KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2000
- Esas Sayısı
- 2000/22
- Karar Sayısı
- 2000/7
- Karar Günü
- 11.4.2000
- R.G. Tarih-Sayı
- 22.07.2000-24117
- İtiraz yoluna başvuran
- Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
"Harçlar Kanunu"nun 2. maddesinin ikinci fıkrası ile 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hukuk ve ticaret mahkemelerinde ..." ibaresinin Anayasa'nın 10. ve 141. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I-İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY ve Tülay TUĞCU'nun katılmalarıyla 11.4.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dava dosyası ve ekleri, ilk inceleme raporu, iptali istenen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kurallarıyla, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler bakmakta
oldukları davada uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddî olduğu kanısınavarırlarsa o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için; elinde yöntemince açılmış
ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada
uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları davanın değişik
evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada
olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvurulmasına yol açan olayda, Bursa 5. Asliye Ceza
Mahkemesi'nde açılan kamu davasının ilk oturumunda "Duruşmadan haberi
olmasına rağmen gelmeyen sanıkların ... celse harcı ile cezalandırılmalarına"
dair verilen ara kararının, sanıklar vekilinin itirazınıinceleyen Bursa 2. Ağır
Ceza Mahkemesi'nce kaldırılması üzerine, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi; 492
sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasında, mahkeme ayrımı
yapılmaksızın yargı harcı alınacağı hükme bağlanmasına rağmen, maddenin ikinci
fıkrasında "ceza mahkemelerinde şahsî hukuka ait hakların hüküm altına
alınması halinde de, celse harçları hariç olmak üzere (1) sayılı tarifeye göre
harç alınır" hükmü ile istisna getirildiğini, celse harcını tarif eden
"Hukuk ve ticaret mahkemelerinde" ibaresi ile başlayan Harçlar
Kanunu'nun 12. maddesinin, hukuk mahkemelerinde adaleti hızlandırıp, ceza
mahkemelerinde engelleyici düzenleme getirdiğini kabul etmenin mümkün olmadığı,
şahsî hakların hüküm altına alındığı hukuk mahkemelerinde süratin
engellenmesinin cezalandırılması karşısında, kamuyu ilgilendiren ceza
davalarında bu düzenlemenin tersinin düşünülmesinin hukuk mantığıyla
açıklanamayacağı gerekçeleriyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin
ikinci fıkrası ile 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hukuk ve
ticaret mahkemelerinde" ibaresinin, Anayasa'nın 10. ve 141. maddelerine
aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun iptali istenilen kurallarının, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu ceza davasında uygulanacak kural niteliğinde olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir." kuralı yer almaktadır. Bu kurala göre, (1) sayılı tarifede yazılı bulunmayan yargı işlemleri harç konusu dışında kalmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında, "Ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hüküm altına alınması halinde de, celse harçları hariç olmak üzere, (1) sayılı tarifeye göre harç alınır." 12. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcı, muhakeme tarafların talep ve muvafakatleri üzerine talik edilmiş ise taraflardan ve evvelce yapılması mümkün olan bir işlemin yapılmamış olmasından dolayı talik edilmişse, talike sebebiyet veren taraftan alınır." denilmektedir.
Bu kurallara göre, ceza davaları harca tabi değildir. Ancak ceza mahkemelerinde maddî ve/veya manevî tazminata ilişkin olarak şahsi hak istemiyle davaya müdahil olunması ve şahsi hakkın da hüküm altına alınması halinde; bunlar hukuk mahkemelerinde görülen davalardan içerikleri itibarıyla farklı olmadıklarından, bu tür davalarda "celse harçları hariç" olmak üzere (1) sayılıtarifeye göre nispi harç alınır.
Celse harçları, hukuk ve ticaret davalarıyla, idarî davalarda taraflar veya vekilleri tarafından ertelenmelerine sebebiyet verilen celselerden alınan bir harçtır. Harçlar Kanunu'nun celse harçlarına ilişkin kurallarının ceza davalarında uygulanmasına olanak yoktur.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemede bakılmakta olduğu davada, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrası ile 12. maddesinin birinci fıkrası uygulanacak kural olmadığından, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle başvurunun reddi gerekir.
Samia AKBULUT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ ve Tülay TUĞCU bu gerekçeye katılmamışlardır.
YAKUPOĞLU
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can
ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
DEĞİŞİKOY
GEREKÇESİ
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinin "ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hüküm altına alınması halinde de celse harçları hariç olmak üzere (1) sayılı tarifeye göre harç alınır" biçimindeki ikinci fıkrası ile 12. maddesinin hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcının alınmasını düzenleyen ilk fıkrasındaki "hukuk ve ticaret mahkemelerinde" sözcüklerinin iptalini istemektedir.
Dava konusu olayda, Asliye Ceza Mahkemesi, 3.2.2000 günlü celsede,
duruşmadan haberdar olmalarına karşın gelmeyen sanıkları celse harcı ile
cezalandırıp ihzaren celplerine karar vermiştir. Sanıklar vekilinin bu karara
itirazını inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı kabul ederek Asliye Ceza
Mahkemesi'nin celse harcı alınmasına ilişkin kararını kaldırmıştır. Bu kararın
kaldırılmasından sonra davaya bakan mahkeme, itiraz konusu fıkra ve sözcüklerin
iptali için başvurmuştur. Ancak bu kurallar daha önce uygulanıp konuyla ilgili
karar verildiğinden mahkemenin celse harçlarına ilişkin kuralları başvuru
konusu yapabilmesi için sanıkların, haberdar edildikleri halde gelmedikleri
yeni bir durumun ortaya çıkması gerekmektedir.
Bu nedenle, itiraz konusu kuralların Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verildiği tarihte uygulanma olanağı bulunmadığından, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle başvurunun reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne gerekçesi yönünden katılmıyoruz.
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can
ILICAK
Üye Rüştü SÖNMEZ Üye Tülay TUĞCU
Anayasa Mahkemesi, E. 2000/22, K. 2000/7, 11 Nisan 2000 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası