İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1991/23 K.1991/47

Sigortalar Kanunu"nun 110. maddesinin, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün sekizinci fıkrası ile Anayasa'nın 2., 5., 41., 60. ve 61. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.

Esas1991/23Karar1991/47Tarih10 Aralık 1991Okuma11 dk · 2.150 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1991/23
Karar No
1991/47
Karar tarihi
10 Aralık 1991
Esas Sayısı
1991-23
Karar Sayısı
1991-47
Karar Günü
10.12.1991
R.G. Tarih-Sayı
13.09.1992-21344
İtiraz yoluna başvuran
İstanbul 7. İş Mahkemesi.
İtirazın konusu
17.7.1964 günlü, 506 sayılı "Sosyal
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.150 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Sigortalar Kanunu"nun 110. maddesinin, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün sekizinci fıkrası ile Anayasa'nın 2., 5., 41., 60. ve 61. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.

I- OLAY

Davacı geçirdiği iş kazası nedeniyle % 43 oranında malûl kaldığını, ancak Sosyal Sigortalar Kurumu'nca kusurlu olduğu gerekçesiyle malûliyet aylığı bağlanmadığından iş kazasının saptanarak malûliyet aylığı bağlanmasını istemiştir.

Yargılamada davacının malûl kaldığı iş kazasında % 100 kusurlu olduğunun saptanması üzerine davacı vekili, müvekkiline aylık bağlanmasına engel olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesinin Anayasa7ya aykırılığı savanda bulunmuştur.

Mahkeme Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bularak maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A.İptali İstenilen Yasa Kuralı :

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası'nın iptali istenen 110. maddesi şöyledir:

"Madde 110- Kastı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıya yalnız gerekli sağlık yardımı yapılır."

B.İtiraza Dayanak Yapılan Anayasa Kuralları :

İtiraz yoluna başvuran mahkemenin itirazına dayanak yaptığı Anayasa kuralları şunlardır:

1-BAŞLANGIÇ (Sekizinci fıkra)

..................................................................

"Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;"

..................................................................

2- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

3- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyet ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

4- "MADDE 41.- Aile Türk toplumunun temelidir.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar."

5- "MADDE 60.- Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

6- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.

Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.

Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.

Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU, Güven DİNÇER, ve Haşim KILIÇ' ın katılımlarıyla 6.6.1991 günün yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itiraz konusu yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A)Sınırlama Sorunu :

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 506 sayılı Yasa'nın 110. maddesinin iptal istemini içeren kararında sınırlama yapmamıştır.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerinde, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruların mahkemenin görev alanı ve bakmakta olduğu davada uygulanacak yasa kuralı ile sınırlı olması öngörülmüştür.

İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesinin uygulanmasından doğmuştur. Sözü edilen maddeye göre kasdî veya suç sayılabilir bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalılara geçici ve sürekli iş göremezlik geliri verilmemektedir. İtiraza konu olay, kasdî olmayanve suç sayılır bir eylemi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına ilişkindir.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesinin birinci tümcesinin, suç sayılan bir eylemi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalının sürekli iş göremezlik geliri almasına ilişkin kurallarını uygulama durumundadır. Anılan maddedeki eylem için sayılan suç unsurları arasında bulunan "kasıtlı bir hareket" ile "meslek hastalığı ve hastalık" durumlarında uygulanansürekli veya geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin kuralların ve maddenin son cümlesinde yer alan "sağlık yardımlarının devamı" hakkındaki kuralın Mahkemece uygulanması olanağı yoktur.

Bu nedenlerle itiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı itiraz konusu kurallara ilişkin esas incelemenin; Yasa'nın 110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan "suç sayılan bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri verilmemesi" kuralı ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu :

a- Anayasa'nın "sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olması öngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı çalışanların çalışma yaşamlarının ve yarınlarının güvencesidir. Sosyal güvenlik toplumun parçası olan bireylere, gelirleri ne olursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölüm ve malûllük gibi sosyal riskler karşısında asgari bir yaşam düzeyi sağlama amacına yöneliktir.

Anayasa'nın 60. maddesinin ikinci fıkrasında ise, devlete sosyal

güvenliği sağlayacak gerekli önlemleri alma ve teşkilâtı kurma görevi

verilmiştir. T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu,

ülkemizde sosyal güvenliğin temelini oluşturan kurumlardır. Sosyal Sigortalar

Kurumu, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından

çalıştırılanlara, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık,

malûllük, yaşlılık ve ölüm hallerinde sosyal sigorta yardımları yapan sosyal

güvenlik kuruluşudur. Çalışmaları yasal ölçüler içinde ve sigorta esaslarına göre

düzenlenmiştir. Anayasa'nın 60. maddesi Kurum'un düzenlemesinde temel kural

olmakla birlikte, Anayasa'da çalışma hayatını düzenleyen diğer kurallar bütün

sosyal güvenlik kurumları gibi Sosyal Sigortalar Kurumu içinde geçerlidir.

Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca sosyal devlet, vatandaşın sosyal durumu ve refahı ile ilgilenen ve onlara asgarî yaşam düzeyi sağlayan devlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise, "... kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerine, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya çalışmak..." devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.

Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesi, kasdî veya suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçici iş görmezlik ödeneğiyle sürekli iş görmezlik gelirinin verilemiyeceğinive sigortalıya yalnız gerekli sağlık yardımlarının yapılacağını öngörmüştür. Buna göre sigortalının suç sayılır bir hareketiyle iş kazasını uğraması durumunda olayda kastı olup olmadığına bakılmaksızın geçici ve sürekli işgörmezlik gelirinden yararlanamamaktadır.

Sosyal Sigorta, yasalarla kurulmuş bir sistem olup sigortanın

kapsamı, sigorta alanı ve kapsadığı riskler ile alınacak primler yasal

ölçülerle belirlenmiştir. Sosyal sigortaların yasalarla kurulmuş olması,

sigortanın temel özelliği ve nedeni olan sosyal riskin karşılaması işlevini

ortadan kaldırmaz. Diğer yandan modern toplumun ulaştığı bilimsel düzey ve

ileri teknolojik uygulamalar iş kazaları ve meslek hastalıklarına yeni boyutlar

getirmiş ve yeni iş güvenliği sorunları ortaya çıkarmıştır. İleri vekarmaşık

teknolojik uygulamalar bağlamında "Kusur" kavramı, ceza hukukundaki

anlamıyla "suç kavramı" na dönüşebilmekte ve maddenin düzenlenişine

göre kastî suç olmasa bile bu tür suç sayılabilir bir eylemi yüzünden işçi

sosyal güvenliğinden yoksun kalmaktadır.

Emeğinden ve yasaların düzenlediği sosyal güvenliğinden başka hiçbir güvenceye sahip olmayan işçinin, kastî davranışı dışında suç sayılabilecek kusurlu herhangi bir olay nedeniyle sosyal güvenlikten yoksun bırakılması prime dayanan sigorta anlaşışına ters düşmektedir.

Yasa'nın 110. maddesinin taksirli suçları nedeniyle meydana gelen iş kazalarında işçiyi geçici ve sürekli işgörmezlik gelirinden yoksun bırakan kuralı, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kuruluş ve varlık nedenine de aykırı düşmektedir.

SosyalSigortalar sisteminde işçilerin sosyal güvenliklerini kaldıran ya da bu sistemi güvence olmaktan çıkaran hükümler Anayasa'nın yukarıda açıklanan 2., 5. ve 60. maddelerine aykırıdır.

Bu nedenlerle 110. maddenin iptaline yönelik itirazın kabul edilerek sınırlama kararı uyarınca maddenin taksirli suç oluşturan eylemler sonucu uğranılan iş kazaları yönünden iptali gerekir.

Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.

b- Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme :

Anayasa'nın 41. maddesinin ilk fıkrasında; aile, Türk toplumunun temeli olarak tanımlanmakta ve ikinci fıkrasında ise; Devletin ailenin huzur ve refahı, özellikle ana ve çocukların korunması ile ilgili önlemleri alması ve gerekli teşkilâtı kurması öngörülmektedir.

Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesi, iş kazası sonucu sosyal güvenlikle ilgili temel bir uygulamayı düzenlemektedir. Maddeye yönelik Anayasa'ya aykırılık tartışmalarının, aile kurumu ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa'nın 41. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

c- Anayasa'nın 61. Maddesi Yönünden İnceleme :

Anayasa'nın 61. maddesiyle harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malûl ve gazilerinin, sakatların yaşlıların ve korunmaya muhtaç çocukların devletçe korunmalarına yönelik özel kurallar konulmuştur.

Anayasa'nın 60. ve 61. maddeleri, geniş anlamda sosyal güvenlik konularını düzenleyen maddeler olmalarına karşın bu maddelerde düzenlenen sosyal güvenlik konuları, birbirlerinden tümüyle ayrıdırlar. 61. madde, toplumun özel olarak korunması ve gözetmesi gereken bir kesimin sosyal güvenliğini, 60. madde ise sigorta esasına dayanan ve çalışanların geleceğini güvence altına alan sosyal güvenlik sistemlerini düzenlemektedir. Sosyal güvenliğin çalışanlara yönelik bölümünü düzenleyen Yasa'nın itiraz konusu 110. maddesinin toplumun özel olarak koruması gereken bir kesiminin sosyal güvenliğine ilişkin özel hükümler içeren Anayasa'nın 61. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun;

A-110. maddesinin iptaline yönelik itiraza ilişkin esas incelemenin "... suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri verilmemesi..." sözcükleriyle sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,

B- Sınırlama kararı uyarınca incelen ve yakarıda belirtilen kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE Haşim KILIÇ'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C- İptal hükümünün doğacak hukuksal boşluğun doldurulması için, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, Mustafa ŞAHİN'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

10.12.1991 gününde karar verildi.

KARŞIOY

YAZISI

Esas Sayısı: 1991-23

Karar Sayısı: 1991-47

Anayasa'nın 153. maddesinde, iptal edilen kuralın, kararın Resmî

Gazete'de yayımlandığı günde yürürlükten kalkacağı, gereken durumlarda Anayasa

Mahkemesi'nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca

kararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır. 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü

fıkrasında, Anayasa'nın anılan hükmüne koşut düzenleme getirildikten sonra,

beşinci fıkrasında da, Anayasa Mahkemesi'nin, biryasanın belirli bir hükmünün

iptalinin hukuki boşluk doğurması ve bu hukuki boşluğun kamu düzenini tehdit ya

da kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi durumunda iptal hükmünün

yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırmak zorunda olduğu kurala

bağlanmıştır.

Bu kurallar uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe göreceği günün ayrıca kararlıştırılması, Anayasa Mahkemesi'nce gerek görülmesine ya da iptal sonucunda bir hukuki boşluk doğması ve bu durumun kamu düzenini tehdit ya da kamu yararını ihlâl edici nitelikte bulunmasına bağlıdır. Bu unsurları taşımayan, iptal kararının doğuracağı hukukî boşluğun doldurulması için süre verilmesini öngören çoğunluk düşüncesine katılmadım.

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Servet TÜZÜN

Üye

Mustafa ŞAHİN

Üye

İhsan PEKEL

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Erol CANSEL

Üye

Yavuz

NAZAROĞLU

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

KARŞIOY

GEREKÇEM

Esas Sayısı: 1991-23

Karar Sayısı:1991-47

Anayasa'nın 60. maddesinde herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip

olduğu belirtilerek sosyal riskler karşısında asgari bir hayat bir hayat

seviyenin teminatı altına alınması amaçlanmıştır. Yine aynı madde de,

belirtilen sosyal güvenliği sağlayacak sosyal güvenlik kuruluşlarını kurma

görevi de devlete verilmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu bu kapsamda görev yapan

bir sosyal güvenlik kuruluşudur. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 26.

maddesi işveren sorumluluğunu düzenlemiştir. İşverenin kendi suçsayılır bir

hareketi sebebiyle meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığından dolayı S.S.

Kurumunun işçiye yaptığı ödemeler işverenden tahsil edilmektedir. Bu maddenin

Anayasa'ya aykırılığı iddia edilmiş fakat Anayasa Mahkemesi 1990-28 esas,

1991-11 sayılı kararı ile maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar

vermiştir. Kararda ".......... İşverenin Sosyal Sigortalar karşısındaki

sorumluluğunu düzenleyen itiraz konusu kural, kurumun iş kazası ya da meslek

hastalığına uğrayan sigortalı için yaptığı giderleri sigortalının zarara uğramasına

neden olanlardan rûcu yoluyla geri isteyebilme hakkı, kurumuna sigortalıya

yardım yapma ödevi dolayısıyla malvarlığında meydana gelen eksiltmeyi kısmen ve

tümüyle giderme olanağı sağlar. Öte yandan zararı ödemek durumundabulunan

kişilerin bundan böyle sigortalının sağlığını ve can güvenliğini korumak

yönünden daha çok özen göstermesi sağlanmış, iş kazası ve meslek

hastalıklarının meydana gelmesi önlenmiş olur." denmektedir. Kararda da

belirtildiği gibi işveren sorumluluğunun temel amacı S.S. Kurumunun malvarlığının

eksilmemesi ile işçinin can güvenliği konusunda gerekli önlemleri almasını

temin için sözkonusu yasa hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu Sosyal Sigortalar

Kanununun 110. maddesi de işçi sorumluluğuna yönelik getirilmiş paralel bir

hükümdür. İşçinin kasdi ve suç sayılır bir hareketi yüzenden iş kazasına

uğraması ya da meslek hastalığına tutulması halinde sigortalıya geçici ya da

devamlı daimi iş görememezlik geliri verilmemek suretiyle hem S.S. Kurumunun

mal varlığının eksilmesi önlenmek istenmiş hem de işçinin işinde daha dikkatli

davranması düşünülerek işyerinde başkalarına zarar vermemesi amaçlanmıştır.

Dava konusu yasa hükmü kasdi olmayan fakat suç teşkil eden fiiller

sonucu uğranılan iş kazaları yönünden iptal edilmiştir. Özellikle taksirli

suçlar açısından işçinin yasada belirtilen gelirlerden mahrum edilemeyeceği

vurgulanmıştır. Taksirli suç ağır olabileceği gibi hafif de olabilir. Ağır

taksirde suçlu fiil sonunda doğacak ağır zararın olmasını arzuetmemesine rağmen

bu zararın olabileceğini tahmin edebilecek durumdadır. Yasakoyucu işçinin

belirtilen bu taksirli fiili sonunda (esasen tahmin edilebilir) meydana

gelebilecek zararı önlemek için dava konusu yasa hükmünü getirmiştir. İptal

edilmekle ağırkusur sonucu büyük zararların doğmasına sebep olan kişiler sosyal

hak kavramına sığınarak suç sayılan bir hareketi yüzünden Sosyal Sigortalar

Kurumundan yardım sağlayacaktır.

Sosyal güvenlik hakkını, devlet kuracağı sosyal güvenlik kuruluşları eliyle yürüteceğine göre Anayasa'nın 65. maddesi gereğince malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde bu görevini yerine getirecektir. Aksi halde sosyal güvenlik kuruluşlarının malvarlığında meydana gelen eksilme kurumu acze düşürebilir. İşçinin işyerinde azami özeni göstermesi ve S.S. Kurumunun mali yapısı düşünülerek yasakoyucu sosyal güvenlik hakkına belirtilen sınırlamayı getirmiştir.

Bu nedenlerle çoğunluğun iptal kararına katılmıyorum.

Üye

Mustafa

ŞAHİN

Üye

Haşim

KILIÇ

Anayasa Mahkemesi, E. 1991/23, K. 1991/47, 10 Aralık 1991 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Karşıoy
  8. Yazısı
  9. Özden
  10. Nazaroğlu
  11. Karşıoy
  12. Gerekçem
  13. Şahin
  14. Kılıç
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1991/23
Karar No
1991/47
Tarih
10 Aralık 1991

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1991/27 K.1991/50
  • AYM Norm Denetimi E.1991/51 K.1991/55
  • AYM Norm Denetimi E.1991/44 K.1991/53
  • AYM Norm Denetimi E.1991/50 K.1991/52
  • AYM Norm Denetimi E.1991/49 K.1991/54
  • AYM Norm Denetimi E.1991/58 K.1991/62

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.