KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2008
- Esas Sayısı
- 2004/34
- Karar Sayısı
- 2008/94
- Karar Günü
- 17.4.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 05.11.2008-27045
- İtiraz yoluna başvuran
- Balıkesir İş
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun Ek 20. maddesinin 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü fıkrasının 22.01.2004 günlü, 5073 sayılı Yasanın 15. maddesiyle değiştirilen birinci tümcesinin, Anayasanın 2., 18., 49., 55., 60., 65. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
T.C. Emekli Sandığından emekli olduktan sonra kendi adına ve hesabına bağımsız olarak serbest meslek faaliyeti icra etmeye başlayan ve bu nedenle Bağ-Kur'a "sosyal güvenlik destek primi" ödemek yükümlülüğü ile karşılaşan kişinin açtığı davada ileri sürülen itiraz konusu kuralın Anayasaya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun iptali istenilen tümceyi de içeren "Sosyal güvenlik destek primi" başlıklı Ek 20. maddesi şöyledir:
"(Değişik birinci fıkra: 22/1/2004 - 5073/15 md.) Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir
Birinci fıkra hükmüne göre aylıklarından sosyal güvenlik destek
primi kesilmesi gerekenlerden, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylık
bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise
çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde
Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı
bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimde
bulunulan veya Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53 üncü maddeye göre
hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmiş sosyal güvenlik
destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacak
kesintiler aylık tutarının % 25'ini geçemez.
(Ek üçüncü fıkra: 24/7/2003-4956/44 md.)
(Değişik birinci cümle: 22/1/2004-5073/15 md.) Diğer
sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24
üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar,
çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona
erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir
basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler. Sosyal
güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce
aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek veya basit usulde
gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin başladığı tarihi takip eden
aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak
zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile
Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik destek primi, 53 üncü maddeye
göre hesaplanarak tahsil edilir.
Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez, ödenen primler 39 uncu madde hükmüne göre toptan ödeme olarak iade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasanın 2., 18., 49., 55., 60., 65. ve 73. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fazıl SAĞLAM ve A. Necmi ÖZLER'in katılmalarıyla 12.5.2004 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun Ek 20. Maddesinin 24.07.2003
günlü, 4956 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü fıkrasının 22.01.2004 günlü, 5073
sayılı Yasanın 15. maddesiyle değiştirilen ve iptali istenilen birinci
tümcesinde; "Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre
yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı
bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı
takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu
Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10'u
oranında sosyal güvenlik destek primi öderler." denilmektedir.
İtiraz konusu kural, Emekli Sandığı'ndan ya da Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emekli olan ya da bu kurumlardan malullük aylığı alan kişilerin Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlamaları, -diğer bir ifadeyle, bağımsız olarak, kendi ad ve hesaplarına bir ticari faaliyet ya da serbest meslek faaliyetinde bulunmaları- halinde Bağ-Kur'a belli bir oranda sosyal güvenlik destek primi ödemelerine ilişkindir.
1479 sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesi dört fıkradan oluşmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında, Bağ-Kur Kanunu'na göre yaşlılık aylığı
bağlananların çalışmalarına devam etmeleri halinde ödeyecekleri sosyal güvenlik
destek primi konusu düzenlenmiştir. İkinci fıkrasında, yaşlılık aylığı alarak
çalışmalarına devam eden Bağ-Kur emeklilerinin bu durumlarını belli süreler
içinde Kuruma bildirmeleri yükümlülüğü düzenlenmiş ve buna uymayanlara
uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir. İtiraz konusu tümceyi de içeren
üçüncü fıkrasında ise, diğer sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık ya da
malullük aylığı almakta olanların, Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesi kapsamına
giren bir işte çalışmaya başlamaları halinde ödemeleri gereken sosyal güvenlik
destek primi konusu düzenlenmiştir. Son fıkrasında ise, "Sosyal güvenlik
destek primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresi olarak
değerlendirilmez, ödenen primler 39 uncu madde hükmüne göre toptan ödeme olarak
iade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı
Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
B- Anayasaya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, 1479 sayılı Yasanın Ek 20. maddesinin
itiraz konusu üçüncü fıkrası gereğince alınan sosyal güvenlik destek primi
(SGDP) karşılığında sigortalıların herhangi bir sosyal sigorta yardımı
alamadıkları, bu kesintinin herhangi bir nedeninin bulunmadığı, Devletin
otoritesine dayanarak vatandaşından karşılıksız olarak aldığı her türlü vergi,
resim, harç ve benzerlerinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı; Anayasanın
73. maddesinde, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde adaletli ve
dengeli bir dağılımın öngörüldüğü; oysa konulan SGDP mükellefiyetinin adil
olmadığı gibi, Devletin açığını kapatmak üzere getirildiği, SGDP'nin Bağ-Kur'un
finansman açığı sorununa çözüm aramak amacıyla düzenlendiği, oysa finansman
açığının kapatılabilmesi için yapılması gerekenin sigortalılığın
yaygınlaştırılması, kaçak çalışmaların önlenmesi olduğu, Devletin en kolay yolu
seçerek, karşılıksız olarak ve hiçbir risk üstlenmeden vatandaştan prim kesme
yoluna gittiği, bunun adil olmadığı; SGDP alınması suretiyle karşılıksız bir
paranın tahsil edildiği, bunların karşılığında bir hizmet veya bir semere
hakkının tanınmadığı, bu durumun angarya yasağı içinde değerlendirilebileceği;
bütün bu nedenlerle itiraz konusu yasa kuralının Anayasanın 2., 18., 49., 55.,
60., 65. ve 73. maddelerine aykırı olduğu iddia edilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle toplum yaşamında eşitlik temeline dayanan adil bir hukuk düzeni kurulması amaçlanmıştır. Sosyal güvenlik destek primi uygulamasıyla, çalışmaya devam ederek kazanç sağlayanlarla sağlamayanlar arasında adil bir dengenin kurulması amaçlanmaktadır.
Sosyal güvenlik destek primi, sosyal güvenlik kurumlarının mali yapılarının güçlendirilmesi ve böylece sosyal sigortacılık faaliyetinin sürdürülebilmesi amacına yöneliktir. SGDP uygulamasının sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde değerlendirilmesi yapıldığında, emekli olan bir sigortalının işine devam etmesinin, hem istihdamı menfî yönde etkilediği, hem de sigortalı sayısının artmasını engellediği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, emekli olan kişilerin işlerini başkalarına devretmek suretiyle genç sigortalıların sisteme dahil olmalarını teşvik etmeleri, bu mümkün olmadığı takdirde, alınacak sosyal güvenlik destek primi ile sisteme katkılarının sağlanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.
İtiraz konusu yasa kuralında yer alan sosyal güvenlik primine
ilişkin düzenleme, Anayasanın 60. maddesinde yer alan "Herkes
sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." şeklindeki anayasal
düzenleme çerçevesinde değerlendirildiğinde; herkesin sosyal güvenlik hakkından
yararlanabilmesi bakımından sosyal güvenlik kurumlarının mali yapılarının
güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu yadsınamaz. Bu bağlamda, itiraz konusu
kuralın, Anayasanın 60. maddesinde sözü edilen tedbirler kapsamında
değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan, sosyal ve ekonomik haklar alanında
Devlete yüklenen görevlerin, Anayasanın 65. maddesinde belirtildiği biçimde mali
kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirilebileceği açıktır.
Sosyal güvenliğin sağlanabilmesi için sigortalıların katkısı zorunludur; fakat bu katkının adil ve ölçülü olması da gerekir. İtiraz konusu yasa kuralında olduğu gibi Bağ-Kur Kanunu'nun 50. maddesine göre belirlenen 12. gelir basamağının %10'u tutarındaki bir destek priminin adil ve ölçülü olmadığından söz edilemez.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, itiraz konusu yasa kuralı Anayasanın 2., 60. ve 65. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasanın 18., 49., 55. ve 73. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2004/34, K. 2008/94, 17 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası