KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 1977
- Esas Sayısı
- 1977/99
- Karar Sayısı
- 1977/116
- Karar Günü
- 27/9/1977
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı : 11.11.1977/16110
İtiraz yoluna başvuran : İstanbul ikinci Asliye Ticaret Mahkemesi.
İtirazın konusu : 25 Ağustos 1971 günlü, 1475 sayılı Yasanın 4 Temmuz 1975 günlü, 1927 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde yer alan :
"Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren özel şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez." yolundaki hükmün Anayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan mahkeme, bu kuralın iptali için Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I.
OLAY
Davacı
ortaklıklar ile davalı sigorta şirketi arasında çeşitli sosyal sigorta grup
sözleşmeleri yapılmıştır. Bu sözleşmelerle davalı sigorta şirketi davalı
firmaların işyerlerinde çalışan işçilerin ölümü, kaza sonucu ölümü veya kaza
sonucu malul olmaları halinde işverene düsen sorumluluk rizikoları ile bunlara
ek olarak işçilerin işden ayrılma ve çıkarılma halinde ödenecek kıdem tazminatı
rizikolarını sigorta etmiştir Sözleşmeler uyarınca uygulama yapılırken davalı
şirket, davacılara gönderdiği çeşitli yazılarda, bu sözleşmelerin
değiştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Gerekçe olarak, 1475 sayılı Yasanın
1927 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde yer alan "kıdem tazminatından
doğan sorumluluğu işveren özel şahıslara ve sigorta şirketlerine sigorta
ettiremez." yolundaki hükmü göstermiş ve Ticaret Bakanlığının buna ilişkin
genelgesinin de bu değişikliği zorunlu kıldığını savunmuştur. Davacılar
davalının önerisine yanaşmamışlar ve davalının dayandığı 1927 sayılı. Yasa ile
getirilen kıdem tazminatının sigorta ettirilemeyeceği yolundaki hükmün
Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Anayasa'ya aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme sözü geçen hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III.
METİNLER
l- İtiraz konusu Yasa kuralı:
25/8/1971 günlü, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesini değiştiren 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasanın birinci maddesinde yer alan ve iptali istenen hüküm şöyledir :
"Madde 14-................................................................................................................................................................
Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren özel şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez."
2- Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri alır.
Madde 48- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir.
IV.
İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki konu üzerinde durulmuştur.
Taraflar
arasındaki sözleşme hükümlerine göre; davacıların işyerlerinde çalışan
işçilerin veya hak sahiplerinin işverence ödenmesi gereken kimi alacakları,
davalı sigorta ortaklığınca sigorta edilmiştir. Dava dilekçesinde sigorta
edilen alacak kalemleri : Ölüm, kaza sonucu ölüm ve kaza sonucu maluliyet
dolayısiyle ödenmesi gereken alacaklar ve bunlara ekli olarak işden ayrılma ve
çıkarılma halinde kıdem tazminatı olarak gösterilmiştir. Davalı sigorta
ortaklığı; bu konulardaki sözleşmelerin uygulanma olanağını yitirdiğini,
sözleşmelerle üstlenilen borcun düştüğünü çünkü sözleşme gününden sonra çıkan
A/7/1975 günlü, 1927 sayılı Kanun uyarınca işverenin kıdem tazminatına ilişkin
sorumluluğunu sigorta ettiremiyeceğini, bu nedenle sözleşmelerin değiştirilmesi
gerektiğini bildirmiştir. Davacılar, kıdem tazminatına ilişkin sigorta
dışındaki sözleşme hükümlerinin işlerliğine sözü geçen kanun hükmünün engel
olmadığını savunmuşlar ve davalının "yapmak istediği değişikliklerden
doğan muarazanın men'i ile sözleşmelerin kıdem tazminatı dışındaki hükümlerinin
aynen uygulanması lüzumunun tespiti" isteğiyle mahkemeye başvurmuşlardır.
Dava
dilekçesinin incelenmesinden açıkça anlaşıldığına göre; dava, taraflar
arasındaki sözleşmelerin kıdem tazminatı dışındaki hükümlerine davalının
uymasını sağlamak amaciyle açılmıştır. Hernekadar davalı, sözleşmelerin bir
bütün olduğunu, sigorta ettirilen ölüm, kaza sonucu Ölüm, kaza sonucu maluliyet
hallerinde de kıdem tazminatının söz konusu olduğunu, bu nedenle sigorta ettirilen
risklerin tümünün kıdem tazminatından soyutlanması olanağının bulunmadığını
ileri sürmekte ise de, bu sav tutarlı değildir. Çünkü gerek kıdem tazminatının,
gerek öteki risklere ilişkin tazminat kalemlerinin, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu
hükümlerine göre ayrı ayrı hesaplanması ve dökümlerinin gösterilmesi mümkündür.
Öte yandan kıdem tazminatı riskinin sigorta edilip edilmeyeceği konusu, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık oluşturmadığına göre, 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Kanunla öngörülen "Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu, işveren özel şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez." yolundaki hükmün de davada uygulanma yeri bulunmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır. Davada uygulanma yeri bulunmayan bir kanun hükmünün iptali için mahkemece, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına Anayasa'nın 151. maddesinin birinci fıkrasının öngördüğü kural elvermez, itiraz, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
V.
Başkan Kâni Vrana Başkanvekili Şevket Müftügil Üye Ziya Önel Üye Abdullah Üner Üye Ahmet Koçak Üye Şekip Çopuroğlu Üye Fahrettin Uluç Üye Muhittin Gürün Üye Lütfi Ömerbaş Üye Ahmet Erdoğdu Üye Hasan Gürsel Üye Ahmet Salih Çebi Üye Adil Esmer Üye Nihat O. Akçakayalıoğlu Üye Ahmet H. Boyacıoğlu
Anayasa Mahkemesi, E. 1977/99, K. 1977/116, 27 Eylül 1977 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası