KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 1963
- Esas No.
- 1963/317
- Karar No.
- 1963/294
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma
Karar tarihi:13/12/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:10.3.1964/11652
İtirazda bulunan: Maçka Asliye Ceza Mahkemesi
İtirazın konusu : Türk Ceza Kanununun 29/11/1960 gün ve 144 sayılı kanunla değişik 481 inci maddesinin l sayılı bendinde yer alan (266, 267, 268 inci maddelerde beyan olunan haller müstesna olmak üzere) şeklindeki hükümle aynı kanunun 270 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Olay
: Öğretmene gönderdiği mektupla görevinden ötürü (Maddei mahsusa tâyin isnadı
suretiyle hakaret) ettiği iddia olunan sanık hakkında C. Savcılığınca Türk Ceza
kanununun 268 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu dâvası
üzerine Maçka Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada sanığın, isnat
eylediği maddelerin doğruluğunu ispat edeceğini, demokratik düzende ispat
hakkının doğal (tabiî) haklardan bulunduğunu, Anayasa'nın da bu hakkı
tanıdığını ileri sürmesi üzerine; mahkemece 334 sayılı Anayasa'nın 34 üncü
maddesinin ispat hakkını tanıdığı,Türk Ceza Kanununun bunu önleyen 481 inci
maddesinin l sayılı bendindeki (266, 267, 268 inci maddelerde beyan olunan haller
müstesna) ibaresiyle aynı kanunun 270 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı
bulunduğu, memurlar tarafından kasti olarak yapılan yolsuz hareketlerin ortaya
çıkarılmasını Önleyen bu durumun hukuk, ahlâk kuralları ve demokratik ilkelerle
bağdaşamıyacağı belirtilerek Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu ve yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27 nci maddesi
gereğince Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda
vereceği karar öğrenilinceye kadar dâvanın geri bırakılmasına 6/9/1963 gününde
karar verilmiş ve gerekli kâğıt örnekleri mahkememize gönderilmiştir.
İnceleme : Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede başvurma Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun 27 nci maddelerine uygun görüldüğünden esasın incelenmesine dair verilen karar üzerine düzenlenen rapor, Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ve buna ekli yazı örnekleri, Türk Ceza Kanununun 481, 270 inci maddeleri, Anayasa'nın konu ile ilgili hükümleri ve gerekçeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Türk Ceza Kanununun itiraz konusu hükümleri aşağıya alınmıştır.
Madde 481- Geçen maddede beyan olunan cürmün faili beraet etmek için isnat ettiği fiilin sıhhatini veya şayi veya mütevatir olduğunu ispat etmek isterse bu iddiası kabul olunmaz.
Ancak, isnat edilen fiilin hakikat olduğunu ısbat talebi :
l- Tecavüz olunan şahıs bir memur veya kamu hizmeti gören bir kimse olup da 266, 267 ve 268 inci maddelerde beyan olunan haller müstesna olmak üzere, isnat olunan fiil icra ettiği memuriyete veya gördüğü kamu hizmetine taallûk eylediği, ............ ............ ............... ......... .......... ................ .................... ..................... ................. ......... ....................... .................... ....... ............... .................. .................... ....................... ................... ............ .......
takdirde kabul olunur.
Madde 270- Geçen maddelerde muharrer cürümlerin faili hakaret ve taarruz eylediği şahıslara isnat ettiği ef'al ve evsafın şayi ve mütevatir olduğunu isbata kalkışırsa bu talebi kat'iyen kabul olunmaz.
Anayasa'nın 34 üncü maddesi hükmü de şöyledir :
Madde 34- Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret dâvalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ısbat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde isbat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin isbata razı olmasına dağlıdır.
Bakmakta
olduğu bir dâvada uygulayacağı kanun hükümlerini Anayasa'ya aykırı gören
mahkemenin bu konuda bir karar vermek üzere Anayasa Mahkemesine başvuracağı
Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve yargılama Usulleri
Hakkındaki 44 sayılı kanunun 27 nci maddelerinde açıklanmakla birlikte
Anayasa'nın geçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ve sözü geçen 44 sayılı
kanunun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; 27 Mayıs 1960 devrim
gününden 6 Ocak 1961 gününe kadar çıkarılan kanunlar hakkında Anayasa'ya
aykırılık iddiasiyle Anayasa Mahkemesinde iptal dâvası açılamıyacağı gibi,
itiraz yoluyla dahi mahkemelerde Anayasa'ya aykırılık iddiası ileri
sürülemiyeceği belirtilmiştir.
Şu hale göre Anayasa'nın geçici 4 üncü maddesinde açıklanan tarihler arasında çıkarılan kanunlar hakkında iptal dâvası açılamıyacağı gibi itiraz yoluyla dahi aykırılık iddiasında bulunulamıyacağı anlaşılmaktadır. İtiraza konu olan Ceza Kanununun 481 inci maddesi, 29/11/1960 gün ve 144 sayılı kanunla değiştirilmiş olması bakımından sözü geçen geçici 4 üncü maddede gösterilen istisnalar içinde bulunduğu cihetle bu maddede yer alan ve iptali istenen (266, 267, 268 inci maddelerde beyan olunan hükümler müstesna olmak üzere) şeklindeki hükme yöneltilen itirazın reddi gerekir.
Ceza Kanununun 270 inci maddesine yöneltilen itiraza gelince; metni yukarıya alınmış olan 270 inci maddede failin mağdura isnat ettiği ef'al ve evsafın şayi ve mütevatır olduğunu isbata kalkışması halinde bu talebin kat'iyen kabul olunamıyacağı yazılıdır. Anayasa'nın 34 üncü maddesinde ise sanığın isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahip olduğu açıklanmıştır. Kanunda eş anlamda kullanıldığı anlaşılan şayi ve mütevatır kelimeleri dilimizde söylenti, bir haberin ağızdan ağıza dolaşarak yayılması, yaygın olan, yayılmış haber anlamlarına gelmektedir.
Nereden
ve nasıl çıktığının, gerçeğe dayanıp dayanmadığının bilinmemesi sebebiyle şayia,
ve tevatür diye adlandırılan böyle bir söylentinin gerçek, yalan veya yanlış
olması ihtimal içindedir. Şu halde bir hususun şayi ve mütevatir olduğunu ispat
iddiası, o hususun doğruluğunu ispat niteliğinde değildir. Anayasa'nın 34 üncü
maddesinde hakaret cürmü failinin yaptığı isnadın yalnız doğruluğunu ispat
hakına sahip bulunduğu kesinlikle açıklandığına göre mağdura isnat eylediği
ef'al ve evsafın şayi ve mütevatir olduğunu ispata kalkışan failin bu isteğinin
kabul olunamıyacağı hükmünü kapsayan Türk Ceza Kanununun 270 inci maddesinin
Anayasa'ya aykırı bulunmadığı açıkça anlaşıldığından itirazın bu yönden de
reddi gereklidir.
Başkan Sünuhi · Arsan Başkanvekili Lütfi · Akadlı Üye Rifat · Göksu Üye İ. · Hakkı Ülkmen Üye İbrahim · Senil Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Salim · Başol Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Avni · Givda Üye Ahmet · Akar Üye Muhittin · Gürün Üye Lütfi · Ömerbaş Üye Ekrem · Tüzemen
Anayasa Mahkemesi, E. 1963/317, K. 1963/294, 13 Aralık 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası