İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2010/32 K.2011/105

Karar Günü : 16.6.2011

Esas2010/32Karar2011/105Tarih16 Haziran 2011Okuma14 dk · 2.787 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Haziran 2011
Esas Sayısı
2010/32
Karar Sayısı
2011/105
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.787 kelime·14 dk okuma·21 bölüm

Karar Günü : 16.6.2011

R.G. Tarih-Sayı : 27.10.2011-28097

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR

1- Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi (E.2010/32)

2- Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi (E.2010/110)

İTİRAZLARIN KONUSU

26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun 25. ve 26. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 10., 36., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Görevi ihmal, resmi belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak suçlarından birinci sınıf askeri hâkimler hakkında açılan davalarda, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptalleri için başvurmuşlardır.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun itiraz konusu kuralları içeren 25. ve 26. maddeleri aşağıdaki gibidir:

'Madde 25- Soruşturma

Millî Savunma Bakanı, soruşturma yapmaya memur edilen askeri adalet müfettişince düzenlenen ve düşüncesini de kapsayan evrakı inceler, elde edilen sonuca göre hazırlık soruşturması yapılması için izin verilmesi veya disiplin cezası tayinine yahut kovuşturma yapılmasına lüzum görmezse evrakın işlemden kaldırılmasına karar verir.

Millî Savunma Bakanınca hazırlık soruşturması açılmasına izin verildiği takdirde düzenlenmiş olan evrak gereği yapılmak üzere ilgilinin görevli bulunduğu yere en yakın askeri mahkemenin savcısına gönderilir.

Bir suçtan dolayı yapılacak ceza soruşturması disiplin cezası uygulanmasına engel olmaz.'

'Madde 26- Soruşturma Sonucu

Askeri adalet müfettişince düzenlenen evrak kendisine gönderilen askeri savcı, suç, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları hakkındaki Kanunda yazılı olsa bile, Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemi yapar. Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin suç ve Cezaları hakkındaki Kanunun 2 nci kısmında yer alan disiplin suç ve cezalarına ait hükümler askeri mahkemeler tarafından da uygulanır.

Askeri adalet müfettişince yapılan soruşturma hazırlık soruşturması olarak kabul edilebilir.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararlarında, iptali istenilen kuralların Anayasa'nın 2., 10., 36., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

A- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, E.2010/32 sayılı dosyada 9.4.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta

olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde

kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin

ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince

açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen

kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,

bakılmakta olan davayı yürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeye

veya kararın dayanağını oluşturmaya yarayacak kurallardır.

Başvuran Mahkeme, 26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun 25. ve 26. maddelerinin iptalini istemiştir.

357 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 26. maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi ve ikinci fıkrasında, yargılama öncesi safhaya ilişkin usuller düzenlendiğinden itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin uygulayacağı kural değildir.

26. maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 16.6.1964 günlü, 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunun ikinci kısmında yer alan disiplin suç ve cezalarına ilişkin hükümlerin askeri mahkemeler tarafından da uygulanacağına ilişkindir. Bakılmakta olan davada sanığın görevi ihmal eylemi, 477 sayılı Kanunun ikinci kısmında yer alan suç ve cezalar kapsamında yer almadığından maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi de davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.

Bu nedenle,

26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanun'un;

1- 25. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 26. maddesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,

2- 25. maddesinin ikinci fıkrasının ise dosyada eksiklik bulunmadığından esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü gereğince, E.2010/110 sayılı dosyada 7.12.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;

1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE,

karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARI

26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2010/110 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2010/32 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2010/32 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Genel Açıklama

353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Askeri Hâkimler ve Savcılar Hakkında Soruşturma' başlıklı 104. maddesinde askeri hâkimler ile askeri savcılar veya yardımcıları hakkında özel kanuna göre soruşturma yapılacağı belirtilmiştir.

Askeri hâkimler ve askeri savcıların soruşturma ve kovuşturmaları,

357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun Beşinci Bölümünde, 23. ve 29. maddeler

arasında düzenlenmiş, 24., 25., 26., 27. ve 28. maddelerde 'mahkeme' ve 'dava'

kavramlarına yer verilmiştir. Kanun'da, askeri hâkimler ve savcıların

geçirdikleri soruşturmalar sonucunda yargılanmalarına karar verilmesi halinde,

davanın hangi mahkemede görüleceği üzerine özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Davanın görüleceği mahkeme, 25. maddenin itiraz başvurusuna konu olan ikinci

fıkrasındaki düzenlemeden anlaşılmakta; Millî Savunma Bakanınca hazırlık

soruşturması açılmasına izin verildiği takdirde düzenlenmiş olan evrakın,

gereği yapılmak üzere ilgilinin görevli bulunduğu yere en yakın askeri

mahkemenin savcısına gönderilmesi, soruşturmayı yapacak olan savcıyla

birlikte, davanın görüleceği mahkemeyi de göstermektedir.

Askeri ceza yargısı, adli yargı gibi, iki derecelidir. Bu yargı kolunun ilk derece mahkemeleri, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri, üst mahkemesi ise Askeri Yargıtay'dır. Askeri yargı, Anayasa'nın 145. maddesinde, askeri mahkemelerin kuruluşu da 353 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir.

353 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre, teşkilatında askeri mahkeme kurulan her kıta komutanı veya askeri kurum amirinin refakatinde bir askeri savcı ile yeteri kadar askeri savcı yardımcı olarak bulunur.Askeri savcının yetkisi, 353 sayılı Kanuna göre, teşkilatında bulunduğu askeri mahkemenin yetkisi ile sınırlı olduğundan, askeri savcının bu askeri mahkemenin dışında bir askeri mahkemeye dava açması mümkün değildir. İtiraz başvurusuna konu edilen 25. madde kapsamındaki görev suçlarında, yetkili ve görevli mahkeme, hakkında soruşturma açılan askeri hâkim ve savcının görevli bulunduğu yere en yakın askeri mahkemedir.

Adli ve idari yargıda görev yapan hâkim ve savcıların görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlar nedeniyle haklarında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, hâkimin ilk derece mahkemesi hâkimi veya yüksek mahkemede görev yapmasına göre farklı muhakeme usulü kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi hâkimleri bakımın­dan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu hükümleri, yüksek mahkemelerde görev yapan hâkimler bakımından ise kendi özel kanunlarında yer alan soruşturma ve kovuşturma usulleri geçerli olmaktadır.

2802 sayılı Kanunda, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının

görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlar nedeniyle son

soruşturma mercilerinin belirlenmesinde, son soruşturma kararının verildiği

tarihteki 'meslek sınıfları' ve 'görev sıfatları' esas alınmıştır. Buna göre;

'birinci sınıfa ayrılmış bulunanlar' ile 'ağır ceza mahkemesi heyetine dâhil

bulunanlar' bakımından Yargıtay'ın görevli ceza dairesi, bunların dışında kalan

hâkim ve savcılar bakımından da yargı çevresi içinde bulundukları ağır ceza

mahkemeleri görevlidir. Adli ve idari yargı hâkim ve savcıları hakkında, özel

bir kovuşturma usulü belirlenmişken, askeri hâkim ve savcıların soruşturma ve

kovuşturma usulünü düzenleyen 353 sayılı Kanunun itiraz konusu kuralı

nedeniyle, tüm askeri hâkim ve savcılar, görevlerinden doğan veya görevleri

sırasında işledikleri suçlardan dolayı, hiçbir ayrım ve ölçüt gözetilmeksizin,

görevli bulundukları yere en yakın ve eşit derecelerdeki askeri mahkemede

yargılanmaktadırlar. Kurala göre, birinci sınıfa ayrılmış bir askeri

hâkimin ve savcının, en yakın askeri mahkemede birinci sınıfa ayrılmamış olan

hâkimler tarafından yargılanması mümkündür.

357 sayılı Kanun'un 'Genel Yargıya Tabi Şahsi Suçlar' başlıklı 28. maddesinde ise askeri hâkim ve savcıların kişisel suçlarından dolayı soruşturmalarının, adli ve idari yargı hâkim ve savcıları gibi ağır ceza mahkemesi savcılığınca, kovuşturmalarının ise ağır ceza mahkemesince yapılması öngörülmüştür.

2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararlarında, Anayasa'da adli ve idari yargı

hâkimleri ile askeri hâkimler arasında bir ayrım yapılmadığı, aynı anayasal

yargı fonksiyonunu yerine getiren birinci sınıfa ayrılmış askeri hâkim ve

savcıların, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarından farklı olarak,

birinci sınıfa ayrılmamış hâkimlerden oluşması mümkün bulunan mahkemede

yargılanmalarının haklı bir sebebinin bulunmadığı, Anayasa'dan askerlik

hizmetinin gerekleri sözcüklerinin çıkarıldığı, askeri hâkim ve savcılar

hakkında yapılacak yasal düzenlemelerin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik

teminatı esaslarına, hukuk devleti, eşitlik ve adil yargılanma ilkelerine uygun

olması, soruşturma ve kovuşturma mercilerinin hakkında soruşturma veya

kovuşturma yapılan kişilerin hal ve sıfatına göre belirlenmesi gerektiği, askeri

hâkim ve savcıların görev suçlarından dolayı yargılanmaları yönünden yeterli

teminata sahip olmamalarının aynı zamanda askeri yargı fonksiyonunun da yeterli

derecede korunmaması sonucunu yaratacağı, askeri hâkim ya da savcının

yargılanacağı en yakın askeri mahkemenin idari bir tasarrufla değiştirilmesinin

mümkün bulunduğu, bu hususun mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve

adil yargılanma ilkelerini zedeleyeceği, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın,

Anayasa'nın 2., 10., 36., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun itiraz konusu kuralı içeren 25. maddesinin ikinci fıkrasında, askeri hâkim ve savcılar hakkında Millî Savunma Bakanınca hazırlık soruşturması açılmasına izin verildiği takdirde, düzenlenmiş olan evrakın gereği yapılmak üzere ilgilinin görevli bulunduğu yere en yakın askeri mahkemenin savcısına gönderileceği belirtilmek suretiyle madde kapsamındaki görev suçlarında, yetkili ve görevli mahkeme, hakkında soruşturma açılan askeri hâkim ve savcının görevli bulunduğu yere en yakın askeri mahkeme olarak öngörülmüştür.

Anayasa'nın, 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin 'demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti' olduğu, 'Yargı yetkisi' başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilmiş, 36. ve 37. maddelerinde de 'hak arama hürriyeti' ve 'kanunî hâkim güvencesi' hakların korunmasıyla ilgili hükümler arasında sayılmıştır.

Anayasa'nın 138. maddesinde 'Mahkemelerin bağımsızlığı', 139.

maddesinde 'Hâkimlik ve savcılık teminatı' ilkeleri yer almış; 140. maddesinin

ikinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerini, mahkemelerin bağımsızlığı ve

hâkimlik teminatı esaslarına göre yerine getirecekleri, üçüncü fıkrasında,

hâkim ve savcıların haklarında görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında

işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar

verilmesinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre

kanunla düzenleneceği, 145. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, askeri yargı

organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hâkimlerin özlük işleri askeri savcılık

görevlerini yapan askeri hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları

komutanlık ile ilişkilerinin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı

esaslarına göre kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

Hukuk devleti ilkesinin temel bileşenlerinden olan yargı

bağımsızlığı, insan haklarının ve özgürlüklerinin başlıca ve en etkin

güvencesidir. Mahkemelerin bağımsızlığı, genellikle hâkimlerin bağımsızlığı

kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmakta ve biri diğerinin nedeni ve doğal

sonucu olarak anlaşılmaktadır. Hâkimlerin görevlerine ilişkin bağımsızlığı,

onlara tanınan bir ayrıcalık olmayıp, bunun amacı adaletin dolaylı dolaysız her

türlü etki, baskı, yönlendirme ve kuşkudan uzak dağıtılacağı yolundaki güven ve

inancı yerleştirmektir. Yargının bir karakteri olan bağımsızlık, hâkimin,

çekinmeden ve endişe duymadan, Anayasa'nın öngördüğü gereklerden başka herhangi

bir dış etki altında kalmadan, yansız tutumla, özgürce karar verebilmesidir.

Hâkim bağımsızlığının yalnız yürütme organına karşı değil, demokratik bir

toplumda, devlet yapısı içinde tüm kurum ve kuruluşlar ile kişilere karşı da

düşünüp sağlanması gerekir.

Yargının bağımsızlığı konusunda düzenlemeler yapılırken,

hâkimlerin yargı içi ve dışı her türlü etki ve kuşkudan uzak karar vermeleri

koşullarının hazırlanması kadar, tarafların ve toplumun yargıya olan güveninin

sağlanmasına da özen gösterilmelidir. Hâkimler, hâkimliğin gerektirdiği her

türlü yüksek nitelikleri taşısalar bile kamu vicdanında tarafsızlıkları

konusunda kuşku uyandıracak düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Herhangi bir

baskının, etkinin yapılması kadar yapılabilme olasılığı da yargı bağımsızlığını

zedeler. Hâkimlerin bağımsızlığı, onların kararlarını verirken özgür olmaları,

her türlü kaygıdan, maddî ve manevî baskı ve etkiden uzak bulunmaları ile

mümkündür. Hak aranılan mahkemenin 'bağımsızlığı ve tarafsızlığı' adil

yargılanmanın koşulları arasındadır. Başka herhangi bir kişi, kurum veya

organdan emir almamak, yasamanın, yürütmenin ve diğer dış etkilerin etki

alanının dışında olmak, baskı altında olmamak şeklinde tanımlanan bağımsızlık,

tarafların etki alanının dışında kalmayı, dava taraflarına karşı bağımsızlığı

da kapsamaktadır. Anayasa'da öngörülen yargı bağımsızlığı ve hâkimlik

teminatının, askeri yargı için de geçerli olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

357 sayılı Kanun'un 25. maddenin ikinci fıkrasında yapılan

düzenlemeye göre soruşturmayı yürüten askeri savcının, soruşturma sonunda

yetkisizlik ve görevsizlik kararı vermediği takdirde, teşkilatında bulunduğu

askeri mahkemede dava açma zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda,

yargılamanın da bu mahkemede yapılması gerekeceği açıktır. Yasayla kurulmuş

mahkeme, kuruluş, yetki, yargılama yöntemleri gibi konuların 'yargılamadan

önce' yasayla düzenleme anlamına gelir. Yasayla düzenleme ise 'belirliliği' ve

'öngörülebilirliği' içerir. 'En yakın yer' sözcükleri, somut ve açık olarak,

bağımsız ve tarafsız bir mahkemeyi tanımlamamaktadır. En yakın mahkemeyi kimin

nasıl belirleyeceği, bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceği

Yasa'da belli değildir. Askeri hâkim ve savcıların da, adli ve idari yargıda

olduğu gibi, sınıf ve görev sıfatları dikkate alınarak yargılama yapılmaması

hukuk devleti, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı ilkelerini ve adil

yargılanma hakkını zedeler.

Anayasayla güvence altına alınan, hâkimlerin bağımsızlığı,

hâkimlik ve savcılık güvencesi ilkeleri, demokratik hukuk devletinin olmazsa

olmazı 'yargı erki'nin nüfuz ve itibarını korumayı öngörürken, yasa koyucunun

da aynı ilkelere ve korumaya uygun davranması gerekir. Yargılanan taraf,

kendisinin adil yargılanabileceği bir mahkeme beklerken, yargılamayı yapan

yargıç da hiçbir etki altında kalmadan yargılama yapmalıdır. Hâkim ve

savcılara yargılanma bakımından tanınan teminat, onların kişiliğine getirilen

bir koruma olmayıp, hiçbir etki altında kalmaksızın adalet dağıtmalarını ve

vatandaşların bu teminat içinde adaletin dağıtıldığı inancı içerisinde

yaşamalarını sağlamaya yöneliktir. Taraflara karşı objektif davranamayan

hâkim, kararlarında da bağımsız ve tarafsız olamaz. Hâkimin, liyakat, kariyer

ve kıdemi kendisinden yüksek bir yargıç ve savcıyı yargılarken etki altında

kalmayacağı önlemler alınmalıdır. Bağımsız yargılamada ne taraflar ne de hâkim

kendisini en ufak etki altında hissetmemeli, 'önyargı sahibi' olmamalıdır.

Kaldı ki, en yakın mahkemede yargılamayı yapacak hâkim ile yargılanacak olan

hâkim ya da savcı arasında, önceden kaynaklanan farklı roller ya da ilişkilerle

karşılaşılabilmesi mümkündür.

İtiraz konusu kuralda, yargılamayı yapacak hâkime, yargılanan üst sınıftaki hâkim ya da savcının etki etmesini önleyecek önlemler alınmadığı gibi, yargıcın, kendisinden kıdemli yargıcı yargılarken, davaya gereken tarafsızlıkla yaklaşamayacağına dair meşru korkuyu aşacak tarafsızlık önlemleri de alınmamıştır. Yasa koyucu, davanın görüleceği mahkemeyi, hazırlık soruşturmasını yürütecek savcıyla bağlantılı olarak gösterirken, yargılanacak olan hâkim ya da savcının, sınıf ve görev sıfatıyla bağlantılı statüsünü göz önünde bulundurarak özel bir düzenleme de yapmamıştır.

Öte yandan, Anayasa'nın 36. maddesindeki 'Hak arama hürriyeti', sadece mahkemelere başvurma hakkından ibaret olmayıp 'adil yargılanma hakkını' da kapsamaktadır. Mahkemelerin ve hâkimlerin bağımsızlığı, adil yargılanmanın en temel unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşme'nin 6. maddesinin birinci fıkrasında da, adil yargılanma hakkı tanımlanmış ve herkesin, 'yasal, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme' tarafından yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Hâkimin tarafsızlığı yeterli değildir. Aynı zamanda tarafsızlığından kuşku da duyulmamalıdır.

Anayasa'nın 36. maddesinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin koruması altında olan, içerik olarak adil bir karar verilip verilmediğiyle birlikte, adil bir karar verilebilmesi için gerekli koşulların sağlanıp sağlanmadığıdır. Yargının hiyerarşik organizasyonu, kıdem, sınıf veya derece farkları hiçbir biçimde yargıcın etki altında kalmadan, özgürce karar vermesine yönelik bir müdahaleye dönüşmemelidir. İtiraz konusu kuralda, sadece 'en yakın askeri mahkeme' sözcüklerinin kullanılmasıyla davanın görüleceği mahkeme belirlenerek, yargılanacak hâkim ve savcı ile yargılamayı yapacak hâkim yönlerinden adil yargılanma hakkı korunmamıştır.

Ayrıca, mahkemelerin ve hâkimlerin bağımsızlığı ilkesi, adli,

idari ve askeri, hiçbir ayrım gözetilmeksizin tüm mahkemeler ve hâkimler için

söz konusudur. Nitekim Anayasa'nın 145. maddesinden, bağımsızlığı zayıflatan

'askerlik hizmetlerinin gerekleri' sözcükleri çıkarılmak suretiyle bu durum

netleştirilmiştir. Bağımsız mahkemelerde adil yargılanma bakımından, tüm hâkim

ve savcılar aynı durumdadır. Aynı anayasal yargı fonksiyonunu yerine

getiren askeri hâkim ve savcıların da adli ve idari yargı hâkim ve savcıları

ile aynı teminatlara sahip olması gerekmektedir. Hâkim ve savcıların,

görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı

soruşturma ve kovuşturma usulü, yargı erkinin niteliği ve bu görevin yerine

getirilmesinden beklenen kamu yararı nedeniyle diğer kamu görevlilerinden

farklı olmakla birlikte, bu farklılığın, adli, idari veya askeri yargı

alanlarında görev yapan hâkim ve savcıların kendi aralarında bulunması

Anayasa'nın 10. maddesiyle de bağdaşmaz.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 10., 36., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.

357 sayılı Kanun'un itiraz konusu 25. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk nedeniyle yeni yasal düzenleme yapılması amacıyla, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

VIII- SONUÇ

1- 26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

2- 357 sayılı Kanun'un 25. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

16.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2010/32, K. 2011/105, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuranlar
  4. İtirazların Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Birleştirme Kararı
  9. Vı- Esasın İncelenmesi
  10. Vıı- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  11. Kılıç
  12. Kaleli
  13. Akyalçın
  14. Erten
  15. Oto
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. Altan
  19. Üstün
  20. Yıldırım
  21. Necipoğlu
  22. Dursun
  23. Tercan
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2010/32
Karar No
2011/105
Tarih
16 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/68 K.2011/114
  • AYM Norm Denetimi E.2010/91 K.2011/98
  • AYM Norm Denetimi E.2011/52 K.2011/84
  • AYM Norm Denetimi E.2010/38 K.2011/112
  • AYM Norm Denetimi E.2011/67 K.2011/107
  • AYM Norm Denetimi E.2010/69 K.2011/116

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.