İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2005/57 K.2009/19

Haklar Ceza Mahkemesi

Esas2005/57Karar2009/19Tarih5 Şubat 2009Okuma20 dk · 3.901 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Şubat 2009
Esas Sayısı
2005/57
Karar Sayısı
2009/19
Karar Günü
5.2.2009
R.G. Tarih-Sayı
10.06.2009-27254
İtiraz yoluna başvuran
Ankara Fikrî ve Sınaî
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.901 kelime·20 dk okuma·16 bölüm

Haklar Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

A- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 22.6.2004 günlü, 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ve 136. maddesinin;

B- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 22.6.2004 günlü, 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ve 48. maddesinin,

Anayasa'nın 2., 13., 38. ve 91. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri istemidir.

I- OLAY

Müşteki adına endüstriyel tasarım tescil belgesi ile faydalı model belgesi bulunan ürünlerin taklitlerini üretmek ve satışa arz etmek suçundan sanık hakkında açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu kuralları da içeren 73/A ve 136. maddeleri şöyledir:

"Madde 73/A- (Ek : 3.11.1995 - 4128/1 md.; Değişik: 22.6.2004-5194/2 md.)

Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;

a) 44 üncü maddede yazılı açıklamayı patent veya faydalı model başvurusu açısından gerçeğe aykırı olarak yapanlar, patentli veya faydalı modelli bir eşya veya ambalajı üzerine haklı olarak konulmuş patent veya faydalı model olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak patent veya faydalı model başvurusu sahibi veya patent veya faydalı model sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını

bildiği veya bilmesi gerektiği halde 86 ncı maddede yazılı haklardan birini

veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehineden, bu haklar

üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile patent veya faydalı modelle

korunan bir buluşun sahibi olmadığı veya bunların koruma süresinin bittiği veya

129, 133 veya 165 inci maddelerde yazılı sebeple patentin veya faydalı modelin

hükümsüzlüklerine veya sona ermelerine karar verilmesine rağmen, satışa

çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına,

korunan bir patentle veya faydalı modelle ilgili olduğu kanısını uyandıracak

şekilde işaretler koyan veya ilân ve reklâmlarda bu tarzda yazı ve işaretler

kullananlar hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya

yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her

ikisine,

c) 136 ncı maddede yazılı fiillerden birini gerek faydalı model, gerek patentli buluş açısından işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,

Hükmolunur.

(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini

yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya

emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme

sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi

fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri

yürütülürken, 136 ncı maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi,

masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler

hakkında, olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve

67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı

kovuşturma şikâyete bağlıdır.

Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi

uygulanmaz. Patentten veya faydalı modelden doğan hakları tecavüze uğrayandan

başka, 136 ncı maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü, 44 üncü

maddede yazılı açıklamanın gerçeğe aykırı olarak yapılması ile patent veya

faydalı modelle korunan bir buluşun sahibi olmadığı veya patentin veya faydalı

modelin koruma süresinin bittiği veya hükümsüzlüğü veya sona erme durumlarında,

kendisinin veya başkasının imâl ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya

ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, korunan bir patent veya

faydalı modelle ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya

bu amaçla ilân ve reklamlarda bu tarzda yazı ve işaretler kullanılması

durumlarında, 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.7.1964 tarihli ve

507 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına

sahiptir. Şikâyetin, fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl

içinde yapılması gerekir.

Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler, acele işlerden sayılır. Patent veya faydalı model başvurusu veya patentten veya faydalı modelden doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır."

"Patentten Doğan Hakka Tecavüz Sayılan Fiiller

Madde 136 - Aşağıda yazılı fiiller patentten doğan hakka tecavüz sayılır:

a - Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek,

b - Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,

c - Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu olan usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak;

d - Patent sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,

e - Bu maddenin 1 inci ila 4 üncü bentlerinde yazılı fillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,

f - Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

Patent bir ürünün yapılışına ait bir usul için alınmışsa, aynı nitelikleri taşıyan her ürün, patenti alınmış usule göre yapılmış sayılır Usule tecavüz etmeksizin ürünü ürettiğini iddia eden davalı bunu ispat etmekle yükümlüdür.

Patent başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 55 inci maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, buluşa vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayınlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.(Ek cümle: 22/6/2004 - 5194/4 md.) Ancak mahkeme, patent veya faydalı modelin verildiğine ilişkin ilânın ilgili bültende yayımlanmasından önce öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez."

2- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu kuralları da içeren 48 ve 48/A maddeleri şöyledir:

"Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller

Madde 48 - Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır.

a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak;

b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,

c) Bu maddenin önceki a ilâ b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,

d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,

e) Gasp.

Tasarım başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz.

Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır."

"Madde 48/A - (Ek : 3.11.1995 - 4128/3 md.; Değişik:22.6.2004-5194/7md.)

Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;

a) Tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar veya tasarım koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş tasarım koruması olduğunu belirten işareti, yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak tasarım başvurusu veya tasarım hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını

bildiği veya bilmesi gerektiği halde, 39 uncu maddede belirtilen haklardan

birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu

haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir tasarım

hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya tasarım hakkının

hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi

durumlarında, kendisinin veya başkasının imâl ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya

veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir

tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanlar

veya bu amaçla ilân ve reklamlarda, bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri

kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası veya

yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her

ikisine,

c) 48 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,

Hükmolunur.

(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları

sırada, bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir

üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi,

müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen

yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri

yürütülürken, 48 inci maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi,

masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler

hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67

nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma

şikâyete bağlıdır.

Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi

uygulanmaz. Tasarım korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 48

inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; tasarım hakkı sahibi

olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması

ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bitmesi

veya herhangi bir sebeple tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım

korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında kendisinin veya başkasının

imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî

evrakına veya ilânlarına hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu

kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilân ve reklamlarda

bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 8.3.1950

tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tâbi

kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına sahiptir. Şikâyetin fiil

ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler acele işlerden sayılır. Tasarım hakkı başvurusu veya tasarım korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 13., 38. ve 91. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ün katılımlarıyla 20.6.2005 günü yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle davada uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için

Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da

o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın

değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

Bakılmakta olan davanın konusunu patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek, kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak ve tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak iddiaları oluşturmaktadır. Bu nedenle itiraz konusu kuralların bu kapsam dışındaki hükümlerinin bakılmakta olan davada uygulanma olasılığı bulunmamaktadır.

Buna göre;

1- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin (c), (d), (e) ve (f) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarının,

2- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin (b), (c), (d), (e) ve (f) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarının,

itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bunlara ilişkin başvurunun REDDİNE,

1- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 22.6.2004 günlü 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ve 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin,

2- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin,

esasının incelenmesine 20.6.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- SINIRLAMA SORUNU

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlı tutulmuştur.

Bakılmakta olan dava, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin bazı hükümlerine aykırılık nedeniyle açılmış bir ceza davasıdır. İptali istenen kurallardan 551 sayılı KHK'nin 136. maddesinin (a) ve (b) bentleri 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ise 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen cezaî yaptırımlara esas olan "yasal tanıma uygun fiilleri" içermektedir. Bu kurallar aynı zamanda söz konusu hakların kapsamını ve bu haklara tecavüz hâllerini belirleyen özel hukuk normlarıdır.

Somut olayda uygulanacak kural olan 551 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin, 136. maddede;

554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendinin ise 48. maddede bentler hâlinde belirtilen eylemlerin tümü için geçerli

ve ortak kural niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin bakmakta olduğu

dava, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci

fıkrasının (c) bendinin atıfta bulunduğu 136. maddenin (a) ve (b) bentleri ile

554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendinin atıfta bulunduğu 48. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan

eylemlere ilişkin olduğundan, incelemenin ceza normlarını düzenleyen bu bentler

yönünden ve sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

Bu nedenlerle;

1- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin esasına ilişkin incelemenin, 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri,

2- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin esasına ilişkin incelemenin, 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,

yönünden yapılmasına 20.6.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuran Mahkeme, kanun hükmünde kararnamelerle suç

oluşturulamayacağını, yasakoyucunun hukukî ve cezaî sorumluluklar arasında

temel ilkesel farklılıkları gözeterek cezaî sorumluluk gerektiren eylemleri

yeterince açık bir biçimde düzenlemesi ve suç ile yaptırım arasında

ölçülü bir denge kurması gerektiğini, itiraza konu kurallarda yer alan

düzenlemelerin bu niteliklerden yoksun bulunduğunu ileri sürerek 551 sayılı

Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile

136. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin ve 554 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 48. maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendinin Anayasa'nın 2., 13., 38. ve 91. maddelerine

aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

1- 551 Sayılı KHK'nin 136. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) ve (b) Bentleri İle 554 Sayılı KHK'nin 48. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi

551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, patent sahibinin izni olmaksızın buluş

konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek, kısmen veya

tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği

hâlde tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak dağıtmak veya bir başka şekilde

ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticarî amaçla

elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak eylemleri patentten

doğan hakka tecavüz sayılmıştır. 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48.

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise tasarım hakkı sahibinin izni

olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak,

üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icapta bulunmak,

kullanmak, ithal etmek ve bu amaçla depolamak veya elde bulundurmak eylemleri

tasarım hakkına tecavüz fiilleri olarak gösterilmiştir.

Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında kimsenin, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, üçüncü fıkrasında ceza ve ceza yerine geçen güvenlik önlemlerinin ancak kanunla konulacağı belirtilmiş, 91. maddesinin ilk fıkrasında da, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebileceği, ancak sıkıyönetim ve olağanüstü hâller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevlerin kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği öngörülmüştür.

551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen eylemlere bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 73/A maddesinde, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eylemlere ise 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 48/A maddesinde ceza yaptırımı öngörülmektedir. Suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. madde Anayasa'nın ikinci kısmının ikinci bölümünde yer aldığından bu konudaki düzenlemelerin kanun hükmünde kararname ile yapılması olanaklı olmadığı gibi, bu eylemlere ceza öngören maddenin yasayla düzenlenmesi de bu sonucu değiştirmez.

Bu nedenlerle, itiraz konusu 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden incelenen aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden incelenen aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi Anayasa'nın 38. ve 91. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Mehmet ERTEN ve A.Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralların Anayasa'nın 2. ve 13. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

2- 551 Sayılı KHK'nin 73/A Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendi İle 554 Sayılı KHK'nin 48/A Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendinin İncelenmesi

551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Patentten doğan

hakka tecavüz sayılan fiiller" başlığını taşıyan 136. maddesi delaletiyle,

73/A maddesinin itiraza konu (c) bendinde patentten doğan haklara tecavüz

eylemleri, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Tasarım hakkına

tecavüz sayılan fiiller" başlığını taşıyan 48. maddesi delaletiyle 48/A

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise endüstriyel tasarım hakkına

tecavüz eylemleri, yasakoyucu tarafından suç kabul edilerek yaptırıma

bağlanmıştır. Kanun Hükmünde Kararnamelerin anılan her iki maddesinde söz

konusu eylemler için iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya

yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her

ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı

süreyle ticaretten men edilmelerine hükmolunacağı öngörülmüştür.

551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 4128 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklendikten sonra 5194 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ise 4128 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklendikten sonra 5194 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle değiştirilmiştir. Böylece Anayasa'nın, cezaların yasa ile düzenlenmesini öngören 38. maddesine uyulmuştur. Ayrıca, Anayasa'da kanun hükmünde kararnamelerin yasayla değiştirilmesini veya bunlara madde eklenmesini engelleyen bir kural bulunmadığından Anayasa'nın 91. maddesine aykırılıktan da söz edilemez.

Hukuk devletinde yasakoyucu ceza hukuku alanında yetkisini kullanırken, Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerde ceza yaptırımları ile karşılanmaları gerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kabul edileceği konularında takdir yetkisine sahiptir.

İtiraz konusu düzenlemelerle suçun işlenmesindeki özelliklere göre hâkime farklı cezalar uygulama imkânı sağlanmıştır. Korunan hukuki yarar ve Yasakoyucuya tanınan takdir yetkisi birlikte değerlendirildiğinde suç ile ceza arasında makul ve adil bir dengenin bulunmadığından söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden incelenen 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yönünden incelenen 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi Anayasa'nın 2., 38. ve 91. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Konunun Anayasa'nın 13. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

B- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun,

kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da

bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte

yürürlükten kalkar. Gereken hâllerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe

gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de

yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez" denilmekte, 2949

sayılı, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın

53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin

beşinci fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesinin, iptal hâlinde meydana gelecek

hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette

görürse yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.

551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden, 554 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin aynı Kanun

Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden

iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını tehdit edici

nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949

sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince gerekli

düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmî Gazete'de

yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

A- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin;

1- 22.6.2004 günlü, 5194 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilen 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2- 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

B- 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin;

1- 22.6.2004 günlü, 5194 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle değiştirilen 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2- 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

C- 24.6.1995 günlü, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ve 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince, bu bentlere ilişkin İPTAL HÜKÜMLERİNİN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,

5.2.2009 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

KARŞIOY

GEREKÇESİ

24.6.1995 günlü, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 24.6.1995 günlü, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde suç olarak yer alan fiillerin kararname ile düzenlenmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri istenilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin benzer nitelikteki bir başvuruyla ilgili olarak verdiği 14.05.2004 tarih ve 25462 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 02.03.2004 gün ve K.2004/25 - E.2002/92 sayılı kararında yer alan karşı oy yazısındaki gerekçe uyarınca, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptal edilmesi gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Şevket

APALAK

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ Üye Mehmet ERTEN Üye A.Necmi ÖZLER

Anayasa Mahkemesi, E. 2005/57, K. 2009/19, 5 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Sınırlama Sorunu
  8. Vı- Esasın İncelenmesi
  9. Kılıç
  10. Adalı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Akyalçın
  13. Erten
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Karşıoy
  17. Gerekçesi
  18. Apalak
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2005/57
Karar No
2009/19
Tarih
5 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/107 K.2009/28
  • AYM Norm Denetimi E.2005/30 K.2009/18
  • AYM Norm Denetimi E.2007/69 K.2009/26
  • AYM Norm Denetimi E.2009/7 K.2009/29
  • AYM Norm Denetimi E.2005/87 K.2009/20
  • AYM Norm Denetimi E.2007/96 K.2009/34

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.