KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2007
- Esas Sayısı
- 2005/61
- Karar Sayısı
- 2007/17
- Karar Günü
- 7.2.2007
- Resmi Gazete Tarih-Sayısı
- 28.06.2007-26566
- İtiraz yoluna başvuran mahkemeler
- —
- 1- Ankara 11. İdare Mahkemesi (E
- 2005/61
- 2- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulu (E
- 2005/58
- İtirazların konusu
- 23.1.1987 günlü, 270 sayılı
Karar Metni
2.106 kelime·11 dk okuma·14 bölüm
Yüksek Hâkimlik Tazminatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin (A) fıkrasının 570 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilen cetvelinin (1) numaralı sırasında yer alan “… (General-Amiral rütbesinde olmak şartıyla)” ibaresi ile (2) numaralı sırasında yer alan “… Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı,…” ibaresinin, Anayasa'nın 2., 10., 139., 145. ve 157. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı olarak görev yaptığı sırada ve emekliye ayrıldıktan sonra, yüksek hâkimlik tazminatının eksik hesaplanmasına ilişkin işlemlere karşı açmış olduğu davalarda, itiraz konusu ibarelerin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
570 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin iptali istenilen ibarelerini de içeren 23.1.1987 günlü, 270 sayılı Yüksek Hâkimlik Tazminatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin (A) fıkrası şöyledir:
“A) Askeri Yargıda aşağıda unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda Yüksek Hâkimlik Tazminatı ödenir. Bu tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 18 inci maddesi gereğince makam tazminatı ödenmez.
Sıra No. Kadro ve Görev Unvanı Tazminat Göstergeleri
1. Askeri Yargıtay Başkanı, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
Başkanı, Askeri Yargıtay Başsavcısı, Askeri Yüksek İdare 15.000
Mahkemesi Başsavcısı (General-Amiral rütbesinde olmak
şartıyla)
2. Askeri Yargıtay İkinci Başkanı, Askeri Yüksek İdare Mahke-
mesi Başsavcısı, Askeri Yargıtay Daire Başkanları ve Askeri 8.000
Yüksek İdare Mahkemesi Daire Başkanları
3. Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üyeleri ile
Birinci sınıfa ayrıldıktan sonra bu sınıfta altı yılını tamamlamış 7.000
ve askeri yüksek yargı organları üyeliklerine seçilme niteliklerini
kaybetmemiş askeri hâkim subaylar
4. Birinci sınıfa ayrıldıktan sonra bu sınıfta üç yılını tamamlamış ve
Askeri Yargıtay ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeliklerine 4.500
Seçilme hakkını kaybetmemiş askeri hâkim subaylar
5. Birinci sınıfa ayrılmış askeri hâkim subaylar 2.000”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında Anayasa'nın 2., 10., 139., 145. ve 157. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca 20.6.2005 ve 7.7.2005 günlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
23.1.1987 günlü, 270 sayılı Yüksek Hâkimlik Tazminatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin (A) fıkrasının 570 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilen cetvelinin (1) numaralı sırasında yer alan “…(General-Amiral rütbesinde olmak şartıyla)” ibaresi ile (2) numaralı sırasında yer alan “…Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı,…” ibaresinin iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2005/58 Esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/61 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/61 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 7.7.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Kanun Hükmünde Kararname kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, Anayasa'da yer alan düzenleme gereğince
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Başsavcısı, Daire Başkanları ve
üyelerinin diğer yüksek mahkemelerin Başkan, Başsavcı, Daire Başkanı ve üyeleri
ile eşit konumda olduğu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 80/a maddesi,
Askeri Yargıtay Kanunu'nun 42. maddesi, Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 106. ve
Ek Geçici 2. maddeleri ile Askeri Hâkimler Kanunu'nun 18. maddesinde yer alan
düzenlemelerde mali, sosyal ve diğer özlük hakları yönünden Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi Başsavcısının Anayasa'ya uygun olarak Askeri Yargıtay Başsavcısı ve
dolayısıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile eşit haklara sahip kılındığı,
270 sayılı Yüksek Hâkimlik Tazminatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ise
diğer yüksek mahkeme başsavcıları yönünden öngörülmeyen bir ayrımın Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı yönünden getirildiği ve bulunduğu rütbeye
göre Başsavcının yüksek hâkimlik tazminatı göstergelerinin farklı rakamlar
olarak belirlendiği, oysa Başsavcının yerine getirdiği Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi Başsavcılığı görevi yönünden bulunduğu rütbenin bir öneminin
bulunmadığı, farklı rütbelerde yapılan Başsavcılık görevinin yetki ve
sorumluluğunun aynı olduğu, davacının özlük haklarının bir kısmından yoksun
bırakılması anlamına gelen düzenlemenin hâkimlik ve savcılık teminatını
zedelediği ve yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, adalet anlayışı, kuvvetler
ayrımı ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle Askeri Yüksek
İdare Mahkemesi Başsavcısının alacağı yüksek hâkimlik tazminatının bulunulan
rütbeye göre farklılık göstermesi sonucunu doğuran ve ancak General-Amiral
rütbesinde bulunma durumunda diğer yüksek mahkemeler başsavcıları gibi yüksek
hâkimlik tazminatı alınabileceğini öngören ve bu konuda rütbeye göre ikili bir
ayırım gözeten kuralların, Anayasa'nın 2., 10., 139., 145. ve 157. maddelerine
aykırı bulunduğu ileri sürülmüştür.
İtirazlara konu kurallarla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı'nın alacağı “Yüksek Hâkimlik Tazminatı”, bulunduğu rütbeye göre farklı biçimde düzenlenmekte, Başsavcının “General-Amiral” rütbesinde olması halinde tazminat göstergesinin (15000) olacağı, bu rütbede olmaması halinde ise bu göstergenin (8000) olacağı öngörülmektedir.
Anayasa'nın 145. maddesinin son fıkrasında, askeri
hâkimlerin özlük işlerinin, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı,
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenleneceği
belirtilmektedir. Yargı fonksiyonunun doğrudan doğruya adaletin
gerçekleştirilmesi amacına yönelik niteliği ve hukuki uyuşmazlıkları kesin
olarak çözme özelliği, bu fonksiyonu yerine getiren devlet organlarının daha
güvenceli hale getirilmesini zorunlu kılmış, böylece yargı organının yasama ve
yürütme organları karşısında bağımsızlığı ilkesi kabul edilirken yargı
fonksiyonunu yerine getiren hâkimlerin de diğer kamu görevlilerinden daha
güvenceli bir statüye kavuşturulmaları benimsenmiştir. Hâkimlik teminatı,
yargılama görevinin her türlü baskıdan uzak olarak yerine getirilmesi amacını
güder. Bu teminat yargıca sağlanmış bir ayrıcalık olmayıp, yargı görevinin
gereğidir. Yargı bağımsızlığı, hâkimlerin görevleri dışında özlük haklarıyla
ilgili kişisel bağımsızlığa da kavuşturulmalarını gerektirir.
Anayasa'nın 145. maddesinin son fıkrasına ilişkin Milli Güvenlik
Konseyi Anayasa Komisyonu'nun Değişiklik Gerekçesinde de vurgulandığı gibi,
askeri hâkimlerin özlük işlerinde mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatına ilişkin genel hükümlerden aynen yararlanmaları, yargı
bağımsızlığının doğal bir sonucudur. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu ile 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu, bu anayasal ilke
doğrultusunda askeri hâkimlerin statüsünü belirlemiştir. Askeri yargı ve yüksek
askeri yargı organlarını düzenleyen Anayasa'nın 145., 156. ve 157. maddelerinde
“ortak” bir unsur olarak yer alan “askerlik hizmetlerinin gerekleri” kavramının
nitelik ve etki alanı Anayasa Mahkemesi'nin kararlarıyla açıklığa
kavuşturulmuştur. Buna göre, adli ve idari yargı yanında Anayasa'da ayrıca bir
askeri yargı sisteminin kabulünü gerekli kılan “askerlik hizmetlerinin
gerekleri”, askerliğe ilişkin yerleşmiş gelenek ve göreneklerle kurulmuş olan
ve özü “disiplin”e dayanan bir düzenin sürdürülmesi için gerekli görülen bir
ilkedir. Anılan anayasal kurallarda öngörülen “mahkemelerin bağımsızlığı”,
“hâkimlik teminatı” ve “askerlik hizmetlerinin gerekleri” ilkelerinin yaşama
geçirilmesi, bunların birarada ve birbirleriyle uzlaştırılması suretiyle
yapılacak bir düzenlemeyle mümkün olabilir. Böyle bir uzlaşma ve bağdaştırmanın
olanaksız bulunması durumunda ise “askerlik hizmetlerinin gerekleri” esasının,
“mahkemelerin bağımsızlığı” ve “hâkimlik teminatı” ilkelerinin elverdiği
ölçüler içinde dikkate alınması zorunlu olacaktır. Diğer bir deyişle, “askerlik
hizmetlerinin gerekleri” ancak askeri yargının bağımsızlığına ve bu
bağımsızlığın güvencesi, dayanağı olan hâkimlik teminatına dokunmadığı sürece
ve o oranda sözkonusu olabilir. Belirtilen bu açıklamalar ışığında, askeri
hâkimlerin subay statüsünde asker kişi olmalarından kaynaklanan yargı hizmeti
dışındaki ilişkilerinin “askerlik hizmetlerinin gerekleri”ne göre kanunla
düzenleneceği doğaldır ve esasen 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun Ek 10.
maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun ilgili hükümleri bu doğrultuda kurallar
öngörmüştür. Askeri hâkimlerin “özlük işleri” kapsamına giren ve hâkimlik
görevinin ifası nedeniyle verilen ödenek, ek gösterge, tazminat gibi ödeme
kalemlerinin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ile doğrudan
bağlantısı nedeniyle, genel adli yargıya paralel biçimde düzenlenmesi anılan
anayasal kuralların doğal gereğidir. Esasen 357 sayılı Kanun'un 18., 2802
sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun Ek Geçici 2., 270 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname'nin 3., 12.2.2000 günlü, 4505 sayılı Kanun'un 5. ve 631 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname'nin 11. maddeleri ile bu paralellik -itiraz konusu kural
dışında- sağlanmakta ve ifa edilen hâkimlik görevinin gereği olarak askeri hâkim
sınıfı subaylara, diğer subaylardan farklı ödenek ve tazminat verilmesi esası
benimsenmektedir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde askeri hâkimlerin “özlük
işleri” kapsamında olan ve salt ifa ettikleri hâkimlik görevleri nedeniyle
genel adli yargı mensuplarına ödenen tutarlara paralel biçimde kendilerine
ödenmesi gereken ödenek, ek gösterge ve tazminat gibi ödeme kalemlerinin
“askerlik hizmetlerinin gerekleri” gerekçe gösterilerek, farklı bir düzenlemeye
tâbi tutulması, belirtilen anayasal ilkelerle bağdaşmaz.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Anayasa'nın “Cumhuriyetin Temel
Organları” başlıklı üçüncü kısmının “Yargı” alt başlıklı üçüncü bölümünde
belirtilen yüksek mahkemeler arasında yer almaktadır. Anayasa'nın 157.
maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi mensuplarının disiplin ve özlük
işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan
hüküm, 145. maddede yer alan düzenlemenin bir benzeri olup, bu hükmün anlam ve
kapsamının belirlenmesinde, 145. madde gerekçesinin gözetilmesi gerektiği
kuşkusuzdur. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi yönünden “askerlik hizmetlerinin
gerekleri” ancak mahkemenin bağımsızlığına ve bu bağımsızlığın dayanağı olan
hâkimlik teminatına dokunmadığı sürece ve o oranda sözkonusu olabilir. Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi'nin anayasal yapısı karşısında, “askerlik hizmetlerinin
gerekleri” nedenine dayanılarak, bağımsızlığının ve hâkimlerinin teminatının
zedelenmesine yol açılması hukukça savunulabilir bir tutum olamaz. Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi'nin bağımsızlığını ve hâkimlerinin teminatını koruyacak
güvenlik alanının sınırına dayandığı anda “askerlik hizmetlerinin gerekleri”
durur, durdurulur; artık işlememesi, işletilmemesi gerekir. Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi Başsavcısı, Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yargıtay Başsavcılarıyla
birlikte, Anayasa'da öngörülen dört yüksek mahkeme Başsavcısından biridir.
Yukarıda belirtilen açıklama ve saptamalar ışığında, Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi Başsavcısı'nın “özlük hakları” kapsamında olan “Yüksek hâkimlik
tazminatı”nın, diğer yüksek mahkemeler Başsavcılarına paralel biçimde
düzenlenmesi gerekirken; aynı görevi ifa edecek Başsavcının bulunduğu rütbeye
göre farklı tazminat alması esasını öngören düzenlemenin “askerlik
hizmetlerinin gerekleri” ile açıklanabilmesine imkân yoktur.
Anayasa'nın 10. maddesinde, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar” denilmektedir. Bu yasak, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı
kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını
engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme, eşitliğe aykırılık
oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil
hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka
bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında,
yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.
Yüksek hâkimlik tazminatı, 270 sayılı Yüksek Hâkimlik Tazminatı
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca hâkimlik mesleğinde belirli süreleri
doldurmuş ve belirli makamlara gelmiş kişilere görevlerinin özellikleri göz
önünde tutularak yapılmış bir gösterge sıralaması ile öngörülmüş bir yargı
tazminatıdır. 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinde adli ve
idari yargı organlarında görevli hâkim ve savcılara, 3. maddesinde de askeri
yargıda görevli hâkim ve savcılara yüksek hâkimlik tazminatı ödenmesine ilişkin
esaslar getirilmiştir. 270 sayılı KHK incelendiğinde, yüksek hâkimlik tazminatı
göstergelerinin düzenlenmesinde, yapılan işin özelliklerinin gözönünde
tutulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin (A) fıkrasının 570
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesiyle değiştirilen cetvelinde,
askeri yargıda yüksek hâkimlik tazminatı ödenmesi öngörülen hâkimlerin kadro ve
görev unvanları beş farklı grupta toplanmıştır. Yüksek hâkimlik tazminatı
öngörülen kadro ve görev unvanlarından her biri, bu gruplardan birinde yer
almakta iken bu durum Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı yönünden farklı
şekilde düzenlenmiş ve bulunduğu rütbeye bağlı olarak Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi Başsavcısına iki farklı “kadro ve görev unvanı” grubu içinde yer
verilmiştir. (1) sıra numaralı grupta Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı
(General-Amiral rütbesinde olmak kaydıyla) unvanı yönünden 15.000 tazminat
gösterge rakamı üzerinden, (2) sıra numaralı grupta ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
Başsavcısı unvanı yönünden 8.000 tazminat gösterge rakamı üzerinden yüksek
hâkimlik tazminatı ödenmesi öngörülmüştür.
Yüksek hâkimlik tazminatı, hâkimlik görevinin niteliği ve özelliği gözönünde bulundurularak saptanmakta, hâkim ve savcılar ile askeri hâkimler de bu görevde bulunmaları nedeniyle yüksek hâkimlik tazminatı almaya hak kazanmaktadır. Bu nedenle, yüksek hâkimlik tazminatının belirlenmesinde askerlik mesleğine ait rütbelerin esas alınması olanaklı değildir.
İfa ettikleri yargı görevi gereği yüksek hâkimlik tazminatı alma bakımından genel adli yargıda görevli diğer hâkimlerle aynı hukuksal durumda bulunan askeri hâkim sınıfı subaylardan bir bölümüne, rütbeler esas alınarak kıyaslama yapılmak suretiyle farklı yüksek hâkimlik tazminatı verilmesinin öngörülmesi, “askerlik hizmetlerinin gerekleri”nden kaynaklanan bir nedene dayanmadığı gibi eşitlik ilkesine de aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenlerle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısına ödenecek yüksek hâkimlik tazminatının belirlenmesinde askeri rütbeyi esas alan 570 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesiyle değiştirilen 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin (A) fıkrasındaki cetvelin, (1) numaralı sırasında yer alan “…(General-Amiral rütbesinde olmak şartıyla)” ibaresi ile (2) numaralı sırasında yer alan “… Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı,…” ibaresi, Anayasa'nın 10., 145. ve 157. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. ve 139. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
TUĞCU
Başkanvekili
Haşim
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT
Anayasa Mahkemesi, E. 2005/61, K. 2007/17, 7 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası