İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1971/40 K.1971/82

Esas sayısı:1971/40

Esas1971/40Karar1971/82Tarih23 Aralık 1971Okuma24 dk · 4.822 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/40
Karar No
1971/82
Karar tarihi
23 Aralık 1971
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.822 kelime·24 dk okuma·28 bölüm

Esas sayısı:1971/40

Karar sayısı:1971/82

Karar günü:23/12/1971

Resmi Gazete tarih/sayı:23.5.1972/14194

İstemde bulunan : Danıştay Beşinci Dairesi

I-

İSTEMİN KONUSU

Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzon'da bir üniversite kurulması hakkındaki 6594 sayılı Kanunun geçici l. maddesi ve anılan kanunun geçici 2. maddesini değiştiren 336 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile, 6594, 336 ve 535 sayılı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında 871 sayılı Kanunun 1. maddesi hükümlerinin Anayasa'nın 120. maddesine aykırı buldukları yolundaki iddianın ciddi olduğu kanısı ile bu maddelerin iptallerine karar verilmesi istenilmiştir.

II-

OLAY

İzinsiz ve özürsüz olarak görevi başına dönmemesi nedeniyle Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulunun karan ile işten el çektirilmiş sayılan bir Trabzon Teknik Üniversitesi doçentince komisyon kararının iptali istemi ile Danıştay'da açılan dâvada anılan kararın hukukça dayanağı olan yukarıda konu bölümünde yazılı yasa kurallarının Anayasa'nın üniversite özerkliğine ilişkin 120. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş, dâvaya bakmakta olan Danıştay Beşinci Dairesi de aykırılık savının ciddî olduğu kanısına vararak bu kuralların iptallerine karar verilmek üzere Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

IV-

İTİRAZ KONUSU KURALLAR

1- Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir üniversite kurulması hakkındaki 20/5/1955 günlü, 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi (Düstur 3. Tertip, Cilt 36, Sayfa 1499) : .

Muvakkat Madde l- Bu kanunun üçüncü maddesi gereğince hükmi şahsiyet iktisab edinceye kadar, Karadeniz Teknik Üniversitesi tedris elemanları 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki derece ve selâhiyeti haiz zevat arasından Maarif Vekilliğince tayin olunur.

Bu Üniversitede bu devre zarfında diğer hususat için benzeri fakültelerin mevzuat, program, nizamname ve talimatnameleri tatbik edilebilir.

2- Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir Üniversite kurulması hakkındaki 6594 sayılı Kanuna ek 19 Eylül 1963 günlü, 336 sayılı Kanunun geçici l- maddesi (Düstur 5. Tertip, Cilt 2, sayfa 2036) ;

Geçici Madde l- 6594 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir :

Tüzel kişilik kazanıncaya kadar; Karadeniz Teknik Üniversitesinin başında aylıklı profesörlerden, Millî Eğitim Bakanının teklifi üzerine müşterek kararla tayin edilen bir rektör; fakültelerin başında da aylıklı profesörlerden Millî Eğitim Bakanınca tayin edilen birer dekan bulunur.

3- 20 Mayıs 1955 tarihli ve 6594 sayılı, 19 Eylül 1963 tarihli ve 336 sayılı, 16 Şubat 1965 tarihli ve 535 sayılı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında 22 Mayıs 1967 günlü, 871 sayılı Kanunun 1. maddesi ( 5. Tertip Düstur, Cilt 6/2, sayfa 2033) :

Madde l- 20 Mayıs 1955 tarihli ve 6594 sayılı Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir üniversite kurulması hakkında Kanunun 2. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir :

Bir fakültenin kuruluşunun tamamlanması; o fakültenin kadrosunda, Profesörler Kurulunu teşkil edecek aylıklı en az 6 profesörün bulunmasına bağlıdır.

V-

İTİRAZA DAYANAK OLAN ANAYASA MADDESİ

İtirazda dayanılan Anayasa'nın 120. maddesi (20/9/1971 günlü 1488 sayılı Anayasa değişikliğine göre Resmî Gazete, 22/9/1971 günlü 13964 sayılı) :

Madde 120- Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur, Üniversiteler, özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Üniversite özerkliği, bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik, üniversite binalarında ve eklerinde suçların ve suçluların kovuşturulmasına engel olmaz.

Üniversiteler, Devletin gözetimi ve derelimi altında, kendileri tarafından seçilen organları eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır.

Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra hükümleri saklıdır.

Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.

Üniversitelerin kuruluşu ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri, üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri ve üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine ve kalkınma planı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla düzenlenir.

Üniversitelerin bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak yürürlüğe konulur ve denetlenir.

Üniversitelerle onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim hürriyetlerinin tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca giderilmemesi halinde Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu kararını hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi Bileşik Toplantısının onamasına sunar. Hangi hallerin el koymayı gerektireceği, el koyma kararının ilân ve uygulama usulleri ile süresi ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir.

VI-

İLK İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ve Muhittin Tayları, Avni

Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet

Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kâni Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün,

Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katıldıkları 12/10/1971 günlü ilk

inceleme toplantısın da; dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin

esasının Danıştay 5. Dairesinin dâvada uygulayabileceği tek hüküm olan 6594

sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlandırılarak incelenmesine,

Muhittin Taylan, Sait Koçak, Şahap Arıç, Recai Seçkin ve Muhittin Gürün'ün 871

sayılı Kanunun 1. maddesinin ve Muhittin Taylan, Recai Seçkin, Ziya Önel, Kani

Vrana ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun 336 sahalı Kanunun seçici 1. maddesinin dahi

mahkemenin dâvada uygulayacağı hükümlerden bulunması dolayısiyle Anayasa'ya

uygunluk denetimine konu olması gerektiği yolundaki karşıoylariyle ve oy

çokluğu ile karar verilmiştir.

Danıştay'daki dâvada davacı öğretim üyesi, kendisinin görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin kararın Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulunca verilemiyeceği ilkesine dayanarak bu kararın iptalini istemiştir. İptali istenen idari kararın dayanağı ise bu kararı" metninden ve Danıştay'da açılan dâvaya ilişkin dilekçedeki açıklamalardan anlaşıldığı üzere 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca Karadeniz Teknik Üniversitesinin tüzel kişilik kazanmasına değin bu Üniversitede öğretimle görevlendirilecek kişilerin Millî Eğitim Bakanlığınca atanacağı kuralıdır.

Gerçekten,

Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulunun 14/1/1970 günlü, 404.1/27 sayılı

kararında, "Karadeniz Teknik Üniversitesinde öğretimle

görevlendirileceklerin atanmaları yetkisinin 6594 sayılı Yasanın geçici 1.

maddesi uyarınca Millî Eğitim Bakanlığına tanınmış bulunmasına ve bir görevliyi

atamaya yetkili olan yerin onun görevden çıkarılmasına veya çıkmış sayılmasına

karar vermeye dahi yetkili bulunduğu idare hukukunun ilkelerinden olmasına göre

Disiplin komisyonunun bu işte kendisini görevli gördüğü ve 4936 sayılı

Üniversiteler kanununun 46. maddesinin ikinci fıkrasının C bendi gereğince

ilgilinin işten çekilmiş sayılmasına karar verdiği açıklanmıştır. Karadeniz

Teknik Üniversitesinin kuruluşunu düzenleyen 6594 sayılı Yasa ile bunun

değiştirilmesine ilişkin yasalarda disiplin konusunda herhangi bir kural da

yoktur. Bu söylenilenlere göre işten çıkmış sayılma konusundaki Millî Eğitim

Bakanlığı Disiplin Kurulu kararının hukuksal dayanağı, 6594 sayılı Yasanın

atama işleminde Millî Eğitim Bakanlığının yetkili bulunduğunu belirleyen geçici

1. maddesi kuralıdır ve Danıştay 5. Dairesi elindeki dâvada bu kuralı uygulama

durumundadır. Ayrıca bu kural, Danıştay 5. Dairesinin bakmakta olduğu dâvada

uygulayacağı tek kuraldır. Nitekim bu kural Anayasa'ya aykırı sayılıp iptal

edilirse Danıştay'daki iptal dâvasına konu olan Disiplin Kurulu kararı hukuk

dayanağından yoksun kalacaktır. Demek ki mahkemenin iptalini istediği yasa

kuralları içinden yalnızca bu kuralın iptali dâvayı çözmesi için yeterli

olacaktır. Şu durum karşısında Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca

Danıştay 5. Dairesi yalnızca anılan maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine

başvurulabileceğinden esasa ilişkin inceleme bu madde ile sınırlı olarak

yapılmalıdır.

VII-

ESASIN İNCELENMESİ

Esasa ilişkin rapor, sınırlandırma kararında anılan Yasa kuralı, Anayasa'nın ilgili maddesi, gerek Anayasa gerekse yasa metinlerine ilişkin vahama belgeleri ve konu ile ilgili öteki metinler incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Dâvada incelemenin Anayasanın 120. Maddesinin hangi metnine göre yapılacağı sorunu :

Gerek

Danıştaydaki dâvanın açıldığı gerekse Danıştayın konunun incelenmesi için

Anayasa Mahkemesine başvurduğu günde (22/7/1971-de) Anayasanın 120. maddesinin

eski metni yürürlükte iken davanın esasının incelenmesi sırasında Anayasa'nın

20/9/1971 günlü 1488 sayılı Anayasa Değişikliğine ilişkin Yasa ile 120. maddesi

değiştirilmiş bulunmaktadır. Şu durum karşısında Anayasa Mahkemesince incelenen

bu dâvada ilk önce Anayasanın 120. maddesinin hangi metnine göre incelemenin

yapılması gerektiğimin tartışılması zorunluğu vardır. Anayasa koyucu Anayasanın

herhangi bir kuralında değişiklik yapmayı gerekli görmüş ise değişikliğin

yürürlüğe girmesinden sonra yeni kuralın uygulanmasını islemiş demektir.

Anayasa değişiklikleri kamu düzenini ilgilendiren değişiklikler olduğu için

bunların yürürlüğe girmelerinden sonra karara bağlanacak dâvalarda

uygulanmaları, kuraldır. Bu kurala ayrık durum sayılabilecek birtakım olayların

söz konusu edilip edilemiyeceği ayrıca tartışmaya değer bir yöndür. Anılan

kuralı bu dâvada uyguladığımızda Anayasaya aykırılık sorununun, Anayasalın 120.

maddesinin yeni metnine göre çözülmesi gerektiği görülür.

2- Anayasa'nın değişik 120. maddesinin üniversite öğretim üyelerinin atanması ve görevden uzaklaştırılması bakımından bir değişiklik getirip getirmediği ve inceleme konusu kuralın Anayasaya aykırılığı sorunu :

120. maddenin eski metinine göre Üniversiteler bilimsel ve idari özerkliği sahip kamu tüzel kişileridir; üniversiteler kendilerince seçilen yetkili öğretim üyelerinden kurulu organları eliyle yönetilir ve üniversite organları, Öğretim üyeleri ve yardımcıları üniversite dışındaki makamlarca görevlerinden uzaklaştırılamazlar; üniversiteler, kendi kendilerini denetlerler.

Anayasanın 120. maddesinin yeni metinine göre Üniversiteler özerkliğe şahin kamu tüzel kişileridir; üniversite özerkliği Anayasa'nın bu maddesinde bildirilen kurallar içinde uygulanır; üniversiteler Devletin gözetim ve denetimi altında kendilerince seçilen organları eliyle yönetilir. Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca görevlerinden uzaklaştırılamazlar; ancak Bakanlar Kurulunun üniversite yönetimine el koyması durumuna ilişkin kurallar sakladır.

Anayasa

değişikliğine ilişkin gerekçede açıklandığı üzere yeni metinlerle 1961

Anayasasının temel ilkelerinde yapılması ereği güdülmüş değildir. Bu yorumda

gözönünde tutulacak önemli bir yöndür. Yeni metinde yönetimsel ve bilimsel

özerklik denilmeyip yalnızca üniversitelerin özerkliğinden söz edilmekte ise de

bu özerkliğin hem yönetimsel, hem de bilimsel özerklik olduğu, ancak, maddede

gösterilen kayıtlar altında uygulanacağı yeni maddenin tümünden açıkca

anlaşılmaktadır. Yeni maddenin dördüncü fıkrasında üniversite organlarının

öğretim üyeleri ve yardımcılarının üniversite dışındaki makamlarca her ne

suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamıyacağı kuralı dahi korunmuş

bulunmaktadır.

Bir

de değişik 120. maddenin beşinci fıkrasında yasa ile düzenlenecek yönler

belirlenirken "öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş

bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi" esaslarından söz edilerek

üniversite öğretiminin özgürlük ve güvenlik içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji

isterlerine, başka deyimle bilimin özgür ve mesnel ölçülerine göre

gerçekleştirileceği kesinlikle açıklanmıştır. Öğrenim ve öğretimin özgürlük ve

güvence içinde ve çağdaş biliminin gerekleri uyarınca yapılabilmesi, herşeyden

önce üniversitede yönetim özerkliğinin bulunmasına bağlıdır; gerçekten

üniversite siyasal güçlerin ya da birtakım çıkar topluluklarının etkisi altında

bırakılmış ise artık çağdaş bilimin gereklerine göre öğrenim ve öğretim

yapılmasından söz edilemez.

Üniversitelerin

kendilerince seçilen organları eli ile yönetilmesi ilkesi, kural olarak

üniversite görevlilerinin üniversitelerin yetkili organ veya yerlerince

atanabilmesi yetkisini de kapsar; çünkü bir kuruluşun çalışmalarının

yürütülmesi demek olan yönetim, niteliği gereği o örgütün görevlilerini başka

deyimle onu işletecek kimseleri atama, işten çıkarma işlemlerini dahi zorunlu

olarak içerir. Ancak, başka bir kuruluşa az veya çok bağlı olan örgütlerde üst

kurulusun kendisine bağlı olan kuruluştaki görevlilerin hepsini veya bir

bölüğünü atama ve işten çıkarma yetkisi söz konusu olabilir ise de Anayasanın

değişik 120. maddesi kuralları, üniversiteleri her hangi bir yere bağlı birer

örgüt olarak düzenlemeyi erek edinmiş olmadığı için üniversitelerin bakanlığa

veya hükümete bağlı birer örgüt sayılarak üniversite görevlilerinin bakanlıkça

atanması veya bakanlığın şu veya bu biçimde atama işleminde etkili olması

yetkisi kabul edilemez.

Üniversite

yönetiminin Devlet gözetim ve denetimine bağlanmış olmasıyle Hükümetin bu

yönetim üzerinde etkili olmasının erek edinildiği dahi ileri sürülemez; çünkü

gözetim ve denetim, özellikle özerk bir örgüte ilişkin olursa, kuruluşun ancak

belli kurallara bağlı bir düzen içinde islemesini sağlamaya yönelmiş bir

yetkiler bütününü anlatır; o kuruluşun yönetimine şu veya bu biçimde el atma ve

onu gözetim ve denetim yetkisinin kullananın iradesine göre çalışmaya zorlama

yetkisini karışamaz. Değişik 120 madde, bir yandan özerkliği öte yandan öğretim

ve öğrenimin özgürlük ve güvence içinde çağdaş bilim ve teknoloji isterlerine

uygun olarak yürütülmesini sağlamayı öngördüğüne göre Devlet gözetim ve

denetimin ereği, yalnızca anılan ilkelerin gerçekleşmesi yolundan sapmaları

önlemek ve bu ilkelerle bağdaşmayan tutumları engellemek olabilir. Kaldı ki

Anayasa'nın değişik 120. maddesinin son fıkrasında Bakanlar Kurulunun belli

üniversite veya üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların yönetimine el

koymasından söz edilmişken ikinci fıkrasında Hükümetin değil, devletin gözetim

ve denetiminden söz edilmekte bulunmasının anlamı vardır ki buna dayanılarak bu

denetim ve gözetimin siyasal gücün veya çıkar çevrelerinin etkisi dışında

tutulabilecek bir organ eliyle gerçekleştirilmesi gerektiği görüşü

savunulabilir. Şurası da dikkate değer ki Anayasa'nın değişik 120. maddesinin,

son fıkrasında öngördüğü olağanüstü durumlarda Bakanlar Kurulunun yönetimine el

koymasına izin vermesinin ereği dahi yalnızca öğrenim ve öğretimin özgürlük ve

güvence içinde, çağdaş bilimin nesnel ölçüleri uyarınca gerçekleşmesini

sağlamaktır.

Bir

an için üniversite özerkliğinin yeni biçiminde hükümetin veya bir bakanlığın

üniversite yönetimine karışmasının veya belli ölçüde katılmasının Anayasaya

aykırı olmadığı düşüncesi benimsenirse bu görüş yapılan derişiklik sırasında

Anayasa'nın 120. maddesinin değiştirilmesiyle güdülen ereğe daha açıkçası

üniversite özerkliğinin yanlış anlaşılması veya kötüye kullanılması yüzünden

öğretim ve eğitimin özgürlük ve güvence içinde, çağdaş bilimin nesnel

ölçülerine göre yürütülmesi ilkesinden sapmaları düzeltmek ereğine aykırı

düşer; çünkü yukarıda da değinildiği gibi hükümetin veya bir bakanlığın

üniversite yönetimi üzerinde etkili olması üniversitenin bilimsel ve nesnel

isterlere göre öğretim yapmasını engeller.

Şu da unutulmamalıdır ki 120. maddenin değiştirilmesinde gözönünde tutulan bir etken dahi üniversitenin kendi kendini denetleyemediği yolundaki kanıdır ve bundan dolayı Devlete tanınan yetkiler de gözetim ve denetimin zorunlu kıldım yetkilerden başkası olamaz: başka deyimle bu yetkiler üniversitenin yönetim ve bilim özerkliğinin zedelenmesini, öğretim ve öğrenim özgürlüklerinin çiğnenmesini önlemeye elverişli yetkiler olabilecektir; atama işlerinde yürütmenin söz sahibi kılınmasiyle ise gözetim ve denetim sınırlarını aşan bir yetki tanınmış bulunur.

Yukarıdan beri açıklanan gerekçeler karşısında hükümetin ya da bir bakanlığın üniversite öğretim üyesini veya yardımcısını atama yetkisi Anayasa'nın değişik 120. maddesinin kabul ettiği üniversite özerkliği ve üniversitenin kendi organlarınca yönetilmesi ilkeleri ile bağdaştırılamaz. Daha açıkçası üniversite Özerkliği derişik 120. maddeye yörede üniversitede görevlendirilecek öğretim üyeleri ve yardımcılarının atama işlemlerinin bütün hukuksal sonuçlarını doğurabilecek biçimde yalnızca üniversite organlarının iradesi ile yapılması yetkisini dahi içermektedir.

İnceleme konusu 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında bulunan, Karadeniz Teknik Üniversitesinin tüzel kişilik kazanmasına değin, bu üniversitenin öğretim işleriyle görevli kişilerin 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki derece ve yetkileri kazanmış kişiler arasından Millî Eğitim Bakanlığınca atanacağı kuralı, Anayasa'nın değişik 120. maddesinin yukarıda açıklanan özerklik ilkesine ve bu ilke gereklerinden olan üniversitelerin kendilerince seçilmiş organlarınca yönetileceği kuralına aykırı düştüğünden, iptali gerekir.

İnceleme konusu kuralda üniversiteye bir süre tüzel kişilik tanınmadığı ilkesi de yer almaktadır; oysa Anayasa'nın değişik 120. maddesi uyarınca üniversiteler özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Sözü edilen kural bu bakımdan da Anayasaya aykırıdır.

Avni Givda, inceleme konusu kuralın Anayasaya aykırılığı görüşüne katılmamıştır.

3- İptal konusu kuralı kapsayan yasanın bir hazırlık yasası olmasının bu yasa ile oluşan kuruluşun üniversite sayılmasına engellik edip edemiyeceği sorunu:

Bir

üniversitenin kuruluşu sırasında onun kuruluşunu sağlamak üzere çıkarılacak

yasada üniversitelerin bağlı olduğu hukuk ilkelerine aykırı birtakım geçici

dönem kurallarının kabul edilebileceği ve itiraz konusu kuralın dahi bunlardan

birisi sayılabileceği ve böylece bu geçici dönem kurallarında Anayasa'ya

aykırılık söz konusu edilemiyeceği ve yukarıki ikinci bentte varılan sonucun

yanlış olduğu görüşü ileri sürülebilir. Ancak; bu düşünce, Anayasa açısından

kabule değer görülemez. Çünkü, geçici dönem kuralları adı altında birtakım

Anayasaya aykırı kurallar konulabilmesini, Anayasaya uygun gösteren herhangi

bir dayanak Anayasa'da yoktur. Kaldı ki böyle bir olanağın kabulü, Anayasa'ya

uygun biçimde kurallara göre kurulup işletilen bir Üniversitenin oluşmasını

Yasa Koyucunun takdirine bırakmak gibi bir sonucun kabul edilmesi demek olur ve

böylece Anayasa'nın Üniversite özerklisine ilişkin kurallarının uygulanmasını

yıllarca önemle durumunun yaratılabilmesi gibi Anayasa'ya ters düşen

uygulamalara yol açılmış bulunur.

Şu yön belirtilmelidir ki kurulacak olan yeni bir üniversitenin kuruluş işlemlerini özerk olan başka bir üniversiteye gördürmek gibi birtakım yasal tedbirlerle yeni bir üniversitenin Anayasaya uysun biçimde kurulması düşünülebilir ve böyle bir düzenin uygulanma olanağı rahatlıkla bulunabilir.

4- İtiraz konusu kuralı kapsayan Yasanın kurmak istediği örgütün Anayasa'nın genel ilkelerine bağlı bir üniversite olup olmadığı sorunu :

İtiraz

konusu kuralı kapsayan yasanın adı ve maddeleri incelendikte yeniden ortaya

konulmak istenilen örgütün Anayasa'nın üniversitelere ilişkin genel ilkelerine

bağlı bir üniversite olduğu açıkça görülmektedir, 6594 sayılı Yasanın ikinci

maddesinde "Karadeniz Teknik üniversitesi iki fakültenin kuruluşunun

ikmali ve tedrisata açılması ile Üniversiteler Kanununda musarrah bütün hak ve

vecibelerle hükmi şahsiyet iktisan eder." ve yine anılan Yasanın geçici

birinci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu Üniversitede bu devre zarfında

diğer hususat için benzeri fakültelerin mevzuat, program, nizamname ve

talimatnameleri tatbik edilebilir." yine 27 Eylül 1963 günlü, 336 sayılı

Kanunun geçici 3. maddesinde "Karadeniz Teknik Üniversitesi tüzel kişilik

kasbettikten sonra dışarda meslek çalışmaları, eserleri ve yayınları ile

tanınmış kimseler de, fakülte Profesörler kurullarının üçte iki çoğunlukla

yapacakları teklif senatoca uygun görülmek ve üniversiteler arası kurulca

onanmak şartiyle usulü veçhile profesör seçilebilirler" kuralları, kurulan

örgütün Anayasa'nın 130. maddesinin tümünün öngördüğü anlamda bir üniversite

olmasının istendiğini kanıtlamaktadır.

Ege Üniversitesinin durumu da bu görüşü doğrulamaktadır; (Ege Üniversitesi adı ile İzmir'de bir Üniversite kurulması hakkında Kanun) adlı, 20/5/1955 günlü, 6595 sayılı Yasa dahi, 6594 sayılı Yasa'nın kapsadığı kurallarla harfi harfine aynı kuralları kapsamaktadır. (Düstur 3. Tertip, Cilt. 36 Sayfa 1500 ve sonrası) ve Ege Üniversitesi bugün özerk bir üniversitedir.

Bu

açıklamalar, sözü edilen Üniversitenin Anayasa'nın değişik 120. maddesinin

ikinci fıkrasının "Özel Kanuna göre kurulan Devlet Üniversiteleri

hakkındaki hükümler saklıdır." kuralı ile ayrık durumda bulunan

üniversitelerden birisi olmadığını ve Milli Eğitim Bakanlığınca Danıştaydaki

davada Anayasa'ya aykırılık savına karşı ileri sürülen savunmanın

dayanıksızlığını ortaya koymaktadır. Şu yön de belirtilmelidir ki, Anayasa'nın

120. maddesinin eski metninde de bulunan özel kanuna göre kurulmuş Devlet

üniversitelerine ilişkin ilkelerin saklı tutulduğunun belirlendiği cümle,

anlamca genel üniversitelerden başka biçimde yönetilmek üzere Anayasa'nın

yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş, bulunan üniversiteleri içermektedir. 120.

maddenin Temsilciler Meclisinde görüşülmesi sırasında Anayasa Komisyonu sözcüsü

özel kanuna göre kurulan kuruluşu ve işleyişi bakımından benzeri bulunmayan

(varlığı kendine özgü-suigeneris) bir öğretim kurumu biçiminde tanımlamış ve

örnek olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesini göstermiştir. (Temsilciler Meclisi

Tutanak Dergisi, Cilt 4, Birleşim 60, oturum l, Sayfa 607 611).

Demek ki Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrası da yönetim biçimi saklı tutulan üniversiteler, Anayasa'nın öngördüğü kurallara uygun olmayan biçimde sürekli olarak yönetilecek üniversitelerde oysa Karadeniz Teknik Üniversitesi Yasasındaki tartışma konusu kural, geçici 1 madde kuralı olduğu gibi bu yasa ile konulan geçici nitelikteki bütün kuralların ereği de, bir süre sonra üniversitelere ilişkin genel düzene bağlı bir üniversite kurulmasını saklamaktadır. Geçici nitelikteki kuralların ve bu arada tartışma konusu geçici kuralın Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrasında saklı tutulan kurallardan bulunduğu görüşü, bu bakımdan da doğru değildir.

Özetlenecek olursa, hem Karadeniz Teknik Üniversitesinin Kuruluşuna ilişkin 6594 sayılı Yasanın genel düzene bağlı bir üniversite Vurulması ereğiyle çıkarılmış bulunması dolayısıyla durumun Anayasa'nın 120. maddesinin tümünde belirtilen kurallara uygun bulunmasının gerekmesi, hem de Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrasında saklı tutulan yönetim kurallarının özel ve sürekli kurallar olmasına karsı tartışma konusu kuralın geçici bir kural olması nedeniyle anılan kuralın, saklı tutulan kurallardan sayılması olanağı yoktur.

VIII-

SONUÇ

Sınırlama karan uyarınca incelenen 20/5/1955 günlü, 6595 sayılı Kanunun geçici birinci maddesinin birinci fıkrasının Anayasanın 170. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline Avni Givda'nın karşıoyu ile ve oyçokluğu ile 23/12/1971 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkan Vekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Kani Vrana

12/10/1971

günlü, sınırlama kararına ilişkin karşıoy yazısı 6594 sayılı Kanunun geçici 3.

maddesini değiştiren 19 Eylül 1963 günlü, 336 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi

"Özerk kişilik kazanıncaya kadar; Karadeniz Teknik Üniversitesinin başında

aylıkla profesörlerden Millî Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine müşterek

kararla tayin edilen bir rektör, fakültelerin başında da aylıklı profesörlerden

Milli Eğitim Bakanlığınca tayin edilen birer dekan bulunur." biçiminde yer

alan ve itirazcı mahkemece yine iptali istenmiş bulunan hüküm, 6594 sayılı

Kanunun geçici 1. maddesinde bulunup bu kararla iptal edilmiş olan "Bu

kanunun 3. maddesi gereğince hükmî şahsiyet iktisap edinceye kadar, Karadeniz

Teknik Üniversitesi tedris elemanları 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki

derece ve salâhiyeti haiz zevat arasından Maarif Vekilliğince tayin

olunur." biçimindeki hükümle dolayısiyle ilişikli bulunduğundan, itirazcı

mahkemece uygulama yapılırken, bu hükmün dahi sözönünde bulundurulması

gerekecek demektir. Çünkü her iki hüküm arasında konuların nitelikleri yönünden

bir benzerlik bulunduğundan başka, dayandıkları esas yönünden aralarında bir

birlik de vardır. Bu birlik, atamaların her iki hükümde de, Üniversitelerin

yetkili organları yerine doğrudan doğruya bir yönetimsel işlemle yönetim erki

tarafından yapılması esasının öngörülmüş olmasıdır. Bu iki hüküm arasındaki

ayrım ise, sadece, birisinin, üniversitenin rektörü ile fakülteleri

dekanlarının ve diğerinin ise aynı üniversitenin öğretim üyelerinin

atanmalarına ilişkin bulunmasından ibaret kalmaktadır.

Yasaların

Anayasa'ya uygunluğunun Anayasa Mahkemesince yapılmakta olan denetiminin asıl

amacı, Anayasa'ya aykırı hükümlerin yasalardan olabildiği ölçüde

ayıklanmasıdır. Bu bakımdan, bir kanunda yer alan konu, nitelik ve dayandıkları

esas yönlerinden benzer iki hükümden birisinin Anayasa'ya aykırılığının

saptanarak iptali ve diğerinin ise incelenmiyerek yasada kalması, uygulamada

çelişik durumlar yaratabilir. Bu ise. Anayasa'ya uygunluk denetiminin yukarıda

gösterilen asıl amacı ile bağdaşamıyacaktır. Aksinin kabulü halinde, aynı

üniversitede Anayasa'ya aykırı bir hükme dayanılarak atanmış bulunan rektör

veya dekanların tedris elemanı olarak görev yapmaları olanağını yaratacak veya,

iptal edilen hüküm yerine Anayasa'ya uygun olarak yapılacak bir düzenleme

sonunda Yasa hükmünün alacağı yeni biçime göre atanacak tedris elemanlarından

Anayasa'ya aykırı bir hükme dayanılarak atanacak dekanların görev yapmaları

gibi bir durumla karşılaşılacaktır.

Yukarıdaki açıklamalar göstermektedir ki, böyle bir halde, diğer hükmün dahi esastan inceleme konusu yapılmasında bir gerek ve hatta zorunluk var demektir. İşte bu nedenledir ki, işin esasının 6594 sayılı Kanunun sadece 1. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlandırılarak incelenmesine ilişkin 12/10/1971 günlü ara kararına, 336 sayılı Kanuna geçici 1. maddesinin dahi esastan incelenmesi gerektiği düşüncesi ile karşıyız.

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞIOY

YAZISI

I-

İptali öngörülen hükmün Danıştay'daki dâva ile ilişkisi :

İncelenen

iş Anayasa'nın değişik 149. maddesi uyarınca açılmış bir iptal dâvası değildir;

Danıştay 5. Dairesinin yine Anayasanın 151. maddesine dayanarak getirdiği bîr

Anayasa'ya aykırılık iddiasıdır. İtiraz yoluna başvuran mahkeme üç hükmün

Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesini istemiş (20/5/1955 günlü, 6594

sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, bu Yasanın 19/9/1963 günlü, 336 .sayılı Yasa

ile değiştirilmiş geçici 2. maddesi; 6594 sayılı Kanunun 2. maddesine 22/5/1967

günlü, 871 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra); Anayasa Mahkemesi, bu

üç hükümden yalnızca 6594 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin birinci

fıkrasının mahkemenin uygulanmasını olasılık içinde gördüğünden işin esasının bu

hükümle sınırlı olarak incelenmesini kararlaştırmıştır. Söz konusu fıkra

"Karadeniz Teknik Üniversitesi tüzel kişilik kazanıncaya kadar öğretim

elemanlarının 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki derece ve yetkilerde

bulunan kimseler arasından Millî Eğîtim Bakanlığınca atanması" na

ilişkindir.

İlk

inceleme sırasında itiraz yoluna başvuran mahkemenin Anayasaya aykırılık

iddiasını Anayasa Mahkemesine getirme yetkisi olup olmadığı sorununu çözerken

şu veya bu hükmü bakmakta bulunduğu davada uygulayacağı yolunda varılan sonuç

hiçbir zaman uygulamanın mutlaka yer alacağı veya böyle bir uygulamada,

mahkemenin haklı ve isabetli olduğu yönünde kesin ve bağlayıcı nitelik taşımaz;

inceleme derinleştirilince önce uygulanma olanağı veya olasılığı yar sanılan

hükmün itiraz yoluna başvuran mahkemenin elindeki dâva komisine bir ilişkisi

bulunmadığı görülebilir. Böylebir durumda, ise ilk incelemede verilen sınırlama

kararı doğrultusunda bir sonuca varmanın hukukça zorunlu bulunmadığı görüşü

benimsenmedikçe sorunu isabetli bir karara bağlamanın, çok güçleşeceği

ortadadır.

İtiraz

yoluna başvuran Danıştay 5. Dairesinin bakmakta olduğu dâvanın konusu atanma

değil, görevden uzaklaştırmadır. Danıştay'daki dâvada iptali istenilen işleme

ilişkin Millî Eğitim Bakanlığı disiplin kurulu kararında "6594 sayılı

Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca Karadeniz Teknik. Üniversitesinde öğretimle

görevlendirileceklerin atanmasında Milli Eğitim Bakanlığı yetkili bulunduğu;

atamaya yetkili yerin görevliyi işten, çıkarmaya veya çıkmış saymaya da yetkili

olmasının idare hukuku ilkelerinden olduğu" ndan söz edildiğine çoğunluk

gerekçesinde değinilmiştir. Danıştay Dairesinin geçici 1. madde hükmünün

Anayasaya aykırılığım ileri sürmesinden, aynı görüşü benimsediği

anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi çoğunluğu da Anayasa'ya aykırı bir işleme

itiraz konusu hükmün yol açtığı kanısı ile olacak Anayasa'ya uygunluk

denetimine ve hükmün iptaline gitmiştir.

Karadeniz

Teknik Üniversitesi öğretim elemanlarının görevden uzaklaştırılmaları konusunda

herhangi bir yasal açıklık bulunmasaydı belki "atama yetkisi" nden

yola çıkılarak dâvâlının görüşü doğrultusun da bir sonuca varılması

düşünülebilirdi. Oysa 6594 sayılı Yasanın itiraz konusu geçici 1. maddesinin

bir de ikinci fıkrası vardır. Bu fıkra hükmüne göre Karadeniz Teknik

Üniversitesinde, tüzel kişilik kazanılıncaya kadar "diğer hususat için

benzeri fakültelerin mevzuat, program, nizamname ve talimatnameleri" uygulanabilir.

İstisnaî olarak verilmiş atarla geçici yetkisini düzenleyen bir maddedeki

"diğer hususat" deyimine atama dışındaki bütün öteki konuların ve bu

arada görevden uzaklaştırma konusunun da girdiği haklı olarak ileri

sürülebilir. Kaldı ki bu yönde bir yoruma veya tartışmaya gidilmesi de

gereksizdir. Çünkü Anayasa'nın 120. maddesinin gerek eski gerekse yeni metninde

(Üçüncü fıkra) "Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları,

üniversite dışındaki makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden

uzaklaştırılamazlar." kuralı yer almıştır. 6594 sayılı Yasada Karadeniz

Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevden

uzaklaştırılmalarını düzenleyen özel ve açık bir hüküm bulunmadığına göre bu

konuda herhangi bir iptal kararına yer olmaksızın, açık ve kesin Anayasa

hükmünün doğrudan doğruya işlemesi doğaldır, zorunludur. Demek ki bir

üniversite doçentinin Anayasa'ya aykırı olarak Millî Eğitim Bakanlığınca

görevden uzaklaştırılmasına itiraz ve inceleme konusu hüküm değil bir yanlış

yorum ve uygulama yol açmıştır. O halde 6594 sayılı Yasanın Danıştaydakî dâva

ile ilişkisi bulunmayan geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının o dâva

dolayısryle ve Anayasa'nın değişik 151. maddesi yolu ile Anayasaya uygunluk

denetimi yapılarak iptaline gidilmesi dayanaksız kalmaktadır.

II-

6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı sorunu :

Şimdi de 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin birinci fıkrası hükmü yukarıda açıklanan özel durum gözönünde bulundurulmaksızın ele alınacak ve Anayasaya aykırılık sorunu genel olarak tartışılacaktır.

20/5/1955 günlü, 6594 sayılı Yasa Trabzon'da bir teknik üniversite vurulmasını öngörmüştür. Bu konuda herhangi bir hazırlığı ve yatkınlığı bulunmayan bir çevrede elbette ki önce bir çekirdeğin atılması ve özel tedbirlerle korunması şarttır. Böyle bir Üniversite çekirdeğinin belirli bir olgunluğa, belirli bir gelişme düzeyine gelmeden tüzel kişilik ve öteki üniversitelerin tüm hak ve yükümlerini kazanabilmesi düşünülemez. Çünkü kurumun bir hazırlık ve kuruluş evresi geçirmeden daha ilk adımda ve bir anda tüzel kişilik ve öteki hak ve yükümlerin gereklerini yerine getirecek organları oluşturacak görevlileri bünyesi içinde toplamağa olanak yoktur.

6594

sayılı Kanunun tümü, 10/9/1963 günlü, 336 sayılı ve 22/5/1967 günlü; 87T sayılı

Yasaların getirdiği ek ve değişikliklerle bir arada gözden geçirilirse görülür

ki Kanun Koyucu hiç bir zaman Anayasa'ya aykırı düşebilecek bir üniversite

öngörmüş değildir. Olabildiğince kısa bir süre içinde kurumun tüzel kişilik ve

Üniversiteler Kanunununda yazılı tüm hak ve vecibeleri elde edebilmesi için

Kanunda kolaylaştırıcı hükümlere yer verilmiştir. Atamaların istisnaî ve geçici

olarak Millî Eğitim Bakanlığına bırakılması, tüzel kişilik kazanılıncaya kadar

geçecek sürenin gerçekleri ve gereksinmeleri gereğidir. Bakanlığa bu yetki

verilirken bile atanacak kimselerin 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki

derece ve yetkilerde bulunanlardan olması kuralına sıkı sıkıya bağlanmaktan

geri kalınmamıştır.

Üniversitenin

tüzel kişilik kazanması ve hukukça öteki üniversitelere denk bir düzeye gelmiş

sayılması için Kanunun koyduğu koşulların, bu yöndeki gelişmeyi güçleştirecek

veya engelliyecek bir nitelik taşımadığı ilgili hükümler incelenirken hemen

göze çakmaktadır. Bu hükümlere göre bir fakültenin kadrosunda profesörler

kurulunu oluşturacak aylıklı altı profesör bulunursa o fakültenin kuruluşu

tamamlanmış sayılacak (Madde 2/2); iki fakültenin kuruluşu tamamlanınca da

üniversite tüzel kişilik ve Üniversiteler Kanununca yazılı hak ve yükümleri

kapanmış olacaktır (Madde 2/1). Her iki koşulun da işin niteliğinden zorunluğun

gereklerini aşmayan, hiç bir zaman ağır sayılamayacak bir geçiş ve hazırlık

dönemi kuralları olduğu ortadadır. Anayasa Mahkemesi kararında 6594 sayılı Yasa

ile bir günde kabul edilmiş olan "Ege Üniversitesi adiyle İzmir'de bir

üniversite kurulması" hakkındaki 6595 sayılı Kanunda da aynı koşullara yer

verildiğine değinilmektedir. Birbirinin tıpkısı hazırlık ve geçiş dönemi

koşullarına bağlı tutulan iki öğretim kurumundan birisinin kısa bir sürede

bilimsel ve anayasal anlamiyle tam bir üniversite durumuna gelmesine karşılık

ötekisinin on yedi yıl içinde iki fakültenin kuruluşunu bile tamamlayamaması

üzerinde durulursa görülür ki söz konusu koşullara geciktirici bir erek ve

nitelik kondurmağa olanak yoktur ve gecikme nedenleri bunların dışında

aranmalıdır.

6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin birinci fıkrası hükmünün, yakanda açıklanan niteliğine ve konulmuş ereğine göre, Anayasa'ya aykırı görülmesi ve iptaline gidilmesi yerinde değildir.

III-

SONUÇ

1971/40 esas sayılı işte "Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzon'da bir üniversite kurulması" hakkındaki 20/5/1955 günlü, 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrası hükmünün Anayasa'nın 120. maddesine aykırı bulunduğuna ve iptaline ilişkin olarak verilen 23/12/1971 günlü, .1971/82 sayılı karara yukarıda yazılı nedenlerle karşıyım.

Başkan

Muhittin Taylan

Üye

Ziya Önel

Üye

Kani Vrana

Üye

Ahmet

H. Boyacıöğlu

KARŞIOY

YAZISI

871 sayılı Kanunun 1. maddesi dahi, dâvanın mahiyetine göre, dâva ile ilgili bulunmaktadır. Bu nedenle Danıştay 5. Dairesinin uygulayacağı Kanunlardan olduğundan ilk inceleme kararında sözü geçen maddenin işin esasının incelenmesi dışında bırakılmasına karşıyım.

Üye

Avni Givda

İLK

İNCELEME KARARINDAKİ SINIRLANDIRMA YÖNÜNE İLİŞKİN KARŞIOY YAZISI

Anayasa

Mahkemesi Danıştayca verilen kararların hukuksal denetimi ile görevli bir

mahkeme değildir; o ancak Anayasanın değişik 151. maddesindeki uygulanacak bir

kanunun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri

sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına olduğu kanısına

varırsa" deyimindeki dâvada uygulanacak bir Yasa kuralının bulunup

bulunmadığını araştırmakla görevlidir; bu görev ise mahkemelerin belli dâvada

uygulayamayacakları kurallar için Anayasa Mahkemesine istemde bulunmalarını

engelleme ereği ile öngörülmüştür. Danıştay'daki dâvada Danıştay dairesinin

uygulayacağını bildirdiği kuralların hepsi dâvanın niteliği bakımından dâva ile

ilgili ve dâvada uygulanma olanağı bulunan kurallardandır. Buna karşın Anayasa

Mahkemesince Danıştay'ın kararının hukuk açısından denetlenmesi niteliğinde bir

görüşle sınırlandırma karan verilmesi hukuka uygun değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

Danıştayca incelenmesi istenen üç kural Yerine incelemenin bir kuralla sınırlandırılması kararına karşıyım.

Üye

Şahap Arıç

KARŞIOY

YAZISI

Danıştay 5. Dairesince, bakmakta olduğu dâvada uygulanacak hükümlerden sayılarak Anayasaya aykırılığı öne sürülen 871 sayılı Kanunun 1. maddesi, 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesiyle bağlantılıdır. Şöyleki :

6594 sayılı Kanunun 2. maddesi; Karadeniz Teknik Üniversitesinin tüzel kişilik kazanabilmesini (iki fakültenin kuruluşunun ikmali ile öğretime açılması) şartına bağlanmakta, söz konusu 871 sayılı Kanunun 1. maddesiyle de, 2. maddedeki bu şartlara aşağıdaki bir yenisi eklenmektedir :

(Bir fakültenin kuruluşunun tamamlanması, o fakültenin kadrosunda, profesörler kurulunu teşkil edecek aylıklı en az altı profesörün bulunmasına bağlıdır.)

6594 sayılı Kanunun inceleme konusu olan geçici 1. maddesi ise, üniversitenin tüzel kişilik kazanmasına kadar geçecek olan sürede, öğretim üyelerinin tayini yetkisini Millî Eğitim Bakanlığına vermektedir.

Görüldüğü gibi 6594 sayılı Kanunun 2. maddesi ve bu maddeye bir fıkra ekliyen 871 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi hükümleri arasında ayrılmaz bir bağ vardır: Kanun nün (871 sayılı Kanunla eklenen fıkra ile birlikte) 2. maddesi hükmünün sonucu, geçici 1. maddedeki yetkiyi doğurmaktadır.

Danıştay 5. Dairesi de, kendisine açılmış olan dâvayı, aralarındaki sıkı bağlantı nedeniyle iki maddeyi birlikte uygulamak suretiyle çözümliyebileceği kanısına vararak her ikisinin de Anayasa'ya aykırılığını öne sürmüştür.

Bunda şu nedenle de zorunluluk vardır :

Dâvanın çözümü için sadece geçici 1. maddenin ele alınması yeterli değildir. Zira geçici 1. maddenin iptali halinde, üniversitenin tüzel kişilik kazanmasına ilişkin olan yukarıki hükümler aynen yürürlükte kalacaklarından tüzel kişiliği olmayan bir kuruluşun, (tayin) işlemi gibi hak doğurucu ve kuruluşu yüküm altına sokucu bir hukuki tasarrufa ehil olup olamıyacağı konusu ortaya çıkacaktır.

Bu itibarla meselenin çözümü, her iki hükmün birlikte ele alınmasını gerektirdiği ve iki maddenin hükümlerinin birbirinden ayrılması da mümkün olmadığı halde Mahkememiz bunlardan sadece geçici 1. maddeyi inceleme konusu yapmış, öteki hükmü, Danıştayca uygulanacak hüküm niteliğinde görmüyerek inceleme dışı bırakmıştır.

Yukarıki nedenlerle kararın konuya ilişkin bölümüne karşıyım.

Üye Recai Seçkin Üye Muhittin Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1971/40, K. 1971/82, 23 Aralık 1971 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. İstemin Konusu
  5. Iı-
  6. Olay
  7. Iv-
  8. İtiraz Konusu Kurallar
  9. V-
  10. İtiraza Dayanak Olan Anayasa Maddesi
  11. Vı-
  12. İlk İnceleme
  13. Vıı-
  14. Esasın İncelenmesi
  15. Vııı-
  16. Sonuç
  17. H. Boyacıoğlu
  18. Karşıoy
  19. Yazısı
  20. I-
  21. Iı-
  22. Iıı-
  23. Sonuç
  24. H. Boyacıöğlu
  25. Karşıoy
  26. Yazısı
  27. İlk
  28. İnceleme Kararındaki Sınırlandırma Yönüne İlişkin Karşıoy Yazısı
  29. Karşıoy
  30. Yazısı
  31. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/40
Karar No
1971/82
Tarih
23 Aralık 1971

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1971/52 K.1972/1
  • AYM Norm Denetimi E.1970/47 K.1972/4
  • AYM Norm Denetimi E.1970/48 K.1972/3
  • AYM Norm Denetimi E.1971/31 K.1972/5
  • AYM Norm Denetimi E.1972/6 K.1972/8
  • AYM Norm Denetimi E.1972/7 K.1972/9

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.