İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1966/34 K.1967/18

Karar tarihi:15/6/1967

Esas1966/34Karar1967/18Tarih15 Haziran 1967Okuma6 dk · 1.257 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
15 Haziran 1967
Esas No
1966/34
Karar No
1967/18
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.257 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

Karar tarihi:15/6/1967

Resmi Gazete tarih/sayı:26.1.1968/12810

İtiraz eden : Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi.

İtirazın konusu : Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 116. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'nın 14. maddesine ay kırı bulunduğu kanısına varan Mahkeme bu konuda Mahkememizce bir karar verilmesini istemektedir,

İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 9/1/1967 gününde yapılan ilk incelemede Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin itirazda bulunmağa yetkili olduğu kabul edilmiş ve dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla işin esasının incelenmesi için yapılan toplantıda hazırlanan rapor ilgili kanun ve Anayasa hükümleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

GEREKÇE

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 116. maddesi hükmü şöyledir:

(Tevkif edilen kimse mümkün olduğu kadar mahkûmlardan ayrı bir yere konulur ve ayrı bir odada bulundurulur. Mevkuf hakkında ancak tevkif ile gözetilen gayeyi ve tevkifhanenin intizamını temin edecek kadar takyidatta bulunulur. Mevkuf tevkifhanenin intizam ve emniyetini bozmamak ve tevkifkindeki gaye ile uygun olmak şartı ile servet ve vaziyetine göre kendi masrafı ile istirahat ve meşgalesini tanzim edebilir.

Mevkuf tevkifhanede ancak ciddî bir tehlike teşkil ettiği ve bilhassa diğer mevkufların emniyeti için zarurî görüldüğü veya intihara veya kaçmaya teşebbüs ettiği yahut bu hususta hazırlıkta bulunduğu takdirde demire vurulabilir...

Mevkuf duruşmaya bağlı olmayarak çıkarılır.

Bu tedbirler ancak hâkimin kararı ile alınır. Acele hallerde diğer memurlar tarafından bu hususta alınan tedbirler derhal hâkimin tasvibine arzolunur.)

İtiraz eden Mahkeme, ikinci fıkradaki (Demire vurma) tedbirinin eziyet ve işkence niteliğinde olduğunu, Anayasa'nın 14. maddesinin üçüncü fıkrasının eziyet ve işkenceyi yasakladığını, itiraz edilen hükmün bu sebeple Anayasa'ya aykırı bulunduğunu ileri sürmektedir.

C.M.U.K. nun 116/2. maddesinde yazılı nedenlerin bir tedbir ile önlenmesi gereken haller olduğu meydandadır. Ancak, alınacak tedbirin ne suretle uygulanacağının buna karar verecek olan hâkim tarafından bilinmesi de şarttır.

(Demire vurma). Ceza Kanunumuzun kabul ettiği cezalardan hiç birine benzememekte, bunun nasıl uygulanacağı hakkında da yürürlükteki kanunlarımızda bir hüküm bulunmamaktadır.

Eski Ceza Kanununun 19. maddesinde (Kürek, ayaklarında demir olduğu halde hidematı şakkada kullanılmaktadır.) diye tanımlanmış, 20. maddesinde ayakta demir olduğu halde ölünceye kadar ağır işlerde kullanılma "müebbet kürek" ve 21. maddesinde de 3 seneden 15 seneye kadar böyle işlerde kullanılma "muakkat kürek" olarak adlandırılmıştır. Aynî Kanunun 27. maddesi de ayağa demir konulmasını "prangaya vazetmek" diye nitelendirmiştir.

Bugünkü

mevzuatımızda (Demire veya prangaya vurma) cezalan bulunmadığından ve iptali

istenen fıkrada da (Demire vurma) nın nasıl yapılacağı gösterilmediğinden ceza

ve tevkif evlerinde bu tedbirin alınışında değişik usullerin uygulanması ve

uygulama şekli bakımından bu tedbirin İşkence halini alması mümkündür. Nitekim,

itiraz eden Mahkeme, "demire vurma, Askeri Ceza Kanunu ile yürürlükten

kaldırılan 1286 tarihli Askeri Ceza Kanununun pranga - bentlik ve demir -

bentlik cezalarına benzer şekilde, tatbikatta sureti mahsusada hazırlanmış

kalın zincir ve demirlerin tutuklunun elifle ve ayağına geçirilerek tâyin

edilen müddet zarfında bu şekilde kalması suretiyle infaz edilmektedir.

Tutuklu, ekseriya, 20 - 30 kilo hatta daha fazla ağırlıkta bir yükün altında

muayyen müddetini geçirmek zorundadır. Şahıs her türlü ihtiyaçlarını bu şartlar

altında yerine getirecektir." diyerek ve karar veren mahkemenin (Ne

şekilde infaz edileceği meşkuk bir tedbir tâyin ettiğine) de işaret ederek bu

sakıncalı durumu belirtmektedir.

Kaldı ki, 116/2. maddede yazılı hallerde başka tedbirlere başvurulması mümkün olduğundan (Demire vurma) gibi uygulamada eziyet ve işkence niteliğini alabilecek ağır bir tedbirin hem de uygulama şekli gösterilmeksizin bir emniyet tedbiri diye devam ettirilmesi genel ceza esaslarına ve hukuk anlayışına aykırı düşer.

Bu nedenlerle, iptali istenen hükmün Anayasa'nın 14/3. maddesine aykırı olduğu sonucuna çoğunlukla varılmış, Üyelerden Şemsettin Akçoğlu, hükmün Anayasa'nın yalnız 14/3. maddesine değil 33/2. maddesine de aykırı bulunduğunu ileri sürerek gerekçeye bu nedenin de eklenmesini istemişse de çoğunluk bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

1- Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 116. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'nın 14. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bulunduğundan iptaline Üyelerden Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Hakkı Ketenoğlu, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halk Zarbun ve Lûtfi Ömerbaş'ın karşı oylariyle ve çoğunlukla;

2- İptal hükmünün Anayasa'nın 152. maddesinin ikinci ve 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 14/12/1967 gününde yürürlüğe girmesine üyelerden Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Muhittin Taylan ve Muhittin Gürün'ün süre verilmesine yer olmadığı yolundaki karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile 15/6/1967 gününde karar verildi.

Başkan

İbrahim Senil

Başkanvekili

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şemsettin Akçoğlu

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

A. Şeref Hocaoğlu

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai seçkin

KARŞI

OY

Tutukluyu

demire vurmak da tevkif gibi bir usul tedbiridir. Her usul tedbirinin bir

gayesi vardır. Burada gaye dâva münasebetinde unsur olan sanığın Ceza

Mahkemeleri Usulü Kanununun öngördüğü rejim içinde elde bulundurmaktan

ibarettir. Tutuklama tedbirinin alınması ile Devlet sanığın hayatının korunması

ve dâvanın neticelendirilmesî bakımından özel bir sorumluluk yüklenmiş olur.

Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun 116. maddesi ancak "tutuklunun tevkif

evinde ciddi bir tehlike teşkil ettiği, bilhassa diğer mevkufların emniyeti

için zaruri görüldüğü veya intihara veya kaçmağa teşebbüs ettiği yahut kaçmak

hazırlığında bulunduğu takdirde demire vurulabileceğinden" bahseder. Kanun

bu yolda gidilmesi için sebepleri sınırlamış ve tedbir kararının hâkim tarafından

verileceğini hükmünü koymuş ve genel prensiplere göre itiraz yolunu kabul

etmiştir. Bu kararlarda işi Anayasa Mahkemesine getiren hâkimin ileri sürdüğü

gibi cezaî bir nitelik yoktur. Tedbir, ameliyata yatırılan hastanın elinin

kolunun bağlanmasındaki zorunluk kadar gerekli ve başka türlü önlenmesi imkânı

olmayan hallere münhasır bir hâkim Tasarrufudur. Kanunun tayin ettiği amaç

gözönünde tutulunca tedbirinin özünden eziyet ve işkence maksadı bulunduğundan

bahsetmek yersiz bir istidlal olur. Bir kanun hükmünün Anayasa'ya

aykırılığından söz edilebilmek için madde metinin lâfzen veya ruhen Anayasa

hükümlerine karşı geldiğinin bilinmesi gerektir. Uygulayıcının vazifesini

kötüye kullanmasından veya maddenin mücerret böyle bir uygulamaya elverişli

olduğundan ve hele belgelendirilmesi mümkün olmayan geçmişteki olaylardan

bahisle kanunun iptaline gidilmesi Anayasa hükümlerinin yorum metoduna

uymayacağı inancındayız. Kanunların uygulamada meydana çıkan aksaklıklarını

düzeltmek yasama yetkisi çevresine giren bir iştir. Bu bakımdan çoğunluğun

düşüncesine katılmıyoruz.

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Muhittin Gürün

KARŞI

OY YAZISI

Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunun 116. maddesinin ikinci fıkrası iptal edilmiş, böylece (Demire vurma) tedbiri 'kaldırılmış olmakla beraber bu fıkrada belirtilen hallerde dahi aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan tedbirlerin uygulanmasına kanunî bir engel olmadığından ortada 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında açıklanan (Kamu düzenini tehdit edici) nitelikte bir boşluğun söz konusu olmaması gerekir. Bu bakımdan iptal hükmünün karar tarihinde yürürlüğe girmesinde bir sakınca görülmemektedir. Bu nedenle kararın (2) m maralı bendine muhalifiz.

Üye

Halit Zarbun

Üye

A. Şeref Hocaoğlu

Üye

Ahmet Akar

Üye

Fazlı Öztan

Üye

İ. Hakkı Ketenoğlu

KARŞI

DÜŞÜNCE AÇIKLAMASI

Ceza usulünün, tutuklunun demire vurulabilmesine ilişkin 116/2 ncı fıkrası iptal edilmiştir.

Tevkif evinin intizam ve inzibatını sağlamak için bu maddenin birinci fıkrasında demire vurmadan başka tedbirler de vardır.

İptal edilen ikinci fıkranın daha bir müddet yürürlükte kalması için hiç bir lüzum ve gerek yoktur.

Sözü geçen ikinci fıkranın, 44 sayılı Kanunun 50/2 nci maddesi hükmünce karar tarihinde yürürlükten kalkması oyu ile iptal kararının yürürlük tarihinin uzatılmasına dair iki numaralı çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Celâlettin Kuralmen

KARŞI

OY YAZISI

Sayın

A. Ş. Hocaoğlu ve F. Öztan'ın karşı oy yazılarındaki gerekçelere katılıyoruz.

Orada belirtildiği üzere başkaca karşılanamayacak bir zorunluk yüzünden ve o

zorunluk sınırları içinde uygulanmak üzere konul muş bulunan bir tedbir hükmünü

Anayasa'ya aykırı saymak, zorunluğun gücünü tanımamak ve Anayasa'mızda yerine

göre zorunluklara karşı hükümler dahi bulunduğu yollu bir sonucu benimsemek

olur ki bu türlü yorum, değil esnek kuralları kapsaması gerekli anayasalar için

kesin ve sert hükümler kapsayan herhangi bir yasa için bile, kabul edilemez ve

doğru olamaz. Ceza ve tevkif evlerinin genellikle bugün içinde bulundukları

durum, başkaca bir tedbire elverişli değildir. Bu yüzden ya iptal edilen hüküm,

yine uygulanacak ve suç işlenecek yahut bir çok kötü sonuçlar gerçekleşecek ve

bundan hem Devlet için hem adalet için büyük zararlar doğacaktır. Böyle büyük

sakıncalara yer verecek bir yorum, bu yüz den de, benimsenemez.

Bu · nedenlerle çoğunluğun iptal kararına karşıyız. Üye Salim Başol Üye Lütfi · Ömerbaş Üye Recai · Seçkin

Anayasa Mahkemesi, E. 1966/34, K. 1967/18, 15 Haziran 1967 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İnceleme
  4. Gerekçe
  5. Karşı
  6. Oy
  7. Karşı
  8. Oy Yazısı
  9. Karşı
  10. Düşünce Açıklaması
  11. Karşı
  12. Oy Yazısı
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1966/34
Karar No
1967/18
Tarih
15 Haziran 1967

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1967/7 K.1967/19
  • AYM Norm Denetimi E.1963/145 K.1967/20
  • AYM Norm Denetimi E.1967/20 K.1967/21
  • AYM Norm Denetimi E.1967/28 K.1967/27
  • AYM Norm Denetimi E.1967/29 K.1967/28
  • AYM Norm Denetimi E.1963/336 K.1967/29

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.