KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2009
- Esas Sayısı
- 2006/53
- Karar Sayısı
- 2009/21
- Karar Günü
- 5.2.2009
- R.G. Tarih-Sayı
- 28.03.2009-27183
- İtiraz yoluna başvuran mahkemeler
- —
- 1- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesi (Esas
- 2006/53
- 2- Ankara Birinci İdare Mahkemesi(Esas
- 2007/27
- İtirazların konusu
- 4.7.2001 günlü, 631
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
4.7.2001 günlü, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, 17. maddesi şöyledir:
"27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi olup profesör ve doçent unvanına sahip subaylardan öğretim görevlisi olarak usulüne uygun bir şekilde akademik kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan (...) subaylara ödenen görev tazminatı aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamaz."
B- İlgili Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
631 ve 375 sayılı KHK'lerin ilgili görülen kuralları şöyledir:
a- 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesiyle 27.6.1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesine eklenen (C) bendinin (1) Numaralı alt bendi şöyledir:
"(A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden;
1- 7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir."
b- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinin (A) bendi şöyledir:
"Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir."
C- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararlarında itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi'nin İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
4.7.2001 günlü, 631 sayılı Memurlar ve Diğer kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2006/53 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2006/53 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 21.3.2007 gününde karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesine eklenen (C) bendinde, temsil tazminatı almayan ve 7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olan personele görev tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. Görev tazminatı, kamu görevlileri için makam tazminatına bağlanmak suretiyle, görevle bağlantılı olarak getirilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi profesör ve doçent unvanına sahip subaylardan öğretim görevlisi olarak usulüne uygun bir şekilde akademik kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan subaylar bu görevde bulunmaları nedeniyle makam tazminatına ve bu tazminatı almaları nedeniyle de görev tazminatına hak kazanmaktadırlar. İtiraz konusu kuralda, kapsamdaki bu profesör ve doçentlere ödenen görev tazminatının aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamayacağı öngörülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, görev tazminatının makam tazminatına
bağlanmak suretiyle görevle bağlantılı olarak getirildiği, görev tazminatı alma
bakımından 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na tabi diğer öğretim
elemanı profesör ve doçentlerle aynı hukuksal durumda olan Türk Silahlı
Kuvvetlerinde görevli, madde kapsamındaki profesör ve doçentlerin
tazminatlarının öğretim üyeliği hizmeti dışında aynı rütbe ve kıdemdeki
subaylarla kıyaslama yapılarak sınırlandırılmasının hukuken kabul edilebilir haklı
bir nedeninin bulunmadığı, hukuk devletinin, hukukun üstünlüğüne
dayandığı bunun da kanun önünde eşitlik ilkesinin ana unsurlarından birini
oluşturduğu, sözkonusu profesör ve doçentlerin bu statüleri nedeniyle aynı
zamanda diğer yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları için 2914 sayılı
Yasa'da öngörülen ödenek ve mali haklardan da yararlandıkları, görev
tazminatının tamamen öğretim üyeliği görevinin özelliği ve niteliği göz önünde
bulundurularak belirlenmesi nedeniyle askeri rütbe ve kıdemin bu tazminatın
belirlenmesinde etkisinin olmaması gerektiği, bu nedenle kuralın Anayasa'nın
10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda
olduğu belirtilmiştir. Bu ilke, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı
kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını
engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılık
oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil
hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş
olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara
konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.
Yükseköğretim kurum ve kuruluşlarına Anayasa'nın 130., 131. ve
132. maddelerinde yer verilmiştir. 132. maddede Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı
yükseköğretim kurumlarının özel yasalarının hükümlerine tabi olacağı
belirtilmekle birlikte, bunların bilimsel özerkliğinin, akademik çalışmalarının
ve öğretim elemanlarının anayasal güvence altında olduğu açıktır. Yükseköğretim
kurumlarındaki öğretim elemanları, Anayasa'da kendine özgü önem ve değerde
düşünülerek düzenlenmiştir. Yükseköğretim kurumlarının Anayasa'nın 130.
maddesinde bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri olarak tanımlanmasıyla
güdülen amacın, çeşitli çevrelerin, yükseköğretim çalışmaları ile öğretim ve eğitimi
etki altında tutabilmeleri yolunu kapatmak ve bu faaliyetlerin bilimsel
gerekler ve gereksinmelerden başka, herhangi bir dış etkiden uzak kalacak
ortamda sürdürülmesini sağlamak olduğunda kuşku yoktur.
İtiraz konusu kuralla, 926 sayılı Yasa'ya tabi olup profesör ve
doçent unvanına sahip subaylardan öğretim görevlisi olarak usulüne uygun bir
şekilde akademik kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan subaylara ödenen
görev tazminatının aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamayacağı
belirtilerek, öğretim üyeleri yönünden bir sınırlama getirilmektedir. Bu
subaylara diğer subaylardan farklı tazminat ve ödenek verilmesi öğretim üyeliği
görevinin gereğidir. Görev tazminatı, öğretim üyeliği görevinin niteliği ve
özelliği gözönünde bulundurularak saptandığına göre rütbe ve kıdem, tazminatın
belirlenmesinde etkileyici olmamalıdır. Başka bir anlatımla, bu tazminat
ilgililere, belirli bir rütbe ve kıdemde oldukları için değil, usulüne uygun
bir şekilde akademik kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan profesör ve
doçent oldukları için verilmektedir.
Kural kapsamındaki profesör ve doçent unvanına sahip subaylar, bu görev gereği görev tazminatı alma hakkını kazanma bakımından diğer yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarıyla aynı hukuksal durumdadır. Sözkonusu profesör ve doçentlerin, öğretim üyeliği hizmeti dışındaki bir hizmetle kıyaslama yapılmak suretiyle, görev tazminatlarının sınırlandırılması askeri hizmetin gereklerinden kaynaklanan bir nedene de dayandırılamaz.
Açıklanan nedenle itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/53, K. 2009/21, 5 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası