İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2006/42 K.2009/73

R.G. Tarih-Sayı :06.10.2009-27368

Esas2006/42Karar2009/73Tarih11 Haziran 2009Okuma9 dk · 1.834 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
11 Haziran 2009
Esas Sayısı
2006/42
Karar Sayısı
2009/73
Karar Günü
11.6.2009
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.834 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

R.G. Tarih-Sayı :06.10.2009-27368

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR

1-Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi (E.2006/42)

2-15. Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi(E.2007/13)

İTİRAZLARIN KONUSU

3.7.2005 günlü, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 10., 36. ve 141. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Asker kişi statüsündeki sanıklar hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurdukları iddiasıyla açılan davalarda, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

5402 sayılı Yasa'nın itiraz konusu fıkrayı da içeren 2. maddesi şöyledir:

'(1) Bu Kanun; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ile koruma kurullarınca yapılacak yardım ve infaz işlemleri hakkındaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerini düzenler.

(2) Asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece bu Kanunda belirtilen denetimli serbestliğe ilişkin hükümler uygulanmaz.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararlarında, Anayasa'nın Başlangıç'ının 6. paragrafı, 2., 5., 10., 36. ve 141. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

A-2006/42 esas sayılı davada, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılmalarıyla 22.3.2006 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,

B-2007/13 esas sayılı davada, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılmalarıyla 19.2.2007 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,

Dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARI

3.7.2005 günlü, 5402 sayılıDenetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2007/13 esas sayılı davanın, aralarında hukuki irtibat nedeniyle2006/42 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2006/42 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A-İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma

Kurulları Kanunu'nda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da

hükme bağlanmış bulunan adlî kontrol, kısa süreli hapis cezasına seçenek

yaptırımlar, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, cezanın koşullara bağlı ve

denetimli olarak ertelenmesi, büyüklere, çocuklara, alkol ya da uyuşturucu veya

uyarıcı madde bağımlılarına özgü güvenlik tedbirleri, koşullu salıverilme,

koşullu salıverilenler ile mükerrirler ve özel tehlikeli hükümlüler hakkında

denetimli serbestlik kurumları ile cezanın konutta infazına ilişkin hükümlerin

yaşama geçirilmesine yönelik kurallar yer almaktadır. Ayrıca Yasa ile 5275

sayılı Yasa'nın 104. maddesinde cezaları ertelenen, salıverilen veya haklarında

hapis cezası dışında herhangi bir tedbire hükmedilen hükümlülerin toplum içinde

izlenmesi, salıverme sonrası korunması ve yargılanan kişiler hakkında sosyal

araştırma raporlarının düzenlenmesi ve mağdurun korunması gibi görevleri yerine

getirmek amacıyla kurulması öngörülen 'denetimli serbestlik ve yardım

merkezleri ile koruma kurulları'nın kuruluş, görev ve çalışma esas ve usulleri

düzenlenmiştir.

5402 sayılı Yasa'nın 'Kapsam' kenar başlıklı 2. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında, bu Yasa'nın Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile

Koruma Kurulları Danışma Kurulu, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden

Sorumlu Daire Başkanlığı, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube

müdürlükleri ile koruma kurullarınca yapılacak yardım ve infaz işlemleri

hakkındaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin görev, yetki, hak ve

yükümlülüklerini düzenlediği belirtilmiştir. İtiraz konusu (2) numaralı fıkradaise

asker kişiler hakkında, statüleri devam ettiği sürecebu Yasa'da yer alan

denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı belirtildiğinden

bunların Yasa kapsamı dışında tutulduğu anlaşılmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da denetimli serbestlik, yardım ve koruma tedbirlerine hükmolunması bakımından 'asker kişi' ya da 'sivil kişi' ayırımı yapılmamasına karşılık, mahkemelerce hükmolunduktan sonra bu tedbirlerin itiraz konusu kural nedeniyle asker kişiler hakkında uygulanması mümkün değildir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararlarında,5402 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göreasker kişilerin bu statülerinin devamı süresince Yasa

kapsamı dışında tutulmalarının, Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yönünden

asker kişiler ile sivil kişiler arasında eşit uygulama yapılmasına engel

oluşturduğu; sanığın er, erbaş ya da yedek subay olması durumunda devam eden

yargılamalarda asker kişi statüsünün sona ermesi bekleneceğinden bunun makul

sürede yargılanma hakkının ihlâli anlamına geleceği; ayrıca askerî yargı organlarının

denetimli serbestlik uygulanmasını gerektiren suçlara ilişkin yargılama yapmaya

ve yargılama tedbirlerini infaz ettirmeye tam bir yetkinliği haiz

olmadıklarından yargılamadaki pasif tutumlarının 'hak arama hürriyeti'ni ihlal

edeceği belirtilerek itiraz konusu fıkranınAnayasa'nın Başlangıç'ının altıncı

paragrafı ile 2., 5., 10., 36. ve 141. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise insanın maddî ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmanın Devletin temel amaç ve görevleri arasında bulunduğu ifade edilmiştir.

Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,

siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu ve hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya

sınıfa imtiyaz tanınamayacağı belirtilmiştir. Eşitlik ilkesiyle, birbirinin

aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanması, ayrıcalıklı kişi ve

toplulukların yaratılması engellenmektedir. Aynı durumda olanlar için farklı

düzenleme eşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak

ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı

hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik

ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar

arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.

Ceza siyasetinin gereği olarak, koşullarının varlığı durumunda

sanık ya da suçluların denetimli serbestlik sistemine tabi tutularak belirli

süreler içinde öngörülen koşullara uygun davranmaları, yeni bir suç işlemeyerek

iyi hâl göstermeleri ve dürüst bir yaşam sürdürmeye çalıştıklarının anlaşılması

hâlinde haklarında kamu davası açılmasından, açılmış dava sonucunda ceza

verilmesinden ya da verilen cezanın infazından sarfınazar edilebileceği kabul

edilmektedir. Denetimli serbestlik işlemlerinin kamu denetiminde ve düzenli

olarak yürütülmeyip bu kapsamdaki kişilerin tamamen serbest ve kendi hâllerine

bırakılması durumunda bu kurumdan beklenen yararın sağlanamayacağı açıktır. Bu

nedenle hükmolunan denetimli serbestlik kararları, 5402 sayılı Yasa ile

kurulmuş bulunan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları

Danışma Kurulu, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire

Başkanlığı, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri tarafından

yürütülmektedir.

İtiraz konusu kural, asker kişiler hakkında statülerinin devamı süresince 5402 sayılı Yasa'da belirtilen denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını öngörmektedir. Böylece bir taraftan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince denetimli serbestlik, yardım ve koruma tedbirlerinin sanığın asker kişi olup olmadığına bakılmaksızın hükmolunması gerekirken, diğer taraftan asker kişiler hakkında hükmolunan bu tedbirlerin uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Asker kişiler ile siviller arasında yapılan ayırımın 'asker kişi'lerce yapılan hizmetin niteliğine ve bunun gereklerine dayandığı, asker kişilerin durum ve konumlarındaki özellikler sebebiyle bazı konularda değişik kuralların getirilmesinin ve değişik uygulamaların benimsenmesinin gerekli olduğu kabul edilebilir ise de itiraz konusu kuralın askeri hizmetin bir gereği olmadığı açıktır.

Özellikleri ve işlenişi bakımından aralarında fark bulunmayan aynı nitelikteki suç ve cezalara ilişkin, sanık ve suçlunun statüsüne bağlı olarak değişik yaptırım uygulanmasını gerektiren bu kural, askerî hizmetin bir gereği olmadığı gibi ceza adaleti bakımından asker kişiler ile siviller arasında eşitsizlik yaratmakta, asker kişi statüsündeki sanık ve suçluların rehabilitasyonuna da engel teşkil etmektedir.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2., 5., 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Konunun Anayasa'nın Başlangıç'ının altıncı paragrafı, 36. ve 141. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

3.7.2005 günlü, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, A. Necmi ÖZLER ile Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 11.6.2009 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz konusu kuralda, asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece 5402 sayılı Yasa'nın denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı öngörüldüğünden, öncelikle denetimli serbestlik tedbirinin anlam ve kapsamının belirlenmesi gerekir.

Ceza mevzuatı incelendiğinde;

1- Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin üçüncü fıkrasında, cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirleneceği, 58. maddesinin altıncı fıkrasının ikinci cümlesinde mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağı, 191. maddesinde uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı, 221. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı,

2- Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının ertelenmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı,

3- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinde koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi ve bu sürede hangi esaslara tabi olacağı,

Hususlarında kurallar bulunduğu görülmektedir.

Anılan kurallarda;

a. Denetimli serbestlik tedbiri olarak ilgilinin;

- Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine ,

- Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

-Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere gitmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebileceği,

b. Uyuşturucu madde kullanması nedeniyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirileceği, koşullu salıverilen hükümlüye ise rehberlik edecek bir uzman görevlendirilebileceği,

Öngörülmüştür. Ayrıca, görevlendirilecek uzmanların görevlerine yer verilmiştir.

Denetimli serbestlik tedbirinin yukarıda açıklanan anlam ve kapsamına göre, uygulanacak tedbirlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı ve askerlik hizmetinin gerekleri ile bağdaşmadığı açık olduğundan, Yasakoyucunun itiraz konusu kuralla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve asker kişilerin statülerinin özelliğini gözeterek asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece 5402 sayılı Kanun'un denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağını öngördüğü anlaşılmaktadır. Nitekim, aynı esastan hareketle mevzuatta, asker kişilerle ilgili olarak suç ve cezalar, yargılama usulü, hükümlerin infazı gibi konularda diğer kişilere göre farklı kurallara yer verildiği bilinen bir keyfiyettir

Mahkemelerce, asker kişiler hakkında denetimli serbestlik

tedbirine (uyuşturucu kullanan hakkında tedaviye) hükmedilmesine, cezanın

ertelenmesi kararını müteakip denetim süresinin belirlenmesine engel bir hüküm

yasalarda bulunmamaktadır. İtiraz konusu kural, yalnız hükmün kesinleşmesinden

sonra ve bu tarihte ilgilinin asker kişi sıfatının devamı halinde 5402 sayılı

Kanun'da belirtilen denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına

engel olmaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 19.10.2006 tarih ve

2006/162-169 sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Bu duruma göre,

denetimli serbestlik kararı verilmesine engel olmayan kuralın, asker kişiler

aleyhine adaletsizlik yarattığı söylenemez.

Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararlarında vurgulandığı gibi asker kişiler diğer kişilere göre farklı hukuksal konumda bulunduklarından bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasanın 2. ve 10. maddelerine aykırı olmadığından itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuz için aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmadık.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

A.Necmi

ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi, E. 2006/42, K. 2009/73, 11 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuranlar
  4. İtirazların Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Birleştirme Kararı
  9. Vı- Esasın İncelenmesi
  10. Kılıç
  11. Adalı
  12. Kantarcıoğlu
  13. Akyalçın
  14. Erten
  15. Özgüldür
  16. Apalak
  17. Karşıoy Gerekçesi
  18. Kaleli
  19. Özler
  20. Özgüldür
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2006/42
Karar No
2009/73
Tarih
11 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2008/5 K.2009/81
  • AYM Norm Denetimi E.2009/38 K.2009/70
  • AYM Norm Denetimi E.2007/56 K.2009/84
  • AYM Norm Denetimi E.2006/94 K.2009/92
  • AYM Norm Denetimi E.2006/144 K.2009/87
  • AYM Norm Denetimi E.2007/57 K.2009/91

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.