özü beraat kararı veren Mahkemenin

kanunun kendisine öngördüğü yükümlülüğü yerine getirmediği şikâyetine

dayanmaktadır.

35. Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

36. Sözleşme'nin "Adil

yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir."

37. Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa'nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır.

38. Anayasa'nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü,

diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda

toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme,

haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma

hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada

bulunma hakkını değil yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir

haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).

39. Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6.

maddesinde açıkça kararların icrasından bahsedilmediği için AİHM, mahkemeye

erişim hakkından yola çıkarak yargı kararlarının yerine getirilmesi hakkını

adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul etmektedir. AİHM'e göre mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme

önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme

haklarını da kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması, yargılama sürecini

tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar

uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır (Honsby/Yunanistan, B. No: 18357/91, 19/3/1997, § 40).

40. Bu nedenle yargı kararlarının uygulanması "mahkemeye

erişim hakkı" kapsamında değerlendirilmektedir. Buna göre yargılama

sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli değildir. Ayrıca bu

kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir. Hukuk sisteminde nihai

mahkeme kararlarını, taraflardan birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde

uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler bulunması veya mahkeme kararlarının

icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi hâllerinde "mahkemeye erişim

hakkı" da anlamını yitirir (Ahmet

Yıldırım, B. No: 2012/144, 2/10/2013, § 28).

41. AİHM; kesinleşmiş ve bağlayıcı bir yargı kararının, lehine

karar verilen tarafın zarar görmesine rağmen infaz edilmemesi durumunda

Sözleşme'nin 6. maddesinin teminat altına aldığı mahkemeye erişim hakkının bir

anlam ifade etmeyeceğini vurgulamaktadır. Hangi yargı makamı verirse versin bir

yargı kararının veya hükmünün infaz edilmesi, 6. madde anlamında "dava"nın tamamlayıcı unsuru olarak

değerlendirilmelidir (Burdov/Rusya, B. No: 59498/00, 7/5/2002, § 34).

42. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında bir yargı yerine

ulaşma hakkının sadece teorik olarak bu hakkın tanınmasını değil aynı zamanda o

yargı yerinden alınan nihai kararın icrasına yönelik meşru bir beklentiyi de

koruduğunu kabul etmiştir (Apostol/Gürcistan, B. No: 40765/02, 28/2/2007, §

54).

43. Başvuruya konu "http://www.5p...org"

adlı İnternet sitesi, yer ve içerik sağlayıcısı bakımından ABD'de faaliyet

gösteren bir sitedir. Kişiler tarafından TİB'e yapılan

ihbarlarda söz konusu sitede yazılı ve görüntülü olarak müstehcenlik suçuna yer

ve imkân sağlandığı, suçları önlemeye yönelik önlem alınmadığı ve doğrudan

ulaşılabilecek şekilde suça konu içeriklerin sağlandığının bildirilmesi ve

ekran görüntülerine ilişkin resimler ve içerikler sunulması üzerine Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığınca site hakkında5237 sayılı Kanun'un 103. ve 226.

maddeleri kapsamında soruşturma açılmış ve siteye erişimin engellenmesine karar

verilmesi Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinden talep edilmiş (bkz. § 19) ve 5651

sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) fıkrası gereğince anılan İnternet sitesine

Türkiye'den erişim engellenmiştir (bkz. § 10).

44. Başvurucu hakkında akabinde Ankara 7. Asliye Ceza

Mahkemesinde 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinde tanımlanan suçu işlediği

iddiası ile kamu davası açılmış, Mahkeme "yasada tanımlanan suçu

işlediğinin sabit olmaması nedeniyle" başvurucunun beraatına karar vermiş,

ayrıca erişim engelleme tedbiri ile ilgili olarak ise" daha önceden bu

yönde karar verildiğinden 5651 sayılı yasanın 8/1-a maddesi uyarınca yeniden

karar verilmesine yer olmadığına" karar vermiştir (bkz. § 14). Söz konusu

karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

45. Başvurucu, kesin nitelik kazanan Ankara 7. Asliye Ceza

Mahkemesinin beraat kararı üzerine erişimin engellenmesi kararı veren Ankara 6.

Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak tedbirin kaldırılması talebinde bulunmuştur.

Ancak Mahkeme, kendisi tarafından verilen tedbir kararının itiraz sonucu

kesinleşmiş olduğunu, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen

kararda da kendi kararına atıf yapıldığını ve bu kararın da kesinleşmiş

olduğunu gerekçe göstererek başvurucunun talebiyle ilgili olarak karar

verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucunun itirazı üzerine

Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince bu itiraz ise reddedilmiştir.

46. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,

İnternet ortamında yapılan ve içeriği 5237 sayılı Kanun'da yer alan müstehcenlik,

fuhuş, çocukların cinsel istismarı gibi suçları oluşturduğu hususunda yeterli

şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar

verileceği açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye ek olarak aynı

maddenin (8) numaralı fıkrasında ise kovuşturma sonucunda tedbir kararı

verilmesine neden olan suçlama hakkında beraat kararı verilmesi hâlinde

erişimin engellenmesi kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı, bu durumda

Mahkemece beraat kararının bir örneğinin TİB' e gönderileceği, TİB'in de karara ilişkin bilgileri, gereği derhâl yapılmak

üzere elektronik ortamda erişim sağlayıcılara bildireceği düzenlenmiştir.

47. Başvurucunun sahibi olduğu İnternet sitesine engellenmesine

neden olan içerikle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açtığı

davada Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararı vermesi ve sonrasında

kararın kesinleşmesine rağmen 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (8) numaralı

fıkrası uyarınca karardan bir suretin TİB'e

gönderilmesi gerektiği hâlde bunun Mahkemece yerine getirilmediği görülmekte

ise de başvurucunun bu Kanun hükmü karşısında beraat kararını kendisinin de TİB'e götürmediği, bu konuda bir çaba göstermediği ve

kararın icrasını ilgili idareden istemediği anlaşılmaktadır.

48. Kesinleşmiş Mahkeme Kararlarının makul sürede uygulanmaması

ya da icra edilmemesi adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde ise de (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014, § 53) somut olayda başvuru yapılmış olmasına rağmen

kesinleşmiş beraat kararının TİB tarafından yerine getirilmediğine veya

başvuruya rağmen kararının uygulanmadığına dair bir iddianın ileri sürülmediği

dikkate alındığında başvurunun dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

49. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/4/2016 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Erdal TERCAN

HasanTahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

Korkut DUMAN

Vekili

:

Av. Ayşe

CESUR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7896, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Turan
  14. Cesur
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7896
Tarih
20 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • V.d. Başvurusu (B. No: 2013/1222)
  • Abubekir Perk Başvurusu (B. No: 2013/8325)
  • İdris İsen Başvurusu (B. No: 2013/7171)
  • Hamit Kırboğa ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4059)
  • Yusuf Yaman Başvurusu (B. No: 2013/8908)
  • Sarya Bilmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1712)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.