KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2009
- Esas Sayısı
- 2005/85
- Karar Sayısı
- 2009/15
Karar Metni
4.637 kelime·23 dk okuma·12 bölüm
Karar Günü : 29.1.2009
R.G. Tarih-Sayı :03.04.2009-27189
İPTAL DAVASINI AÇANLAR
1- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER
2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi Ali TOPUZ ve Mehmet NEŞŞAR ile birlikte 116 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
3.7.2005 günlü, 5397 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un;
A- 1. maddesiyle 4.7.1934 günlü, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun ek 7. maddesine eklenen;
1- Dokuzuncu fıkrada yer alan "Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
2- Onuncu fıkrada yer alan "Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan ile teknik, hukuk ve idari olmak üzere üç uzmandan oluşur" ve "Telekomünikasyon İletişim Başkanı, Telekomünikasyon Kurumu Başkanının teklifi üzerine Başbakan tarafından atanır"kurallarının,
B- 2. maddesiyle 10.3.1983 günlü, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'na eklenen ek 5. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
C- 3. maddesiyle 1.11.1983 günlü, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 6. maddesine eklenen sekizinci fıkrada yer alan "...Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 11., 104., 105., 123. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A - İptali İstenilen Yasa Kuralları
1) 3.7.2005 günlü, 5397 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 4.7.1934 günlü, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'na eklenen iptali istenilen ibare ve tümcelerin yer aldığı ek 7. madde şöyledir.
"EK MADDE 7- Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.
Birinci fıkrada belirtilen görevlerin yerine getirilmesine yönelik
olarak, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun,
casusluk suçları hariç, 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinde yazılı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü
veya İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla
yapılan iletişim tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri
değerlendirilebilir, kayda alınabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
verilen yazılı emir, yirmidört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin
dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde
tedbir derhal kaldırılır. Bu halde dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç
on gün içinde yok edilir; durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak
denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
Yetkili ve görevli hâkim, talepte bulunan kolluk biriminin bulunduğu yer itibariyle yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemesinin üyesidir.
Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir. Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı usulle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Ancak, terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.
Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir. Durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
İstihbarat faaliyetlerinde, bu maddede belirtilen suçların önlenmesi amacıyla ve hâkim kararı alınmak koşuluyla, teknik araçlarla izleme yapılabilir. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerinden yararlanabilmek için gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunulabilir. Bu kurum ve kuruluşların kanuni sebeplerle veya ticari sır gerekçesiyle bu bilgi ve belgeleri vermemeleri halinde ancak hâkim kararı ile bu bilgi ve belgelerden yararlanılabilir.
Bu madde hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.
Hâkim kararları ve yazılı emirler, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevlilerince yerine getirilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.
Bu maddede yer alan faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılır.
Bu maddede belirtilen telekomünikasyon yoluyla yapılan
iletişime ilişkin işlemler ile 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesi
kapsamında yapılacak dinlemeler, Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde, Kurum
başkanına doğrudan bağlı "Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı"
adıyla kurulan tek bir merkezden yürütülür. Oluşturulan bu Başkanlık
bir başkan ile teknik, hukuk ve idari olmak üzere üç uzmandan oluşur. Bu
Başkanlıkta Millî İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma
Genel Komutanlığının ilgili birimlerinden birer temsilci bulundurulur. Verilen
görevleri yerine getirmek üzere yeteri kadar da personel istihdam edilir. Telekomünikasyon
İletişim Başkanı, Telekomünikasyon Kurumu Başkanının teklifi üzerine Başbakan tarafından
atanır. Telekomünikasyon İletişim Başkanı, Kurul üyelerinin sahip
olduğu özlük haklarına sahiptir. Ulaştırma Bakanlığı bu merkezle ilgili alt
yapıyı hazırlamakla yükümlüdür. Bu merkezin kuruluş giderleri Telekomünikasyon
Kurumu gelirlerinden karşılanır. Bu merkezin kuruluşu ile ilgili her türlü mal
ve hizmet alımları ile yapım işleri, ceza ve ihalelerden yasaklama işleri hariç
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu
hükümlerinden muaftır.
Bu maddede belirlenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınarak Başbakanlık tarafından üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
2) 5397 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle 10.3.1983 günlü, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'na eklenen iptali istenilen ibarenin yer aydığı ek 5. madde şöyledir:
"Ek Madde 5- Jandarma, bu Kanunun
7 nci maddesinin (a) bendine ilişkin görevleri yerine getirirken önleyici ve
koruyucu tedbirleri almak üzere, sadece kendi sorumluluk alanında 4.12.2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, casusluk suçları hariç, 250
nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı suçların
işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde Jandarma Genel Komutanı veya istihbarat başkanının yazılı emriyle,
telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimi tespit edebilir, dinleyebilir,
sinyal bilgilerini değerlendirebilir, kayda alabilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde verilen yazılı emir, yirmidört saat içinde yetkili ve görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir.
Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir
derhal kaldırılır. Bu halde dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün
içinde yok edilir; durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde
ibraz edilmek üzere muhafaza edilir. Bu işlemler, 4.7.1934 tarihli ve 2559
sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrası
hükmüne göre kurulan merkez tarafından yürütülür. 5271 sayılı Kanunun 135 inci
maddesi kapsamında yapılacak dinlemeler de bu merkez üzerinden yapılır.
Yetkili ve görevli hâkim, talepte bulunan kolluk biriminin bulunduğu yer itibariyle yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemesinin üyesidir.
Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir. Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı usulle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Ancak, terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.
Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
Bu maddede belirtilen suçların önlenmesi amacıyla ve hâkim kararı alınmak koşuluyla, teknik araçlarla izleme yapılabilir. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerinden yararlanabilmek için gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunulabilir. Bu kurum ve kuruluşların kanuni sebeplerle veya ticari sır gerekçesiyle bu bilgi ve belgeleri vermemeleri halinde ancak hâkim kararı ile bu bilgi ve belgelerden yararlanılabilir.
Bu madde hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.
Hâkim kararları ve yazılı emirler, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı görevlilerince yerine getirilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.
Bu maddede yer alan faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılır.
Bu maddede belirlenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınarak Başbakanlık tarafından üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
3) 5397 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle 1.11.1983 günlü, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na eklenen iptali istenilen ibarenin yer aldığı 6. madde şöyledir:
"Madde 6- Millî İstihbarat Teşkilatı;
a) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların yöneticileri ve istihbarat hizmetlerinden sorumlu kişileri ile istihbaratın tevcihi, istihsali ve istihbarata karşı koyma konularında doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir.
b) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından kendi görev sahasına giren konularda yararlanabilmek, bunlarla irtibat kurabilmek, bilgi ve belge almak için gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunabilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan görevlerin yerine getirilmesi
amacıyla Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen temel niteliklere ve demokratik
hukuk devletine yönelik ciddi bir tehlikenin varlığı halinde Devlet
güvenliğinin sağlanması, casusluk faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, Devlet
sırrının ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin
olarak, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde MİT Müsteşarı
veya yardımcısının yazılı emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim
tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda
alınabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir,
yirmidört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim
tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir derhal kaldırılır. Bu halde
dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum
bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere
muhafaza edilir. Bu işlemler, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve
Selahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrası hükmüne göre kurulan
merkez tarafından yürütülür. (Değişik son cümle: 4/5/2007-5651/12 md.)
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci
maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (14) numaralı alt
bendi kapsamında yapılacak dinlemeler de bu merkez üzerinden yapılır.
Yetkili ve görevli hâkim, talepte bulunan birimin bulunduğu yer itibariyle yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemesinin üyesidir.
Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir. Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı usulle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Ancak, casusluk faaliyetlerinin tespiti ve terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.
Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
Bu fıkra hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtlar, bu Kanunda belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu madde hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.
Hâkim kararları ve yazılı emirler, MİT Müsteşarlığı görevlilerince yerine getirilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.
Bu maddede yer alan faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri, Başbakanlık teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılır.
Bu maddede belirlenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıkları ile MİT Müsteşarlığının görüşü alınmak suretiyle Başbakanlık tarafından üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanunda yazılı görevlerin yerine getirilmesi sırasında genel zabıtaya tanınmış olan hak ve yetkilerin, MİT mensuplarından kimlere tanınacağı, yönetmelikte belirtilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçelerinde, Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 11., 104., 105., 123. ve 128. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, 28.7.2005 ve 29.9.2005 tarihlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma istemlerinin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- BİRLEŞTİRME KARARI
29.9.2005 günlü ilk inceleme toplantısında, 3.7.2005 günlü, 5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1., 2. ve 3. maddeleriyle 2559, 2803 ve 2937 sayılı Yasalara eklenen ve değiştirilen yukarıda belirtilen maddelerdeki ibare ve cümlelerinin iptali istemiyle açılan 2005/106 Esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle, 2005/85 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/85 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçeleri ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Genel Açıklama
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun ek 7. maddesinin birinci fıkrasında "Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar."denilmektedir.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 7. maddesinin (a) bendinde jandarmanın mülki görevleri "Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarını yapmak." şeklinde belirtilmiştir.
5397 sayılı Yasa'nın 1. ve 2. maddeleriyle 2559 sayılı Polis
Vazife ve Salahiyet Kanunu ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanunu'nda yapılan düzenlemelerde polisin 2559 sayılı Yasa'nın ek 7.
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen görevlerini, jandarmanın 2803 sayılı
Yasa'nın 7. maddesinin (a) bendinde belirtilen görevlerini yerine getirmesi
bakımından önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere, sadece kendi sorumluluk
alanlarında, 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, casusluk
suçları hariç, 250. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde
yazılı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü, Jandarma Genel Komutanı veya
İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan
iletişimin tespit edilebilmesi, dinlenebilmesi, sinyal bilgilerinin
değerlendirilebilmesi ve kayda alınabilmesi mümkün kılınmıştır.
2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat
Teşkilatı Kanunu'nun 4. maddesinde ise Milli İstihbarat Teşkilatının görevleri
belirtilmiş olup, 5397 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle 2937 sayılı Yasa'nın 6.
maddesinde yapılan değişikliklerle, Milli İstihbarat Teşkilatının göreviyle
ilgili konularda, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen temel niteliklere ve
demokratik hukuk devletine yönelik ciddi bir tehlikenin varlığı halinde Devlet
güvenliğinin sağlanması, casusluk faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, Devlet sırrının
ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin olarak, hâkim
kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde MİT Müsteşarı veya
yardımcısının yazılı emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit
edilebilmesi, dinlenebilmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi, kayda
alınabilmesi kurallara bağlanmıştır.
5397 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemelerde, 5271 sayılı CMK'nın
135. maddesi kapsamındaki dinlemeler ile önleme amaçlı dinlemelerin Telekomünikasyon
Kurumu bünyesinde, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından yapılmasına,
iletişimin tespiti, elde edilen bilgilerin kayıt altına alınması, saklanması,
korunması ile imha edilmesi ve denetlenmesine ilişkin örneğin, uygulanan
tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtların en geç on
gün içinde yok edileceği, durumun bir tutanakla tespit olunacağı ve bu
tutanağın denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edileceği, yürütülen
faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtların, yasadaki amaçlar dışında
kullanılamayacağı, elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve
korunmasında gizlilik ilkesinin geçerli olduğu, işlemin başladığı ve
bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliğinin bir tutanakla
saptanması gerektiği gibi kurallara yer verilmiştir.
B- İptali İstenilen Tümce ve İbarelerin İncelenmesi
1- 5397 Sayılı Yasa'nın 1., 2. ve 3. Maddelerindeki "Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon" ibarelerinin İncelenmesi
Dava dilekçelerinde, 5397 sayılı Yasa'nın 1., 2. ve 3.
maddeleriyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, 2803 sayılı Jandarma
Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri
ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda yapılan değişikliklerle 5271 sayılı
CMK'nın 135. maddesi uyarınca bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma veya
kovuşturma nedeniyle ya da önleme amaçlı iletişimin dinlenmesine ilişkin usul
ve esasların düzenlendiği, kamu düzeni ve kamu güvenliğiyle doğrudan bağlantılı
bu faaliyetlerin denetiminin sıralı kurum amirleri, ilgili kurum, bakanlık ya
da başbakanlık teftiş elemanlarının yanında nitelikleri ve sayısı
belirtilmeksizin Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi ya da komisyon
marifetiyle de yerine getirilmesinin olanaklı kılınması nedeniyle kuralın
Anayasa'nın 2., 6.,7., 8., 11., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
5397 sayılı Yasa'da polis, jandarma ve Milli İstihbarat
Teşkilatının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda 5271 sayılı CMK'nın 135.
maddesine göre soruşturma ve kovuşturma nedeniyle ya da istihbarı nitelikte
telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin dinlenmesi faaliyetlerinin usul ve
esasları belirtilerek, bunlara uygunluğun denetiminin Yasa'nın 1. maddesiyle
2559 sayılı Yasa'nın ek 7. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrasında "...sıralı
kurum amirleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları
ve Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon",
2. maddesiyle 2803 sayılı Yasa'nın ek 5. maddesine eklenen sekizinci
fıkrasında "...sıralı kurum amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı
ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak
yetkilendireceği kişi veya komisyon", 3. maddesiyle 2937 sayılı
Yasa'nın 6. maddesine eklenen sekizinci fıkrasında "...sıralı
kurum amirleri, Başbakanlık teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak
yetkilendireceği kişi veya komisyon" tarafından yapılacağı kurala
bağlanmıştır.
Anayasa'nın 128. maddesinde "Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." denilmektedir.
5397 sayılı Yasa'nın 1., 2. ve 3. maddelerinde telekomünikasyon yoluyla iletişimin yasada belirtilen usul ve esaslara uygun yapılıp yapılmadığının denetimi Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi ya da komisyona da verilmektedir.
Anayasa'nın kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkına ilişkin 17., özel hayatın gizliliğinin korunmasına ilişkin 20., haberleşme hürriyetine ilişkin 22., düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetine ilişkin 26. maddeleri gibi bir çok temel hak ve hürriyetle ilgisi olan denetim kapsamındaki faaliyetlerin, kamu düzeni ve kamu güvenliğine ilişkin olduğu, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olması nedeniyle memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiği açıktır.
Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki görevleri yürüten bütün personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin yasayla düzenlenmesi gerekir.
İptali istenilen ibarelerde telekomünikasyon yolu ile iletişimin tespitine dair faaliyetlerin denetimiyle görevli kılınan Başbakan tarafından yetkilendirilecek kişi ya da komisyon üyelerinin denetim yetkisinin gerektirdiği nitelikleri taşıyan kişiler arasından belirlenmesi gerekir. Bu ibareler, Başbakan tarafından yetkilendirilecek kişi ya da komisyon üyelerinin niteliklerini açık bir şekilde belirlemediğinden Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel unsurlarından birisi de hukuk güvenliğini sağlamasıdır. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik özellikleri taşımayan ve dolayısı ile hukuki güvenlik sağlamayan kurallar Anayasa'nın Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu ifade eden 2. maddesi ile bağdaşmaz. İptali istenilen kural takdire bağlı ve belirsiz bir yetki içerdiğinden hukuk devleti ilkesine de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle "...Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon" ibareleri Anayasa'nın 2. ve 128. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İbareler Anayasa'nın 2. ve 128. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden, 6.,7., 8. ve 123. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
2- 5397 Sayılı Yasa'nın 1. Maddesiyle Değişik 2559 Sayılı Yasa'nın Ek 7. Maddesinin Onuncu Fıkrasının İkinci Tümcesinin İncelenmesi
Dava dilekçelerinde, kamu görevlilerinin niteliklerinin, görev, yetki ve sorumluluklarının yasayla düzenlenmesi gerekirken yönetmelikle düzenlenmesini olanaklı kılarak "Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan ile teknik, hukuk ve idari olmak üzere üç uzmandan oluşur." şeklinde düzenlenmesinin Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 11. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kural 23.5.2007 günlü, 26530 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan 4.5.2007 günlü, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların
Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında
Kanun'un 12. maddesiyle "Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan
ile daire başkanlıklarından oluşur." şeklinde
değiştirilmiş, 10.11.2008 günlü, 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 67. maddesiyle
5651 sayılı Yasa'ya eklenen Ek Madde 1 ve Geçici 2. Madde hükümleriyle
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına verilen görevlerin gerektirdiği asli ve
sürekli görev ve hizmetleri yürütecek personelin nitelikleri belirtilmiştir.
5397 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değişik 2559 sayılı Yasa'nın ek 7. maddesinin onuncu fıkrasının iptali istenilen ikinci tümcesi, 5651 sayılı Yasa'nın 12. maddesi ile değiştirildiğinden istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
3- 5397 Sayılı Yasa'nın 1. Maddesiyle Değişik 2559 Sayılı Yasa'nın Ek 7. Maddesinin Onuncu Fıkrasının Beşinci Tümcesinin İncelenmesi
Dava dilekçelerinde, iptali istenilen tümceyle Telekomünikasyon
Kurumu Başkanına doğrudan bağlı ve bu kurulun üyelerinin özlük haklarına sahip
olan üst düzey yönetici konumundaki Telekomünikasyon İletişim Başkanının
atanmasının müşterek kararnameye bağlı olması gerekirken Başbakan tarafından
atanmasının öngörüldüğü ve niteliklerinin yasayla açıkça düzenlenmediği, üst
düzey kamu görevlilerine ilişkin atamaların hukuksal geçerlik kazanabilmesi
için Cumhurbaşkanınca imzalanmasının Anayasal zorunluluk olduğu,
Cumhurbaşkanının yansızlığının siyasal iktidara karşı kamu görevlisinin
güvencesini oluşturduğu, bu güvencenin ise atama kararnamelerinin
Cumhurbaşkanınca imzalanması ile hayata geçirildiği, bu nedenle kuralın
Anayasa'nın 8.,104., 105. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5397 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 2559 sayılı Yasa'nın ek 7.
maddesine eklenen onuncu fıkrasının birinci tümcesinde, maddede belirtilen telekomünikasyon
yoluyla yapılan iletişime ilişkin işlemler ile 5271 sayılı Yasa'nın
135. maddesi kapsamında yapılacak dinlemelerin, Telekomünikasyon Kurumu
bünyesinde, Kurum başkanına doğrudan bağlı "Telekomünikasyon
İletişim Başkanlığı" adıyla kurulan tek bir merkezden
yürütüleceği, 5651 sayılı Yasa'yla değişik ikinci tümcesinde bu başkanlığın
bir başkan ile daire başkanlıklarından oluşacağı, üçüncü tümcesinde
Millî İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel
Komutanlığının ilgili birimlerinden birer temsilcinin Başkanlıkta
bulundurulacağı, dördüncü tümcesinde verilen görevleri yerine getirmek üzere
yeteri kadar personelin istihdam edileceği, iptali istenilen beşinci tümcesinde
Telekomünikasyon İletişim Başkanının, Telekomünikasyon Kurumu Başkanının teklifi
üzerine Başbakan tarafından atanacağı, altıncı tümcesinde ise Telekomünikasyon
İletişim Başkanının, kurul üyeleriyle aynı özlük haklarına sahip olduğu
öngörülmektedir.
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Yasa'nın 67. maddesiyle 5651 sayılı Yasa'ya
eklenen Ek 1. maddenin birinci fıkrasının ikinci tümcesinde "Başkanlıkta;
başkan, daire başkanı, müşavir ve meslek personeli kadrolarında çalışanların;
mühendislik alanında elektronik, elektrik-elektronik, elektronik ve haberleşme,
endüstri, fizik, matematik, bilgisayar, telekomünikasyon ve işletme
mühendisliği fakültelerinden veya bölümlerinden, sosyal bilimler alanında
siyasal bilgiler (bilimler), iktisadi ve idarî bilimler, iktisat, hukuk,
işletme, iletişim fakülteleri veya bölümlerinden veya bu fakülte ve bölümlere
denkliği yetkili makamlarca kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim
kurumlarından mezun olmaları ya da belirtilen bölümlerden mezun olmamakla
birlikte sayılan fakülte ve bölümlerde yüksek lisans veya doktora yapmış
olmaları, uzman unvanlı kadrolarda çalışanların en az dört yıllık fakültelerden
mezun, diğer personelin ise en az lise ve dengi okul mezunu olmaları
gerekir." denilerek, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına
atanacak kişilerin nitelikleri Yasa'yla belirlenmiş olduğundan kural
Anayasa'nın 128. maddesine aykırı değildir.
Anayasa'nın 8. maddesinde "Yürütme yetkisi ve görevi,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun
olarak kullanılır ve yerine getirilir." denilmekte, 104. maddesinde
de "kararnameleri imzalamak" Cumhurbaşkanının
yürütme alanındaki görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. Anayasa'nın 104.
maddesinde sözü edilen "kararnameler", Kanun Hükmünde
Kararnameler ile Bakanlar Kurulunun çeşitli kararnamelerinin yanında üst düzey
yöneticilerin atanması ile ilgili müşterek kararnameleri de kapsamaktadır.
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulunca yerine
getirileceğinden, söz konusu kararnamelerin hukuksal geçerliği için her iki
tarafın da katılımı gerekmektedir.
Buna göre, kamu politikasının tayinine katılan, etkin bir otoriteye sahip olan, kuruluşların amacının gerçekleşmesinde önemli yetki ve sorumluluklarla donatılan, planlama, örgütlenme, personel ve kadrolarını yöneten, denetim ve temsil gibi işlevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, üst düzey yönetici konumunda olmaları nedeniyle bunların atamalarının da müşterek kararname ile yapılması anayasal zorunluluktur.
5397 sayılı Yasa gereğince telekomünikasyon yolu ile iletişimin tespiti, 5651 sayılı Yasa'ya göre internet yoluyla yapılan yayınlara erişimin engellenmesi kararının verilmesi ve uygulanması konularında kamu düzeni ve kamu güvenliğiyle ilgili görevleri bulunan kurumun başkanlığını yürüten Telekomünikasyon İletişim Başkanının önemli yetki ve sorumluluklarla donatıldığı, bu nedenle üst düzey yönetici kapsamında bulunduğu ve atamasının da müşterek kararname ile yapılması gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 8. ve 104. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 105. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, Yasa'nın belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
5397 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 2559 sayılı Yasa'nın ek 7. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrasındaki; 2. maddesiyle 2803 sayılı Yasa'ya eklenen ek 5. maddesinin sekizinci fıkrasındaki; 3. maddesiyle 2937 sayılı Yasa'nın 6. maddesine eklenen sekizinci fıkrasındaki "...Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibarelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan bu fıkralardaki ibarelerden önce yer alan "...ve..." sözcüklerinin de iptali gerekir.
VII- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
3.7.2005 günlü, 5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un:
A- 1. maddesiyle 4.7.1934 günlü, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun ek 7. maddesine eklenen;
1- Dokuzuncu fıkrada yer alan "... Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
2- Onuncu fıkranın "Telekomünikasyon İletişim Başkanı, Telekomünikasyon Kurumu Başkanının teklifi üzerine Başbakan tarafından atanır." biçimindeki beşinci tümcesinin,
B- 2. maddesiyle 10.3.1983 günlü, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'na eklenen ek 5. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "... Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
C- 3. maddesiyle 1.11.1983 günlü, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 6. maddesine eklenen sekizinci fıkrada yer alan "... Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon..." ibaresinin,
yürürlüklerinin durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,
D- 1. maddesiyle 4.7.1934 günlü, 2559 sayılı Yasa'nın ek 7. maddesine eklenen onuncu fıkranın "Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan ile teknik, hukuk ve idarî olmak üzere üç uzmandan oluşur." biçimindeki ikinci tümcesi hakkında, 29.1.2009 günlü, E.2005/85, K. 2009/15 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu tümceye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
29.1.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2005/85, K. 2009/15, 29 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası