İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2011/46 K.2011/145

Mahkemesi

Esas2011/46Karar2011/145Tarih27 Ekim 2011Okuma10 dk · 1.987 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Ekim 2011
Esas Sayısı
2011/46
Karar Sayısı
2011/145
Karar Günü
27.10.2011
R.G. Tarih-Sayı
19.05.2012-28297
İtiraz yoluna başvuran
Narman İcra Ceza
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.987 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 1- 13.2.2011

günlü, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin '7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere'' bölümünün,

2- 31.3.2011 günlü, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesine eklenen fıkrada yer alan ''bu Kanunda öngörülen'' ibaresinin,

Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

4207 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre tütün mamullerinin tüketilmesinden dolayı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 39. maddesine istinaden verilen idari para cezasının, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamı dışında bırakılmasını ve 6217 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesine eklenen fıkrada yer alan ''bu Kanunda öngörülen''ibaresini Anayasa'ya aykırı bulan mahkeme iptal istemiyle başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1- 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un itiraz konusu bölümü de içeren 17. maddesinin bir numaralı fıkrası şöyledir:

'7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin

Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci

fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu

maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010

tarihinden (bu tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu

Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel

bütçeye gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk Lirasının (bu

tutar dâhil) altında kalan idari para cezaları tebliği edilmez, tebliğ edilmiş

olanların ve buna bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra

kapsamına giren ve mülga 5539 sayılı Kanun ile 6001 sayılı Kanun gereğince

verilen idari para cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12

Türk Lirası ve altında kalan geçiş ücretleri için de bu fıkra hükmü uygulanır.'

2- 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un itiraz konusu ibareyi de içeren 6. maddesi şöyledir:

'2004 sayılı Kanunun 354 üncü maddesinin başlığı 'Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek haller' şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

'Nafaka alacaklarına ilişkin talepler hariç, alacak miktarı asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'nın katılımlarıyla 18.5.2011 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için

Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış

ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların

da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 31.3.2011 günlü 6217 sayılı Yargı

Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanun'un 6. maddesiyle, 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas

Kanunu'nun 354. maddesine eklenen fıkrada yer alan ''.bu Kanunda

öngörülen'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nce iptali halinde, belli bir

miktarın altında kalmak kaydıyla takibi için hapsen tazyik cezası verilen

alacakların kamu-özel ayrımı olmaksızın tüm alacaklar için kaldırılacağını,

dolayısıyla borçlu şahıs hakkında, 4207 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci

fıkrasının (d) bendine göre tütün mamullerinin tüketilmesinden dolayı verilen

idari para cezasının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü

Hakkında Kanun'un 60. maddesi uyarınca verilen hapsen tazyik cezası da

uygulanamayacağından söz konusu ibarenin davada uygulanacak kural olduğunu

ileri sürmektedir.

6217 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik incelendiğinde;

değişikliğin tüm alacakların takibinde hapsen tazyik cezasını kaldıran genel

amaçlı bir düzenleme olmadığı, aksine belirli bir kanuna münhasır olmak üzere

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen ve belli bir miktarın altında

kalan alacakların takibi hakkında olduğu, diğer bir anlatımla kanun koyucunun

kamu-özel ayrımı olmaksızın tüm alacaklar için hapsen tazyik cezasını kaldırmak

amacıyla değişikliğe gitmediği, sadece İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen

nafaka alacakları hariç olmak üzere diğer alacakların takibi hakkında belli bir

miktarın altında kalmak kaydıyla hapsen tazyik cezasını kaldırdığı

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354.

maddesine eklenen fıkrada yer alan '...bu Kanunda öngörülen'' ibaresi

bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliği taşımamaktadır.

Açıklanan nedenlerle,

1- 31.3.2011 günlü, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle, 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesine eklenen fıkrada yer alan '' bu Kanunda öngörülen'' ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,

2- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin '7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncumaddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere'' bölümünün, esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE, karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu sürdürmekle

yükümlü olan hukuk devletinde, yalnız kabahat ve cezaların saptanmasında adil

ölçülerin gözetilmesiyle yetinilemeyeceği, bunların kaldırılması, değiştirilme

ya da kimi olanaklar tanınması söz konusu olduğunda da aynı ölçülerin esas

alınmasının zorunlu olduğu, dava konusu düzenlemeyle daha fazla idari yaptırımı

gerektiren kabahat nedeniyle verilen idari para cezasının tahsilinden

vazgeçilmesine rağmen, hafif olanın da tahsilden vazgeçilmemesinin adil

olmadığı,Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik

ilkesinin, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğu, bu ilke ile

eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörüldüğü, eşitlik ilkesinin amacının, aynı

durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını

sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu, oysa somut

davada yeniden değerlendirmeye konu olaya uygulanacak kural ile hemen tüm idari

para cezaları yönünden, üstelik daha ağır idari yaptırımı gerektiren kabahatler

yönünden dâhil, tahsilinden vazgeçilmesi sağlanmış olmasına rağmen, yalnızca

tütün mamullerinin tüketilmesine ilişkin kabahat yönünden verilen idari para

cezalarının kapsam dışı bırakıldığı ve dolayısıyla benzer nitelikte hatta daha

hafif idari yaptırımı gerektiren kabahati işleyenler için farklı uygulama

öngören bu düzenlemenin haklı bir nedeninin bulunmadığı belirtilerek kuralın

Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu bölümü de içeren 6111 sayılı Kanun'un 17. maddesinin

(1) numaralı fıkrasında, 7/11/1996 günlü ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin

Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5. maddesinin birinci

fıkrası ile 30/3/2005 günlü ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 39. maddesine

göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010 tarihinden (bu

tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu Kanun'un

yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye

gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk Lirasının (bu tutar dâhil)

altında kalan idari para cezalarının tebliğ edilmeyeceği, tebliğ edilmiş

olanların ve bunlara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçileceği kural

altına alınmıştır. Böylece 4207 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı

fıkrası kapsamında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na atıf yapılarak bu Kanun'a

göre verilen idari para cezaları af kapsamı dışında tutulmuştur.

Anayasa'nın, Cumhuriyetin niteliklerinin belirlendiği 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin insan haklarına saygılı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik, sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre hukuk devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyucu adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlettir.

İtiraz konusu kuralda yasama organı siyasal bir yetki olan hukuk

politikası anlayışı gereği, bazı kabahatlerin yaptırımı olarak uygulanan idari

para cezalarını, belli bir tutarın altında kalmak kaydıyla, af kapsamına almış

ancak bu arada tütün mamullerinin tüketilmesi sonucu uygulanan idari para

cezalarını af kapsamı dışında bırakmıştır. Yasama organının söz konusu af

politikasını oluştururken, uygulanan yaptırımların sebebi olan kabahatlerin

hafif ya da ağır olup olmadığından değil, kabahatlerin niteliklerini göz önüne

alarak hareket ettiği ve bu doğrultuda yasal düzenlemede bulunduğu

anlaşılmaktadır. Bu anlamda yasa koyucunun kamu yararını sağlama adına

kabahatlerin niteliklerinden hareketle bu kabahatlerin yaptırımı olan idari

para cezalarının kaldırılmasına ilişkin bir af politikası oluşturması yasama

organının takdir yetkisi içindedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı

üzere yasa koyucu, genelde hukuk politikası özelde de ceza politikası gereği

Anayasa'nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla

cezalandırmada güdülen amacı da gözeterek hangi eylemlerin suç veya kabahat sayılacağını

ve bunlara verilecek ceza veya yaptırımın türü ve miktarı ile artırım ve

indirim nedenlerini saptayabileceği gibi verilen idari para cezalarının

tahsilinden vazgeçilmesini de öngörebilir.

Diğer taraftan Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin, dil, ırk,

renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir.

Eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı

işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım

yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda

bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında

eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik

öngörülmektedir. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı

tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya

da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar

aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın

öngördüğü eşitlik ilkesi zedelenmiş olmaz.

İtiraz konusu kural ile, belirli bir tutarın altında kalan idari para cezaları af kapsamına alınmış, ancak 4207 sayılı Yasa kapsamında verilen idari para cezaları af kapsamı dışında bırakılmıştır. Af kapsamı belirlenirken kabahatlerin niteliğinden hareket edilmiş, farklı kabahatler ile farklı yasal düzenlemeleri ihlal eden dolayısıyla da farklı hukuksal konum ve statüde bulunan bireyler açısından bir ayrımda bulunulmuştur.

Bu nedenle itiraz konusu kural ile öngörülen affa konu kabahatler

arasındaki ayrımın Anayasa'da güvence altına alınan kanun önünde eşitlik

ilkesine aykırı olduğu söylenemez. Zira yasa koyucu idari para cezalarının affı

konusunda ayrım yaparken, kabahatleri işleyen bireylerin sahip oldukları farklı

hukuki konum ve statüleri göz önüne almış, farklı konum ve statüleri doğuran

farklı kabahat eylemleri ve bu eylemler dolayısıyla ihlal edilen farklı yasal

düzenlemeleri af politikasına esas aldığından kanun önünde eşitlik ilkesi ihlal

edilmemiştir. Ayrıca itiraz konusu kural ile getirilen düzenleme bireylerin

temel hak ve özgürlüklerini tümüyle ortadan kaldıran veya hak ve özgürlüklerin

kullanımını özü itibarıyla imkânsız kılan bir yasama tasarrufu niteliğinde

değildir.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal istemin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin '7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere '' bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 27.10.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye Celal · Mümtaz AKINCI

Anayasa Mahkemesi, E. 2011/46, K. 2011/145, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 1- 13.2.2011
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Kantarcıoğlu
  12. Erten
  13. Oto
  14. Özgüldür
  15. Kömürcü
  16. Üstün
  17. Yıldırım
  18. Necipoğlu
  19. Dursun
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2011/46
Karar No
2011/145
Tarih
27 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/75 K.2011/150
  • AYM Norm Denetimi E.2010/4 K.2011/152
  • AYM Norm Denetimi E.2010/1 K.2011/149
  • AYM Norm Denetimi E.2010/11 K.2011/153
  • AYM Norm Denetimi E.2010/115 K.2011/154
  • AYM Norm Denetimi E.2011/120 K.2011/158

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.