KÜNYE
R.G.
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2008
- Esas Sayısı
- 2006/55
- Karar Sayısı
- 2008/145
- Karar Günü
- 18.9.2008
- Tarih-Sayı
- 26.02.2009-27153
- İtiraz yoluna başvuran
- Danıştay Onuncu Dairesi
- İtirazın konusu
- 9.12.1994 günlü, 4059 sayılı
Karar Metni
1.687 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (c) fıkrasının, Anayasa'nın 7., 123. ve 135. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
I- OLAY
Birlik üyeliğinden çıkarılma işleminin iptali için açılan davada verilen ret kararının temyiz aşamasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'unitiraz konusu kuralı da içeren 6. maddesi şöyledir;
'Madde 6- a) Müsteşarlıklar, bakanlıkların kuruluş ve görev esaslarını düzenleyen 27.9.1984 tarih ve 3046 sayılı Kanun ile 10.6.1949 tarih ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun olarak taşra teşkilatı kurmaya yetkilidir. Serbest Bölge Müdürlükleri doğrudan Dış Ticaret Müsteşarlığına bağlıdır. Taşra teşkilatının çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Müsteşarlıklar, amaç ve görevlerini yerine getirmek üzere, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurt Dışı Teşkilatı hakkında 13.12.1983 tarih ve 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararname esaslarına uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurar.
b) Hazine Müsteşarlığının bağlı kuruluşu, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüdür. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün bütçesi Müsteşarlık bütçesi içinde yer alır.
c) Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı kuruluşları; ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşu ile İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezidir.İhracatçı Birlikleri, İthalatçı Birlikleri ve bunların üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları, denetimleri, organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerini gösteren statüleri Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
d) Müsteşarlıklar bünyesinde 5.000.000.000 TL. kuruluş sermayesi
ile Döner Sermaye İşletmesi kurulur. Bu sermayenin, 500.000.000 TL.si genel
bütçeden, kalan kısmı elde edilen kârlardan karşılanır. Döner Sermayenin
gelirleri, müsteşarlıkların bütçelerine bu amaçla konulan ödenekler, basım,
yayım, bilgisayar işletmesinden ve diğer faaliyetlerden elde edilen gelirlerden
meydana gelir. Döner Sermaye İşletmesi faaliyetinin gerektirdiği giderler,
döner sermaye işletmesinin gelirinden karşılanır. Dönem sonu gelir fazlası bütçeye
irad kaydedilir. Döner sermaye işletmesine 9.6.1927 tarih ve 1050 sayılı
Muhasebe-i Umumiye Kanunu ile 27.2.1967 tarih ve 832 sayılı Sayıştay Kanununun
vizeye ilişkin hükümleri uygulanmaz. Malî yılın bitiminden başlayarak iki ay
içinde hazırlanacak bilanço ve ekleri ile bütün gelir ve gider belgeleri
Sayıştaya, bilanço ve eklerinin birer örneği de aynı süre içinde Maliye
Bakanlığına gönderilir. Döner sermaye işletmesinin faaliyet alanları, gelir
kaynakları, malî işlemleri, harcama usul ve esasları ile yönetimine ilişkin
diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 7., 123. ve 135. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A-Dosyada 6.4.2006 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların
da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,
davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan
kurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, 4059 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesine dayanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı'na göre yapılan birlik üyeliğinden çıkarılma işleminin iptali istenmiştir. (c) fıkrasının birinci tümcesi, ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşu ile İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezini Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı kuruluşları arasında saymakta olup, Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu tümceye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
B-Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, 4059 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesinin, dosyada eksiklik bulunmadığından esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI KARARI
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı 'Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesinin yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığındanREDDİNE,6.4.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, birliklerin teşkilatlanmaları, işleyişleri,
gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları, denetimleri,
organları, üyeliğe ilişkin hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu kararıyla
belirlenmesi ve kuruluşlarının Müsteşarlığın teklifi ve bakanlık onayı ile
gerçekleşmesi, kuruluşa ilişkin tebliğin yayımlanmasıyla birliğin tüzel kişilik
kazanması, Yasa'da bağlı kuruluş olarak gösterilmiş olması nedeniyle kamu
kuruluşu olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu birlik ve üst kuruluşlarının
meslek kuruluşu niteliği taşıdığı halde kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşu olarak da oluşturulmadığı, temel ilke ve esasları konulmadan Bakanlar
Kurulu'na bağlı kuruluş olarak kamu kuruluşu oluşturma yetkisi verildiği, bu nedenlerle
kuralın Anayasa'nın 7., 123. ve 135. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
4059 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (c) fıkrasının birinci tümcesinde, ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşları Dış Ticaret Müsteşarlığı'na bağlı kuruluşlar olarak gösterilmiş, itiraz konusu ikinci tümcesinde ise, birlikler ve bunların üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları, denetimleri, organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerini gösteren statülerinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirleneceği öngörülmüştür.
Birliklerin bağlı olduğu Dış Ticaret Müsteşarlığı, dış ticaret politikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit olunan bu politikalar çerçevesinde ihracat, ihracatı teşvik, ithalat, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ile ikili ve çok taraflı ticari ve ekonomik ilişkileri düzenlemek, uygulamak, uygulamaları izlemek ve geliştirmek görevlerini üstlenen, Anayasa'nın 123. maddesi kapsamında Başbakanlığa bağlı olarak yasayla kurulan, 5018 sayılı Yasa'nın (I) sayılı cetveline ekli genel bütçe kapsamında yer alan kamu idaresidir.
Bağlı kuruluş olarak, belirli koşulları taşıyan ihracatçı ve
ithalatçıların başvurusu üzerine Müsteşarlığın teklifi ve ilgili Bakanlık onayı
ile kurulan, kuruluşuna dair tebliğin yayımlanmasından sonra tüzel kişilik
kazanan, genel sekreterin Müsteşarlıkça atanması üzerine faaliyete başlayan
birlikler, Bakanlar Kurulu kararında belirtilen ve Müsteşarlıkça verilen
görevleri yürütmektedir. Ayrıca Müsteşarlık tarafından çıkarılan yönetmelik ve
tebliğlerle de birliklerin görev, yetki ve çalışma esasları konularında
düzenlemeler yapılmıştır. İtiraz konusu kurala dayanılarak çıkarılan Bakanlar
Kurulu kararlarında ve Müsteşarlık tarafından düzenlenen yönetmelik ve
tebliğlerde belirtilen görev ve yetkiler bu birliklerin kamu gücü kullanarak
kamu hizmeti yaptıklarını göstermektedir.
Kuruluş ve görevleriyle bir bütün olan idarenin esasları Anayasa'nın 123. maddesinde gösterilmiştir. Anayasa'da nitelikleri belirtilen kurum ve kuruluşlar dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının bu maddedeki esaslara uygun olarak kurulması gerekmektedir. 123. madde dışındaki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının esasları ise Anayasa'nın 135. maddesinde yer almıştır.
Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve yasayla düzenleneceği; kamu tüzel kişiliğinin, ancak yasayla veya yasanın açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı öngörülmüştür. Kamu hukuku tüzelkişilerinin sadece kuruluş ve kaldırılışları değil, görevleri, yetkileri, örgütlenmeleri ve işleyişleriyle ilgili usul ve esasların da yasal düzenlemelerle belirleneceği açıktır.
Anayasa'nın 135. maddesinde de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tanımlanmıştır. Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, 'belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri'dir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, yasayla kurulmaları,
belirli bir meslek grubunu kapsamaları, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu
iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar dışında kalan
meslek mensuplarının üye olma zorunluluğu, organlarının kendi mensuplarınca ve
kendi üyeleri arasından seçilmesi, seçimlerin yargı gözetiminde yapılması,
yetkilendirildikleri ve görevlendirildikleri alanlara koşut olarak kamu gücü
kullanmaları, kamu tüzelkişiliğine ve Anayasa'nın 124. maddesinde öngörülen
yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olmaları nedeniyle bir tür kamu hizmeti
yaptıkları gözönünde tutularak Anayasa'nın 'yürütme' bölümü içinde
düzenlenmişlerdir.Anayasal güvence altında yasayla kurulma zorunlulukları
nedeniyle, her meslek kuruluşuyla ilgili olarak özel yasa çıkarılmıştır.
Yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği Anayasa'nın 7. maddesinde açık olarak gösterilmiştir.
İhracatın ve ithalatın geliştirilmesi, düzenlenmesi, desteklenmesi, koordinasyonu ve ekonomiye katkı sağlanması amacını taşıyan ve kamu gücü kullanan birliklerin, Yasa'da bağlı kuruluş olduğu belirtilmiş, ancak itiraz konusu kuralda bunların hukuksal statüleri, kuruluşları, görevleri, yetkileri, gelirleri, giderleri ve denetimleriyle ilgili tüm hususlar Bakanlar Kurulu yetkisine bırakılmıştır.
Birlikler, bu yapılarıyla, Anayasa'nın 123. maddesi kapsamında yasayla veya yasanın açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzelkişileri olmadıkları gibi, amaçları, işlevleri ve nitelikleri itibariyle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına benzemekle birlikte, kuruluş ve tüzelkişiliklerinin yasayla oluşturulmaması, organların seçiminin yargı gözetimindeyapılmamasıve bağlı kuruluş olarak gösterilmeleri nedeniyle Anayasa'nın 135. maddesinde yer alan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kapsamına da girmemektedir. Bu birlikler, Anayasa'nın ne 123. ne de 135. maddesine göre tüzelkişilik kazanan kuruluş niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 7., 123. ve 135. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanun
hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı
günden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da
bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise, Anayasa
Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini
tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki
fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesininiptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının, Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altıay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
A. Necmi ÖZLER
Üye Ali GÜZEL Üye Fettah OTO Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Serruh KALELİ Üye Zehra Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/55, K. 2008/145, 18 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası