KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Esas Sayısı
- 2008/24
- Karar Sayısı
- 2010/115
- Karar Günü
- 16.12.2010
- R.G. Tarih-Sayı
- 26.02.2011-27858
- İtiraz yoluna başvuran
- İstanbul 4. İdare Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 22.1.1990 günlü, 399 sayılı
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·16 bölüm
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 5.2.1992 günlü, 3771 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle değiştirilen 45. maddesinin (a) bendinin Anayasa'nın 10. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın altı gün göreve gelmeyen sözleşmeli personelin, iş akdinin feshedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasaya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin itiraz konusu bendi de içeren 5.2.1992 günlü, 3771 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle değiştirilen 45. maddesi şöyledir:
'Madde 45 - (Değişik: 05.02.1992 - 3771/8 md.)
Teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personelin sözleşmesi aşağıdaki hallerde feshedilir:
a) İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek,
b) İşe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi,
c) Görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak,
d) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak,
e) Sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak,
İstek, yaş haddi, malullük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma hallerinde sözleşme sona erer.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. ve 60. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE, 8.4.2008 günü karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında; 399 sayılı KHK'nin 45. maddesinde izinsiz veya
kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme
döneminde kesintili 10 gün göreve gelmemenin cezası olarak sözleşmenin feshi
cezası öngörülmesine rağmen, 657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin (D) bendinin
(b) alt bendinde aynı fiilin cezası olarak kademe ilerlemesinin durdurulması
cezasının öngörüldüğü, dolayısıyla 399 sayılı KHK ile 657 sayılı Yasa'ya göre
daha ağır bir disiplin cezası getirildiği, oysa kurumun disiplin ve düzenini
bozma açısından aynı kurumda 5 gün işe gelmemenin, memur ve sözleşmeli personel
açısından farklı etkiler doğuracağının kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda
cezaya maruz kalan şahsın kıdem tazminatı gibi bazı sosyal haklarından da
mahrum kalabildiği belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. ve 60.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personelin izinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz beş gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili on gün göreve gelmemesi sözleşmenin feshi nedeni kabul edilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında herkesin, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir. Bu
maddede yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik
öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin
yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında
ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı
durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa
karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlardaki
özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli
kılabilir. Farklı hukuksal durumda bulunanlar arasında eşitlikten söz edilemez.
Aynı hukuksal durumlar aynı, farklı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı
tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.
Kamu personelinin üstlendikleri görevlerin niteliği ve hukuksal durumlarına göre disiplin suç ve cezaları bakımından farklı usul ve yaptırımlar öngörülmesi yasa koyucunun takdirindedir. Bu bağlamda meslekten çıkarma yaptırımları da farklı statüde çalışan personel için değişiklik gösterebilir.
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumlarda çalışan personelin hizmete alınmaları, görev ve yetkileri, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, hak ve yükümlülükleri, ücretleri, sicilleri, iş akitlerinin feshedilmesi, disiplin soruşturması usulü ve görevden uzaklaştırılmaları gibi hususlar 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir.
KİT'lerde çalışan sözleşmeli personel, 399 sayılı KHK ve '399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine Göre Yapılacak Sözleşmelerde Yer Alacak Hususların Tespiti Hakkında Yönetmelik' hükümlerinde yer alan esas ve kurallara bağlı olarak imzalanan idari hizmet sözleşmesi ile kamu görevlisi olarak, istihdam edilmektedir.
399 sayılı KHK kapsamındaki personelin, 657 sayılı Yasa kapsamındaki personel ile aynı hukuksal durumda bulunmadığı; bunların göreve başlama, mali ve sosyal haklar ile yükümlülüklerindeki farklılıklar gözetildiğinde disiplin yaptırımı olarak sözleşmenin feshi yoluyla işine son verilmesinin de 657 sayılı Yasadan farklı şekilde düzenlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 60. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye Celal · Mümtaz AKINCI
Anayasa Mahkemesi, E. 2008/24, K. 2010/115, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası