İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2006/54 K.2006/47

Mahkemesi .

Esas2006/54Karar2006/47Tarih6 Nisan 2006Okuma10 dk · 1.992 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
6 Nisan 2006
Esas Sayısı
2006/54
Karar Sayısı
2006/47
Karar Günü
6.4.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı
6.10.2006-26311
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
Güroymak Sulh Ceza
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.992 kelime·10 dk okuma·20 bölüm

Mahkemesi .

İTİRAZIN KONUSU

30.3.2005 günlü, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27., 28. ve Geçici 3. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Menşe Şehadetnamesi ve Veteriner Sağlık Raporu olmayan hayvanları naklettiği iddiasıyla 3285 sayılı Yasa uyarınca hakkında idari para cezası verilen kişinin, iş bu cezanın iptali istemiyle yapmış olduğu başvuruyu inceleyen Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vardığından iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun;

1) “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesi şöyledir;

“MADDE 27.- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.

(2)Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.

(3) Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.

(4) Başvuru dilekçesinde, idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.

(5) İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz.”

2) “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesi şöyledir;

“MADDE 28.- (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;

a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,

b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,

c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,

Karar verilir.

(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.

(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir.

(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.

(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.

(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.

(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.

(8) Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım kararının;

a) Hukuka uygun olması nedeniyle, “başvurunun reddine”,

b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, “idarî yaptırım kararının kaldırılmasına”,

Karar verir.

(9) İkibin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.”

3) Geçici Madde 3 şöyledir;

“GEÇİCİ MADDE 3.- (1) Daha önce verilmiş olan idarî para cezasına ilişkin kararlara karşı henüz iptal davası açılmamış olmakla birlikte dava açma süresinin geçmemiş olması halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine göre sulh ceza mahkemesine başvuruda bulunulabilir.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru gerekçesinde Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince 6.4.2006 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural konusu incelenmiştir.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa

Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış

ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada

uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik

evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada

olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası dışındaki kuralları Mahkeme'ye başvuru ile ilgili kimi durumları düzenlemekte olup, bu kuralların Mahkeme'nin elindeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Yasa'nın Geçici 3. maddesinde, daha önce verilmiş olup 5326 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte henüz iptal davası açılmamış ve dava açma süresi de dolmamış olan idari para cezasına ilişkin kararlara karşı başvuru yolunun sulh ceza mahkemesi olduğu belirtilmektedir.. Ancak başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava, 19.10.2005 tarihinde işlendiği iddia olunan kabahat nedeniyle verilmiş idari para cezasına ilişkin bulunmaktadır.

Bu nedenlerle, 30.3.2005 günlü, 5326 sayılı “Kabahatler Kanunu”nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası dışında kalan bölümü ile Geçici 3. maddesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu kurallara ilişkin başvurun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

Dosyada eksiklik bulunmadığından 30.3.2005 günlü, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 28. maddesinin esasının incelenmesine, Mehmet ERTEN ve Fettah OTO'nun “Başvurunun, Başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği” yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında idarenin kamu gücünü kullanarak verdiği idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurularda, uyuşmazlığın çözümünün, idari yargı yerine itiraz konusu kurallarla adli yargıya bırakılmasının Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

5326 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yeri ve süresi, 28. maddesinde ise başvurunun incelenme yöntemi belirtilmektedir.

Anılan Yasa'nın İkinci Kısmında “Çeşitli kabahatler” başlığı altında düzenlenen fiilleri, ağırlıklı olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kabahatler oluşturmaktadır. Ayrıca, çeşitli yasalarda yer alan ve yaptırımı hafif hapis yada hafif para cezası veya her ikisi olan fiiller, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle idari para cezasına dönüştürülmüşlerdir. Uygulanacak yaptırımın yasa ile “idari” para cezasına dönüştürülmesinin bu tür yaptırım uygulanacak eylemlerin gerçekte ceza hukuku alanına giren suç olma özelliklerini etkilemeyeceği açıktır.

5326 sayılı Yasa'nın 3. maddesi 1.3.2006 günlü, E. 2005/108, K.2006/35 sayılı kararla iptal edilmiş, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur. Anılan karardaki bu maddeye ilişkin iptal gerekçesi doğrultusunda, cezaî karakteri ağır basan eylemler açısından verilen idari para cezası ve/veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımlarına karşı başvurunun sulh ceza mahkemesince Yasa'da belirtilen usule göre incelenmesinde Anayasanın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırılık bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.

Kuralların Anayasa'nın 157. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

Mehmet ERTEN bu karara farklı gerekçe ile katılmış; Osman Alifeyyaz PAKSÜT ise, “5326 sayılı Yasa'nın (1) numaralı fıkrasının iptali gerektiği” düşüncesiyle bu kural yönünden katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

30.3.2005 günlü, 5326 sayılı “Kabahatler Kanunu”nun;

A- 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B- 28. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

6.4.2006 gününde karar verildi.

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

Cafer

ŞAT

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Ali

GÜZEL

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

KARŞIOY

YAZISI

Güroymak İlçesi Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava konusu edilen olayda; menşe şahadetnamesiz ve veteriner sağlık raporsuz olup menşeinde salgın hastalık olmadığı tespit edilen hayvanların nakledilmesi nedeniyle, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 47/1(b) maddesine göre Kaymakamlık tarafından davacıya idari para cezası ile aynı Kanunun 47(f) maddesi uyarınca taşımada kullanılan aracın üç ay süreyle trafikten men edilmesi cezası verilmiştir.

Dosyada bulunan ceza kararında, yukarıda anılan Kanunun ilgili

hükümlerine göre bu cezaya karşı hangi idare mahkemesine itiraz edilebileceği

ve itiraz süresi gösterilmiştir. 27.10.2005 tarihinde davacıya tebliğ edilen bu

cezaya karşı davacı vekili tarafından 1.11.2005 tarihinde ceza kararında

gösterilen yetkili idare mahkemesi yerine, hayvan nakli olayının gerçekleştiği

Güroymak İlçesi Sulh Ceza Hakimliği'ne dava açılmıştır. 5326 sayılı Kabahatler

Kanunu hükümlerine göre açılan bu davada, Mahkeme, Kanun'un 27. ve 28. maddeler

ile geçici 3. maddesinin davada uygulanacak kural olduğuna, ancak bu yasa

hükümlerinin Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırı bulunması

nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolu ile başvurulmasına; aracın trafikten

men edilmesi ile ilgili olarak da, bu ceza, ilgili kanunlarda yer alan diğer

idari tedbir niteliğinde olduğundan başvurunun bu kısmının incelenmesinin idari

yargının görev alanı içinde olduğuna karar vermiştir.

Kanun'un, kabahatler karşılığında uygulanacak idari yaptırımlara

başvuru yolunu düzenleyen 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, idari para

cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına

karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün

içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği öngörülmüştür. Kanunun bu hükmü

ile 3. maddesinde düzenlenen, bu kanunun genel hükümleri diğer kanunlardaki

kabahatler hakkında da uygulanır biçimindeki hükmünden, diğer kanunlarda yer

alan ve karşılığında idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine

ilişkin idari yaptırım bulunan kabahatler hakkında, Kabahatler Kanunu'nun genel

hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, Kabahatler Kanunu'nun

19. maddesinde karşılığında bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,

işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması, kara, deniz veya

hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması gibi yaptırımlara

ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda Kabahatler Kanunu hükümlerine uygun

değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulacağının ifade edilmesi de bu durumu

doğrulamaktadır.

Dava konusu olayda ise idari para cezası ile birlikte hayvan

naklinde kullanılan aracın üç ay süreyle trafikten men edilmesine karar

alındığı görülmektedir. Kararda yer alan idari yaptırımlardan birisi de aracın

trafikten alıkonulmasına ilişkindir. Bu tür idari yaptırım içeren diğer

kanunlardaki kabahatlerle ilgili hükümlerde, Kabahatler Kanunu hükümlerine

uygun değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükleri devam edeceği gibi, sulh ceza

mahkemesini yetkili kılan 27. maddede trafikten alıkonulmayı kapsayan idari bir

yaptırıma da yer verilmemiştir. Buna göre, trafikten alıkonulmaya ilişkin idari

tedbiri de içeren olaya Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun ilgili

hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinden, Kabahatler Kanunu'nun

uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasıyla 28. maddesinin olayda uygulanacak kurallar olmadığından, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle itirazın reddine, karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyız.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

KARŞIOY

YAZISI

5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki itirazın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne, aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.

Ceza hukukunda, kişinin kendisi hakkındaki suçlamadan haberdar olması, savunmasını yapması ve cezanın, ondan sonra verilmesi, temel ilkedir. İdare tarafından, kamu düzeninin korunması, kişilerin mevzuata uymalarının sağlanması amacıyla uygulanan yaptırımlarda ise ceza hukukunun bu temel kuralı, devlet ve toplum hayatının mahiyeti icabı geçerli olmamakta; kişi, çoğu kez haberi olmadan yaptırıma uğramakta, ancak buna itiraz edebilmektedir. Bu itiraz imkanının güvencesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirten, Anayasa'nın 125. maddesi ve yargı yeri de idari yargıdır.

765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. ve devamı maddelerinde

düzenlenmiş olan fiillerin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun İkinci Kısmı'nda

“Çeşitli kabahatler” başlığı altında yeniden düzenlenmesi ve bunlara idari para

cezası verilmesinin öngörülmesi ile, bu eylemler artık ceza hukukunun kapsamı

dışına çıkartılmış olmaktadır. Zira yaptırımın uygulanmasındaki yöntem, ceza

hukuku ilkelerine değil idare hukuku ilkelerine göre düzenlenmektedir. Kabahat

sayılan eylemlerde bulunan kişilere yaptırım uygulanmadan, yani idari para

cezası verilmeden önce hakim huzurunda savunma olanağı tanınmaması ve idari

işlem niteliğinde para cezası kesilmesi, çoğunluk kararında belirtildiğinin

aksine, eylemlerin cezai niteliğinin tamamen ortadan kalktığını göstermektedir.

Ceza değil idari işlem niteliğinde olan idari yaptırımların, Türk hukuk sisteminin kökleşmiş kurumları ve Anayasa kuralları gereğince, idari yargı denetimine tabi olması gerekir. Adli yargının görev alanını, idari yargı aleyhine genişleten, idari para cezalarına karşı itirazların ceza mahkemesince incelenmesini öngören yasa kuralı, Anayasa'nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırıdır. Bu nedenle iptali gerekir.

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2006/54, K. 2006/47, 6 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Adalı
  10. Erten
  11. Yıldırım
  12. Şat
  13. Güzel
  14. Oto
  15. Özgüldür
  16. Karşıoy
  17. Yazısı
  18. Kaleli
  19. Karşıoy
  20. Yazısı
  21. Erten
  22. Oto
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2006/54
Karar No
2006/47
Tarih
6 Nisan 2006

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/60 K.2006/51
  • AYM Norm Denetimi E.2006/58 K.2006/50
  • AYM Norm Denetimi E.2006/51 K.2006/57
  • AYM Norm Denetimi E.2006/82 K.2006/59
  • AYM Norm Denetimi E.2006/84 K.2006/61
  • AYM Norm Denetimi E.2006/83 K.2006/60

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.