KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2006
- Esas Sayısı
- 2006/122
- Karar Sayısı
- 2006/83
- Karar Günü
- 5.9.2006
- R.G. Tarih-Sayı
- 01.11.2006'da tebliğ edildi.
- İtiraz yoluna başvuran
- Bergama Asliye Hukuk
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 22.2.2005 günlü, 5304 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen Ek Madde 1'in ikinci fıkrasının, Anayasa'nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından açılan ve dava konusu taşınmazların önceki kayıtlarında mevcut olup şu anki tapu kayıtlarında bulunmayan vakıf şerhlerinin tapu kayıtlarına yeniden işlenmesi talebini içeren davada ileri sürülen anayasaya aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme itiraz konusu kuralın iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 22.2.2005 günlü, 5304 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen ve itiraz konusu fıkrayı da içeren Ek Madde 1 şöyledir:
“EK MADDE 1- Kadastro veya tapulama haritaları, arazi kontrolü yapılmak suretiyle sayısal hale getirilir. Yapılan çalışmaların sonucu, 11 nci maddeye göre ilân edilir ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz malların kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır.
Tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12 nci maddenin 3 üncü fıkra hükümleri uygulanmaz.”
B- İlgili Yasa Kuralı
İtiraz konusu Yasa kuralında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun, Kadastro Tutanaklarının Kesinleşmesi ve Hak Düşürücü Süre başlığını taşıyan 12. maddesinin üçüncü fıkrasına atıfta bulunulmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin ilk üç fıkrası şöyledir:
“MADDE 12 - 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.”
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu Yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca
bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince
açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen
kuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,
bakılmakta olan davayı yürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeye
veya kararın dayanağını oluşturmaya yarayacak kurallardır.
İtiraz konusu Ek Madde 1'in ikinci fıkrasında, tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümlerin uygulanmayacağı belirtilmektedir. Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “… tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak … dava açılamaz” denilmektedir.
Bakılmakta olan davada, davacı vekilinin, bir kısım davalılar hakkında on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmış oldukları davaya, bu davalılar yönünden devam edeceğini bildirdiği; buna karşılık, bir kısım davalılar hakkında, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık dava açma süresi dolduktan sonra açılmış olan söz konusu davanın, bu davalılar yönünden işlemden kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda itiraz konusu kuralın, davaları on yıllık süre içinde açılmış olan davalılar yönünden uygulanamayacağı gibi davaları on yıllık sürenin geçirilmiş olması nedeniyle işlemden kaldırılan davalılar yönünden de dava yenilenmedikçe uygulanamayacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
TUĞCU
Başkanvekili
Haşim
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/122, K. 2006/83, 5 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası