İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2007/23 K.2011/64

R.G. Tarih-Sayı : 27.10.2011-28097

Esas2007/23Karar2011/64Tarih14 Nisan 2011Okuma15 dk · 2.929 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Nisan 2011
Esas Sayısı
2007/23
Karar Sayısı
2011/64
Karar Günü
14.4.2011
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.929 kelime·15 dk okuma·26 bölüm

R.G. Tarih-Sayı : 27.10.2011-28097

İPTAL DAVASINI AÇANLAR

1- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER (E. 2007/18)

2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Ali TOPUZ ve Kemal KILIÇDAROĞLU ile birlikte 117 Milletvekili (E. 2007/23)

İPTAL DAVASININ KONUSU

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

1- 4. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan '...gibi...' sözcüğü ile beşinci cümlesinin,

2- 6. maddesiyle 5403 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 3. maddesinin,

Anayasa'nın Başlangıç kısmının dördüncü paragrafı ile 2., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve 6. maddesiyle 5403 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 3. maddenin yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un iptali istenilen madde, cümle ve sözcüğün yer aldığı maddeleri aynen şöyledir:

'MADDE 4 ' Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki üçüncü fıkra eklenmiştir.

Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel

kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazi

toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda,

Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirirler.

Gerekçelerin yeterli görülmesi durumunda Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu

kararı alındıktan sonra başvuran tüzel kişilik veya kuruluş bu Kanuna göre

toplulaştırma projesini hazırlar ve onay için Bakanlığa iletir. Özel arazi

toplulaştırması yapmak isteyen kuruluş, gerekli teknik personeli bünyesinde

bulundurmak veya proje süresince tâbi oldukları mevzuat hükümlerine uygun

olarak sözleşmeli personel çalıştırmak zorundadır. Özel arazi toplulaştırması

yapan kurum veya kuruluşlar kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi

miktarını toplulaştırma yoluyla karşılayabilir. Özel arazi

toplulaştırması yapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için ortak

kullanım alanı kesinti payı ile karşılanamayan araziler, varsa hazine

arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya bulunmadığı yerlerde

ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fizikî tesislerin

yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerinden anlaşma

yoluyla karşılanabilir. Bu araziler, fizikî tesislerin yapılacağı yere

kaydırılır. Aynı alanda birden fazla kurum veya kuruluş tarafından

toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak talebinde bulunulması

halinde toplulaştırmayı ve/veya tarla içi geliştirme hizmetini yapacak kuruluşu

Bakanlık belirlemeye yetkilidir.'

'MADDE 6 ' Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 3 ' 11/10/2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerin istenilen amaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirası ödenmesi şartıyla izin verilir.

Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı için çeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığa başvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvuru sahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinleri alamayanların üretim faaliyetleri ilgili idarelerce durdurulur.

Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarca başvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç kısmının dördüncü paragrafı ile 2., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, 19.2.2007 ve 12.3.2007 tarihlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI KARARI

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen geçici 3. maddenin, Anayasa'ya aykırılığı konusunda güçlü belirtiler bulunduğu ve uygulanması halinde sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların doğabileceği gözetilerek ESAS HAKKINDA KARAR VERİLİNCEYE KADAR YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA, 19.2.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARI

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen geçici 3. maddenin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemiyle açılan davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2007/23 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2007/18 esas sayılı dosyanın esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2007/23 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 12.3.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçeleri ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Genel Açıklama

3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u 19.7.2005 günlü, 25880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

5403 sayılı Yasa'nın amacı birinci maddesinde; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olarak ifade edilmiştir.

Ülkemizde tarım arazileri çeşitli nedenlerle küçülmüş, parçalara bölünmüş, verimlilik ve elde edilen gelir olması gerekenin çok altında kalmıştır. Tarım işletmelerinin sahip olduğu arazilerin ekonomik işletme büyüklüklerinin istenilen düzeyin altına düşmesi, ekonomik tarım yapılmasını engellemektedir. Bunu önlemenin yolu ise arazi toplulaştırması denilen çalışmanın yapılmasıdır.

Bu nedenle, 5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde arazi toplulaştırması ve dağıtımı ile ilgili hükümler öngörülmüştür. 5578 sayılı Yasa ile 5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkrasında ise özel arazi toplulaştırması konusunda düzenleme yapılmıştır.

5403 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde; arazi toplulaştırması; 'Arazilerin

doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış

arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları

gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve

toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını ve bu

parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin

belirlenmesini, köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanmasını ifade eder' biçiminde,

özel arazi toplulaştırması ise; 'köy tüzel kişiliği, belediyeler,

kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet

konuları ile ilgili arazi teminini de kapsayacak şekilde yapacakları arazi

toplulaştırmasını ifade eder' şeklinde tanımlanmıştır.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

1- 5578 Sayılı Yasa'nın Dördüncü Maddesi İle 5403 Sayılı Yasanın 17. Maddesinin İkinci Fıkrasından Sonra Gelmek Üzere Eklenen Üçüncü Fıkranın İlk Cümlesinde Yer Alan '...gibi ...' Sözcüğünün İncelenmesi

Dava dilekçesinde, iptali istenilen sözcük ile özel arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak üzere yasada sıralananlar dışındaki tüzelkişiliklerin de istemde bulunabilmesine imkân tanındığı, ancak bu kişilerin kimler olabileceği sorusunun açık ve kesin bir şekilde ortaya konulmadığı, kuralı açıklıktan uzaklaştıran, keyfi uygulamalara da yol açabilecek böyle bir düzenlemenin hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, iptali istenilen sözcüğün Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde, köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda, Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekleri öngörülmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri hukuk güvenliği ilkesidir. Buna göre yasal düzenlemeler, herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirli, açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmalıdır.

İptali istenilen sözcüğün bulunduğu 17. maddenin üçüncü fıkrasının

birinci cümlesinde, hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırması

ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak isteyebilecek kuruluşlar olarak köy

tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler

veya kamu kuruluşları gösterilmiştir. Yasa koyucu hizmet konuları ile ilgili

özel arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti

yapmak isteyecek kuruluşları; köy tüzel kişiliği, belediyeler,

kooperatifler, birlikler şeklinde saydıktan sonra '...gibi...' sözcüğünü

kullanmak suretiyle bu cümlede belirtilen kuruluşlara benzer nitelikteki tüzel

kişileri amaçlamış, ancak bu sözcüğü Yasanın amacından bağımsız olarak

kullanmamıştır. Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk iki cümlesinde,

tüzelkişilerin hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırması ve/veya

tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda, Bakanlığa gerekçeleri

ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekleri, gerekçelerin yeterli

görülmesi halinde Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu kararı alındıktan

sonra başvuran tüzel kişiliğin bu Kanuna göre toplulaştırma projesini

hazırlayacağı ve onay için Bakanlığa ileteceği belirtilmektedir. Bakanlık

başvuran tüzel kişilerin gerekçelerini değerlendirirken tarımsal içerikli

olmayan ve Yasa'nın amacına uymayan başvuruları kabul etmeyecektir. Bu nedenle, '...gibi...' sözcüğünün

belirsiz, soyut olduğundan ve keyfi uygulamalara yol açabileceğinden söz

edilemez.

Açıklanan nedenlerle, iptali istenilen '...gibi...' sözcüğü Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

2- Yasa'nın Dördüncü Maddesi İle 5403 Sayılı Yasanın 17. Maddesinin İkinci Fıkrasından Sonra Gelmek Üzere Eklenen Üçüncü Fıkranın Beşinci Cümlesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde; itiraz konusu kuralda belirtilen konularda usûl ve esasları belirleme yetkisinin ilgili idareye bırakıldığı, Yasa'da uygulanacak usûl ve esaslarla ilgili asli düzenlemeler yapılmadığı için bu konuda idareye bırakılan yetkinin asli düzenleme yetkisi olduğu, bu durumun ise Anayasa'nın 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenen beşinci cümlesinde; özel arazi toplulaştırması yapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için ortak kullanım alanı kesinti payı ile karşılanamayan arazilerin, varsa hazine arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya bulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fizikî tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerinden anlaşma yoluyla karşılanabileceği öngörülmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, yönetilenlere hukuk güvencesi sağlar. Bu bağlamda yasa koyucu sosyal yaşamı düzenlemek için kamu yararı amacı ile kimi kurallar koyabilir. Zaman içinde değişen toplumsal gereksinmeleri karşılamak, kişi ve toplum yararının zorunlu kıldığı düzenlemeleri yapmak, toplumdaki değişikliklere koşut olarak bu yönde alınan önlemleri güçlendiren, geliştiren, etkilerini daha çok artıran ya da tam tersine bunları hafifleten veya tümüyle ortadan kaldıran işlemlerde bulunmak, yasa koyucunun yetkisindedir.

Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği

belirtilmektedir. 8. maddesinde de, 'Yürütme yetkisi ve görevi,

Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun

olarak kullanılır ve yerine getirilir' denilmiştir. Buna göre, Anayasa'da

yasayla düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırları

belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin

düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle,

Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir

alanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.

Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa'nın 7.

maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi,

sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması

gerekir.

5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin 3. fıkrasının dördüncü

cümlesinde, özel arazi toplulaştırması yapan kurum veya kuruluşların kamu

yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını toplulaştırma yoluyla

karşılayabilecekleri belirtilmektedir. Aynı maddenin 7. fıkrasında, gerçek

kişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait toplulaştırmaya konu

arazilerden yol, kanal, tahliye kanalı gibi kamunun ortak kullanacağı yerler

için en fazla yüzde onu kadar ortak tesislere katılım payı düşüleceği

belirtilmektedir. Kesilen bu ortak kullanım alanı kesinti paylarının tamamının

kullanılmaması sonucunda artan araziler iptali istenen beşinci cümleye göre

arazi temininde öncelikle kullanılacaktır. Buradan karşılanamayan araziler ise

varsa hazine arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya

bulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde

fizikî tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek veya tüzel

kişilerden anlaşma yolu ile karşılanabilecektir.

İptali istenilen kural, ka­mu ida­re­le­rin­ce ge­rek­li gö­rü­len

hal­ler­de, ken­di hiz­met ko­nu­la­rıy­la il­gi­li özel ara­zi top­lu­laş­tır­ma­sı­nı

ta­lep ede­rek, ka­mu­laş­tır­ma­ya ih­ti­yaç du­yu­lan köy ve­ya kıs­mi bir

alan­da­ki ka­das­tral par­sel­le­rin top­lu­laş­tır­ma kap­sa­mın­da ye­ni­den

düzenlen­me­siy­le, o yö­re­de­ki ha­zi­ne ara­zi­le­ri­nin, is­te­ni­len şe­rit­va­ri

gü­zergâha ve­ya fi­zi­ki tesis­ler için en uy­gun yer­le­re top­lu­laş­tır­ma

ça­lış­ma­sıy­la kay­dı­rıl­ma­sı; ha­zi­ne ara­zi­le­ri­nin bulun­ma­dı­ğı ve­ya

ye­ter­siz ol­du­ğu top­lu­laş­tır­ma alan­la­rın­da ise, ara­zi ma­lik­le­rin­den

ge­re­ken mik­tar­da­ki ara­zi­nin uy­gun fi­yat­tan, prob­lem­siz ve­ da­va­sız

ola­rak sa­tın al­ınarak toplulaştırma tek­ni­ğiy­le fi­zi­ki te­sis­le­rin ka­mu­laş­tır­ma

sı­nı­rı­na bağ­lı ka­lın­ma­dan ya­tı­rım yapı­la­cak alan­la­ra kay­dı­rı­lması

suretiyle ka­mu ya­tı­rım­la­rı için alan te­min edi­le­bi­lmesini ve

kamulaştırma yükünün azaltılmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla

öngörülmüştür. Bu şekilde kamu kurumları tarafından yapılacak hizmet, hem daha

kısa zamanda, daha az masrafla, kaynaklar daha iyi kullanılmak suretiyle yerine

getirilebilecek, hem de ülke tarımına ve ekonomisine katkı sağlanmış olacaktır.

Böyle bir düzenlemenin de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde

olduğu kuşkusuzdur.

Ayrıca, iptali istenilen kural uyarınca özel arazi toplulaştırması

yapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için gerekli olan arazilerin

ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fiziki tesislerin

yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerden anlaşma yolu

ile karşılanabileceğinin öngörülmesi, yasa koyucunun 5403 sayılı Yasa ve ilgili

diğer yasalarda asli düzenlemeleri yapıp çerçeveyi belirlemiş olması karşısında

yasama yetkisinin devri niteliğinde değildir. Öte yandan, ilgili idareler

fiziki tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel

kişilerden anlaşma yolu ile karşılayabilecekleri arazilerin usûl ve esaslarını

belirlerken 5403 sayılı Yasa'nın ve iptali istenilen kuralın çıkarılış amacını

gözeteceklerinden verilen yetkiler yasama yetkisinin devri anlamına gelmez.

Açıklanan nedenlerle iptali istenilen kural Anayasa'nın 2., 7. ve 8. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 6. maddesi ile bir ilgisi görülmemiştir.

3- Yasa'nın Altıncı Maddesi İle 5403 Sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 3. Maddenin İncelenmesi

Dava dilekçelerinde iptali istenilen kuralın, Anayasa'nın Başlangıç kısmının dördüncü paragrafı ile 2., 5., 7., 8., 9., 10., 11. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle, 5403 sayılı Yasa'ya eklenen iptali istenilen Geçici 3. madde, 2.4.2008 günlü, 26835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

VII- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen Geçici 3. maddeye yönelik iptal istemi hakkında, 14.4.2011 günlü, E. 2007/23, K. 2011/64 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu maddeye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 14.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VIII- SONUÇ

31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:

1- 4. maddesiyle, 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkranın;

a- Birinci cümlesinde yer alan '' gibi '' sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b- Beşinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2- 6. maddesiyle, 5403 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. madde, 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

14.4.2011 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

KARŞIOY GEREKÇESİ

31.1.2007 günlü 5578 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesine eklenen üçüncü fıkrada, Bakanlığa özel toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak isteğiyle başvurabilecekler, 'Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi' tüzel kişiler ve kamu kuruluşları olarak belirlenmiştir. Dava dilekçesinde sadece 'gibi' sözcüğünün iptali istenmiştir.

Dava konusu fıkrada, özel toplulaştırma isteminde bulunabilecekler arasında kamu tüzel kişilerinin yanı sıra kooperatifler gibi özel hukuk tüzel kişileri de sayılmış ancak 'gibi' sözcüğü eklenerek idarenin takdiriyle belirlenecek benzer tüzel kişilikler de aynı kapsama alınmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin en önemli özelliklerinden biri de yasaların genel, eşit ve nesnel kurallar içermesi, bu bağlamda düzenlediği konuların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde, açık, anlaşılabilir ve öngörülebilir olması, ayrıca Anayasa'nın 8. maddesi uyarınca, yürütme yetkisinin ve görevinin Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılıp, yerine getirilmesi gerekir. İdarenin sınırları Anayasa ve yasalarla belirlenmemiş bir alanda faaliyetine izin verilmesi olanaklı değildir.

İptali istenen 'gibi' sözcüğünün yer aldığı fıkrada sayılanlar arasında kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin bulunduğu geniş bir alanda idareye, bunların benzerlerini saptama hususunda, takdir yetkisi tanınarak, başvuracaklar yönünden belirsizliğe, idare yönünden de yetki aşımına yol açabilecek bir uygulamaya olanak sağlanmıştır. Bu durumun hukuk devleti ilkesi ve idarenin kanuniliği ilkesi ile bağdaşmadığı açıktır.

Belirtilen nedenlerle dava konusu 'gibi' sözcüğünün iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

26.03.2008 günlü 5751 sayılı Kanunla, 03.07.2005 günlü ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkranın birinci cümlesindeki 'köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırılması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda, Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirirler.' şeklindeki düzenlemede yer alan 'gibi' sözcüğünün iptali istenmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir

hukuk devleti olup, buna göre Devletin tüm organlarının Anayasa ve hukukun

üstün kuralları ile bağlı olması görev ve yetkilerinin bu çerçevede konulan

yasalarla belirlenmesi, yürütme organına bırakılan yetkilerin açıkça

gösterilmesi gerekmektedir. Hukuk devleti siyasal iktidarı sınırlamak ve devlet

faaliyetlerini kurallara bağlamak suretiyle aynı zamanda istikrara da hizmet

eder. Bu istikrarın özü hukuki güvenlik ve öngörülebilirliktir. Hukuki güvenlik

kişilerin kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugün ve geleceğe dönük olarak

güven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuki öngörülebilirlik ise istikrar

sayesinde kişilerin geleceği öngörebilmeleri ve her türlü faaliyetlerini buna

göre planlayıp yürütmeleri anlamına gelir. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirliği

sağlamanın yolu, kural konulması gereken konularda, kuralların genel, soyut,

açık ve anlaşılabilir olması ile mümkündür.

İptali istenen düzenlemede ise özel arazi toplulaştırılması yapabilecek olan tüzel kişiler ve kuruluşlar; 'köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi' denilmek suretiyle tanımlanmıştır. Ayrıca söz konusu maddede belirtilen tüzel kişilerin tarımla ilgisi ya da özel arazi toplulaştırılmasının amacı konusunda herhangi bir sınırlama ya da belirlemekte bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava konusu maddede yer alan 'gibi' sözcüğü ile özel arazi toplulaştırılmasını yapabilecek tüzel kişiler ve kuruluşlar tanımı belirlilikten yoksun hale gelmekle, kuralın hukuki güvenirlilik ilkesine aykırı olarak keyfi uygulamalara yol açabileceği, bu haliyle Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu açıktır.

Belirtilen nedenle 26.03.2008 günlü 5751 sayılı Kanun ile 03.07.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesine eklenen üçüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan 'gibi' sözcüğünün iptali gerektiği düşüncesiyle karara bu yönden katılmıyorum.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Fettah

OTO

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2007/23, K. 2011/64, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasını Açanlar
  4. İptal Davasının Konusu
  5. Iı- Yasa Metinleri
  6. Iıı- İlk İnceleme
  7. Iv- Yürürlüğün Durdurulması Kararı
  8. V- Birleştirme Kararı
  9. Vı- Esasın İncelenmesi
  10. Vıı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  11. Kılıç
  12. Kaleli
  13. Kantarcıoğlu
  14. Akyalçın
  15. Erten
  16. Oto
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. Altan
  20. Üstün
  21. Yıldırım
  22. Necipoğlu
  23. Dursun
  24. Karşıoy Gerekçesi
  25. Tercan
  26. Karşıoy Gerekçesi
  27. Kantarcıoğlu
  28. Oto
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2007/23
Karar No
2011/64
Tarih
14 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2009/39 K.2011/68
  • AYM Norm Denetimi E.2009/56 K.2011/71
  • AYM Norm Denetimi E.2009/93 K.2011/73
  • AYM Norm Denetimi E.2009/66 K.2011/72
  • AYM Norm Denetimi E.2009/86 K.2011/70
  • AYM Norm Denetimi E.2009/59 K.2011/69

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.