KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Esas Sayısı
- 2010/104
- Karar Sayısı
- 2011/180
- Karar Günü
- 29.12.2011
- R.G. Tarih-Sayı
- 19.05.2012-28297
- İtiraz yoluna başvuran
- Tokat 1. Sulh Ceza
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·19 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinin 8.1.2003 günlü, 4785 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilen altıncı fıkrasında yer alan ''sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.' ibaresinin, Anayasa'nın 23. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Uyuşturucu madde alarak araç kullanan kişinin sürücü belgesinin süresiz olarak geri alınmasının talep edildiği davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu ibareyi de içeren 2918 sayılı Kanun'un 48. maddesi şöyledir:
'Madde 48- Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmeleri yasaktır.
(Değişik fıkra: 08/01/2003 - 4785 S.K./3. md.) Uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla, trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılır. Tespit usulleri ve muayene şartları, Sağlık Bakanlığının görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir.
Bu madde hükmüne uymayan sürücüler derhal araç kullanmaktan men olunur.
(Ek fıkra: 17/10/1996 - 4199/20 md; Değişik fıkra: 21/05/1997 - 4262/4 md.) Toplu taşım araçlarında sigara içilemez. Sigara içenler hakkında 4207 sayılı Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun hükümleri uygulanır.
(Değişik fıkra: 08/01/2003 - 4785 S.K./3. md.) Yönetmelik ile
belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen
sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde;
birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında
265 300 000 lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki
yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira para cezası uygulanır ve
bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri
Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını
geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların
belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü
belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif
hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,
psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu
değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda
sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı
muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir.
(Değişik fıkra: 08/01/2003 - 4785 S.K./3. md.) Uyuşturucu ve keyif verici maddeleri alarak araç kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile ayrıca, altı ay hafif hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır ve sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 23. maddesine dayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal Mümtaz AKINCI'nın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin ESASININ İNCELENMESİNE,
7.12.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, sürücü belgesinin, araçların çoğaldığı ve bireysel araç kullanımının arttığı günümüzde seyahat özgürlüğü açısından son derece önemli olduğu, bir kimsenin sürücü belgesinin olmamasının seyahat hürriyetini ciddi oranda kısıtladığı ve trafikteki bir kabahat eylemi nedeniyle sürücü belgesinin süresiz olarak geri alınmasının seyahat hürriyetini özüne dokunacak şekilde sınırladığı ve öngörülen tedbirin ölçüsüz olduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın 23. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un
amacı karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlaması
ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin
belirlenmesi olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamda trafik düzeni ve güvenliğinin
sağlanması amacıyla Kanun'un 'alkollü içki, uyuşturucu ve keyif verici
maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı' başlıklı 48. maddesinde
uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış
olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda
araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir. Maddenin itiraz konusu ibareyi de
içeren son fıkrasında ise uyuşturucu ve keyif verici maddeleri alarak araç
kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile ayrıca, altı ay hafif hapis
cezası ile hafif para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerinin süresiz olarak
geri alınacağı kural altına alınmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında düzenleme yaparken Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı konusunda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki, idari yaptırımlar bakımından da geçerlidir. Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.
Ceza hukukunda, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezanın yanında, bu cezanın etkisini artırmak, suç işlenmesinde caydırıcılığı sağlamak için, asli cezaya ek olarak kimi hak yoksunlukları da getirilmiştir. Ancak, ceza hukuku alanında olduğu gibi hak yoksunluğu getiren diğer düzenlemelerde de hukuka aykırı eylem ile yaptırım arasında adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk bulunmalıdır.
İtiraz konusu kuralın, toplumun, refah, huzur ve mutluluğunu
etkileyen trafik kazalarının önlenmesini sağlamak, dolayısıyla kişilerin can ve
mal güvenliğini ve kamu düzenini korumak amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu düzenlemenin anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olduğu
açıktır. Ancak itiraz konusu kuralda, sürücü belgesinin geri alınmasının
düzenlendiği diğer kuralların aksine muayene ve tedavi tedbirine yer
verilmemesi, kişinin tedavi ve ıslah olması halinde sürücü belgesi almasına
imkan tanınmaması, güvenli sürüş yeteneğini kaybetme ölçütüne yer verilmemesi
ve belirli sürelerle kademelendirmenin de yapılmaması nedeniyle kuralın
hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı açıktır. Ayrıca, yaptırımlarda güdülen
asıl amacın işlediği suçtan dolayı kişinin ıslah olmasını sağlayıp tekrar
topluma kazandırılması olduğu dikkate alındığında, itiraz konusu kuralla süresiz
bir hak yoksunluğu getirilmesi, yaptırımların ıslah edici yönüyle de
bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 23. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kanun'un belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 4785 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen altıncı fıkrasındaki 'sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır' ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan iptal edilen ibareden önce yer alan '...ve...' sözcüğünün de, 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince iptali gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
İtiraz konusu kuralın iptal edilmesi nedeniyle doğan boşluk, kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal hükmünün, Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2010/104, K. 2011/180, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası