İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1970/50 K.1971/31

Resmi Gazete tarih/sayı:16.6.1971/13867

Esas1970/50Karar1971/31Tarih16 Mart 1971Okuma11 dk · 2.157 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Mart 1971
Esas Sayısı
1970/50
Karar Sayısı
1971/31
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.157 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:16.6.1971/13867

İtiraz yoluna başvuran : 57. Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesi - MANİSA.

İtirazın

konusu : 1/8/1970 günlü, 13566 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

"21/6/1927 tarih ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun bazı maddelerinin

değiştirilmesi ve bu kanuna bazı geçici maddeler eklenmesi" hakkındaki

27/7/1970 günlü, 1315 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 1111 sayılı Kanuna eklenen

geçici 6. maddedeki "Bu madde uyarınca askerlik hizmetleri süresince Millî

Eğitim Bakanlığınca gösterilen köy ilkokullarında veya Millî Savunma

Bakanlığınca gösterilen Silâhlı Kuvvetler o-kullarında öğretmenlik yapmakla

yükümlü kılman ilk öğretmen okulu mezunu ilkokul öğretmenlerinin firar ve izin

tecavüzü bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine

tabi olmaya devam edeceklerine" ilişkin hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu

Askerî Mahkeme Savcılığınca ileri sürülmüş ve hüküm mahkemece de Anayasa'nın

32. ve 138. maddelerine aykırı görüldüğünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının

151. maddesine dayanılarak Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.

I-

Olay :

1315

sayılı Kanunun 3. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 18/7/1963 günlü, 251 sayılı

Kanun uyarınca 5. Piyade Er Eğitim Tugayında dört ay askerlik ettikten sonra

Gördes'in Boyalı Köyü okulunda er öğretmen olarak görevlendirilen sanığın firar

suçundan Askeri Ceza Kanununun 66/1-A. maddesi gereğince cezalandırılması 57.

Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi Askeri Savcılığının 22/5/1970

günlü, 1970/542-289 sayılı iddianamesiyle istenmiş ve Askerî Mahkemenin

1970/350 esas sayısını alan dâvanın 14/8/1970 günlü duruşmasında askeri

savcının 1111 sayılı Kanuna 1315 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. madde

hükümlerine bağlı ilkokul öğretmenlerinin firar ve izin tecavüzü bakımından

Askerî Ceza ve Askeri Yargılama Usulü Kanunlarına tabi olmaya devam

edeceklerine ilişkin olup söz konusu geçici 6. maddede yer alan hükmün

Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmesi üzerine mahkemece de hüküm Anayasa'nın

32. ve 138. maddelerine aykırı görülerek 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27.

maddesi uyarınca konu ile ilgili belge örneklerinin Anayasa Mahkemesine

gönderilmesine ve duruşmanın geri bırakılmasına karar verilmiştir.

III-

Yasa metinleri :

l- İtiraz konusu hüküm :

27/7/1970 günlü, 1315 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 1111 sayılı Kanuna eklenen ve itiraz konusu hükmü de kapsayan geçici 6. madde (1/8/1970 günlü 13566 sayılı Resmî Gazete'de çıkan metne göre) şöyledir :

"Geçici

Madde 6- 1975 yılı sonuna kadar son yoklamalarda askerliklerine karar

verilenlerden ilk öğretmen okulu mezunu olup Millî Eğitim Bakanlığı

kadrolarında ilkokul öğretmeni olarak çalışanlar Millî Eğitim Bakanlığı emrine

verilirler. Ancak bunlardan lüzumu kadarı Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma

okullarında öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilir. Bunların askerlik

şubelerince şevklerinden itibaren gerek köy ilkokullarından ve gerekse Silâhlı

Kuvvetler okuma-yazma okullarında öğretmen olarak çalışacakları süre içinde

memuriyetleri ile ilişkileri kesilmez. Maaş ve özlük haklarım kendi statüleri

içinde Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden almaya devam ederler. Millî Eğitim

Bakanlığından maaşlarını almaya devam ettikleri bu sürece resmî elbise

giyemezler ve iaşe edilmezler. Bu öğretmenler askerlik hizmetleri süresince

Millî Eğitim Bakanlığınca gösterilen köy ilkokullarında veya Millî Savunma

Bakanlığınca gösterilen Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında öğretmenlik

yapmaya mecburdurlar. Öğretmenlik yapmak istemiyenler ile öğretmen hizmetleri

sırasında usulüne göre öğretmenlik mesleği ile ilişkileri kesilenler geri kalan

hizmetlerini er olarak tamamlamak üzere kıtalara sevk edilirler. Bunların

maaşları kesilir. Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilenler ve Silâhlı Kuvvetler

okuma-yazma okullarında vazife gören öğretmenler firar ve izin tecavüzü

bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmaya

devam ederler. Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında vazife gören

öğretmenler hakkında Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunundaki Silâhlı

Kuvvetlerde çalışan sivil personele ait hükümler uygulanır."

2- Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa maddeleri :

Mahkemenin, itiraz konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki görüşünü desteklemek üzere ileri sürdüğü Anayasa'nın 32. ve 138. maddeleri ve konuyu ilgilendiren 60. madde aşağıdadır :

"Madde 32- Hiç kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarına sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."

"Madde 138- Askerî Yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçlarıyla, bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait dâvalara bakmakla görevlidirler.

Askeri mahkemeler, asker olmayan kişileri, ancak özel kanunda belirtilen askerî suçlarından dolayı yargılarlar.

Askerî mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.

Askerî mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması şarttır.

Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetinin gereklerine göre özel kanunla düzenlenir."

"Madde 60- Yurt savunmasına katılma, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu ödev ve askerlik yükümü kanunla düzenlenir."

IV-

İlk inceleme:

Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 26/11/1970 gününde Lûtfi Ömerbaş, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Avni Givda, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recaî Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşılmış ve itirazın kapsamı üzerinde durulmuştur.

Anayasanın 151. maddesine göre bir mahkeme ancak bakmakta olduğu dâvada uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebilir. Bu hükmün bir benzeri de 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesinde vardır.

1315

sayılı Kanunun 2. maddesiyle 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddede firar

ve izin tecavüzü bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunları

hükümlerine tabi olmaya devam edecekleri belirlenen öğretmenler iki kümede

toplanmaktadır. Bunlardan birincisi Milli Eğitim Bakanlığı emrine verilenler,

ikincisi Silâhlı Kuvvetler okuma - yazma okullarında vazife görenlerdir. İtiraz

yoluna başvuran mahkemenin elindeki dâvada firar suçunun sanığı Silâhlı

Kuvvetler okuma -yazma okullarında görevli değil, Millî Eğitim Bakanlığı emrine

verilmiş bir öğretmendir. Öyle olunca da mahkemenin itiraz konusu hükmü

"Silahlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında vazife gören öğretmenler"

yönünden Anayasa Mahkemesine getirmeğe yetkisi yoktur.

Bu nedenle işin esasının, söz konusu geçici 6. maddenin mahkemenin uygulama durumunda bulunduğu (Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilenler ............ firar ve izin tecavüzü bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmağa devam ederler.) hükmü ile sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V-

Esasın incelenmesi:

İtirazın esasına ilişkin rapor, 57. Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 18/8/1970 günlü 1970/1208-350 sayılı yazısına bağlı gerekçeli karar ve ekleri, Anayasaya aykırılığı ileri sürülen hüküm, (sınırlama kararı çerçevesi içinde), Anayasaya aykırılık görüşüne dayanaklık eden Anayasa maddeleri; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

"Yurt

savunması" ve "askerlik" kavranılan bugün 1111 sayılı Askerlik

Kanununun çıkarıldığı 1927 yılına ve hattâ Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet

Kanununun kabul edildiği 4/1/1961 gününe göre değişmiş ve gelişmiş

bulunmaktadır. Yeni savaş usul, araç ve gereçlerinin daha düşük oranda fakat

daha ileri nitelikte insan gücünü ve Silahlı Kuvvetlere katılacaklarda ortalama

bilgi seviyesinin yüksek tutulmasını gerektirmesini; nüfusun artması ve her yıl

askerlik çağma giren yurttaş sayısının çoğalarak ihtiyacın üstüne çıkması;

askerlik yükümünü yerine getirecek büyük kitlelerin gerek Devletçe bakılıp

beslenmesinin gerekse bunların iş ve çalışma alanlarından uzak kalmalarının

ülke ekonomisi üzerindeki etkileri, iktisadî darlıkların yurt savunmasında da

güçlüklere yol açabilmesi gibi çeşitli sorunlar Kanun Koyucuyu bu konuda yeni

düzenlemelere gitmek zorunda bırakmıştır.

27/7/1970

günlü, 1315 sayılı Kanun hükümleri bu düzenlemelerden birini oluşturmaktadır.

1111 sayılı Askerlik Kanununun 1315 sayılı Kanunla değişik 10. maddesinin

getirdiği askerlik yükümüne tabi tutulma esaslarına göre her celp yılından önce

o yıl silâh altında bulundurulacak er ve erbaş sayısı Genelkurmay Başkanının

teklifi üzerine Millî Savunma Bakanlığınca saptanacak; o yıl askere alınacaklar

saptanan sayıdan fazla ise Silâhlı Kuvvetlerde ihtiyaç duyulan miktar kadar

yükümlü, kura çekilmek yoliyle asker edilecek; barışta ihtiyaç fazlalarının

askerlik yükümü yurt savunması ve kalkınması ile ilgili konularda yetiştirilme

veya görevlendirme veya yurt savunmasına ve kalkınmasına katkıda bulunma

ödevlerinden biri veya bir kaçı olarak ayrı kanunla düzenlenecek, bunların

savaşta görevlendirilme esasları da aynı kanunda belirtilecektir.

1111 sayılı Kanuna yine 1315 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddeye göre ise yukarıda sözü geçen kanuna ilişkin tasarının 1315 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 1/8/1970 den başlayarak bir yıl içinde Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine yollanması gerekmektedir. 27/7/1970 günlü, 1316 sayılı Kanun da yeni ihtiyaç ve görüşlere göre 6/6/1927 günlü, 1076 sayılı Yedeksubaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa bir takım değişiklikler getirmiştir.

"Askerlik"

kavramına 1315 sayılı Kanunun getirdiği değişikliklerle kazandırılan yeni anlam

ve kapsam karşısında artık bu kavramı yurt savunmasının çeşitli yönleri ele

alınmadan yalnızca 211 sayılı Kanunun askerliği "Türk Vatanını, istiklâl

ve Cumhuriyetini Korumak için harp sanatını öğrenmek ve yapmak yükümü"

olarak tanımlayan 2. maddesinin dar çerçevesi içinde değerlendirmeğe olanak

yoktur. Askerlik yükümünün baş ereğinin 211 sayılı Kanunun 2. maddesinde

belirlendiği gibi olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte gerektiğinde yükümün

yurt savunması bakımından bununla eşdeğerde alanlara aktarılması

düşünülebilmelidir. Konuyu açıklığa kavuşturmak için şu noktanın da

belirlenmesinde yarar vardır : Kanunla konulmuş bir hizmet yükümünün askerlik

sayılıp sayılamıyacağını saptamak üzere yapılacak bir yorumlamada yalnızca

hizmet sırasında harp sanatının öğretilip öğretilmediği, resmî elbise giyilip

giyilmediği yahut yükümlünün Devletçe bakılıp bakılmadığı gibi ölçülerle

yetinilmesi yeterli değildir. Burada asıl önemli olan kanun koyucunun yükümlü

ne erekle koyduğu ve nasıl niteliğidir. Anayasada yurt savunmasına katılmaya ve

askerlik yükümüne ilişkin herhangi bir açıklama ve sınırlama bulunmadığı ve

yurt savunmasına katılma ödevi ile askerlik yükümünün kanunla düzenleneceğinin

belirlenmesile yetinildiği unutulmamalıdır.

1111

sayılı Kanuna 1315 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. maddeye gelince : Özellikle

ülkenin büyük ve hayatî bir sonucu olan ve ileride asker edilecek yurttaşların

bilgice askerliğin yeni gerek ve zorunluluklarını karşılayabilecek biçimde

yetiştirilmeleri ile de ilgili bulunan köy öğretmeni darlığına 1975 yılı sonuna

kadar sürecek bir çözüm yolu getirdiğini gördüğümüz bu madde bugün için bir

yenilik sayılamaz. Çünkü 26/7/1963 gününde yürürlüğe giren 18/7/1963 günlü, 291

sayılı Kanunun 1. maddesiyle 1111 sayılı Askerlik Kanununa eklenen geçici 1.

maddede aynı hüküm yer almakta idi. İki madde arasındaki ayırım eskiden

öğretmenler dört ay süreli er temel ve ihtisas eğitimi görmekle yükümlü

tutulurlarken yeni düzenlemede bu eğitimden vazgeçilmiş olmasından ibarettir.

Geçici

6. maddede, bu madde uyarınca köy ilkokullarında veya Silâhlı Kuvvetler okuma -

yazma okullarında öğretmenlik edenlerin bu hizmetlerini nitelendirmeye

yarayacak açıklamalara yer yer rastlanmaktadır. Bir kez maddenin başında

"1975 yılı sonuna kadar son yoklamalarda askerliklerine karar

verilenlerden ilk öğretmen okulu mezunu olup Millî Eğitim Bakanlığı

kadrolarında ilkokul öğretmeni olarak çalışanlar" deyimi vardır. "Son

yoklamada askerliğine karar verilmiş olmak" durumu yükümlü ile askerlik

hizmeti arasındaki bağlantıyı oluşturur. Yine maddede yer alan "Bu öğretmenler

askerlik hizmetleri süresince Millî Eğitim Bakanlığınca gösterilen köy

ilkokullarında veya Millî Savunma Bakanlığınca gösterilen Silâhlı Kuvvetler

okuma - yazma okullarında öğretmenlik yapmaya mecburdurlar, öğretmendik yapmak

istemiyenler ile öğretmen hizmetleri sırasında usulüne göre öğretmenlik mesleği

ile ilişkileri kesilenler geri kalan hizmetlerini er olarak tamamlamak üzere

kıt'alara sevk edilirler." hükümleri bu hizmetin askerlik hizmeti ile

eşdeğerde tutulduğunu, başka bir deyimle askerlik yükümünün mecburî öğretmenlik

yoliyle yerine getirtilmek istendiğini belli etmektedir.

Madde

metninden bu madde kapsamına giren öğretmenlerin askerlik şubelerince

sevkedilecekleri de anlaşılmaktadır. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 1315 sayılı

Kanunun 1. maddesiyle değiştirilen 5. maddesine göre muvazzaflık hizmeti

yükümlünün askerlik şubesince sevkedilmesi tarihinden başlar ve bu .kanunun

tespit ettiği esaslar dışında veya muvazzaflık hizmetini yapmadıkça hiçbir fert

askerlik çağından çıkarılamaz. Geçici 6. madde ile öngörülen mecburî

öğretmenliğin muvazzaf askerlik hizmetinin karşılığı olarak düşünüldüğü şu

hükümlerle de ortaya çıkmaktadır. Öte yandan bunların hizmet süresini asker

edilmeden önceki kendi esas öğretmenlik görevlerinin bulunduğu yerde

geçirmeleri de söz konusu değildir; Millî Eğitim Bakanlığınca gösterilen

köylere gitmek zorundadırlar. Şu duruma göre hizmeti bırakmalarının yalnızca

istifa etmiş sayılmak gibi bir sonucu doğurması ve başkaca yaptırımı

gerektirmemesi bu bakımdan da düşünülemez.

Maddede

"Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilenler ve Silâhlı Kuvvetler okuma -

yazma okullarında vazife gören öğretmenler firar ve izin tecavüzü bakımından

Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabidirler."

denilmeyerek ".......... tabi olmaya devam ederler." deyiminin

kullanılmış olmasının da üzerinde durulmayı gerektirici bir önemi vardır. Bu

deyiş biçiminden çıkan anlam ancak şu olabilir: Son yoklamada askerliklerine

karar verilmiş ve Millî Eğitim Bakanlığı emrine veya Silâhlı Kuvvetler

okuma-yazma okullarına verilerek askerlik şubelerince sevkedilmiş ve askerlik

hizmetine öğretmen olarak başlamış kimselerin firar ve izin tecavüzü bakımından

Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunları hükümlerine tabi olmaları

olağandır. Ancak geçici 6. maddede bunların aylıklarım ve özlük haklarını Millî

Eğitim Bakanlığından alacakları, resmî elbise giyemeyecekleri ve iaşe

edilemiyecekleri hükme bağlandığına göre askerî yargı ile olan bağlantılarım

sürdürüp sürdüremeyecekleri konusunda duraksamaya düşülmesi olasılığını

gözönünde tutan Kanun Koyucu bu gibilerin "firar ve izin tecavüzü bakımından

Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmaya devam

edeceklerini" açıklamayı gerekli görmüştür.

Geçici 6. madde kapsamındaki askerlik yükümüne muadil mecburî öğretmenliğin yalnız firar ve izin tecavüzü bakımından askerî yargının etki alanına sokulmasiyle yetinilmesinin öğretmenliğin ve hizmet yerlerinin özellikleri gereğinden ileri geldiği ortadadır.

Yukarıdan beri açıklananlarla ortaya çıktığı üzere 1111 sayılı Kanuna 1315 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. maddenin öngördüğü mecburî öğretmenlik askerlik yükümünün gereği ve bu yükümün değişik bîr uygulama alam olarak kanunda yer almış bulunduğundan bu öğretmenlerden "Millî Eğitim Bakanlığı enirine verilenlerin firar ve izin tecavüzü bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunları hükümlerine tabi olmaya devam etmeleri" ne ilişkin hükmün Anayasa'nın ne 32. ve 138. maddelerine ne de başka ilkelerine aykırı yönü yoktur, itirazın reddi gerekir.

V-

Sonuç :

"21/6/1927 tarih ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı geçici maddeler eklenmesi" hakkındaki 27/7/1970 günlü, 1315 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin, sınırlama kararı uyarınca incelenen "Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilenlerin firar ve izin tecavüzü bakımından Askeri Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmaya devam edeceklerine" ilişkin hükmünün Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 16/3/1971 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Hakkı Ketenoğlu

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Şahap Arıç

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Kâni Vrana

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1970/50, K. 1971/31, 16 Mart 1971 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Iıı-
  5. Iv-
  6. V-
  7. V-
  8. H. Boyacıoğlu

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1970/50
Karar No
1971/31
Tarih
16 Mart 1971

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1971/18 K.1971/32
  • AYM Norm Denetimi E.1970/57 K.1971/33
  • AYM Norm Denetimi E.1970/61 K.1971/35
  • AYM Norm Denetimi E.1971/23 K.1971/34
  • AYM Norm Denetimi E.1971/2 K.1971/36
  • AYM Norm Denetimi E.1971/5 K.1971/40

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.