İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1987/32 K.1988/14

Kanunu'nun 14., 17., 45. ve 46. maddelerinin kimi hükümlerini, Anayasa'nın 10., 35., 44., 169. ve 170. maddelerine aykırı olduğu nedeniyle iptali istemidir.

Esas1987/32Karar1988/14Tarih1 Haziran 1988Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Haziran 1988
Esas Sayısı
1987/32
Karar Sayısı
1988/14
Karar Günü
1.6.1988
R.G. Tarih-Sayı
20.08.1988-19905
İtiraz yoluna başvuran
Çatalca 1. Kadastro Mahkemesi.
İtirazın konusu
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Kanunu'nun 14., 17., 45. ve 46. maddelerinin kimi hükümlerini, Anayasa'nın 10., 35., 44., 169. ve 170. maddelerine aykırı olduğu nedeniyle iptali istemidir.

I- OLAY

Özel orman iken 4785 sayılı Yasa uyarınca devletleştirilerek

tapulu devlet ormanı olan yer içinde 28500 m2 yüzölçümündeki 1080

parsel nolu taşınmaz, 1979 yılında tamamlanan tapulama çalışmaları sırasında

orman olduğu için tesbit dışı bırakılmış, Orman Kadastro Komisyonu'nun 6831

sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi gereğince aldığı

ve 22.12.1982 de kesinleşen kararıyla Hazine adına orman dışına çıkarılması

nedeniyle 21.11.1985 günlü tapulama tutanağıyla Hazine adına tesbit edilmiş,

tutanağın "beyanlar" bölümünde zilyedlik şerhi bulunan davacılar, bu

tesbite itirazlarının Tapulama Komisyonu'nca reddedilmesi üzerine tapu kaydına

ve zilyedliğe dayanarak 24.3.1986 da Tapulama Mahkemesi'nde dava açarak Hazine

adına yapılan tesbitin kaldırılmasını ve taşınmazın kendi adlarına tescilini

istemişlerdir. Tapu kayıtlarının bulunduğu savıyla bir yurttaşın davaya

müdahalesini izleyen keşiften ve delillerin toplanmasından sonra, 14.10.1987

günlü duruşmada davalı Hazine vekili, davada uygulanacak 10.10.1987 de

yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 17., 45. ve 46.

maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmesi üzerine bu savı ciddi

bulan yerel mahkeme, Anayasa'nın 152. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi'ne

başvurarak iptal kararı verilmesini istemiştir.

III- YASA METİNLERİ

İptali istenen yasanın, ilgili yasaların ve Anayasa'nın dayanılan kuralları da yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararına alınan maddelerdir.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Orhan ONAR, Mahmut C. CUHRUK, Necdet DARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Muammer TURAN, Mehmet ÇINARLI, Selâhattin METİN, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, Adnan KÜKNER ve Vural SAVAŞ'ın katılmalarıyla 3.12.1987 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esasla birlikte düşünülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen yasa ve ilgili yasa kuralları ve itiraza dayanak yapılan Anayasa maddeleri, bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

A - İtirazın sınırlandırılması :

Yerel mahkeme, 3402 sayılı Yasanın üç maddesinin kimi hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur. 46. maddenin doğrudan iptali istenmemiştir. Bakılmakta olan davada 14., 17. ve 45. maddelerin tümüyle uygulama alanına girip girmediği sorununun çözümü ilk inceleme kararıyla, esas inceleme evresine bırakıldığından, önce sınırlama konusu üzerinde durulmuştur.

İtiraz eden mahkemece dava nedeni yapılarak iptali istenen 14.

maddenin birinci fıkrasında, "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı

içinde bulunan toplam yüzölçümü ... 100 dönüme kadar" hükmünden başka,

"kuru toprakta" sözcükleri de bulunmaktadır. Davada tescili istenilen

taşınmazlar, sınırsızdır. Fıkranın dava konusu "Tapuda kayıtlı olmayan ve

aynı çalışma alanı içinde bulunan toplam yüzölçümü ... dönüme kadar"

ibareleri, dava dışındaki sulu yerleri de kapsamakta, fıkranın tümüne anlam

vermekte, her durumla ilişkili bulunmaktadır. Örneğin, "dönüme kadar"

sözcükleri, sulu araziler için de kullanılmaktadır. Başvuru kararma göre, yerel

mahkemenin yalnızca "kuru toprakta 100 dönüme kadar" ibaresinin

iptalini istediği anlaşılmaktadır. Bu sonucu sağlamak için, incelemenin

"... kuru toprakta 100 ..." belirlemesiyle yapılması uygun ve yeterli

olacaktır. Öbür sözcükler, fıkranın dava edilmeyen hükümleriyle birlikte de

kullanılacaklardır. Onların iptali amaç dışına çıkmaya neden olacağı gibi

fıkranın kalan bölümünü anlamsız duruma düşürecektir. Bu nedenle 14. madde

yönünden inceleme "... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlı

olarak yapılmalıdır.

Yasanın 45. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının bakılmakta

olan davada uygulanacak kural oldukları açıktır. 6831 sayılı Yasayla değişik 2.

maddesine göre orman dışına çıkarma işlemlerini yapan Orman Kadastro

Komisyonları taşınmazı Hazine adına orman dışına çıkarmaktadırlar. Bu aşamada

Hazine adına tapu kaydı çıkmamış olduğundan bu yerlerin zilyetlikle iktisabı

olanaklıdır. Dava konusu 45. maddenin birinci fıkrası, bu olanağı tanıdığı

yerler olarak, kapsadığı yerleşim alanları ile tarım arazilerini saymaktadır.

Fıkra, tesbit koşulları ve zilyetlik süresiyle bir bütünlük taşıdığı, fıkradaki

ibareler birbirini tamamladığı ve birbirinden ayırmak anlamsızlık yaratacağı

için tümüyle incelenmelidir.

Ancak, maddenin üçüncü fıkrası, itiraz nedeni olan "tapulu yerler* dışında, iskân suretiyle ya da toprak dağıtımı yoluyla verilen yerleri de kapsamaktadır. Mahkemenin bakmakta olduğu davaya konu yerler arasında böyle yerler yoktur. Fıkranın tümüyle incelenmesi ve iptali amaç dışı sonuçlar doğuracaktır. Oysa, "... tapulu yerlerle ..." ibaresiyle sınırlı bir inceleme itiraza, iptal istemine daha uygun düşecek, olası iptal durumunda da fıkranın kalan bölümünde bir anlam düşüklüğü olmayacaktır. İnceleme üçüncü fıkradaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılmalıdır.

E - 3402 sayılı Yasanın 14. Maddesinin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :

İnceleme, sınırlama kararı gereğince, bu maddenin birinci fıkrasındaki "... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılacaktır.

1 - Anayasa'nın 44. maddesi yönünden inceleme :

Mülkiyetin, zamanaşımı ile kazanılmasının niteliği, koşulları,

gerekleri, tarihsel gelişimi ve sınırlandırılması, toprak reformu ilgisiyle de

ele alınarak Anayasa Mahkemesi'nin kimi kararlarında ayrıntıya varacak

genişlikte açıklanmıştır. Madde, gerçekte zilyedi adına tescil edilecek

taşınmazlarda yüzölçümü sınırlaması getirmemiştir. Öngörülen sınırlama, tescil

isteyen kimsenin bu savının kanıtlanmasını, 100 dönümü aşan taşınmazlar

yönünden daha güç koşullara bağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 19.6.1968

günlü, Esas : 1966/19, Karar: 1968/25 sayılı kararında da belirtildiği gibi,

hak doğuran asıl hüküm, "Tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmaza çekişmesiz

ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyed bulunmasına ilişkin

kısımdır. Maddede sayılan ispat belgeleri ise bu şartları taşıyan bir

zilyedliğin var olup olmadığına kanaat getirilebilmesi için geçerli sayılmış

belge ve kayıtlardır." Anayasa Mahkemesi'nin 3.7.1980 günlü, Esas : 1980/

16, Karar: 1980/47 sayılı kararı da "Belli miktardaki büyük toprak alanını

zilyedlikle kazanma davasında, dayanılacak kanıtların inandırıcı olmasına önem

verilerek sadece bunların sınırlaması yapılmıştır. Zilyedliğin yasada

gösterilen inandırıcı kanıtlarla belgelendirilmesi durumunda miktar sınırlaması

yoktur" diyerek aynı görüşü pekiştirmiştir.

İtiraz eden mahkeme, bu 100 dönümlük sınırlamanın 766 sayılı

Tapulama Yasası'nın 33. maddesinde olduğu gibi 50 dönüm olması gerektiğini

ileri sürmektedir. Sözü edilen 766 sayılı Yasa, 1617 sayılı Yasayla

değiştirilmeden önce de bu sınırlama yine 100 dönüm idi. İncelenen Yasanın

yapmak istediği, Anayasa'nın 44. maddesinde belirtilen "... toprağın

genişliğini tesbit ..." değildir. Taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile

zilyedi adına tescili kabul edildiğinde, mâkul, kabul edilebilir ölçüler içinde

ne kadarının, hangi yöntemle ve ne biçimde kanıtlanmış sayılacağının

takdiri yasama organının yetkisindedir. Anayasa'da tersini gösteren, bağlayıcı

ve yasama organını sınırlayıcı bir kural yoktur. 14. maddenin ileride yapılacak

toprak reformuna etkisi de doğrudan değil, dolaylı yoldan olduğu için söz

konusu ibarenin Anayasa'nın 44. maddesine aykırılığı görülmemiştir.

2 - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :

Yerel mahkeme, daha önce tapulama işlemlerinin tamamlandığı

bölgelerde 50 dönüm uygulamasının kesinleştiğini, bunun da eşitsizlik

yaratığını öne sürmüştür. Bir hakkın kanıtlanmasını kolaylaştırıcı hükümler

getiren yasa, yürürlükte bulunduğu zaman diliminde ve kendisinden kaynaklanan

nedenlerle Anayasa'nın 10. maddesindeki ve benzeri gereklerle ayırım yapıyor,

farklı uygulamaya yol açıyorsa eşitlik ilkesine aykırı sayılabilir. Tersine

düşünülürse, bu tür yasaların ülkenin gereksinimleri doğrultusunda

değiştirilmesi olanağı kalmaz. Fıkranın getirdiği farklı uygulama Anayasa'nın

10. maddesinde yazılı ya da onlara benzer nedenlerle yapılan bir ayırım

olmadığı gibi, kendilerine daha fazla taşınmazı tescil ettirme olanağı verilen

kişilere de bir imtiyaz tanınmamıştır.

Açıklanan nedenlerle itiraz reddedilmelidir.

C - 3402 sayılı Yasanın 17. Maddesinin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu:

Bu madde, orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler hakkında uygulanacak bir maddedir. İtiraz yoluna başvuran mahkemece, davada 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrası uygulanırken dava konusu yerin ihya edilip edilmediği araştırılmayacaktır. İhya edilmiş olsun ya da olmasın, aranan öbür koşullar varsa zilyed adına tescil yapılacağına ve davacı da ihya savına dayanmadığına göre, 17. maddenin birinci fıkrasının bakılmakta olan davada olumlu ya da olumsuz uygulanması söz konusu değildir.

Dava konusu kural, uygulanacak yasa maddesi kabul edilip incelenerek Anayasa'ya aykırı bulunursa, dava konusu yerler orman dışına çıkarılmadan önce orman sayıldıklarından, orman sayılan yerlerin ihyasına olanak tanımayan bu kural, ormanların ihya yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle iptal edilmiş olur ki bu olanaksızdır. Çünkü, davada, öncesi orman olmayan yer yoktur. Fıkra, davada uygulanacak hüküm olmadığından itiraz, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.

Muammer Turan bu görüşe katılmamıştır.

D - 3402 sayılı Yasanın 45. Maddesinin İkinci ve Dördüncü Fıkralarının Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :

1. Orman Yasasının 3302 sayılı Yasayla değişik 2. maddesine

göre, Hazine adına gerçekleştirilen orman dışına çıkarma işlemi evresinde

Hazine adına tapu kaydı kurulmadığından orman dışına çıkarılan yerlerin

zilyedlikle edinilmesi olanaklıdır. Dâva konusu 45. maddenin ikinci fıkrası

ise, orman kadastrosu yapıldıktan sonra kesinleşmiş bir tesbit ya da tescilin

varlığı durumunda uygulanacaktır. Dava konusu olayda böyle bir durum söz konusu

değildir. Orman dışına çıkarma işlemi kesinleştikten sonra, Tapulama Komisyonu'nca

bu yerin Hazine adına tesbit edilmesi üzerine mahkemeye başvurularak dava

açılmıştır. Yasanın 33. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen maddeler

arasında bulunmayan 45. maddenin birinci fıkrasının her yerde uygulanmasını

sağlamak için konulan ikinci fıkranın davada uygulanması düşünülemez. Bu fıkra,

itiraz edilmeden kesinleşen bir tesbite ya da kendisi taraf gösterilmeden

alınmış bir tescil kararına karşı dava açan kimse hakkında birinci fıkranın

uygulanmasını sağlamaya yöneliktir. Mahkemenin elindeki davada, kesinleşmiş

tesbite itiraz edildiği için birinci fıkra uygulanacaktır. Bu davada ikinci

fıkra uygulanacak kural niteliğinde değildir.

2. Orman Yasası'nın 2. maddesine göre Orman Kadastro Komisyonu'nun aldığı bir karara karşı mahkemeye başvurulmadığına, orman kadastrosu kesinleştiğine göre 45. maddenin dördüncü fıkrasının da davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemenin elindeki iş, tapulama tespitine itiraz davasıdır. Davaya konu dördüncü fıkra ise, 6831 sayılı Orman Yasası'nın 2. maddesinin (B) bendinin uygulanmasını sağlayan bir hükümdür. Bu davada uygulanacak kural değildir.

Açıklanan nedenlerle 3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uygulanacak kural niteliğinde olmadığından, iptallerine yönelik itiraz, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.

Muammer Turan, bu görüşe katılmamıştır.

E- Yasanın 45. Maddesinin Birinci ve Üçüncü Fıkralarının Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :

1. Maddenin fıkralarına ilişkin sınırlama nedenleri yukarıda açıklanmıştır.

2. Sınırlama kararı gereğince incelenen Yasanın 45. maddesinin :

a. Birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas : 1987/31, Karar: 1988/14 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesine gerek yoktur.

b. Üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas: 1987/31, Karar: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesi gereksizdir.

F - 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrasının iptali, ikinci fıkranın uygulanmaması sonucunu doğurduğu için 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi gereğince bu fıkra da yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas: 1987/31, Karar: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu konuda da yeni bir karar verilmesi gerekmemektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun,

A- 14. maddesine ilişkin esas incelemenin, birinci fıkrasındaki "... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlı olarak,

B- 45. maddesine ilişkin esas incelemenin birinci fıkrasının tümüyle, üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle,

C- İtiraz konusu 14. maddesinin, sınırlama kararı gereğince incelenen birinci fıkrasındaki "... kuru toprakta 100 ..." ibaresinin Ana-yasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine, oybirliğiyle,

D- 17. maddesinin birinci fıkrasının davada uygulanacak hüküm olmadığına ve itirazın başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, Muammer TURAN'ın karşıoyu ve oyçokluğuyla,

E - 45. maddesinin :

1- İkinci ve dördüncü fıkraları davada uygulanacak hüküm niteliğinde olmadığından başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, Muammer TURAN'ın karşıoyu ve oyçokluğuyla,

2- Sınırlama kararı gereği incelenen,

a. Birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, E: 1987/31, K: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,

b. Üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, E: 1987/31, K: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,

F- 45. maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, E: 1987/31, K: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,

1.6.1988 gününde karar verildi.

KARŞIOY YAZISI

İhtilaflı taşınmazın 4785 sayılı Kanuna göre 1945 yılında devletleştirilen ve ekim/1952 de 21 sayı ile tapu kütüğüne tescili yapılan 3042000 metrekare olan Domuz ormanı alanı içinde kaldığı; 1982 yılında orman sınırı dışına çıkarıldığı dava dosyasındaki belgelerden anlaşılmaktadır.

İtiraza vesile olan olayda davacı ve müdahiller mezkûr taşınmazı tapu ve vergi kayıtlarına binaen ezelden beri ellerinde bulundurduklarını, imar ve ihya ettiklerini belirtmişler; yerel ve fennî bilirkişiler davacı ve müdahillerin iddiasını kısmen teyit ve tevsik etmişler; Mahkeme de itiraz başvurusunda : "Bu davada yine 3402 sayılı Yasanın 17 nci maddesi de uygulanacaktır. Çünkü ..." dedikten sonra geniş bir açıklama ve gerekçe yazmıştır.

Bu durum karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin, olay mahkemesi veya temyiz mercii yerine geçercesine, 3402 sayılı Yasanın 17 nci maddesinin, uygulanacak madde olmadığını belirterek, bu maddeye ait itirazı esastan inceleme dışında tutmasını doğru bulmuyorum.

Aynı nedenlerle, 3402 sayılı Yasanın 45 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarına yapılan itirazın esastan incelenmeksizin "davada uygulanacak hüküm niteliğinde olmadığından başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine" biçimindeki çoğunluk kararına da katılmıyorum.

Başkan Mahmut C. CUHRUK Başkanvekili Yekta Güngör ÖZDEN Üye Necdet DARICIOĞLU Üye Yılmaz ALİEFENDİOĞLU Üye Muammer TURAN Üye Mehmet ÇINARLI Üye Mustafa GÖNÜL Üye Mustafa ŞAHİN Üye Adnan KÜKNER Üye İhsan PEKEL Üye Selçuk TÜZÜN Üye Muammer TURAN

Anayasa Mahkemesi, E. 1987/32, K. 1988/14, 1 Haziran 1988 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Karşıoy Yazısı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1987/32
Karar No
1988/14
Tarih
1 Haziran 1988

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1987/33 K.1988/15
  • AYM Norm Denetimi E.1987/31 K.1988/13
  • AYM Norm Denetimi E.1987/22 K.1988/19
  • AYM Norm Denetimi E.1988/14 K.1988/18
  • AYM Norm Denetimi E.1988/26 K.1988/20
  • AYM Norm Denetimi E.1988/30 K.1988/21

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.