İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1972/19 K.1972/47

Resmi Gazete tarih/sayı:12.1.1973/14419

Esas1972/19Karar1972/47Tarih5 Ekim 1972Okuma12 dk · 2.326 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Ekim 1972
Esas Sayısı
1972/19
Karar Sayısı
1972/47
Karar Günü
5/10/1972
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.326 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:12.1.1973/14419

İtiraz yoluna başvuran : Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliği.

İtirazın konusu : Umumî, mülhak ve hususî bütçelerle idare olunan daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait daire ve müesseseler arasındaki itilâfların tahkim yoliyle halli hakkındaki 29/6/1938 günlü, 3533 sayılı Kanunun 1., 4 ve 6. maddelerini Anayasanın 7. maddesine aykırı gören mahkeme Anayasanın değişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

I.

OLAY

Alanya çarşı mahallesindeki bir taşınmazın Maliye Hazinesi ve bir gerçek kişi adına yapılmış tespitinin iptali için Belediyece Hazine ve gerçek kişi aleyhine Alanya Şehir Kadastrosu Mahkemesinde açılan ve bu Mahkemenin 1969/77 esas sayısını alan dâvanın 25/4/1972 günlü duruşmasında mahkeme davacının belediye, dâvâlılardan birin de Maliye Hazinesi olması karşısında 3533 sayılı Kanuna göre görevsizlik karan verilmesi gerektiği sonucuna varmış ancak bu Kanunun 1., 4. ve 6. maddelerini Anayasanın 7. maddesine aykırı görerek Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve duruşmanın başka güne bırakılmasına karar vermiştir.

III.

YASA METİNLERİ

1- İtiraz konusu kurallar :

29/6/1938 günlü, 3533 sayılı Kanunun Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kurallarından sınırlama karan uyarınca incelenecek olan 1 ve 4. maddeleri (Üçüncü tertip, Düstur - Cilt 19. sayfa 796 daki metne göre) şöyledir :

"Madde l- Umumî mülhak ve hususî bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilâflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu Kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler."

"Madde 4- Belediyeler, hususî bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya hususî idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseslerden biriyle ikinci ve üçüncü maddelerde yazılı dairelerden biri arasında tahaddüs eden ihtilâflar bulunduğu yerin ve ihtilâf gayrimenkule taalluk ediyorsa o gayrimenkulun bulunduğu mahallin ve taraflar ayrı ayrı yerlerde bulunuyorlarsa müddeialeyh mevkiinde olan daire veya müessesenin ve müddeialeyhler taaddüt eylediği takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi reisi veya hâkimi tarafından hakem sıfatıyle hallolunur."

2- Mahkemenin dayandığı Anayasa kuralı :

3533 sayılı Kanunun kimi maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki görüşünü desteklemek üzere mahkemece ileri sürülen Anayasanın 7. maddesi aşağıda yazılı olduğu gibidir.

"Madde 7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."

IV.

İLK İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 23/5/1972 gününde Muhittin Taylan,

Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,

Recai Seçkin, Ahmet Akar, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün, Lûtfi

Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle yapılan ilk

inceleme toplantısında Anayasanın değişik 151. maddesinde bir mahkemenin, bir

kanun kuralım Anayasaya uygunluk denetiminden geçirtmek, üzere Anayasa

Mahkemesine getirilebilmesi için öngörülen koşulların gerçekleşmiş olup

olmadığı; başka deyimle mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunup

bulunmadığı ve itiraz konusu yasa kurallarını o dâvada uygulama durumunda olup

olmadığı sorunları ele alınmıştır.

1- İtiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunup bulunmadığı sorunu :

İtiraz

yoluna başvuran Alanya Şehir Kadastrosu hâkîmliğince elinde Belediyece Maliye

Hazinesi ve bir gerçek kişi aleyhine kadastro tespitinin iptali istemiyle

açılarak mahkemenin 1969/77 esas sayısını almış bir dâva vardır. Her ne kadar

davacı dâvayı açarken dâvâlılardan birinin durumunu ve 3533 sayılı Yasanın 1.

ve 4. maddeleri gereklerini gözönünde bulun durmamışsa da mahkemenin

kayıtlarına geçmiş olan bu dâva ancak Hâkimlikçe bakılarak görevsizlik karan

verildikten sonra elden çıkabileceğinden bu karar verilinceye dek mahkemenin

elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunduğundan şüphe edilemez. Böyle olunca

da Anayasanın değişik 151. maddesinde itiraz yoluna başvurabilmesi için

öngörülen ilk koşulun gerçekleşmiş sayılması gerekir.

Avni Givda, Şahap Arıç, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün mahkemenin elinde yolunca açılmış, Anayasanın değişik 151. maddesi yönünden geçerli bir dâva bulunmadığını ve mahkemenin itiraz yetkisini kullanamayacağını ileri sürerek bu görüşe katılmamışlardır.

2- İtiraz konusu Kanun kurallarının dâvada uygulanıp uygulanamayacağı sorunu :

3533

sayılı Kanunun 1., 4. maddelerine göre belediye ile Maliye hazinesi arasında

çıkan ve adliye mahkemelerinin görevine giren anlaşmazlıklar, anlaşmazlık bir

taşınmaza ilişkinse, taşınmazın bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi

hâkimliğine hakem sıfatiyle çözülür. Olayda Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliği,

elindeki işin niteliğine göre ve gerekçesinde de belirtildiği üzere görevsizlik

kararı verecek ve bu kararı verirken 3533 sayılı Yasanın l, ve 4. maddelerine

dayanacak, başka deyimle bu kuralları bakmakta olduğu dâvada uygulanacaktır.

3533 sayılı Yasanın 6. maddesi hakem kararlarının kesinliğine ilişkindir. Hakem

kararlarının niteliğini belirleyen bu kuralın itiraz yolum başvuran hâkimlikçe

uygulanması düşünülemez. Böyle olduğu için de işin esasının 3533 sayılı Yasanın

1. ve 4. maddeleriyle sınırlı olarak incelenmesi gerekir.

3- İlk inceleme sonucu :

Dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda açıklanan gerekçelere dayanılarak,

a) Ortada Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca bakılmakta olan .bir dâva bulunduğuna ve Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliğinin Anayasa Mahkemesine başvurabileceğine Avni Givda, Şahap Arıç, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün'ün karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;

b) İsin esasının 3533 sayılı Yasanın mahkemenin uygulama durumunda bulunduğu 1. ve 4. maddeleriyle, sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle;

23/5/1972 gününde karar verilmiştir.

V.

ESASIN İNCELENMESİ

İtirazın esasına ilişkin rapor, Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliğinin 25/4/1972 günlü. 1969/77 sayılı yazışma bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri; iptali istenen Kanun hükümleri, Anayasaya aykırılık iddiasına dayanaklık eden Anayasa kuralı; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

3533 sayılı Kanun, genel, katma, özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tümü Devlet, belediye veya özel idarelere ait daire ve kurumlar arasında çıkan anlaşmazlıklardan adliye mahkemelerinin görevi içinde bulunanları, bu kuruluş ve kurumların bünyelerine uygun biçimde, süratle ve kesin olarak sonuçlandırmak üzere tahkim düzenini benimsemiştir.

Anayasanın 112. maddesinde kuruluş ve görevleriyle bir bütün olan idarelerin kanunla düzenleneceği; 116. maddesinde ise mahallî idarelerin kuruluşlarının, kendi aralarında birlik kurumlarının, görevlerinin, yetkilerinin, maliye ve kolluk işlerinin, merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgilerinin yasal düzenleme konusu olduğu ilkeleri yer almış bulunmaktadır.

3533

sayılı Kanunun l. maddesinde sözü edilen ve genellikle Anayasanın 112. ve 116.

maddeleri kapsamına giren kuruluş ve kurumlar arasındaki "hukuk anlaşmazlıklarının

çözümünün de Anayasanın kanunla düzenlenmesini buyurduğu konuların birini

oluşturduğu ve 3533 sayılı Kanunun belirlediği yolun bu idarelerin birbiriyle

olan ilişkilerinden bir bölümünün bir kanunla düzenlenmesinden başka nitelik

taşımadığı ortadadır. Söz konusu kuruluş ve kurumlar arasındaki çeşitli

ilişkileri ve o ilişkilerden doğan uyuşmazlıkları kişiler veya kişilerle idare

arasındaki ilişkilere benzeterek Anayasaca kişi hakları yönünden konulmuş

ilkelerin bunlar hakkında da uygulanmasının gerektiği yolunda bir görüş

anayasal destek bulamaz. Şu duruma göre 3533 sayılı Kanunun sınırlama karan

uyarınca incelenen ve konuca Anayasanın 7. maddesi kapsamına girmeyen 1. ve 4.

maddelerinin Anayasanın sözü geçen kuralına veya başka herhangi bir ilkesine

aykırı yönleri olmadığına ve itirazın reddine karar verilmelidir.

Nuri Ülgenalp, Recai Seçkin ve Ahmet H. Boyacıoğlu sonuçta birleşmekle birlikte bu gerekçeye katılmamışlardır.

VII.

SONUÇ

29/6/1938 günlü, 3533 sayılı Yasanın sınırlama kararı uyarınca incelenen 1. ve 4. maddelerinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine sonuçta oybirliğiyle ve gerekçede Nuri Ülgenalp, Recai Seçkin ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile 5/10/ 1972 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai Seçkin

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Kâni Vrana

Üye

Mustafa Karaoğlu

Üye

Muhittin Gürün

KARŞIOY

YAZISI

Anayasanın 151. maddesine göre bir mahkemenin herhangi bir kanım kuralını Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebilmesinin ilk koşulu o mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunmasıdır.

Dâva

kavramı gelişi güzel bu başvurmayı anlatmaz. Bir dâvanın var sayılabilmesi

ancak başvurmanın geçerli, başka deyimle yasalara uygun bulunmasına bağlıdır.

Olayda belediye, Maliye Hazinesi ile arasındaki mülkiyet anlaşmazlığının çözümü

için şehir kadastrosu hakimliğine gitmiştir. Belediye söz konusu anlaşmazlık

dolayısiyle kadastro Mahkemesinde Hazine aleyhine dâva açamaz. Çünkü 29/6/1938

günlü, 3533 sayılı Yasa böyle bir anlaşmazlığın bu Yasada yazılı tahkim

usuliyle çözülmesini buyurmuştur. Demek ki itiraz yoluna giden mahkemenin ele

aldığı iş geçerli bir dâva değil, gelişigüzel yapılmış bir başvurmadır. Böyle

olduğu için de 3533 sayılı Kanunun kimi maddelerinin Anayasaya uygunluk

denetiminden geçirilmesi isteminde bulunmasına olanak yoktur. İtirazın, itiraz

yoluna başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.

1972/19 esas sayılı işin ilk inceleme evresinde, ortada Anayasanın 151. maddeci uyarırca bakılmakta olan bir dâva bulunduğu yolunda verilen 23/5/1972 günlü karara bu nedenle karşıyız.

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

GEREKÇENİN

YAZILIŞINA İLİŞKİN KARŞIOY YAZISI

3533 sayılı Yasa uyarınca dâvaya bakan en kıdemli hâkim, hakem olarak dâvaya bakmaktadır. Ancak onun hukukî durumunun teminatlı hâkim durumu olması bakımından öbür hâkimlerle arasında hiç bir ayırım olmadığı gibi gördüğü iş dahi özel yargılama usulüne bağlı bir ad!î yargı işidir.

1- Hakem denilen hâkimin, bir adlî yargının görevine giren dâvayı çözümlediği acıktır. Bu yön, 3533 sayılı Yasanın 1. maddesinin yazılışından anlaşılmaktadır.

2- O hâkime hakem adı verilmesi ile onun izleyeceği yargılama usulünün genel yargılama usulü olmadığı, hâkimin 3533 sayılı Yasanın kapsamına giren dâvalarda hakeme benzetilmek yolunun tutulduğu belirtilmiştir. Bu nitelendirmenin başka bir ereği yoktur.

3- Anayasa'nın 139. maddesi kuralı, ayrılık durum olarak bir takım kararların mahkemelerce kesin biçimde verilmesini yasak eden bir nitelik taşımamaktadır.

4- Eğer bu hâkim, özel yasa uyarınca tarafların sözleşme ile seçtikleri bir özel hakem sayılsa dahi yine Anayasa'ya aykırılık olamaz. Zira özel hakem geçerli bir sözleşme gereğince bir uyuşmazlığı çözmektedir. Amma o hiç bir zaman bir hâkim gibi ulus adına Anayasa'dan gelen bir yetkiyi kullanmakta değildir: ancak sözleşmeden gelen bir yetkiyi kullanmaktadır. Taraflar sulh olarak bir durumu belli bir sonuca bağlayabilecekleri gibi hakeme yollama sözleşmesiyle bu sonuca bağlama işini hakem denilen kişilere dahi bırakabilirler. İşte özel hakemin durumu budur. Özel hakem kararı için tutulan yol dahi budur. Bunun Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

İtiraz konusu kural, ancak yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Anayasa'ya uygun bulunmakta olduğundan, buna uygun olmayan gerekçeye katılmıyoruz.

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Ahmet Akar

KARŞIOY

YAZISI

İtiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunup bulunmadığı sorunu hakkında karşıoy :

Anayasa Mahkemesince, Anayasa'nın 151. maddesine uygun şekilde mahkemenin bakmakta olduğu dâvanın mevcut olduğuna oyçokluğuyla karar verilmiştir. Bu karara aşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım:

Her

ne kadar mahkemenin elinde, esas numarası almış ve mahkemenin kayıtlarına

geçmiş, usul hukuku anlamında açılmış bir dâva mevcut ise de, Anayasa'ya

aykırılık denetimi açısından, bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine

başvurabilmesinin şartlarını Anayasa hükümlerinde aramak gerekir. Bu şartlar

Anayasa'nın 151. maddesinde "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak

bir kanun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse ....... şeklinde ifade

edilmiştir. 151 maddedeki bu şartın anlamı, mahkemenin elinde esas yönünden

sonuçlandırmaya, bir hüküm veya karar vermeye görevli olduğu bir dâvanın

bulunmasıdır. İptal konusu kanun maddeleri hükümlerine göre mahkemenin elindeki

dâva, tahkim üssüne tabidir. Bu durum karşısında mahkemenin bu dâvaya bakmaya

görevli olmadığı açıktır.

Olaydaki

dâvanın halli, Usul Hukukunda yer alan akdi nitelikteki tahkim usulüne değil,

hususî bir kanunla öngörülen tahkim usulüne tabidir. Akdi nitelikteki tahkim

yolunda davacının mahkemede dava açması halinde dâvâlı taraf görevsizlik

itirazında bulunmazsa, taraflar, mukaveleye rağmen, ihtilâfın asıl görevli mahkemede

hallini kabul etmiş sayılacaklarından, mahkeme re'sen görevsizlik kararı

veremez. İptal konusu kânundaki tahkim usulü ise, amme intizamı esasına

dayanmakta olduğundan bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması ve ilk iş

olarak görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın yerine gönderilmesi gerekir.

Mahkemenin böyle yapmayarak, bakmaya görevli olmadığı bîr dâvada Anayasa

Mahkemesine müracaat suretiyle dâvayı bekletmeye karar vermesi de görevi içinde

sayılmamak gerekir. Bu gorevsiz mahkemece verilecek kararlar, temyiz edilmesi

halinde, Yargıtay'ca bozulacak, bu suretle yapılan muameleler yok hükmünde

olacaktır. Yok hükmüne girmesi mümkün bir mahkeme kararına dayanılarak Anayasa

aykırılık denetimi yapılamamak gerekir.

Bu nedenlerle mahkemenin, iptal konusu kanun hükmüne göre bakmaya görevli olmadığı acık olan bu dâvada, görev hususunu re'sen nazara alıp, ilk iş olarak görevsizlik kararı vermesi gerekirken, hakkında bu yola gitmediği bir dâvaya o mahkemenin bakmakta olduğu dâva vasfını tanımak Anayasa'nın 151. maddesi hükmüne uygun düşmemektedir. Anayasa Mahkemesince itirazın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekirdi; Anayasa'nın 151. maddesine uygun şekilde mahkemenin bakmakta olduğu bir dâvanın bulunduğu hakkında verilen karara karşıyım.

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞIOY

YAZISI

Anayasa'nın 151. ve Anayasa Mahkeme'sinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre, bir mahkemenin, Anayasa'ya aykırılık nedeniyle bir kanun hükmü hakkında Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ile başvurabilmesi için, bakmakta olduğu bir dâvanın mevcut olması ve itiraz edilen hükmün de o dâvada uygulanacak nitelikte bulunması gerekmektedir.

Anayasa'da ve kanunda sözü edilen bakılmakta olan dâva deyimi ile, kanunlara uygun biçimde ve mahkemenin yetkisi içinde açılmış bir (dâva) nın öngörülmüş olduğuna kuşku yoktur. Zira kanunlara uygun olmayarak bir mahkemenin önüne getirilmiş bir istemin, Anayasa Denetiminin sağlanması için başvurabilecek yolların birisinde, (İtiraz yolunda); geçerli (dâva) savarak Anayasa denetimine esas yapılması iki bakımdan mümkün değildir :

1- Anayasa'nın 2. maddesinde Devlet düzeninin temellerinden birisi olarak gösterilen "Hukuk Devleti" kavramı, kanunsuz ve hukuk acısından değersiz işlemlere, geçerli sayılabilecek bir neden bulunmadıkça, hukukî sonuç ve etki tanınmasına izin vermez.

2- Kişileri, Anayasaya aykırı kanunların uygulanmasından koruyarak Anayasa Güvencesi altına almak ve Anayasanın üstünlüğünü sağlamak amacıyla kurulmuş bulunan ve kişi yaşantısında pek ciddî ve önemli yeri olan Anayasa Denetimi müessesenin, danışıklı ve yapma olarak oluşturulması hiçte güç olmayan, şeklen dâva biçimi verilmiş istemlerle gayri ciddi bir yola ve niteliğe dönüştürülmesi olanağına yer verilmiş olur.

Bu nedenlerle söz konusu maddelerde yer alan (dava) deyiminin, kanunlara aykırı olarak oluşturulan ve nitelikleri yukarıda açıklanan işlem ve istemleri de kapsadığını kabul etmenin, Anayasa Denetiminin amaçlariyle bağdaştırılmasına imkan olmadığı ortadadır.

Şu hale göre, bir mahkemenin, Anayasa Mahkemesine Anayasa'ya aykırılık itirazında bulunabilmesi için her şeyden önce önünde kanunlara uygun biçimde ve görevi içinde olarak açılmış bir dâvanın mevcut bulunmasının şart olduğu sonucuna varılması zorunludur.

Bu dosyaya konu olan iş, Alanya Belediyesince, bir taşınmazın Hazine ile bir gerçek kişi adına yapılmış olan tespitinin iptali İçin Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliğine yapılmış bir başvurmadan ibarettir. Şu haliyle mahkemeden istenenler içinde Belediye ile Maliye Hazinesi arasındaki bir ihtilâfın çözülmesi de vardır.

Halbuki 29/6/1938 günlü ve 3533 sayılı Kanuna göre Umumî Bütçe ile idare edilen dairelerden birisi olan Maliye ile Belediyeler arasında çıkan ihtilâfların çözülmesi için genel mahkemelerde dâva açılmayarak tahkim usulüne başvurulması gerekmektedir.

Kanunun bu derece açık ve kesin hükmü karşısında, Belediyenin söz konusu iş için Kadastro Hâkimliğinde dâva açmasının, kanun dışı bir işlem olması nedeniyle, hukukî bir etki yapması söz konusu değildir; mahkemenin de kanunî değeri olmayan bir işlemi, Anayasanın 151. maddesinde öngörülen nitelikte Anayasa denetimine olanak veren bir (dâva) sayarak itiraz yoluna başvurmaya yetkisi yoktur.

Bu suretle mahkemece yetkisiz olarak yapıldığı ortaya çıkan bir itirazın Anayasa Mahkemesince geçerli bir itiraz imişçesine incelenerek karara bağlanmasına da, Anayasa'nın açılanan 151. ve Anayasa Mahkemesi Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri karşısında imkân olmadığından söz konusu itirazın bu gerekçe ile red olunması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın konuya ilişkin bölümüne karşıyım.

Üye Şahap Arıç Üye Muhittin Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1972/19, K. 1972/47, 5 Ekim 1972 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. Yasa Metinleri
  5. İlk İnceleme
  6. Esasın İncelenmesi
  7. Sonuç
  8. Karşıoy
  9. Yazısı
  10. H. Boyacıoğlu
  11. Gerekçenin
  12. Yazılışına İlişkin Karşıoy Yazısı
  13. Karşıoy
  14. Yazısı
  15. H. Boyacıoğlu
  16. Karşıoy
  17. Yazısı
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1972/19
Karar No
1972/47
Tarih
5 Ekim 1972

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1972/45 K.1972/51
  • AYM Norm Denetimi E.1972/20 K.1972/55
  • AYM Norm Denetimi E.1972/17 K.1972/50
  • AYM Norm Denetimi E.1972/28 K.1972/53
  • AYM Norm Denetimi E.1972/39 K.1972/54
  • AYM Norm Denetimi E.1972/46 K.1972/52

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.