KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 1976
- Esas Sayısı
- 1976/5
- Karar Sayısı
- 1976/7
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Karar günü:5/2/1976
Resmi Gazete tarih/sayı:9.4.1976/15554
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme: Siverek Ağır Ceza Mahkemesi.
İtirazın konusu : 15/5/1974 günlü, 1803 sayılı "Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun"un 7. maddesinin A bendinin iptali istemidir.
I.
OLAY
Taammüden
adam öldürmeye azmettirmek suçundan sanık kişi hakkında Siverek Ağır Ceza
Mahkemesi tarafından verilen 24/2/1975 günlü, 1975/75 sayılı hüküm, Yargıtay
Birinci Ceza Dairesinin 4/8/1975 günlü, 1975/1355- 2829 sayılı ilâmı ile
bozulmuş, mahkeme bozma ilâmına uyulmasına karar vererek duruşmayı
sürdürmüştür. Sanık vekili 3/11/1975 günlü dilekçeyle 1803 sayılı Af Yasasının
7. maddesinin A bendinin Anayasa'nın 12. maddesine aykırı olduğunu ileri
sürmüş, Cumhuriyet Savcısı bu görüşe katılmamış, Anayasa'ya aykırılık savının
ciddi olduğu kanısına varan mahkeme sözü geçen kuralın iptali için Anayasa'nın
değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca
Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 29/12/1975 gününde oyçokluğu ile karar
vermiştir.
III.
YASA METİNLERİ
l- İtiraz konusu kural:
15/5/1974 günlü, 1803 sayılı "Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun" un 7. maddesinin itiraz konusu A bendi şöyledir:
"Madde7.- A) Bu Kanundan yararlanıp, ölüm cezaları 30 yıl ağır hapse ve müebbet ağır hapis cezaları 24 yıl ağır hapse çevrilenlerin şartlı salıverilmelerinde, dışarda geçirecekleri. 1/3 süre, çevrilen bu cezalan üzerinden; muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkûm edilmiş olup da, bu kanundan yararlananların şartlı salıverilmelerinde ise, dışarda geçirecekleri 1/3 süre, af ile yapılacak indirimden önceki esas ceza miktarı üzerinden yapılır. Şartlı salıverilmede; 647 sayılı Cezaların infazı Hakkındaki Kanunun değişik 19 ncu maddesinin birinci fıkrasında belirtileri iyi hallilik ile, ikinci fıkrasında öngörülen şartlar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki süre için aranmaz."
2- Dayanılan Anayasa kuralı :
Anayasaya aykırılık itirazına dayanak olarak ileri sürülen Anayasanın 12. maddesi şöyledir:
"III. Eşitlik.
Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
IV.
İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi, içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, aşağıdaki sorun üzerinde durmuştur.
Anayasa'nın 151 ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre; yöntemince açılmış ve görevine giren bir davaya bakmakta olan mahkeme, ancak o davada uygulanma yeri bulunan kuralların iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir.
1803
sayılı Af Yasasının 7. maddesinin iptali istenen A bendi, bu yasadan yararlanıp
Ölüm cezaları 30 yıl ağır hapse ve müebbet ağır hapis cezalan 24 yıl ağır hapse
çevrilenler ile muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkûm edilmiş olanların
şartla salıverilmelerinde dışarıda geçirecekleri 1/3. sürenin ne yolda
hesaplanacağını kurala bağlamıştır. Bu kuralın, mahkemenin bakmakta olduğu
davada uygulanma yeri olup olmadığını saptamak için, cezanın infazı kavramı ve
647 sayılı (Cezaların infazı Hakkında Kanun), birlikte incelenmesi gerekir. Adı
geçen Yasanın 1712 sayılı Yasa ile değişik 19. maddesinde şartlı salıverilme,
hükümlülük süresinin belli bir kısmını çekmiş olmak koşuluna bağlanmıştır.
Kuralda bu koşul öngörüldüğüne göre, şartlı salıverilmenin uygulanabilmesi için
önce ortada ceza mahkûmiyetini öngören bir kesin hüküm bulunmalı ve bu kesin
hüküm gereğince infaz başlamış olmalıdır. Esasen Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun 395. maddesi de "mahkûmiyet hükümleri katileşmedikçe icra
olunamaz" kuralı ile infazın başlaması için kesin hükmü gerekli görmüştür.
Af Yasasından yararlananların şartlı salıverilmelerinde dışarıda geçirilecek
surelerin ne yolda hesaplanacağını düzenlemiş olması nedeniyle itiraz konusu
kural da, yalnız cezanın infaz evresi ile ilgilidir ve bu kurala göre dışarıda
geçirilecek sürenin hesaplanması, ceza mahkûmiyetini belirleyen kesin hükmün
varlığı ile mümkün olabilecektir. Oysa, olay bölümünde de açıklandığı üzere,
sanık hakkındaki asıl ceza davası sonuçlanmamış olduğundan ortada, sanığın
mahkûmiyetine ilişkin bir kesin hüküm mevcut değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın mahkemenin bakmakta olduğu ceza davasında uygulanma yeri bulunmadığından, başvurmanın mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine karar verilmelidir. Nihat O. Akçakayalıoğlu sadece uygulanacak hüküm olmaması nedeniyle itirazın reddi gerekeceği görüşünde bulunmuştur.
Öte yandan 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde öngörülen, mahkemeyi Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına götüren görüşünü açıklayan gerekçeli kararın kâğıtlar arasında bulunmaması bir eksiklik ise de, yukarıda açıklanan duruma göre bu yön üzerinde durulmasına gerek görülmemiştir.
V.
KARŞIOY
YAZISI
Anayasal denetimi sağlamak üzere Anayasa Mahkemesine "başvurmaya yetkili" olanlar, Anayasa'nın 149. ve 151. maddelerinde gösterilenlerdir. Aynı maddelerde ve bunlara dayanan 44 sayılı Kanunun Dördüncü Kısım Birinci Bölüm maddelerinde yer alan öteki öğeler, başvurma yetkisinin "kullanılması koşulları"dır.
İptalini istediği yasal kuralın bakmakta olduğu davada uygulanacak nitelikte olmayışı itirazcı mahkemenin başvurma yetkisinin yokluğunu değil, var olan bu yetkisini kullanamayacağını gösterir.
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat
O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet
H. Boyacıoğlu
Üye Nihat O. Akçakayalıoğlu
Anayasa Mahkemesi, E. 1976/5, K. 1976/7, 5 Şubat 1976 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası