İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1971/59 K.1972/19

Resmi Gazete tarih/sayı:8.10.1972/14330

Esas1971/59Karar1972/19Tarih20 Nisan 1972Okuma18 dk · 3.517 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/59
Karar No
1972/19
Karar tarihi
20 Nisan 1972
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.517 kelime·18 dk okuma·18 bölüm

E. Sayısı:1971/59

K. Sayısı:1972/19

K. Günü:20/4/1972

Resmi Gazete tarih/sayı:8.10.1972/14330

İptal davasını açan : İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü,

İptal davasının konusu : 1/10/1971 günlü, 13973 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "İzmir iktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinin İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi adı altında Ege Üniversitesine katılması hakkındaki 1170 sayılı Kanunun geçici l inci maddesine iki fıkra ile Ege Üniversitesi Kuruluşu Hakkındaki 6595 sayılı Kanuna bir ek madde eklenmesine dair" 21/9/1971 günlü, 1489 sayılı Kanunun l inci maddesinin Anayasa'nın 12 inci ve 120 nci maddelerine aykırı olduğu ve konunun davacı Üniversitenin kendi varlığını ve görevlerini doğrudan doğruya ilgilendiren bir alana girdiği ileri sürülmüş; yine Anayasa'nın değişik 149 uncu ve 150 nci maddelerine dayanılarak iptali istenilmiştir.

I-

YASA METİNLERİ

1- iptali istenen Kanun hükmü :

21/9/1971 günlü, 1489 sayılı Kanunun dâva konusu l inci maddesi şöyledir :

(Madde l- İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinin "İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi" adı altında Ege Üniversitesine katılması hakkındaki 30/4/1969 tarih ve 1170 sayılı Kanunun geçici l inci maddesine aşağıdaki iki fıkra eklenmiştir :

Kendilerinin üniversite öğretim üyeliğine intikallerine ait işlemler Ege Ünüversitesi Senatosunca düzenlenecek esaslara göre yürütülür.

Senatoca daha önce yapılmış olan intibaklar ve bu hususlarla ilgili işlem ve kazanılmış haklar saklıdır.)

2- Davacının dayandığı Anayasa hükümleri :

Davacının 1489 sayılı Kanunun l inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki iddiasını desteklemek üzere ileriye sürdüğü Anayasa'nın 12 nci ve 120 nci maddeleri şöyledir :

"Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

"Madde 120- (1488 sayılı Yasa ile değişik) Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, özerkliğe sahip kamu tüzel kişilerdir. Üniversite özerkliği, bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik, üniversite binalarında ve eklerinde suçların ve suçluların kovuşturulmasına engel olmaz.

Üniversiteler, Devletin gözetimi ve denetimi altında, kendileri tarafından seçilen organları eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet Üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır.

Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra hükümleri saklıdır.

Üniversite Öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.

Üniversitelerin kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri ve üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre Öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine ve kalkınma planı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla düzenlenir.

Üniversitelerin bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak yürürlüğe konulur ve denetlenir.

Üniversitelerle onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda Öğrenim ve Öğretim hürriyetlerinin tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca giderilmemesi halinde Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu kararını hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısının onamasına sunar. Hangi hallerin el koymayı gerektireceği, el koyma kararının ilân ve uygulama usulleri ile süresi ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir."

III-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 6/1/-1972 gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Ziya Önel, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında :

a) l

inci maddesi dâva konusu edilen 21/9/1971 günlü, 1489 sayılı Kanunun l/İO/1971

günlü, 13973 sayılı Resmî Gezete'de yayımlandığı; dâva dilekçesinin 23/12/1971

gününde Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğince kaleme havale edilerek 1852

sıra ve 1971/59 esas sayısını aldığı, 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26 nci

maddesine göre dâvanın bu tarihte açılmış sayılması gerektiği ve süresi içinde

olduğu; İstanbul Üniversitesi Senatosunun üye tamsayısının 35 olduğu ve bu

Senatonun 25 üyenin katıldığı 6 sayılı toplantısında iptal dâvasının açılmasına

oybirliğiyle karar verildiği ve şu duruma göre kararda 44 sayılı Kanunun 25

inci maddesinin birinci fıkrasının 3 sayılı bendi uyarınca salt çoğunluğun

bulunduğu; davanın bu karara dayanılarak Rektör Prof. Dr. Terzioğlu tarafından

açıldığı dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşılmıştır.

b) Dâva konusu hükümler, İzmir îktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi profesör, doçent ve asistanlarının üniversite öğretim üyeliğine geçirilmelerine ilişkin işlemlerin Ege Üniversitesi Senatosunca düzenlenecek esaslara gere yürütülmesini, Senatoca daha önce yapılmış intibakların, bu konudaki işlemlerin ve kazanılmış hakların saklı tutulmasın öngördüğü için 1489 sayılı Kanunun l inci maddesiyle düzenlenen konuların dâvacı İstanbul Üniversitesinin varlığını ve görevlerini ilgilendiren alana girdiği ve şu duruma göre de iptal dâvasının Anayasa'nın değişik 149 uncu maddesine ve 44 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin 10 sayılı bendine ve son fıkrasına uygun bulunduğu saptanmıştır.

c) Anayasa'nın değişik 147., değişik 149., 150 inci ve 44 sayılı Kanunun 21., 22., 25., inci ve 26 nci maddelerine uygun olduğu anlaşılan işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV-

ESASIN İNCELENMESİ

Dâvanın esasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenilen hükümler, Anayasa'ya aykırılık iddiasına dayanaktık eden Anayasa maddeleri; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

l- Sözlü açıklama konusu ;

28/3/1972

gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Şahap Arıç,

İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kani Vrana,

Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftigil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun

katılmalariyle yapılan toplantıda sözlü açıklamanın gerekli olup olmadığı

üzerinde durulmuş; dâva dilekçesi, raportörce yapılan çalışmalar ve İzmir

îktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinin fakülte olarak Ege Üniversitesine

katılmasının daha önceki evresine ilişkin 1969/48 esas ve 1971/5 karar sayılı

dosya konuyu yeterince aydınlattığından sözlü açıklamaların dinlenilmesine yer

olmadığı Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Muhittin Gürün, ve Lûtfi

Ömerbaş'ın karşıoylariyle ve oyçokluğuyla kararlaştırıldıktan sonra İhsan Ecemiş

dosyayı inceleyeceğini söylediğinden işin 20/4/1972 Perşembe saat 14.30 a

bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

2- 1489 sayılı Kanunun l inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :

İzmir

iktisadî ve Ticarî İlimler Akademesinin "iktisadî ve Ticarî Bilimler

Fakültesi" adı altında Ege Ünüversitesine katılması 1170 sayılı Kanunla

öngörüldüğünde Akademi profesör, doçent ve asistanlarıma ve doçentlik tezleri

kabul edilmiş adayların üniversiteye geçişleri bu Kanunun geçici l inci ve 2

nci maddeleri ile düzenlenmişti. Geçici l inci maddenin başındaki "Bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisi

profesörü, doçenti ve asistanı unvanını haiz olanların bu haklan saklıdır"

kuralı dışındaki hükümleri ve geçici 2 nci maddenin tümü Anayasa Mahkemesinin

19/1/1971 günlü, 1969/-48, 1971/5 sayılı karariyle iptal edilince 1170 sayılı

Yasa'nın geçici l inci maddesi iptal edilmeyen tek kuraldan ibaret kalmıştır.

İşte dâva konusu 1489 sayılı Yasa'nın l inci maddesi bu geçici l inci maddeye

iki fıkra eklemektedir.

Eklenen fıkralardaki kurallara göre :

a) 1170 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği günde İzmir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi profesörü, doçenti, asistanı unvanını taşıyanların üniversite öğretim üyeliğine geçişlerine ilişkin işlemler Ege Üniversitesi Senatosunca düzenlenecek esaslara göre yürütülür.

b) Senatoca daha önce yapılan intibaklar ve bu konu ile ilgili işlemler ve kazanılmış haklar saklıdır.

Millet

Meclisi Tutanak Dergisinin 3 üncü dönem - 17 nci cildi incelenince görülür ki

1489 sayılı Kanuna ilişkin hükümet tasarısı Anayasa Mahkemesinin iptal karan ve

gerekçe doğrultusunda düzenlenmişken Meclis komisyonlarında tam bir değişikliğe

uğramış ve bugünkü metne dönüşmüştür. Tasarıda öngörülen kurallara göre; söz

konusu kimselere üniversite öğretim üyelikleri ünvanları 4936 sayılı Kanunla

saptanan esaslar uyarınca yetkili organlarca verilecek; unvanı alamayanlar

alınca kadar aynı kadrolarda öğretim görevlisi olarak çalıştırılabilecek,

isteyenlerin kendi ünvanlariyle başka akademilerde çalıştırılmaları Millî

Eğitim Bakanlığınca sağlanacak; işlemler tamamlanıncaya dek bunlar aldıkları

aylık ve tazminatlarla fakültede öğretim görevlisi olarak iş göreceklerdi.

Tasarıdaki kuralların Yasama Meclisinde "tümü değiştirilerek, kanunlaşan

metnin benimsenmesi nedenlerini açık ve ayrıntılı olarak ortaya döken doyurucu

bir gerekçeye yasama belgeleri arasında rastlanmamıştır.

Dâva

konusu 1489 sayılı Yasa'nın l inci maddesinin birinci fıkrası İzmir İktisadî ve

Ticarî ilimler Akademisi profesör, doçent ve asistanlarının Ege Üniversitesi

öğretim üyeliğine geçiş işlemlerinin yürütülmesini bu Üniversite Senatosunun

serbestçe yapacağı düzenlemeye bırakmaktadır. Böylece bir yandan Ege

Üniversitesinde profesör, doçent ve asistan unvanlarını ve unvanların hak ve

yetkilerini kazanmak isteyenler 4936 sayılı Üniversiteler Kanununun ve bu

Kanuna ilişkin tüzük ve yönetmeliklerin koyduğu usul ve hükümlerin koşullarına

ve sınırlamalarına bağlı tutulurken bir yandan da Akademiden gelenlere aynı yetki

ve hakların yalnızca Senatonun uygun göreceği yol ve yöntemlerle sağlanmasına

gidilmiş olmaktadır.

Ege

Üniversitesi Senatosunun, düzenleyeceği yol ve yöntemlerde konuya ilişkin 4936

sayılı Kanun, tüzük ve yönetmelikleri hükümlerine uymasının doğal olduğu

yolunda bir görüşü benimsemeye olanak yoktur. Çünkü erek bu olsaydı kanun

tasarısındaki kural değiştirilmez olduğu gibi bırakılırdı. Kaldı ki yapacağı

düzenlemede Senatoyu bağlayıcı herhangi bir hükme incelenen maddede yer

verilmiş değildir. Senato düzenlenmesinde konuya ilişkin 4936 sayılı Kanun,

tüzük ve yönetmelikler kurallarına uyup uymamakta tüm serbesttir. Kanun, Ege

Üniversitesi öğretim üyeliğine geçirilecek bir bölük kişiler için olağan

olmayan, Özel bir yol seçmiştir. Yetkinin bir üniversite organına verilmiş

bulunması işin bu niteliğini değiştirmez. 1489 sayılı Kanunun l nci maddesinin

birince fıkrasındaki düzenlemenin Anayasa'nın 12 nci maddesinde yazılı kanun

önünde eşitlik ilkesine aykırı bir durumu oluşturduğu ortadadır.

Aynı

maddenin Senatoca daha önce yapılmış intibaktan, bu konu ile ilgili işlemleri

ve kazanılmış haklan saklı tutan ikinci fıkrası kuralına gelince: Senatoca

yapılmış intibaklar, konu ile ilgili işlemler ve kazanılmış haklar 1170 sayılı

Kanunun geçici l inci maddesi kuralına dayanmakta olacağından bunların

korunması gerçekte, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve yürürlükten kalkmış

olmasına rağmen bu madde kuralının dolaylı yoldan yürürlüğe sokulması ve

yürürlüğünün sürdürülmesi anlamını taşır. Kazanılmış hak kavramı üzerinde de

durulunca hemen görülecektir ki Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş

ve yürürlükten kalkmış bir hükme dayanan bu yararlanmanın kanunun niteliğine

göre, kazanılmış hak sayılması ve sürdürülmesi düşünülemez.

1489 sayılı Yasa'nın tartışılan l inci maddesinin ikinci fıkrası kuralında, bu durumiyle, İzmir İktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinden gelenleri, Ege Üniversitesi içinde imtiyazlı bir zümre yapmaya yönelmiş olmasından başka bir nitelik görmeye olanak yoktur.

Özetlemek gerekirse 1489 sayılı Kanunun 1170 sayılı Kanunun .geçici l inci maddesine iki fıkra ekleyen l inci maddesi Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırıdır; iptal edilmelidir.

Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Muhittin Gürün ve Lütfi Ömerbaş bu görüşe katılmamışlardır.

V-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

21/9/1971 günlü, 1489 sayılı Yasa'nın l inci maddesinin Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Muhittin Gürün ve Lûtfi Ömerbaş'ın karşıoylariyle ve oyçokluğu ile 20/4/1972 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Kâni Vrana

Üye

Muhittin Gürün

KARŞIOY

YAZISI

I-

İptal konusu birinci fıkra, İzmir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinin öğretim üyelerinin Üniversite öğretim üyeliğine intikallerine ait işlemlerin Ege üniversitesi Senatosunca düzenlenecek esaslara göre yürütüleceğini göstermektedir. Bu esas Anayasa'nın 120 nci maddesinde kabul edilen üniversitelerin özerkliği ilkesine uygundur. Zira üniversite özerkliği bu işlemlerin Üniversite tarafından yapılmasını öngörmektedir.

Sözü

geçen birinci fıkradaki hüküm Üniversite Senatosuna, Üniversiteler Kanunundaki

hükümlere göre işlem yapmak yetkisini verdiği gibi, durumun gereklerine göre,

Üniversiteler Kanununda tespit edilen esaslar dışında tespit edilecek esaslara

göre bu intikali yapmak yetkisini de tanımaktadır. Yasama Meclisi,

Üniversiteler Kanunu hükümlerini, Anayasa hükümleri dairesinde, her zaman

değiştirmek yetkisine sahiptir. Yasama meclisi de hadisede bu Akademinin

Üniversiteye bağlanması sırasında bu öğretim üyelerinin hususî durumlarını

göz-önüne alarak, sırf bu intikal işlemine münhasır olmak üzere, Üniversiteler

Kanununda tespit edilen esaslardan başka esaslara dayanarak işlem yapma

yetkisini tanıyan iptal konusu Kanunu çıkarmıştır. Buna Anayasa'nın 120.

maddesince bir engel mevcut, değildir. Esasen iptal konusu hüküm, yalnız İzmir

iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinin mevcut öğretim üyelerinin intikal

şekillerini düzenlemiş olup, yoksa bu Fakülteye yeniden öğretim üyesi olmak

isteyenlere de uygulanacak genel bir hüküm getirmiş değildir. Bu nedenlerle

iptal konusu birinci fıkranın Anayasa'nın 120 nci maddesine aykırı bir tarafı

görünmemektedir.

İptal

konusu birinci fıkranın Anayasa'nın 12 nci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı

olup olmadığı sorununa gelince : Anayasa Mahkemesinin bir çok kararlarında

kabul ettiği esaslara göre, Anayasa'nın 12 nci maddesinde yer alan eşitlik

ilkesi, nitelikleri, hukukî durumları aynı olanlar arasında söz konusu

olabilir. Buna göre haklı bir nedene dayanan bir Kanun hükmünün eşitlik

ilkesine aykırı olduğu kabul edilemeyecektir. Hadisemizde haklı bir neden

bulunup bulunmadığı hususunu araştıralım : Anayasa Mahkemesinin bundan evvelki

19/1/1971 gün ve 1971/5 - 1969/48 sayılı kararında, 1170 sayılı İzmir İktisadi

ve Ticarî ilimler Akademisinin İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Fakültesi adı

altında Ege Üniversitesine katılması hakkındaki Kanunun geçici birinci

maddesinin 2 ve 3 üncü cümleleri Anayasa'nın 12 ve 120 nci maddelerine aykırı

olduğu karara bağlanmışdı. Bu karara ait hadisede öğretim üyelerini seçim ve

tayin işlemi Kanunla yapılmışdı. Halbuki bu seçim işlemi ilmî kifayetleri

tespit işlemi olduğundan bu yetki, Anayasa'nın 120 nci maddesi esaslarına göre

Üniversite özerkliğinin icâbı olarak Üniversiteye aittir. Bilimsel bir konuya

ilişkin olan bu hususta ilmî kifayetleri tespit edilmeden söz konusu Kanunla

seçme ve atama işleminin yapılması özerklik ilkesini ihlâl ettiğinden

Anayasa'nın 120 nci maddesine aykırı düştüğü gibi 12 nci maddesi karşısında da,

bu suretle tayin edilen kimselerle Üniversiteler Kanununa göre işleme tabi

olanlar arasında bir eşitsizlik doyurduğundan dolayı sözü geçen Kanun

maddesinin iptaline karar verilmiştir.

Hadisemizde iptal konusu fıkra ile öğretim üyelerinin seçimi işinin Üniversite Senatosuna bırakılmasını öngören hüküm, bu elemanların ilmî kifayetlerinin tespit işini, takdir yetkisini Üniversite Senatosuna bırakmaktadır. Bu da Anayasa'nın 120 nci maddesine uygundur.

Senato

bunları seçerken, durumlarını gözönünde tutarak, düzenlediği esaslara göre ilmî

kifayetlerini takdir etmiş ve kabul etmiştir. İzmir iktisadî ve Ticarî îlimler

Akademisi öğretim üyeleri, zamanının mevzuatına göre bu akademide yıllarca

profesörlük ve doçentlik etmiş kimselerdir. Bunların ilmî kifayetlerinin

takdiri hususunda Akademinin Fakülteye çevirmesinden sonra hariçten yeni

gelecek kimseler durumunda kabul edilmesi, yeni gelecek kimselerin tabi olacağı

esaslara tabi tutulması onların evvelki mevzuata dayanan durumlarını gözönünde

tutmamak olur. Bu nedenlere o kimselerin, ilmî kifayetlerinin, durumlarının

gerekli kıldığı esaslara göre takdir yetkisinin Kanunla Üniversite Senatosuna

bırakılması, bir eşitsizlik teşkil etmektedir. Zira bu öğretim üyelerinin

nitelikleri ve hukukî durumları Üniversiteye dışardan yeni gelecek kimselerin

durumunun aynı değildir.

Bu nedenlerle iptal konusu birinci fıkranın, İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinin öğretim üyelerinin durumunu gözönünde tutarak bunlar hakkında Üniversiteler Kanununda tespit edilen hükümlerden başka hükümleri uygulama yetkisini Senatoya tanıması haklı bir sebebe dayanmakta olduğundan, Anayasa'nın 12 nci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu kabul edilemez.

II-

İptila konusu ikinci fıkra : Bu fıkrada, Senatoca daha önce yapılmış olan intibaklar ve bu hususla ilgili işlem ve kazanılmış haklar saklıdır, denilmektedir. Bu hüküm daha önce yapılmış intibaklara ve bu intibaklarla ilgili işlem ve kazanılmış haklara ilişkindir.

İptal konusu birinci fıkrada sözü geçen İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Fakültesine intikalleri tespit eden hükümlerin Anayasa'ya aykırı bulunmadığı yolundaki yukarıda I numaralı kısımda açıklanan gerekçeler karşısında iptal konusu, ikinci fıkranın da Anayasa'ya aykırı bir tarafı görünmemektedir.

i I ve II numaralı kısımlarda açıklanan nedenlere göre iptal isteminin reddi gerektiği kanısında olduğumdan iptal kararına karşıyım.

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Sayın Şahap Arıç'ın yukarıda yazılı karşıoy yazısına katılıyorum.

Üye

Şahap Arıç

Sayın Şahap Arıç'ın karşıoy yazısına katılıyorum.

Üye

İhsan Ecemiş

KARŞIOY

YAZISI

I-

Sözlü açıklama sorunu :

4/8/1971 günlü ve 13916 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 19/-1/1971 günlü ve 1969/48 - 1971/5 sayılı Anayasa Mahkemesi karariyle, (İzmir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinin iktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi adı altında Ege Üniversitesine katılması) hakkındaki 30/-4/1969 günlü ve 1170 sayılı Kanunun, katılma, sırasında Akademide görevli olan öğretim üyelerinin haklarım ve yeni Fakültede ne suretle göreve devam edeceklerini düzenleyen geçici l inci maddesinin bir cümlesi dışında kalan hükümleriyle geçici 2 nci maddesi hükmünün Anayasa'nın 120 nci ve 12 nci maddelerine aykırı görülerek iptallerine karar verilmiştir.

Bu kararın gerekçesi, özet olarak, aşağıdaki düşünceler doğrultusunda açıklanmıştı:

Üniversiteler

çevresi dışında bulunan ve kanunî nitelikleri olmayan kimseleri üniversite

profesörlüğüne, doçentliğine, asistanlığına kanunla atama niteliğinde olan bu

hüküm, Anayasa'nın 120 nci maddesi ile üniversitelere tanınmış bulunan bilimsel

ve idarî özerkliğe aykırıdır. Zira bu özerklik, üniversitenin öğretim

üyelerinin ve yardımcılarının kendi olağan usulleri ve ölçülerince yine kendi

organları tarafından seçilmesi temeline dayanır. Üniversite dışındaki

mercilerin iradeleriyle, örneğin kanunla, öğretim üyesi atanması bu ilkeye

doğrudan doğruya aykırı olduktan başka, bu suretle tayin edilmiş öğretim

üyelerinin üniversitenin yönetim ve denetim organlarında ver almaları yolu ile

de üniversitenin yönetim ve denetiminde dış etkilere yer verilmesine yol açar

ki bu da özerkliğin ihlâli sonucunu doğurur.)

Bu dosyada dâva konusu olan 1485 sayılı Kanun ise, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının ışığı altında Ege Üniversitesince ve Hükümetçe hazırlanarak teklif edilen kanun tasarısının Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosunun Komisyonlarında ve genel kurullarındaki çalışmalar sonucunda değiştirilerek kabul edilmesiyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Kanunun 1. maddesi, İzmir İktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinin, (iktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi) adiyle Ege Üniversitesine katıldığı günde Akademide görevli bulunan öğretim üyelerinin ve yardımcılarının üniversite öğretim üyeliğine ve yardımcılığına intikallerinde uygulanacak esasların Ege Üniversitesi Senatosunca düzenleneceği ve bu Senatoca yapılmış önceki intibaklar ve işlemlerle kazanılmış hakların saklı tutulacağını hüküm altına almaktadır.

Görüldüğü

gibi kanun, bu konularda Senatoya, yani Üniversitenin en üst kademedeki yönetim

organına görev ve yetki vermek suretiyle Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü

geçen kararına tamamiyle uygun, bir düzenleme yapmış bulunmaktadır. Bu cihetle

hükümde ilk bakışta bile, Anayasa'nın 120. maddesindeki özerklik ilkesine

aykırı bir durum görülememektedir. Ancak bir başka üniversite bu derece acık

olan bir hükümde Anayasa'ya aykırı yön bulunduğunu öne sürerek bu dâvayı açmış olduğuna

göre konunun gereği gibi aydınlığa kavuşması ve her iki üniversitenin de konuya

ilişkin görüş ve düşünüşlerinin daha etraflı bir şekilde ve yakından

öğrenilerek değerlendirilmesi için davacı durumundaki İstanbul Üniversitesi ile

konu ile birinci derecede ilgili olan Ege üniversitesinin sözlü

açıklamalarının, 44 sayılı Kanunun 29. ve 30. maddelerine göre dinlenmesinin

yarar olacağı ortadadır.

Bu nedenlerle kararın, sözlü açıklamayı gerekli görmiyen bölümüne karşıyım.

2- Hükmün esas yönünden Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :

Anayasa'nın 1488 sayılı Kanunla değişik 120. maddesinde, üniversitelerin, özerkliği sahip kamu tüzel kişileri oldukları ve üniversite özerkliğinin bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanacağı, üniversitelerin, Devletin gözetim ve denetimi altında, kendileri tarafından seçilen organları eliyle yönetileceği, üniversite öğretim üyeleri ve yardımcılarının, üniversite dışındaki makamlarca, maddenin son fıkrası hükmü dışında, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamayacakları ilkeleri yer almaktadır.

Bu ilkeler arasında üniversite öğretim üyelerinin ve yardımcılarının seçilme ve atanmalarının üniversitece yapılacağı hakkında açık bir hüküm bulunmamakla beraber atamaların üniversite dışındaki mercilerce yapılabileceği veya atamaların her hangi bir evresinde dış mercilerin etki ve müdahelede bulunabilecekleri hakkında da açık veya kapalı her hangi bir işarete de rastlanmamaktadır. Buna karşılık maddede yer alan hükümlerle belirlenmiş sınırlar dışında genel ve mutlak nitelikte bir (özerklik) in üniversitelere tanınmış olduğu ve atama konusunda bu özerkliği sınırlayıcı her hangi bir koşula da yer verilmediği görülmektedir.

Bu durum karşısında, öğretim üyelerinin ve yardımcılarının seçilme ve atanma işlemlerinin tamamen üniversiteye ait olduğu, yasama organı da dahil olmak üzere üniversite dışındaki hiçbir makam ve merci tarafından dolaylı veya dolaysız her hangi bir etki ve müdahele yapılmasına Anayasa'nın 120. maddesinde yer alan özerklik ilkesinin izin vermiyeceği savının kuşkusuz doğru olduğu anlaşılmaktadır.

1489 sayılı Kanunun yukarıdaki açıklamaların ışığı altında incelenmesi aşağıdaki sonuçlan ortaya koyar :

Yukarıda l no. lu bentde de açıklandığı gibi iptali istenen hükümlerin nitelikleri şöyledir :

1- Üniversiteye geçiş sırasında Akademide görevli olan öğretim üyelerinin üniversite öğretim üyeliğine intikallerine ait işlemler Ege Üniversitesi Senatosunca düzenlenecek esaslara göre yürütülür.

2- Ece Üniversitesi Senatosu tarafından daha önce yapılmış intibaklar ve bu hususla ilgili işlem ve kazanılmış haklar saklıdır.

Bu Hükümlerde, yukarıda değinilen özerklik açısından Anayasa'nın 120. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı pek açıktır. Zira öğretim üyelerinin ve yardımcılarının atanmaları konusundaki bütün yetki, üniversitesinin en üst düzeydeki organına, Üniversite Senatosuna, verilip onun dışında hiç bir merci ve makama bu konuda en küçük ölçüde bir yetki, hattâ ilgi bile tanımadığına göre hüküm, söz konusu özerklik ilkesine tamamiyle uygun niteliğe sahiptir.

Durum bu derece açıkken hükümde özerklik ilkesine aykırılık bulunduğundan söz edilmesi bile yerinde değildir.

Anayasa'nın 12. maddesi açısından konuya eğilince görülen gerçek durum şudur:

Anayasa'nın eşitlik ilkesi; nitelikleri, hukukî durumları aynı olanlar arasında söz konusu olabilir. Değişik hukukî durumlar ve haklı nedenler bulundukça, değişik hükümlerin uygulanmasında eşitlik ilkesine aykırı bir yön olamıyacağı Anayasa Mahkemesi'nin çok sayıdaki kararlarında dile getirilmiştir.

Yıllarca Akademide öğretim yaparak belli bir bilim dalında uzmanlık kazanmış bir öğretim üyesinin, görev yapmakta bulunduğu öğretim kurumunun üniversiteye katılması üzerine üniversitenin yetkili onca gerekli ve faydalı görülerek öğretim görevine devam etmeğe çağrılmasiyle, her hangi bir kimsenin dışardan ve yeniden üniversite öğretim görevine alınması arasındaki farkı görmezlikten gelerek bunlar eşit saymanın ve haklarında aynı hükmün uygulanmasını öne sürmenin, (eşitlik) ilkesi ile bağdaşır bir yönü olmadığı, aksine o ilkeyi zedeleyen ve adalet duygularını rencine eden nitelikte bir düşünce olduğu ortadadır.

Halen

yürürlükte bulunan üniversiteler Kanunu, Anayasa niteliğinde olmadığından her

üniversitenin özel kanununda, ona aykırı sayılabilecek nitelikte, fakat ilgili

üniversitenin bünyesinin gerektirdiği ölçüde değişik hükümlerin yer alması

doğaldır ve uygulamada da bunun çeşitli örnekleri görülmektedir. Zira bu gibi

hükümler, üniversiteler Kanununa aykırı bulunsalar bile, değişik bünyenin ve

kamu hizmetlerindeki farklılığın zorunlu kıldığı Ölçüde kamu yararına

dayandıkları müddetçe haklı bir nedenin sonucudurlar ve bir bakıma da bu gibi

hallerde, yanî haklı nedene dayanan farklılık hallerinde, Anayasa'nın eşitlik

ilkesinin sağlanması, haklı neden ölçüsüne uygun düşen nitelikteki farklı

hükümlerle mümkün olabilir bir başka deyimle eşitlik dengesi ancak bu yolla

sağlanabilir.

Şu halde bu gibi durumlarda Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılıktan değil, ancak uygunluktan söz edilmesi mümkündür.

Durumlarının yukarıda açıklanan özelliğine göre, üniversiteye katılma gününde İzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisinde görevli bulunan öğretim üyelerinin ve yardımcılarının, üniversiteye geçişlerinde, bilimsel ve meslekî değerlerine uygun olan görev unvanlarının, üniversiteye ilk defa ve açıktan intisap edecekler hakkında uygulanan ölçülerden farklı ölçülerle saptanmasındaki zorunluk meydandadır ve bunlar arasındaki eşitlik ilkesinin de ancak bu konuda uygulanacak farklı ölçülerle sağlanması mümkün olabilir.

İptali istenen Kanun, bu konuda uygulanacak farklı ölçüleri bulma ve ona göre gerekli düzenlemeyi yapma işini, görevi verecek olan üniversitenin en yüksek organına bırakmakla en isabetli çözüm yolunu bulmuş olmakta ve bu organca daha önce yapılmış olan işlemleri ve bu işlemlerden doğan kazanılmış hakları da saklı tutmaktadır.

Görüldüğü gibi söz konusu hükümlerde Anayasa'nın 12. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunduğu iddiası da dayanaktan yoksun bulunmaktadır.

Yukarıdaki nedenlerle dâvanın reddi gerektiğinden aksi sonucu belirten karara karşıyız.

Üye

Halit Zarbun

Sayın Muhittin Gürün'ün karşıoy yazısının ikinci kısmına katılıyorum.

Üye Muhittin · Gürün Üye Lûtfi · Ömerbaş Üye Nuri Ülgenalp

Anayasa Mahkemesi, E. 1971/59, K. 1972/19, 20 Nisan 1972 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. E. Sayısı:1971/59
  4. K. Sayısı:1972/19
  5. K. Günü:20/4/1972
  6. I-
  7. Yasa Metinleri
  8. Iıı-
  9. İlk İnceleme
  10. Iv-
  11. Esasın İncelenmesi
  12. V-
  13. Karşıoy
  14. Yazısı
  15. I-
  16. Iı-
  17. H. Boyacıoğlu
  18. Karşıoy
  19. Yazısı
  20. I-
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/59
Karar No
1972/19
Tarih
20 Nisan 1972

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1972/1 K.1972/20
  • AYM Norm Denetimi E.1969/52 K.1972/21
  • AYM Norm Denetimi E.1971/58 K.1972/22
  • AYM Norm Denetimi E.1972/18 K.1972/24
  • AYM Norm Denetimi E.1972/23 K.1972/26
  • AYM Norm Denetimi E.1972/22 K.1972/25

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.