KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2008
- Esas Sayısı
- 2003/94
- Karar Sayısı
- 2008/123
- Karar Günü
- 19.6.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 05.11.2008-27045
- İtiraz yoluna başvuran
- Hamur Sulh Ceza
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3038 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değiştirilen 81. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... cezasını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren..." ibaresinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Meraya el atma suçundan sanıklar hakkında açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3038 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değiştirilen 81. maddesinin itiraz konusu ibareyi de içeren birinci fıkrası şöyledir:
"MADDE 81- Bir kimse beş seneden ziyade müddetle bir mahkûmiyete uğradıktan sonra cezasını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar artırılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Mustafa BUMİN, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılımlarıyla 18.11.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
İtiraz konusu ibareyi içeren 1.3.1926 günlü 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca yürürlükten kalkmıştır.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi, tekerrür kurumunu yeniden düzenlemiştir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 9. maddeleri uyarınca, sanıklara yüklenen meraya el atma suçunda tekerrür hükümlerinin uygulanmasında infaz şartının aranması nedeniyle sanık lehine olan 765 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmıştır.
Tekerrür, bir suçtan dolayı kesin surette mahkûm olduktan sonra yeniden suç işleyen kimsenin kişisel durumunu ifade eder. Bu durumdaki kimseye "mükerrir" denir.
765 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun 81. maddesinde "Bir kimse beş seneden ziyade
müddetle bir mahkûmiyete uğradıktan sonra cezasını çektiği veya ceza düştüğü
tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha
işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar artırılır." denilerek
sonradan işlenen suça verilecek cezanın tekerrür nedeniyle artırılabilmesi
için, tekerrüre esas olan suçun cezasının çekilmesi ya da cezanın düşmesi
gerektiği belirtilmektedir. Buna göre bir kimsenin mükerrir sayılabilmesi için;
önceden tekerrüre esas olabilecek bir ceza mahkûmiyetinin bulunması, bu
mahkûmiyete ilişkin cezanın çekilmiş ya da düşmüş olması, cezanın çekilmesi ya
da düşmesinden sonra yasada belirtilen süreler içinde başka bir suçun işlenmesi
koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, sonradan işlenen suça verilecek cezanın tekerrür nedeniyle artırılabilmesi için tekerrüre esas olan suçun cezasının çekilmesi ya da cezanın düşmesi koşulunun öngörüldüğü, bu durumun ise tekerrüre esas olan cezasını çeken ya da cezası düşen sanıklarla cezasını çekmeyen ya da cezası düşmeyen sanıklar arasında eşitsizlik yarattığı savıyla itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında herkesin, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen yasa önünde eşitlik ilkesi, hukuksal
durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal
eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin
yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını
ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi
ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi
yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı
anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için
değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,
ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen
eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa'nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, suçlara verilecek cezaların artırım ve indirim nedenleri ile oranlarının belirlenmesi ceza siyaseti gereği yasa koyucunun takdirindedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesinde suç işledikten sonra bu suçun
cezasını çeken ya da cezası düşen sanığın belirli süreler içinde yeniden suç
işlemesi halinde, önceki cezadan korkmadığı ve uslanmadığı, suç işlemekte
ısrarlı olduğu düşüncesiyle daha sonra işlenen suç için verilen cezanın
artırılması öngörülmektedir. Yasa koyucu, cezanın caydırıcılığı ve ıslah
ediciliği özelliğine rağmen, cezasını çeken ya da cezası düşen sanıkların
yeniden suç işlemeleri halinde, sonradan işledikleri suça verilecek cezanın
artırılmasını kabul ederek bu kişilerin durumlarını farklı değerlendirmiştir.
Bu sebeple, önceki cezasını çeken ya da cezası düşenler ile cezasını çekmeyen
ya da cezası düşmeyen sanıklar aynı hukuksal durumda olmadıklarından, bu
kişilerin daha sonra işledikleri suç nedeniyle alacakları cezaların farklı
kurallara bağlı kılınması eşitlik ilkesine aykırı değildir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2003/94, K. 2008/123, 19 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası