KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Esas Sayısı
- 2011/33
- Karar Sayısı
- 2012/54
- Karar Günü
- 11.4.2012
- R.G. Tarih-Sayı
- 13.10.2012-28440
- İtiraz yoluna başvuran
- Eğil Asliye Hukuk
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22.11.1984 günlü, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13. maddesinin son fıkrasının 'Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde mahkemeler veya icra iflas daireleri tarafından bu arazi hakkında devir ve temliki gerektiren bir karar verilemez.' biçimindeki birinci cümlesinin, Anayasa'nın 2., 10., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı ve karşı davalı tarafından açılan el atmanın önlenmesi ve ecri misil ödenmesi ile karşı davacı ve davalılar tarafından açılan tapu iptali ve tescile ilişkin karşı davanın birleştirilerek incelenmesi sırasında kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.11.1984 günlü, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 13. maddesi şöyledir:
'Madde 13- Uygulama alanlarında Bakanlar Kurulu kararının Resmi
Gazete'de yayımı tarihinden itibaren, kamulaştırma, toplulaştırma, arazi
değiştirilmesi ve dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili
sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilerine ait
arazinin mülkiyet ve zilyetliği devir ve temlik edilemez. Bu araziler ipotek
edilemez ve satış vaadine konu olamaz. Ancak, bu kısıtlama süresi beş yılı
aşamaz. Sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı işlemler
yapılmaz. Bu kısıtlamada ise süre, beş yılı aşamaz. Ancak, sulama alanlarında
toplulaştırma çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde sonuçlandırılamadığı
takdirde, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün teklifi ile Tarım ve Köyişleri
Bakanlığının onayı ile toplulaştırma çalışmalarının sonuçlandırılması amacıyla
kısıtlama süresi en fazla beş yıla kadar daha uzatılabilir.
Kısıtlama süresi içerisinde arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerin müracaatları halinde, uygulayıcı kuruluş bu kişilere ait tarım toprağını ve varsa üzerindeki tesisleri, altmış gün içinde bu Kanun hükümlerine göre kamulaştırır veya yönetmelikle tespit edilecek esaslar dahilinde bunların başkalarına satışına izin verir.
Yukarıda belirtilen süre içinde, bu gibi arazi Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalara ipotek edilebilir.
Bu kısıtlama süresi içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte düzenlenecek kıymet takdir raporu uygulayıcı kuruluşa tebliğ edilir. Uygulayıcı kuruluşun bu rapora itiraz ve dava hakkı vardır. Kesinleşen kıymet takdir raporuna göre tespit edilmiş bedeli, bu Kanun hükümlerine göre uygulayıcı kuruluş tarafından uygun görülmesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına ödenerek arazinin Hazine mülkiyetine geçirilmesi sağlanır. Ancak uygulayıcı kuruluş tarafından ihtiyaç duyulmaması halinde, arazinin satışına izin verilebilir. Buna ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde mahkemeler veya icra iflas daireleri tarafından bu arazi hakkında devir ve temliki gerektiren bir karar verilemez. Miras yoluyla intikaller, bu hükmün kapsamı dışındadır. Ayrıca mahkemeler satış suretiyle miras ortaklığının giderilmesine karar veremezler.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10., 35. ve 36. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 14.4.2011 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Ali Rıza ÇOBAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi
Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 5. maddesi ile 13. maddesinde yer
alan iptali istenen kural arasında çelişki bulunduğu ve hukuk kuralları
arasında çelişki bulunmasının hukuk devleti ilkesini, itiraz konusu kuralın
Kanun çerçevesinde uygulamaya konu olan taşınmazlarla uygulama dışı kalan
taşınmazlar arasında farklılık yaratması nedeniyle eşitlik ilkesini, bireylerin
taşınmazlarına getirilen sınırlamalar nedeniyle mülkiyet hakkını ve
mahkemelerin ve icra dairelerinin temliki gerektiren karar vermesini
yasaklaması nedeniyle hak arama özgürlüğünü ihlal edici nitelikte olduğu
gerekçesiyle kuralın Anayasa'nın 2., 10., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
3083 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren temliki
tasarrufların durdurulması başlıklı 13. maddesinde Bakanlar Kurulu'nun Kanunu
uygulama kararından itibaren uygulama sona erinceye kadar uygulama alanındaki
arazilere ilişkin temlik sonucu doğuracak tasarruf işlemleri yasaklanmıştır. Bu
çerçevede Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren,
uygulama alanlarında kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve
dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya
kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilerine ait arazinin mülkiyet ve
zilyetliğinin devri ve temliki yasaklandığı gibi bu araziler üzerinde ipotek
kurulmasına ve satış vaadi yapılmasına da sınırlama getirilmiştir. Kanun, bu
kısıtlamaların süresini beş yılla sınırlandırmakla birlikte sulama alanlarında
toplulaştırma çalışmalarının bu süre içinde sonuçlandırılamaması halinde
çalışmaların sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresinin en fazla beş yıla
kadar uzatılmasına olanak tanımıştır. Uzatmaların Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından yapılması öngörülmüştür.
Ancak, Kanun kısıtlama süresince öngörülen devir ve temlik
yasağına bazı istisnalar öngörmüştür. Bu çerçevede kısıtlama süresi içerisinde
arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen kişilerin başvurusu
halinde uygulayıcı kuruluşun altmış gün içinde bu kişilerin taşınmazlarını
kamulaştırması ya da belli esaslar dâhilinde bunların başkalarına satışına izin
vermesi öngörülmüştür. Ayrıca uygulama alanındaki arazinin Tarım Kredi
Kooperatifleri ve bankalara ipotek edilmesine olanak tanınmıştır. Tarım Kredi
Kooperatifleri ve bankalar dışındaki kişiler lehine ise ipotek yapılması mümkün
değildir. İtiraz konusu kuralı da içeren son fıkrada ise birinci fıkrada
belirtilen beş yıllık süreler içinde mahkemeler veya icra iflas daireleri
tarafından uygulama alanındaki araziler hakkında devir ve temliki gerektiren
bir karar verilemeyeceği öngörülmüştür. Miras yoluyla gerçekleşen intikaller
ise bu hükmün kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca mahkemelerin satış suretiyle
miras ortaklığının giderilmesine karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla kısıtlama süresince satış ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla
devirler uygulayıcı kuruluşun kontrolüne tabi tutulmuş, miras yoluyla devirlere
izin verilmiş, bunların dışındaki devirler ise tamamen yasaklanmıştır.
Mahkemeler ve icra dairelerine getirilen devir ve temlik sonucunu doğurucu
karar verme yasağı ise kısıtlama süresince mutlak bir yasak olarak
düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı düzenlenmiştir. Adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birisi mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, uyuşmazlığı hakkında nihai ve icra edilebilir karar verecek bir yargı mercii önüne uyuşmazlığı götürme hakkı olarak tanımlanabilir. Bu nedenle mahkemeye erişim hakkı aynı zamanda mahkemeden icra edilebilir bir karar almayı da içerir. Dava açılmasına herhangi bir engel olmamakla birlikte, mahkemenin davayı çözme yetkisi yoksa ya da kararını uygulatma imkânı bulunmuyorsa mahkemeye erişim hakkından söz edilemez.
İtiraz konusu kural belli sürelerle mahkemelerin ve icra iflas dairelerinin devir ve temlik sonucu doğuran kararlar vermelerini yasaklamaktadır. Devir ve temlik işlemlerinin durdurulma süresi kanunda beş yıl olarak öngörülmüş olmakla birlikte on yıla kadar uzatılması mümkündür. Bu süre boyunca mahkemelere devir ve temlik sonucunu doğuracak karar verme yasağı öngörülmekle birlikte mahkemelerin nasıl karar vereceğine ilişkin bir açıklık getirilmemiştir. Bu durumda mahkemelerin önlerindeki derdest davaları askıya mı alacağı yoksa incelemeye devam ederek devir ve temlike neden olmayan bir karar mı vermek zorunda olduğu konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Mahkemeler bu seçeneklerden hangisini uygularsa uygulasın davada
haklı olmakla birlikte itiraz konusu kural nedeniyle devir ve temlik sonucu
doğuracak bir karar verilememesi sonucu hakkını elde edemeyen taraf, uygulama
işlemleri tamamlandıktan sonra da haklarını tam olarak elde edemeyecektir.
Davayı askıya alma halinde, dava konusu taşınmaz uygulama kapsamında bölünmüş
ya da başka bir taşınmaz ile birleştirilmiş veya başka bir kişiye tahsis
edilmiş olabileceğinden dava sonunda verilen kararın uygulanma kabiliyeti
kalmayacaktır. Dava konusu taşınmazın kamulaştırılmış olması halinde de
kamulaştırma bedeli tapuda malik gözüken kişiye ödenmiş olacağından davada
haklı olan tarafın kamulaştırma bedeli alması da mümkün olmayacak veya
alabilmesi için yeni davalar açması gerekecektir.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünü ihlal edici nitelikte olup Anayasa'ya aykırıdır, iptali gerekir.
Kural Anayasa'nın 36. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden, Anayasa'nın 2., 10. ve 35. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2011/33, K. 2012/54, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası