KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 1966
- Esas No
- 1963/109
- Karar No
- 1966/17
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Karar tarihi:29/3/1966
Resmi Gazete tarih/sayı:16.7.1966/12350
Dâvacı : Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu.
Dâvanın konusu : Temyiz Teşkilâtına dair kanunu tadil eden 5859 sayılı kanundaki başkanların vazife ifa edecekleri dairenin tâyin ve tebdilinin birinci başkanın mütalâası alındıktan sonra Adalet Bakanı tarafından yapılacağına dair hükmün, Anayasa'nın 132. ve 133 üncü maddelerinin derpiş etmiş olduğu mahkeme istiklâli ve hâkim teminatı ile bağdaşmaması hasebiyle Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İNCELEME
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 5/3/1563 gününde yapılan ilk
incelemede, dilekçede Adalet Partisi Büyük Millet Meclisi Grupu adına imzası
bulunan Ali Naili Erdem ve Cahit Okurer'in Grup Başkanı veya Başkan Vekili
olduklarına dair onanlı belgenin ve dilekçede açıklanmayan gerekçenin 2 ay
içinde gönderilmesi için tebligat yapılmasına dair verilen karar üzerine,
tebligata uyularak istenilen belgelerin süresi içinde verildiği ve eksikliğin
tamamlandığı anlaşılmakla 22/5/1963 günlü toplantıda işin esasının
incelenmesine karar verilmiş olduğundan düzenlenen rapor okunduktan ve Anayasa
ile iptali istenen kanunun ilgili maddeleri, gerekçeleri ve görüşme tutanakları
incelendikten, sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE
:
Dâvanın gerekçesinde "Temyiz teşkilâtına dair kanunu tadil eden 5859 sayılı Kanun, başkanların vazife ifa edecekleri dairelerin tâyin ve tebdili birinci başkanın mütalâası alındıktan sonra Adalet Bakanı tarafından yapılır. hükmünü ihtiva etmektedir. Bu hükümlerin Anayasa'nın 132 ve 133 üncü maddelerinin derpiş etmiş olduğu mahkeme istiklâli ve hâkim teminatı ile mümkün değildir. Çünkü hâkimlerin tâyin ve terfileri Adalet Bakanlığının yetkisi dışında bırakılmış olmasına rağmen Temyiz Mahkemesinin İkinci Başkanlarının çalışacağı daireleri Adalet Bakanlığının tâyin etmesi Anayasa'nın 132. ve 133 üncü maddelerine aykırı olduğu gibi Anayasa'nın ruhuna da aykırı görülmüştür." denilmektedir.
Temyiz Mahkemesi Teşkilâtına dair 7 Nisan 1928 günlü ve 1221 sayılı kanunun 5859 sayılı kanunla değişik 5 inci maddesinin 1. ve 2 ci fıkraları şöyledir :
"Yargıtay Birinci Başkanı Genel Kurullara Başkanlık ve bu kurullara mevdu vazifeleri tanzim ve üyeleri dairelere tefrik ve icabında işi nispeten çok olan dairelere diğerlerinden muvakkaten üye sevkeder.
Başkanlarının vazife ifa edecekleri dairenin tâyin ve tebdilini Birinci Başkanın mütalâası alındıktan sonra Adalet Bakanı tarafından yapılır."
İptal dâvası, 5 inci maddenin 2 nci fıkrasında yer alan "Başkanların vazife ifa edecekleri dairenin tâyin ve tebdilinin Birinci Başkanın mütalâası alındıktan sonra Adalet Bakanı tarafından yapılır." şeklindeki hükme yöneltilmiş bulunmaktadır.
Bu fıkraya göre ikinci Başkanların vazife ifa edecekleri dairelerin belli edilmesi ve değiştirilmesi hususu nihaî olarak yürütme organı içindeki Adalet Bakanının vereceği karara bağlı olacaktır. Her ne kadar kanun, bu tâyin ve tedbil işleminin yapılmasından önce Birinci Başkanın mütalâasının alınmasını şart koşmuş ise de burada son ve kesin olarak karar verme yetkisini Adalet Bakanına tanımış olduğuna göre mütalâa müessesesinin hâkim teminatını ve mahkemelerin bağımsızlığı esasını zedeleyen bu kararı önleyecek bir nitelikte olmadığı meydandadır.
Temyiz Mahkemesi Teşkilâtına Dair Kanunun iptali istenen değişik 5 inci maddesinin Anayasa'ya aykırılığını belli edebilmek için Anayasa'nın ilgili hükümlerini gözden geçirmek yerinde olur.
Dâva
dilekçesinin dayandığı Anayasa'nın 132 nci maddesinde; hâkimlerin görevlerinde
bağımsız oldukları, Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre
hüküm verecekleri, hiç bir organ, makam, merci ve kişinin yargı yetkisinin
kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremiyeceği genelge
gönderemiyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamıyacağı, yasama ve yürütme
organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları ve 133 üncü
maddesinde de; hâkimlerin azlolunamıyacağı kendileri istemedikçe Anayasa'da
gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamıyacakları, bir mahkemenin veya kadronun
kaldırılması sebebleri ile de olsa aylıklarından yoksun kılınamıyacakları kesin
ve açık olarak yazılıdır. Anayasa'nın 134 üncü maddesinde ise genel olarak;
hâkimlerin niteliklerinin, atanmalarının hakları ve ödevleri ile meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin değiştirilmesinin mahkemelerin
bağımsızlığı esasına göre kanunla düzenleneceği açıklanmakla beraber 139 uncu
maddesinde; Yargıtay üyelerinin Yüksek Hâkimler Kurulunca, Yargıtay Birinci
Başkanı ile ikinci Başkanlarının Yargıtay Büyük Genel Kurulunca seçileceği
belirtilmiştir. Görülüyor ki, Anayasa Yargıtay üyelerinin Yüksek Hâkimler Kurulunca
seçilmesine 139 uncu madde ile cevaz verdiği halde Yargıtay Başkanlarını seçme
yetkisini Yargıtay Büyük Genel Kuruluna bırakmış bulunmaktadır.
Mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkim teminatı esaslarının gereği olarak bütün hâkimlerin
tâyini ile görevlerinin ve görev yerlerinin değiştirilmesi ve Yargıtay
Üyelerinin seçilmesi yetkisi yürütme organından alınarak yargı organı içinde
teşkil edilecek Yüksek Hâkimler Kuruluna verildiği ve bu suretle yürütme
organının hâkimler hakında herhangi bir tasarrufta bulunabilme yolu kapatıldığı
halde Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kendi yapısı içindeki Yüksek Hâkimler
tarafından seçilen ikinci başkanların vazife ifa edecekleri dairelerin tâyin ve
tebdilinin icra organının yetki alanı içinde kalmasına Anayasa'nın evleviyetle müsaade
etmiyeceği ve Temyiz Mahkemesi Teşkilâtı Kanununda yer alan böyle bir hükmün
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlerin teminatı esasları ile bağdaşamadığından
Anayasa'ya açıkça aykırı düşeceği tabiidir.
Anayasa'nın 7 nci maddesi, yargı yetkisinin Türk Mileti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağından bahseder.
Demekki yargı yetkisinin serbestçe kullanabilmesi için mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı esastır.
Nitekim Anayasa'nın bu konuya ilişkin hükümlerinin gerekçesinde, yargı görevinin bağımsızlığını sağhyacak unsurların başında hâkim teminatı geldiği, hâkimlerin bağımsız olmalarının ise bu teminata kavuşmaları ile mümkün olacağı, bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olmasının hukuk devletinin temel unsurunu teşkil ettiği; bu uygunluğu sağlıyacak makamların da yargı organları olduğu, bu itibarla kazai organların bağımsızlığının bu denetimin ciddiyet ve müessiriyetinin şartı bulunduğu, bu bakımdan hâkimler ve mahkemeler üzerinde her çeşit tesirleri bertaraf edecek hükümlerin Anayasada yer aldığı belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu açıklamaların tümünden çıkan sonuca göre, Temyiz Mahkemesi Teşkilâtına dair kanunun değişik 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan başkanların vazife ifa edecekleri dairenin tâyin ve tebdilinin Adalet Bakanı tarafından yapılacağına dair olan hükmünün, mahkemelerin ve yargı yetkisinin bağımsızlığını ve hâkim teminatını sağlıyan Anayasa'nın 7, 132, 133, 134 üncü ve 139 uncu maddelerine açıkça aykırı düşmesi sebebi ile iptali gerekir.
Başkan Lütfi · Akadlı Başkanvekili Rifat · Göksu Üye Asım · Erkan Üye Şemsettin · Akçoğlu Üye İbrahim · Senil Üye İhsan · Keçecioğlu Üye A. · Şeref Keçecioğlu Üye Salim · Başol Üye Celâlettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Muhittin · Gürün Üye Lütfi · Ömerbaş
Anayasa Mahkemesi, E. 1963/109, K. 1966/17, 29 Mart 1966 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası