İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2012/20 K.2012/132

Mahkemesi

Esas2012/20Karar2012/132Tarih27 Eylül 2012Okuma13 dk · 2.581 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Eylül 2012
Esas Sayısı
2012/20
Karar Sayısı
2012/132
Karar Günü
27.9.2012
R.G. Tarih-Sayı
26.07.2013-28719
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 6. İdare
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.581 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4.1.2002 günlü, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun, 20.11.2008 günlü, 5812 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değiştirilen 65. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan 'İadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci gün, ' kararın istekliye tebliğ tarihi sayılır.' hükmünün Anayasa'nın 10., 13., 36. ve 125. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Kamu İhale Kurumuna yapılan 'itirazen şikayet' başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

4.1.2002 günlü, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun, 20.11.2008 günlü, 5812 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değiştirilen ve itiraz konusu kuralı da içeren 65. maddesi şöyledir:

'Bildirim ve tebligat esasları

MADDE 65 - (Değişik madde ve başlığı: 5812 - 20.11.2008 / m.25 / Yürürlük /m.35) Aday, istekliler ve istekli olabileceklere yapılacak her türlü bildirim ve tebligatlarda aşağıdaki hususlara uyulması zorunludur:

a) Tebligatlar idareler veya Kurum tarafından aşağıdaki yöntemler kullanılarak yapılabilir:

1) İmza karşılığı elden.

2) İadeli taahhütlü mektupla.

3) Elektronik ortamda.

4) Faksla.

İadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci gün, yabancı isteklilerde ise ondokuzuncu gün kararın istekliye tebliğ tarihi sayılır. Tebligatın bu tarihten önce muhataba ulaşması halinde ise fiili tebliğ tarihi esas alınır.

b) İdareler veya Kurum tarafından elektronik ortamda veya faks ile yapılan tebligatlar ile çerçeve anlaşmaya dahil olan istekliler tarafından elektronik ortamda sunulan fiyat tekliflerinin aynı gün teyit edilmesi zorunludur. Elektronik ortamda veya faks ile yapılan bildirimlerde bildirim tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Ancak, idareler veya Kurum ile aday, istekli ve istekli olabilecekler tarafından, elektronik imza kullanılarak yapılan işlemlerde ve şikayet başvurularına ilişkin işlemler dahil Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden yapılacak ihale sürecine ilişkin işlemlerde teyit aranmaz.

c) Elektronik haberleşmede kullanılacak araçlar ile bunların teknik özellikleri, yaygın olarak kullanılan haberleşme ve bilgi teknolojisi ürünleri ile uyumlu ve kolay erişilebilir olmalı ve eşit muamele ilkesini sağlamalıdır.

d) Her türlü bilgi alışverişi ile bilginin muhafazasında; verilerin bütünlüğü ile tekliflerin ve başvuru belgelerinin gizliliğinin sağlanması esastır.

Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde yapılacak tebliğler hakkında Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.'

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 10., 13., 36. ve 125. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 7.3.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Serhat ALTINKÖK tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın, ihale işlemlerine karşı

yapılacak başvuruların idare veya Kamu İhale Kurumu dışındaki idari mercilere

ya da yargı mercilerine yapılması ve başvuru dilekçelerinin bu merciler

tarafından ilgisine göre ihaleyi yapan idareye veya Kamu İhale Kurumuna

gönderilmesi hâlinde, bu dilekçelerin ihaleyi yapan idare veya Kamu İhale

Kurumu kayıtlarına girdiği tarihin başvuru tarihi olarak kabul edilmesi ve

posta yoluyla yapılan başvurularda postadaki gecikmeler dikkate alınmamasına

karşın, idareler ve Kamu İhale Kurumu tarafından alınan kararlara ilişkin

tebligatın, iadeli taahhütlü mektupla yapılması hâlinde mektubun postaya verilmesini

takip eden yedinci günün, kararın istekliye tebliğ tarihi sayılmasının eşitlik

ilkesine aykırı olduğu, ayrıca ihale işlemlerine karşı şikayet ve itirazen

şikâyet başvurusunda bulunanların, postada yaşanacak herhangi bir gecikme

nedeniyle kendilerine fiilen herhangi bir bildirim ve tebligat yapılmaksızın,

haklarında alınan kararların tebliğ edilmiş sayılmasının da hak arama

özgürlüğünü ihlal edici nitelikte olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10.,

13., 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

4734 sayılı Kanun'un 65. maddesinde, kamu ihalelerinde aday, istekli ve istekli olabileceklere yapılacak her türlü bildirim ve tebligatlarda uyulması zorunlu hususlar belirlenmiştir. İtiraz konusu kuralda ise iadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci günün kararın istekliye tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri 'hukuk güvenliği'ilkesidir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesinin

birinci fıkrasında, 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.' denilerek yargı mercilerine davacı

ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve

adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Maddeyle korunan hak

arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde,

Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken

şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı

kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme

karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin

etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Anayasa'nın

36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni

öngörülmemiş olmakla birlikte, bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün

olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni öngörülmemiş

hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu kabul

edilmektedir. Ayrıca, hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama nedenine

yer verilmemiş olsa da, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan kurallara

dayanarak bu hakların sınırlandırılması da mümkün olabilir. Dava açma hakkının

kapsamına ve kullanımına ilişkin düzenlemelerin hak arama özgürlüğünün

doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkın norm alanını belirleyen

kurallar olduğu açıktır. Ancak, bu sınırlamalar Anayasa'nın 13. maddesinde yer

alan güvencelere aykırı olamaz.

Anayasa'nın 13. maddesine göre ise temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi, hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz.

Tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin, bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemidir. Usulüne uygun işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa'da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir.

İtiraz konusu kuralda, kamu idareleri ve Kamu İhale Kurumu

tarafından alınan kararlara ilişkin tebligatın, iadeli taahhütlü mektupla

yapılması hâlinde mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci gün, kararın

istekliye tebliğ tarihi sayılmaktadır. Kendilerinden kaynaklanmayan ve

kendilerine kusur izafe edilmesi mümkün olmayan sebeplerle posta hizmetlerinde

yaşanan bir gecikme sonucunda, kendilerine fiilen herhangi bir bildirim ve

tebligat yapılmaksızın, haklarında alınan kararların tebliğ edilmiş

sayılmasının, ilgililerin kazandıkları ihaleye ilişkin sözleşme yapmaları,

Kanun'un 56. maddesi uyarınca ihaleye karşı itirazen şikayette bulunabilmeleri

veya ihaleye karşı adli ya da idari makamlar nezdinde dava açabilmeleri gibi

bazı hakların kullanılamamasına neden olacağı açıktır. Bir başka ifadeyle,

ulaşmayan bir tebligat nedeniyle muhatabının Kamu İhale Kurumuna süresinde

başvuru yapamaması, başvuru yapmış olsa dahi bu başvurunun süresinde

yapılmadığı gerekçesiyle reddedilecek olması ve bu konuda açılacak bir davanın

da yargı mercileri tarafından reddedilecek olması sonucunu doğuracaktır. Bu

durum tebligatın muhatabının, kendisine izafe edilemeyen nedenlerle posta

hizmetlerinde yaşanan gecikme sonucunda, tebligatın içeriğini ilgilendiren

konuların esasına ilişkin iddialarını adli veya idari makamlar önünde hiçbir

şekilde ortaya koyamamasına neden olacaktır. Dolayısıyla, itiraz konusu kural,

kendilerinden kaynaklanmayan gecikmelere karşı kişilere yeterince koruma

sağlamadığı için hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturduğu gibi kişilerin

hak arama özgürlüğünün özünü de zedelemektedir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 13. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Kural, Anayasa'nın 2., 36. ve 13. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa'nın 10. ve 125. maddeleri yönünden incelenmemiştir.

Bu görüşe Hicabi DURSUN ve Muammer TOPAL katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

4.1.2002 günlü, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 20.11.2008 günlü, 5812 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değiştirilen 65. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan 'İadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci gün, ' kararın istekliye tebliğ tarihi sayılır' hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Hicabi DURSUN ile Muammer TOPAL'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 27.9.2012 gününde karar verildi.

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun itiraza konu ibareyi de içeren 65. maddesinin birinci fıkrasında 'Aday, istekliler ve istekli olabileceklere yapılacak her türlü bildirim ve tebligatlarda aşağıdaki hususlara uyulması zorunludur;' denildikten sonra (a) bendinde, 'Tebligatlar idareler veya Kurum tarafından aşağıdaki yöntemler kullanılarak yapılabilir:

1) İmza karşılığı elden,

2) İadeli taahhütlü mektupla,

3) Elektronik ortamda,

4) Faksla,

İadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci gün, yabancı isteklilerde ise ondokuzuncu gün kararın istekliye tebliğ tarihi sayılır. Tebligatın bu tarihten önce muhataba ulaşması halinde ise fiili tebliğ tarihi esas alınır.' düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan Yasa'nın 4. maddesinde, düzenlemede sözü geçen 'Aday' kavramının 'Ön yeterlik için başvuran gerçek veya tüzel kişileri veya bunların oluşturdukları ortak girişimleri', 'İstekli' kavramının 'Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidini,' 'İstekli olabilecek' ibaresinin ise 'İhale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanı satın almış gerçek veya tüzelkişiyi ya da bunların oluşturdukları ortak girişimi,' ifade edeceği belirtilmiştir.

İtiraza konu ibarenin de yer aldığı 65. madde hükümlerinde aday, istekliler ve istekli olabileceklere yapılacak her türlü bildirim ve tebligatlarda uyulması zorunlu hususlara yer verilmiştir.

Söz konusu maddenin değişiklik gerekçesinde, ihale, şikayet ve itirazen şikayet sürecinde idareler ve Kamu İhale Kurumu tarafından yapılan bildirim ve tebligatlarda yaşanan zaman kaybını önlemek amacıyla işin niteliğine uygun olarak hızlı ve etkin bildirim araçlarının kullanılması imkanı getirildiği belirtilerek, iadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatlarda mektubun postaya verilmesini takip eden yedinci günün, kararın istekliye tebliğ tarihi sayılacağı konusundaki itiraza konu ibarenin gerekli bulunduğu açıklanmıştır.

Diğer taraftan, söz konusu Yasa'nın 54. maddesinde, ihale

sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya

zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday

veya istekli ile istekli olabileceklerin, bu Yasa'da belirtilen şekil ve usul

kurallarına uygun olmak şartıyla şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda

bulunabilecekleri; başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına uygun olmaması,

usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması veya şikayete konu işlemlerde

hukuka aykırılığın tespit edilememesi veya itirazen şikayet başvurusuna konu

hususun anılan Kurumun görev alanında bulunmaması hallerinde başvurunun reddine

karar verileceği düzenlenmiştir.

Anılan düzenlemelerle, ihalelerin, şikayet ve itirazen şikayet başvurularıyla yasal düzenlemeler dışında, kesintiye uğramaması için, bu başvurulara ilişkin olarak hızlı ve etkin bir başvuru ve bildirim yolu öngörülmesinin amaçlandığı, bu amaç doğrultusunda başvuru ve karar alma sürelerine yönelik olarak kurallar belirlendiği ve sınırlamalar getirildiği anlaşılmıştır.

Kararda, itiraz konusu kuralla getirilen sınırlamanın hukuk devletine aykırılığı ve hak arama özgürlüğünü kısıtladığı hususları üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer verilen hukuk devleti kavramı Devletin bütün işlemlerinin hukuka, Anayasa'ya ve kanunlara uygun olması; bu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının bağımsız mahkemelerce denetlenmesi; hukuki istikrar ve güven ortamının tesis ve idame ettirilmesi; kanunların Anayasa'ya ve hukukun genel ilkelerine uygun olması; yönetimde keyfiliğin değil hukuk kurallarına bağlılığın esas olması gibi öğeleri içermektedir.

Anayasa Mahkemesi'nin pek çok kararında hukuk devleti ilkesinden

ne anlaşılması gerektiği sorusu cevaplandırılmış ve Mahkeme'nin hukuk devleti

ilkesinin içeriğine dair yaklaşımı yerleşik hale gelmiştir. Anayasa

Mahkemesi'nin hukuk devleti kavramına ilişkin yerleşik görüşü bir kararda şu

şekilde ifade edilmiştir: 'Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk

devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren,

eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup

bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,

hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı

sayan, yargı denetimine açık, Anayasanın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da

bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk

devletinde yasakoyucu, Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç

duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisine sahiptir.'

Öte yandan, Anayasa'nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ya da davalı kimliğiyle sav ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararlarında bireylerin hak arama özgürlüğü

bağlamında dava hakkı tanınmasının önemine değinilmektedir. Örneğin bir

kararda, 'Anayasanın 36. maddesinde, (') güvence altına alınan dava

yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının

ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve

bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır.

Gerçekten, karşılaştığı bir suçlamaya karşı kişinin kendisini savunabilmesinin

ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri

sürüp kanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde

dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı

tanınması adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.'denilmektedir.

Mahkemenin bir başka kararında ise, ''Hak arama özgürlüğünü kısıtlayıp

güçleştirmek toplumu ve bireyleri en sağlıklı güvence olan hukuk-yargı

güvencesinden yoksun kılar. ' Sınırlı bir hak arama özgürlüğü, kısıtlı bir

idari yargı ise, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.' sözleriyle aynı

esaslara vurgu yapılmıştır.

'Hak arama özgürlüğü', kişilerin yargı organlarına davacı veya

davalı olarak başvurabilmeleri ve bu organlar önünde adil ve hakkaniyete uygun

yargılanma haklarına sahip olmaları olarak tanımlanabilir. İnsan varlığını

soyut ve somut değerleriyle koruyup geliştirmek amacıyla hukuksal olanakları

kapsamlı biçimde sağlama, bu konuda tüm yollardan yararlanma hakkını içeren hak

arama özgürlüğü, hukuk devletinin başlıca ölçütlerinden, demokrasinin en çağdaş

gereklerinden ve vazgeçilmez koşullarından biridir. Toplumsal barışı

güçlendiren faktörlerin en önemlilerinden olan hak arama özgürlüğü, aynı

zamanda bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme ve haksızlığı giderme

uğraşısının uygar bir yöntemidir.

Anayasa'da yer alan hak arama özgürlüğü açısından itiraz konusu

kural incelendiğinde, anılan Yasa'nın ayrıntılarıyla düzenlediği bir süreç olan

ihale sürecini takip imkanına sahip olan aday, istekli ve istekli

olabileceklerin, bir ihale nedeniyle idareye başvurarak, teklif vererek veya ihale

dokümanı satın alarak başlattıkları süreçte, Yasa'da belirtilen imza karşılığı

elden, elektronik ortamda veya faksla tebligat yanında iadeli taahhütlü

mektupla tebligat yapılıp yapılmadığını öğrenebilecek durumda olmaları

karşısında itiraz konusu kuralla getirilen düzenlemenin, ilgililerin etkili bir

başvuru yolunu tıkadığını veya güçleştirdiğini söylemek mümkün değildir.

'İtiraz konusu kuralın, 4734 sayılı Kanun'un 65. maddesinin birinci fıkrasının

(a) bendinde yazılı dört ayrı tebligat yönteminden sadece iadeli taahhütlü

mektupla tebligat yapılabilenlerin bir şekilde kendisine tebligat yapılmasından

kaçınabilecekler için getirildiği açıktır. İhale sürecinin pürüzsüz

işleyebilmesi ve öngörülen sonuçların elde edilmesi için, kötü niyetli

kimselerin zorlayabilecekleri bir takım yasal boşlukların da kapatılması

gerekir. Hukukun kötü niyetlileri koruması' düşünülemez Kanunkoyucunun diğer

katılanların haklarını da gözetecek biçimde ihale sürecinin sağlıklı olarak

işletilmesi amacıyla etkin bir itiraz ve dava yolu için böyle tedbirlere

başvurmasının takdir yetkisinde olduğu açıktır.

Sonuç olarak hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin

olarak yapılan değerlendirme sonucunda, tebligat ve itirazın hızla

sonuçlandırılarak, ihalenin kesinleşmesi hedefine yönelik olan itiraz konusu

düzenlemenin, ihale sürecine kendi istekleriyle katılan ve bu süreci takip

edebilecek durumda bulunan gerçek veya tüzel kişilerin haklarını, hak arama

özgürlüğünü ortadan kaldıracak şekilde sınırlandırmadığı açıktır. İtiraz konusu

kuralın kişilerin ihaleyi yapan idare ve Kamu İhale Kurumu önünde sahip

oldukları anayasal haklarını engellemediği, birbirini takip eden işlemlerden

oluşan ihale sürecine karşı itiraz ve yargı yolunu kapatmadığı sonucuna

ulaşılmaktadır. Bu itibarla, ihale sürecinin hızlı ve etkili bir biçimde

sonuçlandırılmasına yönelik olarak getirildiği anlaşılan itiraz konusu

düzenlemenin, hak arama özgürlüğüne ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil

etmediği, ihale hukukuna ilişkin olarak sınırlama içermeyen, kanun koyucunun

takdiri kapsamında kalan bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, kuralın Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN Üye Hicabi DURSUN Üye Muammer TOPAL

Anayasa Mahkemesi, E. 2012/20, K. 2012/132, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Altan
  9. Kantarcıoğlu
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2012/20
Karar No
2012/132
Tarih
27 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2012/21 K.2012/124
  • AYM Norm Denetimi E.2012/4 K.2012/130
  • AYM Norm Denetimi E.2012/45 K.2012/125
  • AYM Norm Denetimi E.2012/28 K.2012/134
  • AYM Norm Denetimi E.2012/6 K.2012/131
  • AYM Norm Denetimi E.2011/16 K.2012/129

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.