KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 1995
- Esas Sayısı
- 1995/3
- Karar Sayısı
- 1995/2
- Karar Günü
- 12.1.1995
- R.G. Tarih-Sayı
- R.G.'de yayımlanmamıştır. (Red
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
ŞE. tarafından; 1994 Malî Yılı Bütçe Yasası'nın 28. maddesi uyarınca Maliye
Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nce çıkartılan ve 2547 sayılı Yüksek
Öğretim Yasası'nın 58. maddesine göre kurulan döner sermaye işletmelerini de
kapsayacak biçimde genel ve katma bütçeli idarelere bağlı tüm döner sermaye
işletmelerinin kullanmadıkları yıl sonu kârları ile aylık gayrisafî
hâsılatından %10 nisbetinde peşin gelir kesintisi yapılarak Hazine'ye
yatırılmasını öngören 512 sıra sayılı Tebliğin "Üniversitelerin 2547
sayılı Kanunun 58'nci maddesine göre faaliyette bulunan döner sermaye
işletmeleri" yönünden iptali için Danıştay'da dava açılmıştır.
Davaya bakan Danıştay 10. Dairesi, davacının dava konusu tebliğin dayanağını oluşturan 1994 Malî Yılı Bütçe Yasası'nın 28. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasının ciddî olduğu kanısına vararak iptali için başvuruda bulunmuştur.
Danıştay 10. Dairesi'nin başvurusu, Anayasa Mahkemesi'nin
13.7.1994 günlü, Esas 1994/6, Karar 1994/54 sayılı kararıyla ve 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Yasası'nın değişik 2. maddesi ile Geçici 2. maddesi
gereğince dava konusu idari işlemle davacının kişisel hakkı ihlâl
edilmediğinden ve bu nedenle de Anayasa'nın 152. maddesinde öngörülen itiraz
yoluna başvuran mahkemede bakılmakta olan bir dava bulunmadığından 2949 sayılı
Yasa'nın 28. maddesinin üçüncü fıkrasına göre başvuran mahkemenin yetkisizliği
gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar, itiraz yoluna başvuran Danıştay 10.
Dairesi'ne tebliğ edildikten sonra ilgili Daire'nin önceki başvurunun
yinelenmesi niteliğindeki işbubaşvuruyu yaptığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa'nın 149-153. maddeleri ile 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın Anayasa'ya uygunluk denetimine ilişkin 19-31. maddelerinde, yargılama yöntemi özgün biçimde düzenlenmiştir. Anayasa'nın 153. maddesinde Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağladığı açıklıkla belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarının, adlî ve idarî yargıdaki gibi, ikinci kez incelenmesine olanak veren bir kural bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, daha önce karara bağlanan, tarafları ve konusu aynı olan uyuşmazlıkta direnme niteliğinde yinelenen Anayasa'ya aykırılık savının ele alınması sonucunu doğuracak istemin ilk incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
Yekta Güngör ÖZDEN, İhsan PEKEL, Ahmet N. SEZER, Yalçın ACARGÜN ve Ali HÜNER bu görüşe katılmamışlardır.
KARŞIOY
GEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1995/3
Karar Sayısı : 1995/2
Anayasa'nın 148. ve 150. maddeleriyle 2949 sayılı Yasa'nın 18. maddesinde sözü edilen "Biçim" ve "Öz" yönünden denetim, yine 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesiyle Anayasa'nın 149. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince düzenlenen Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "İlk İnceleme" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bölümünün üçüncü kesiminde anlatıldığı gibi "İlk İnceleme" ve "Esas İnceleme" evrelerinden oluşan bir süreçte yapılmaktadır.
Eldeki iş bir yönetsel konu ya da sorun değildir. Bu konular
Anayasa Mahkemesi Kurulu'nun işlevi dışında kalmaktadır. Kurula "İlk
İnceleme Raporu"yla sunulan, yukarda belirtilen dayanakların doğruladığı
bir yargısal çalışma konusudur. Çoğunluk oyunun benimsediği gibi "İlk
İnceleme yapılmaksızın geri çevrilmelidir" yargısına katılmak
olanaksızdır. Çünkü Kurulun görüşerek karara bağladığı konu, tümüyle ilk
incelemedir. Yapılmakta olan çalışmayı özel görüşlerimizle ilk inceleme dışında
ya dabaşka bir çalışma saymak yetkisini taşımamaktayız. Alınan karar da ilk
inceleme evresinde alınmıştır. Bu nedenle de karşıoyda kalanlar "Esasa
geçilmelidir" görüşünü savunmuşlardır. Esas incelemeden önceki evre ilk
inceleme evresidir. Başvuruları, koşulları varsa, Kurula sunmadan ve ilk
inceleme konusu yapmadan yanıtlamak - karşılamak Başkanlığın görevidir.
Olayda bir yüksek mahkemenin başvurusu vardır. Bu başvuru önceki
aşaması gözetilmeden değerlendirilip sonuçlandırılması gereken bir yeni itirazı
içermektedir. Anayasa Mahkemesi nasıl ilk inceleme evresini geçerek öz yönünden
yaptığı inceleme sırasında ilk inceleme evresinde alması gereken bir kararı
alabiliyorsa, daha açık bir anlatımla kendisi ilk inceleme kararına ters, onu
değiştiren bir karar alabiliyorsa, itiraz yolunu izleyen mahkemeler de konuyu
yeniden getirebilir. Bu durumda yapılacak ilk iş, ilgili rapor gözetilerek
konuyu değerlendirmektir. Önceki karar doğrultusunda görüş ve karar
açıklanabileceği gibi tersine görüş ve kararlar da açıklanıp alınabilir. Ama
hiç ele almamak ya da ilk incelemeye alınmadan geri çevirmek gibi bir yol ve
yöntem izlenemez.
Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararı doğrultusunda ya da yeni
değişik bir karar çıkması olasılığı inceleme zorunluluğunu ortadan kaldırmanın
gerekçesi olamaz. Mahkeme görevinden kaçınamaz. İnceleme yapıp olumlu ya da
olumsuz bir kararla sonuçlandırmak, öz yönünden inceleme gereğine ya da
yetkisizlik nedeniyle reddi karar vermek durumundadır. Haklı bir neden yoksa,
önceki karardaki gerekçeler yinelenerek ve yenileri de eklenerek yetkisizlikten
red kararı verilebilir. İtiraz yolunu izleyen mahkemenin tutumu ve kararda
bulunmaması gereken anlatımlara değinilip gerekli değerlendirme yapılıp
yanıtlar da verilebilir. Anayasa Mahkemesi'nin ilk inceleme kararlarının sonuç
doğurması anayasal bağlamda ona göre işlem yapacak mahkemenin
sorumluluğundadır.
Konunun öz yönünden incelemesi gerektiğine ilişkin daha önce Esas. 1994/60 sayılı dosyadaki ilk inceleme kararına karşıoyumun gerekçesini burda da yineliyorum. Danıştay Yasası'ndaki değişiklik anayasal denetimi engellemez. Anayasal yargı denetiminin amacı ve sorunun dâva açan öğretim üyesini doğrudan ilgilendiren özelliği, Anayasa Mahkemesi'nin incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle ilk inceleme kararının niteliğini gözardı eden, kayıtta no. alarak Kurula getirilen işin esasına geçilmeyi engelleyen çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 12.1.1995
Başkan
Yekta Güngör
ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.
TUNCEL
KARŞIOY
GEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1995/3
Karar Sayısı : 1995/2
Bu konuda Başkan Yekta Güngör ÖZDEN'in karşıoy gerekçesine katılıyorum. 16.8.1995
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
KARŞIOY
YAZISI
Esas Sayısı : 1995/3
Karar Sayısı : 1995/2
Anayasa'nın 148. maddesinde "Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler." denilerek Anayasa Mahkemesi'nin asıl görevi belirlenmiştir. Mahkemeye verilen bu görevle Anayasa'ya aykırı kurallar iptal edilerek hukuksal düzen arıtılmakta ve Anayasa'nın 11. maddesinde öngörülen "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" ilkesinin uygulamada gerçekleşmesine çalışılmaktadır. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi'nin yöntemine uygun yapılan bir itiraz başvurusunu inceleyip karara bağlaması zorunludur.
Anayasa'nın 153. maddesinin birinci fıkrasında Anayasa
Mahkemesi'nin kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. Ancak, bu kesinlik
mahkemenin ilk inceleme sonuucu verdiği kararlara ilişkin olmayıp, işin esasına
girerek başka bir anlatımla yaptığı Anayasa'ya uygunluk denetimi sonucu verdiği
iptal veya red kararlarına ilişkindir. Kaldı ki, bir kuralın Anayasa'ya aykırı
olmadığına ilişkin verilen red kararları yönünden mutlak bir kesinlikten de söz
edilemez. Çünkü, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrasında "Anayasa
Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede
yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz." denilerek bu kesinlik
süre ile sınırlandırılmıştır. Şu durumda, işin esasına girilerek verilen red
kararları hakkında dahi mutlak bir kesinlik söz konusu değilken işin esasına
girilmeden ilk inceleme evresinde verilen bir kararın kesinliğinden ise hiç söz
edilemez. Tersi bir anlayış geçerli kabul edildiğinde, Anayasa Mahkemesi'nin
esas inceleme evresinde ilk inceleme sonunda verdiği bir karara aykırı bir
karar vermemesi gerekir. Oysa, Mahkeme ilk inceleme sonucu davada uygulanacak
kural kabul ederek Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılmasına karar verdiği
kimi durumlarda esas inceleme evresinde ilk inceleme sonucu verdiği karara
aykırı karar verebilmektedir. Böylece, ilk inceleme sonucu verilen kararların
kesin olmadığı kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 153. maddesine
dayanarak itiraz başvurusu hakkında ilk inceleme yapmaktan kaçınamaz. Bu
nedenlerle ve 12.1.1995 günlü, E. 1995/3, K.1995/2 sayılı karardaki karşıoyumda
belirttiğim gerekçelerle işin esasının incelenmesi gerekir.
Üye
İhsan
PEKEL
KARŞIOY
GEREKÇESİ
Esas Sayısı: 1995/3
Karar Sayısı : 1995/2
Bu konuda Başkan Yekta Güngör ÖZDEN'in karşıoy gerekçesine katılıyorum. 16.8.1995
Üye
Ahmet
N. SEZER
KARŞIOY
GEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1995/3
Karar Sayısı : 1995/2
Bu konuda Başkan Yekta Güngör ÖZDEN'in karşıoy gerekçesine katılıyorum. 16.8.1995
Üye
Yalçın
ACARGÜN
Üye
Ali
HÜNER
Anayasa Mahkemesi, E. 1995/3, K. 1995/2, 12 Ocak 1995 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası