KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2003
- Esas Sayısı
- 2003/21
- Karar Sayısı
- 2003/13
- Karar Günü
- 1.4.2003
Karar Metni
990 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı:22.07.2003/25176
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Siyasîparti kapatma davasına bakan mahkeme sıfatıyla Anayasa Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22.4.1983 günlü, 2820 sayılı SiyasîPartiler Kanunu'nun 105. maddesinin, Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerine aykırılığının incelenmesidir.
I- OLAY
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nin kapatılması hakkındaki davaya bakan Anayasa Mahkemesi, 1.4.2003 günlü toplantıda, davada uygulayacağı 2820 sayılı SiyasîPartiler Yasası'nın 105. maddesinin re'sen Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerine aykırılığı konusunun incelenmesine, Anayasa'nın 152., 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddeleri uyarınca karar vermiştir.
II- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2820 sayılı SiyasîPartiler Yasası'nın itiraz konusu 105. maddesi şöyledir:
"Madde 105.- Kuruldukları tarihten itibaren aralıksız iki dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerine katılmayan siyasîpartiye, ikinci genel seçimin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığınca kapanma kararı alması için yazılı tebligatta bulunulur. Bu yazının tebliğinden itibaren üç ay içinde kapanma kararı alınmadığı takdirde, Cumhuriyet Başsavcılığınca açılacak dava üzerine Anayasa Mahkemesinin kararıyla o siyasi parti kapatılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerine dayanılmıştır.
III- ESASIN İNCELENMESİ
Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'in katılmalarıyla 1.4.2003 gününde yapılan toplantıda, görüşülen 2003/2 (Siyasi Parti Kapatma) esas sayısına kayıtlı davada, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 105. maddesi Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerine aykırı görülerek Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa 'nın 28. maddesi uyarınca esas hakkında bir karar verilmek üzere davanın geri bırakılması kararlaştırdığından, işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ANAYASA'YA AYKIRILIK SORUNU
İşin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallarıyla, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2820 sayılı SiyasîPartiler Yasası'nın itiraz konusu 105. maddesinde, kuruldukları tarihten itibaren aralıksız iki dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerine katılmayan siyasîpartiye, ikinci genel seçimin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığınca kapanma kararı alması için yazılı tebligatta bulunulacağı, bu yazının tebliğinden itibaren üç ay içinde kapanma kararı alınmadığı takdirde, Cumhuriyet Başsavcılığınca açılacak dava üzerine Anayasa Mahkemesinin kararıyla o siyasi partinin kapatılacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın 68. maddesinin ilk fıkrasında,"Vatandaşlar,
siyasîparti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma
hakkına sahiptir."denilerek kişilerin bu konudaki temel hakları
güvence altına alınmış, ikinci ve üçüncü fıkralarında siyasi partilerin,
demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları oldukları, önceden izin almadan
kurulacakları, Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürecekleri
belirtilerek siyasi hakların korunma alanı genişletilmiş böylece,partiler
demokrasisiesası benimsenmiştir. Dördüncü fıkrada ise, siyasi partilerin
tüzük ve programları ile eylemlerinin, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti
ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine
aykırı olamayacağı, sınıf ve zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamayacağı, suç işlenmesini
teşvik edemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemelerle, temel hak ve özgürlükler arasında öncelikli bir
yere sahip olan düşünceyi açıklama özgürlüğünün örgütlü biçimde yaşama
geçirilmesinde önemli bir yere sahip olan siyasi partilere, Anayasal güvence en
geniş biçimiyle sağlanırken, onların varlık nedeni olan demokratik rejimin,
korunması ve devamı ile tüm kurum ve kurallarıyla etkili ve egemen
kılınabilmesi için kimi sınırlamalar getirilmesi gerekli görülmüş, bu
sınırlamalara uyulmamasının yaptırımı ise 69. maddede düzenlenmiştir. Buna
göre, bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68. maddenin dördüncü fıkrası
hükümlerine aykırı bulunması veya bu fıkrada sayılan eylemlerin işlendiği bir
odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi'nce tesbit edilmesi temelli kapatılma
nedeni sayılmış, ayrıca yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve
Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alınması da
siyasi partiler için üçüncü bir temelli kapatılma nedeni olarak öngörülmüştür.
Anayasa'da kapatılma nedenlerinin sayılarak belirlenmiş olması, yasakoyucunun bunlar dışında bir nedenle siyasi partilerin kapatılması sonucunu doğuracak düzenlemeler yapamayacağını göstermektedir. Kuşkusuz bu durum, temelde diğer sivil toplum örgütleri ile büyük benzerlikler gösteren ancak demokratik siyasi yaşam için taşıdıkları önem nedeniyle Anayasa ile özel koruma sağlanan siyasi partilerin hiçbir yaptırıma bağlı tutulamayacakları anlamına gelmemektedir. Hukuk düzeninin korunması ve devamı için, diğer gerçek ve tüzelkişiler gibi siyasî partilere de yaptırımlar uygulanmasının gerekli olduğunda duraksanamaz.
Siyasi Partilerin amacı, seçimler yoluyla iktidara gelip tüzük ve programlarında belirtilen görüşleri doğrultusunda millî iradenin oluşmasını sağlayarak ülkeyi yönetmek olduğundan seçimlere katılmayan bir siyasi partinin temel işlevini yerine getiremeyeceği açıktır. Bu nedenle, siyasi partilerin Anayasa ve yasalar çerçevesinde üstlendikleri görev ve sorumluluklarına uygun olarak etkinliklerde bulunabilmelerinin sağlanması için iki dönem seçimlere katılmamalarının yaptırıma bağlanması olanaklı ise de, "Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerine katılmama" Anayasa'da sayılan kapatılma nedenleri arasında yer almadığından bu eylemin yaptırımının "kapatılma" olamayacağı açıktır.
Bu nedenle, 2820 sayılı Yasa'nın 105. maddesi, Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanun
hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının ResmîGazetede yayınlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın ResmîGazetede yayınlandığı
günden başlayarak bir yılı geçemez." denilmektedir. 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin
dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmakta, beşinci fıkrasında ise, Anayasa
Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek olan hukuksal boşluğu kamu
düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görürse yukarıdaki
fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.
2820 sayılı SiyasîPartiler Yasası'nın 105. maddesinde yer alan kuralın iptal edilmesi nedeniyle doğan hukuksal boşluk kamu yararını ihlâl edici nitelikte görüldüğünden buna ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için yasama organına süre tanımak amacıyla iptal kararının ResmîGazetede yayınlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Bu görüşe Yalçın ACARGÜN katılmamıştır.
KANTARCIOĞLU
Üye Ertuğrul ERSOY Üye Tülay TUĞCU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Enis TUNGA Üye Mehmet ERTEN
Anayasa Mahkemesi, E. 2003/21, K. 2003/13, 1 Nisan 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası