İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1972/39 K.1972/54

Karar günü:17/10/1972

Esas1972/39Karar1972/54Tarih17 Ekim 1972Okuma11 dk · 2.135 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
17 Ekim 1972
Esas Sayısı
1972/39
Karar Sayısı
1972/54
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.135 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

Karar günü:17/10/1972

Resmi Gazete tarih/sayı:27.1.1973/14430

İtiraz yoluna başvuran : Tarsus Sulh Ceza Mahkemesi.

İtirazın konusu : 6831 sayılı Orman Kanununa bir madde eklenmesine dair 19/7/1971 günlü 1444 sayılı Kanunun anayasaya aykırı bulunduğu yolundaki müdahil avukatının iddiasının ciddi olduğu kanısına varan ve kanunu Anayasa'nın Başlangıç bölümüne, 12 nci ve 131 maddelerine aykırı gören mahkeme Anayasa'nın değişik 151 nci maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

I-

Olay :

Sanıklar

hakkında Tarsus Cumhuriyet Savcılığınca 6831 sayılı Orman Kanununun 93 ncü

maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmaları istemiyle ve 3/8/1971

günlü 196/71-976 sayılı iddianame ile açılan ve Tarsus Sulh Ceza Mahkemesinin

1971/1023 esas sayısını filan kamu davasında müdahil Orman işletmesi avukatı

Orman kanunu kapsamına giren suçlar dolayısiyle Orman idaresince müdahil

sıfatıyle ve avukat eliyle takip edilen davalarda idare lehine takdir edilecek

maktu vekâlet ücretini o yer avukatlık ücret tarifesinde yazılı asgari Ücretin

onda birine indiren 19/7/1971 günlü 1444 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı

olduğunu ileri sürmüş; mahkeme iddiayı ciddi görerek 20/4/1972 günlü duruşmada

Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.

III-

Yasa Metinleri : l- itiraz konusu kanun :

Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen 19/7/1971 günlü, 1444 sayılı Kanun (Beşinci Tertip Düstur - Cilt 10 -,üçüncü kitap, sayfa : 2962 deki metne göre) şöyledir:

"Madde l- 6831 sayılı Orman Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

Ek Madde l- Bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı açılmış olup Orman idaresince müdahil sıfatiyle ve avukat marifetiyle takibedilen ceza davalarında idare lehine takdir edilecek maktu vekalet ücreti davanın görüldüğü mahkemeye göre avukatlık ücret tarifesinde yazılı asgari ücret miktarının onda biridir.

Madde 2- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."

2- Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa kuralları :

1444 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki iddianın ciddiliği görüşünü desteklemek üzere ileri sürülen Anayasa kuralları şunlardır :

"Başlangıç................

Bütün fertlerini kaderde kıvançta ve tasada ortok bölünmez bir bütün halinde ..................

..................

İnsan hak ve hürriyetlerini milli dayanışmayı sosyal adaleti ferdin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukuki ve sosyal temelleriyle kurmak için :

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilân ..................... eder."

"Madde 12- Herkes, dil ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."

"Madde 131- (17/4/1970 günlü, 1255 sayılı Yasa ile değişik) üçüncü fıkra :

.........................

........................

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez"

IV-

İlk inceleme:

16/5/1972 gününde yapılan ilk inceleme sonunda "Anayasa'ya aykırılık iddiası üzerinde sanığın savunmasının alınmadığı görüldüğünden 44 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin 2 sayılı bendi hükmüne aykırı düşen bu eksiklik tamamlanmak üzere dosyanın geri çevrilmesine oybirliğiyle ve 1972/15-23 sayı ile karar verilmiştir.

İşin yeniden Anayasa Mahkemesine gelmesi üzerine İçtüzüğün 15 inci maddesi uyarınca 3/10/1972 gününde Muhittin Taylan, Avni Givda. Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında Tarsus Sulh Ceza Mahkemesinin 12/7/1972 günlü, 1971/1023 sayılı yazısına bağlı olarak gelen kâğıtlara göre dosyadaki eksikliğin tamamlandığı anlaşıldığından Anayasa'nın değişik 151 inci ve 22/4/1962 günlü 44 sayılı Kanunun 27 nci maddelerine uygun düştüğü görülen işin esasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.

V-

Esasın incelenmesi :

İtirazın esasına ilişkin rapor; mahkemenin 12/7/1972 günlü, 971/ 1023 sayılı yazısına bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen Kanun; aykırılık iddiasına dayanaklık eden Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçeler ve Yasama Meclisleri tutanakları ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Orman

suçlarından ceza giyenlere yükletilen vekâlet ücretini ceza veya cezanın bir

bölümü saymak yersiz ve olanaksızdır. Vekâlet ücreti, miktarına ve ilgilinin

varlık derecesine göre hükümlü üzerinde ceza kadar, belki de ondan çok etki

gösterebilir; ancak bu nedenle vekâlet ücretinin ceza niteliğinde olduğu

savunulamaz. 6831 sayılı Orman Kanununda yazılı cezaların hafifliğini,

ormanların korunmasına ve geliştirilmesine bu cezaların yetmediğini ileri

sürmek olanak içindedir. Böyle bir iddia belki haklı da görülebilir ve

cezaların ağırlaştırılmasına gidilir. Ancak hafif olduğu kabul edilen cezaları

kanunda olduğu gibi bırakmak ve bunların etkilerini başka yollardan

desteklemeye ve ağırlaştırmaya gitmek ceza hukuku ve ceza siyaseti yönünden

uygun bir yol sayılmaz.

Öte

yandan tarifelerle genel olarak saptanmış maktu vekâlet ücretlerinin orman ceza

dâvalarının özellikleri gözönünde tutulmadığı için uygulamalarda dâva

sonuçlariyle uyuşamadığı da bir gerçektir. 1444 sayılı Kanunun kapsam ve ereği,

işte bu aksaklığı düzelterek orman suçlarından dolayı verilecek cezalar ile

idare lehine hükme bağlanacak vekâlet ücretleri arasında daha usa yatkın

adaletli ve ülke gerçeklerine uygun bir denge sağlamaktan ibarettir. Başka bir

deyimle orman suçlarının niteliği ve nedenleri ve orman suçlarının özel

durumlar! bunlarla öteki suçlan işleyenler arasında vekâlet ücreti yönünden bir

ayrım yapılmasını gerektirmiştir. Ayırım haklı bir nedene dayanmaktadır, itiraz

konusu Kanunu ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eylemlere müsaade

edilmesi veya orman suçu işleyenlerin imtiyazlı bir zümre durumuna

getirilmeleri biçiminde manalandırılmak ise Kanunun apaçık olan kapsamı ve

ereğini aşacak yanıltıcı ve zorlama bir yorum olur. Orman ceza dâvalarında

idare lehine hükme bağlanacak vekâlet ücreti düzeninin 1444 sayılı Kanunla

değiştirilmesinin orman suçlarının artmasına ve ormanların tahribine yol

açacağı gibi bir iddiada Kanunun uzunca bir uygulama süresi geçirip bundan

önceki ve sonraki dönemlerin suç durumu birbiriyle titizce kıyaslanarak iddiayı

destekleyecek veriler elde edilmedikçe bir varsayımdan hatta bir önyargıdan

ileri geçemez.

Öte

yandan 1444 sayılı Kanun Orman Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı açılmış

olup Orman idaresince müdahil sıfatiyle ve avukat eliyle takip edilen ceza

davalarının sonuçlarının tümünü vekâlet ücreti konusunda aynı esaslara bağlı

tutmuştur. 1444 sayılı Kanun kapsamı içinde olanlar ile dışında kalanlar

arasında bir kıyaslama yönü bulunmadığı ortadadır. Görülüyor ki itiraz ve

inceleme konusu 1444 sayılı Kanunun Anayasanın değişik 131 nci maddesinde yer

alan ve ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eylemlere müsaade edilmesini

yasaklıyan kurala ve 12 nci maddesi ilkelerine aykırılığı yoktur. Yine bu

Kanunun Anayasa'nın Başlangıç bölümündeki kurallara aykırılığını hatta bunlarla

ilişkisini düşünmek de yersiz olur.

Özetlenecek olursa : 1444 sayılı Kanun Anayasa'nın Başlangıç bölümünde 12 nci ve değişik 131 nci maddelerinde yer alan kurallara veya başka anayasal ilkelere aykırı değildir, itirazın reddi gerekir.

Muhittin Taylan, Avni Givda, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana ve Şevket Müftügil bu görüşe katılmamışlardır.

VI-

Sonuç :

6831 sayılı Orman Kanununa bir madde eklenmesine dair 19/7/971 günlü, 1444 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine Muhittin Taylan, Avni Givda, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana ve Şevket Müftügil'in karşıoylariyle ve oyçokluğu ile 17/10/-1972 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Kâni Vrana

Üye

Muhittin Gürün

KARŞIOY

YAZISI

Anayasa'nın

17/4/1970 günlü ve 1255 sayılı Kanunla değişik 131 inci maddesi, ulusal servet

ve kaynaklarımızdan sayılan ormanların, nitelikleriyle sosyal, ekonomik, sağlık

ve stratejik gerek, zorunluk, önem ve yararlarından ötürü, varlıklariyle burada

yaşayan köylülerin korunmaları ve geliştirilmeleri için Devleti geniş Ölçüde

görevlendirmiş bulunmaktadır, Anayasa'nın orman varlığına tanıdığı önemin

büyüklüğünü ve Devlete yüklediği görevlerin genişliğini, 131 inci maddesinde

yer alan hükümlerden özellikle, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait

olduğunu, ormanlara zarar verebilecek hiçbir çalışma ve eyleme müsaade

edilemiyeceğini, Devlet Ormanlarının sadece Devletçe yönetilip işletileceğini,

mülkiyetleriyle yönetim ve işletmelerinin özel kişilere devir dahi

edilemiyeceğini zaman aşımı ile mülk edinilemiyeceğini ve kamu yararı dışında

irtifak hakkında konu olamıyacağını saptayanlar çok açık bir şekilde

belirtmektedirler. Hattâ, Anayasa, ormanların korunmasında o kadar titizlik

göstermiştir ki, ormanların tahrip edilmesine yol açabilecek nitelikteki her

çeşit siyasî propagandayı da yasaklamak gereğini duymuştur. Bu bakımdan

Anayasa'nın ormanların korunması ve geliştirilmesi konusunda koyduğu ilkeleri

ve yasaklan kapsayan hükümlerin ve bunların ereklerinin topluca gözönünde

bulundurulmasından çıkan sonuca dayanılarak denilebilir ki, ulusal servet ve

kaynaklarımızı başında gelen orman varlık ve orman köylülerinin korunması ve

geliştirilmeleri konularını zaafa uğratabilecek bir esas veya tedbir, bir

yasama tasarrufu biçiminde bile olsa, Anayasa'ya aykırı sayılmak gerekecektir.

Orman

suçlarından ötürü açılmış bulunan ceza davalarında müdahil orman idaresi lehine

hükümlülere yükletilen maktu vekâlet: ücreti, dâva konusu suçun niteliği ile

hüküm edilecek ceza nev'i ve miktarına değil, bu dâvalar münasebetiyle

mahkemelerin ve dolayısıyla tekillerin görevleri gereği olarak yapmak

zorunluğunda oldukları çalışmaların derecesi esas tutularak hazırlanan

tarifelere dayanılarak hükmedilmektedir. Demek ki, maktu vekâlet ücreti tarifelerinin

belli edilmesinde, işlenilen suçun çeşidi değil, dâvanın derecesidir. O halde,

aynı derecedeki bir ceza mahkemesinde görülen ceza davalarında suçların

çeşidini esas tutarak yasa ile yapılacak bir maktu vekâlet ücreti saptaması,

dâvaları aynı derecedeki mahkemelerde görülen diğer çeşit suçları işlemiş

sanıklarla orman suçlarını işlemiş bulunan sanıklar arasında, Anayasa'nın 12

nci maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı bîr sonuç yaratacaktır.

Diğer

yönden, yaratılacak böyle bir eşitsizlik, ormanların ve burada yaşayan

köylülerin korunması ve geliştirilmesi amacına ters düşecektir. Çünkü

diğerlerinden önemli oranda az vekâlet ücreti ödenmesi orman suçlarında

önleyici değil, bir bakıma teşvik edici rol oynayacaktır. Hiç kuşku yok ki, bir

ceza dâvasının olağan sonucu olarak hüküm altına alınan maktu vekâlet ücreti

dahil bütün muhakeme giderleri ve hattâ tazminatlar gibi mali sonuçlar gerçekte

bir ceza yatırımı niteliğinde olmamakla beraber, cezada yargılama giderlerinin

kanunlarla sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilmesinin öngörülmesi, bunların

haksızlığın bu yolda dahi önlemek ereğini güden bir ek yaptırım niteliğini

taşıdıklarım göstermektedir. Hattâ özellikle orman suçlularının ötedenberi

hüküm giydikleri cezalardan değil, sözü edilen malî sonuçlardan çekinip

sızlanmaları, bunların cezalar kadar ve hatta bazı durumlarda cezalardan fazla

etkili olduklarını da doğrulamaktadır. Bu durum karşısında, maktu vekâlet

ücretlerinin kanunkoyucu tarafından orman suçlan davalarında da, diğer suçların

dâvalarında benimsenen ölçülerde ve oranlarda saptanmasının, bunların

Anayasa'nın eşitlik ilkesine uygunluğunu sağlamaktan başka, yine Anayasanın

ormanlar konusunda güttüğü ereklerle koyduğu hükümlerin amaçları doğrultusunda

olmak üzere, orman suçlarının önlenmesine ve bu yolla ormanların korunmasına ve

gelişmesine yardım edeceği anlaşılmaktadır.

O

halde, Anayasa'nın 131 inci maddesinde yer alan yasakların nitelik ve amaçlan

göz önünde tutulunca, ceza dâvalarında ek yaptırım niteliğinde kabul edilebilen

yargılama giderleri arasında maktu vekâlet ücretinin yalnız orman suçluları

bakımından belli bir oranda aşağı ölçülerde tutulması, Anayasa'nın sözünden

başka özüne de aykırı düşmektedir. Çünkü yasanın bu yolla yarattığı ayrıcalık

haklı bir nedene dayanmamaktadır. Kaldı ki, Anayasa'nın yasakladığı ve diğer

yasaların da suç saydığı bir eylemi işleyen kimseye, bir taraftan onun bu suçu

tekrar ve diğerlerinin çekinerek işlemelerini önleme amacıyla ceza yaptırımı

yüklemek ve diğer taraftan eyleminin dolayısiyle olağan sonucu bulunan ek

yaptırımdan aynı suçluların Anayasa'nın ve Ceza Hukukunun İlkelerine aykırı

olarak bir ölçüde kurtulmasını sağlamak, hukuk mantığı ile bağdaşamaz. Bu

çelişik durumun, uygulamada, Anayasa'nın isteğine aykırı olarak, ormanların

tahribine yol açan nedenler arasında yer alacağı kolaylıkla söylenebilir.

O

halde 1444 sayılı Kanun Anayasa'nın 12 nci ve 131 inci maddelerine aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmelidir.

Sözü geçen Kanunun Anayasa'ya aykırı olmadığı ve itirazın reddi yolundaki karara, yukarıdaki nedenlerle karşıyız.

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞIOY

YAZISI

Orman

ceza dâvalarında Orman İdaresi lehine hükümlüye yüklenen vekâlet ücretinin ceza

olmadığında kuşku yoktur. Ancak hükmedilen cezanın yanında hükümlülüğün

tazminat yargılama giderleri ve bu arada vekâlet ücreti ödenmesi gibi. malî

sonuçlarında sudu üzerinde ceza kadar, belki cezadan da çok etkili olduğu

ortadadır. Avukatlık asgarî ücret tarifeleri uyarınca hükmedilen vekâlet

ücretinin orman suçlarının gerçekte çok hafif olan cezalarının etkisizliğini

bir oranda giderebilecek bir etken olduğu inkâr edilemez. Orman suçlularının

öteden beri cezalardan değil vekâlet ücretlerinden sızlana gelmeleri bu

yüzdendir. 1444 sayılı Kanun tarifede yazılı vekâlet ücretini doğrudan doğruya

onda bire düşürerek orman suçlarından hüküm giymenin getirdiği külfetleri o

oranda hafifletmiş bulunmaktadır. Sonuç ve etki bakımından bunun orman

suçlarının cezalarının hafifletilmesinden değişik bir yönü yoktur.

1444

sayılı Kanun, ne gibi, bir erek ve gerekçe ile çıkarılmış bulunursa bulunsun

aslında bir müeyyide ve tedbir zaafı getirmekte ve orman suçlularına karşı

Anayasa'nın 131 inci maddesinin değiştirilmesiyle de ortaya çıktığı üzere

gittikçe yumuşayan bir tutumun ifadesini taşımaktadır. Bir süre önce iptal

edilen 1056 sayılı Kanunla yansıtılandan da çok daha ileri ve aşın olan bu zaaf

ve yumuşamanın ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eylemleri, bunlara

müsaade edilmesi Anayasa'nın değişik 131 inci maddesiyle yasaklanmış olmasına

rağmen, teşvik edip artıracağından ve Devlete yine aynı madde ile verilmiş

ormanları koruma ve genişletme ödevinin yerine getirilmesini daha da

aksatacağından şüphe edilmemelidir. Böyle bir sonucun ortaya konulabilmesi için

birkaç yıllık bir uygulamayı beklemek de gereksizdir. Özelikle orman bölgeleri

halkının ormanlara karşı yıllardan beri sürüp gelen tutumu, genel olarak da

bütün ülkede ağaca karşı takınılan ve kayıtsızlıktan derece derece insafsızlık

ve düşmanlık niteliğine kadar varan davranışlar gözönünde bulundurulursa bu

alandaki bir yumuşama ve gevşemenin getireceği ağır ve acı sonuçları şimdiden

isabetle kestirmek hiçde güç olmaz.

Öte yandan 1444 sayılı Kanun, Orman idaresinin müdahil sıfatiyle girdiği ceza davalarının suçlularını vekâlet ücreti bakımından öteki suçlulara, hatta kamu tüzel kişilerinin müdahil sıfatiyte girdiği orman ceza dâvaları suçlularına göre imtiyazlı bir zümreye dönüştürmekte ve kanun önünde eşitlik ilkesini özünden zedelemektedir. Bu, hiç bir nedenin haklı kılamıyacağı ve mazur gösteremiyeceği bir durumdur.

Özetlemek gerekirse ; 1444 sayılı Kanun Anayasa'nın 12 nci ve değişik 131 inci maddelerine aykırıdır ; iptal edilmelidir.

1972/39 esas sayılı işte, sözü geçen Kanunun Anayasaya aykırı olmadığı ve itirazın reddi yolunda verilen 17/10/1972 günlü 1972/54 sayılı karara yukarıda açıklanan nedenlerle karşıyız.

Başkan

Muhittin Taylan

Üye

Kani Vrana

Üye

Şevket Müftügil

KARŞIOY

YAZISI

6831 sayılı Orman Kanununa bir madde eklenmesine dair 19/7/1971 günlü, 1444 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine dair oyçokluğuyla verilen karara ait karşıoy:

Bu hususta sayın Muhittin Taylan, Kani Vrana ve Şevket Müftügil'in karşıoy yazılarındaki görüşe katılıyorum.

Başkanvekili Avni · Givda Üye Ahmet · Akar Üye Şahap Arıç

Anayasa Mahkemesi, E. 1972/39, K. 1972/54, 17 Ekim 1972 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Iıı-
  5. Iv-
  6. V-
  7. Vı-
  8. Karşıoy
  9. Yazısı
  10. O
  11. O
  12. H. Boyacıoğlu
  13. Karşıoy
  14. Yazısı
  15. Karşıoy
  16. Yazısı

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1972/39
Karar No
1972/54
Tarih
17 Ekim 1972

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1972/46 K.1972/52
  • AYM Norm Denetimi E.1972/16 K.1972/49
  • AYM Norm Denetimi E.1972/48 K.1972/57
  • AYM Norm Denetimi E.1972/47 K.1972/56
  • AYM Norm Denetimi E.1972/54 K.1972/59
  • AYM Norm Denetimi E.1971/55 K.1972/60

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.