KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Esas Sayısı
- 2012/28
- Karar Sayısı
- 2012/134
- Karar Günü
- 27.9.2012
- R.G. Tarih-Sayı
- 01.01.2013-28515
- İtiraz yoluna başvuran
- Kırıkkale İdare
Karar Metni
1.786 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
25.4.2001 günlü, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan '...dört katını...' ibaresinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kırıkkale Polis Meslek Yüksek Okulu öğrencisi iken Polis Akademisi Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, disiplinsizlik nedeniyle okulla ilişiği kesilen davacı için yapılan masraflara karşılık çıkarılan borcun 1 ay içinde ödenmesi gerektiğine, aksi takdirde yasal işlemlere başlanılacağına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
25.4.2001 günlü, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun itiraz konusu ibareyi de içeren 15. maddesi şöyledir:
'Madde 15- Fakültenin esas öğrenci kaynağı polis kolejidir. İhtiyaç halinde, lise ve dengi okulları bitirenler arasından yönetmelikle belirtilecek şartları taşıyan öğrenciler de fakülteye alınabilirler.
İlgili devletlerle yapılacak ikili anlaşmalara bağlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin Akademiye kabul edilmeleri Bakanın onayı ile olur.
Yabancı uyruklu öğrenciler eğitim-öğretimi izleyebilecek Türkçe dil yeterliklerinin sınav ile tespit edilmesinden sonra öğretime başlatılır.
Yabancı uyruklu öğrenciler Akademi öğrencilerine uygulanan kurallara uymakla yükümlüdür.
Polis Koleji mezunlarından yönetmelikle belirlenecek şartları taşıyanlar ve açılacak sınavda başarılı olanlar, Polis Akademisine bağlı fakültelere denkliği Bakanlıkça belirlenen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarına gönderilebilirler. Bunların eğitim, barınma, iaşe, ulaşım ve sağlık giderleri için Genel Müdürlük bütçesinden, tutarı İçişleri ve Maliye Bakanlıklarınca belirlenecek miktarda ödenek verilir. Bu öğrenciler mecburi hizmet konusunda Polis Akademisine bağlı fakültelerde okuyan öğrencilerin sahip oldukları hak ve yükümlülüklere tabidir.
Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri ile giriş esas ve şartları yönetmelikle belirlenir.
Öğrenciler, Akademi bünyesinde ücretsiz iaşe edilir, yatırılır, sağlık giderleri ve yönetmelikte tespit edilecek ihtiyaçları Devletçe karşılanır.
Fakülte ve polis meslek yüksek okulu öğrencilerine ayrıca, harp okullarında bulunan askeri öğrencilere ödenen miktarda harçlık ödenir.
Öğrencilerin statülerinin gerektirdiği iş ve işlemler Başkanlıkça yürütülür.
Fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında lisans, lisans üstü veya ön lisans eğitimi yapanlar (yabancı uyruklular hariç) her öğretim yılı karşılığında iki yıl süreyle mecburi hizmetle yükümlüdürler.
Bunlardan mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde, istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorundadırlar.
Fakülteye evli öğrenci alınmaz ve öğrenciler öğrenimleri süresince evlenemezler.
Polis koleji ile ilgili mecburi hizmet yükümlülüğüne ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmış; 2. madde ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımıyla 30.3.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Canbulut ŞAŞMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural ile yasal olarak aynı
hukuki statüde bulunan ve polis olarak atanmaları öncesinde, idarece yürütülen
bir eğitime tabi tutulan kişilerden, 4652 sayılı Kanun'a tabi olarak eğitim
verilen kişiler ile 3201 sayılı Kanun'a tabi olarak eğitilenler arasında,
mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle uygulanacak
yaptırımlar yönünden, yasa önünde eşitlik ilkesine aykırı bir farklılığın
oluşmasına neden olunduğu, her iki Kanun'a göre de tazminat yükümlülüğünün
sebebinin 'mecburi hizmetin yerine getirilmemesi' olduğu, dolayısıyla
itiraz konusu ibarenin aynı hukuki statüde bulunan (gördüğü eğitim nedeniyle
mecburi hizmetle yükümlü olan) kişilere, aynı amaçla verilen eğitim nedeniyle
yapılan masraflar karşılığında öngörülen aynı nitelikteki mecburi hizmet yükümlülüğünün
yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırım niteliğindeki tazminat
sorumluluğunu yasa önünde eşitlik ilkesine aykırı olarak düzenlediği, bu
nedenle kuralınAnayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun itiraz konusu kuralında yer aldığı 15. maddesinde; fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında ön lisans, lisans veya lisansüstü eğitimi yapanların her öğretim yılı karşılığında iki yıl süreyle mecburi hizmetle yükümlü oldukları, bunlardan mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde, istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanların, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen 'kanun önünde eşitlik'
ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli
değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda
bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,
ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda
bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında
eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden
aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler,
kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları
gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İnsanların güvenli ve huzurlu bir ortamda yaşamaları için önemli
bir görev ifa eden Emniyet Teşkilatının esas personel kaynağı polis meslek
yüksek okullarıdır. 26.4.2005 günlü, 5336 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle 4.6.1937 günlü, 3201
sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen ek 24. maddedeki düzenlemeyle
getirilen polis eğitim merkezleriyle esas olarak, polis meslek yüksek
okullarından mezun olan polis adayı sayısının Emniyet Teşkilatının ihtiyacına
cevap verememesi ve bu nedenle, polis memuru istihdamı açısından yeni 2 yıllık
polis meslek yüksek okulları açmak yerine, gelişen bilim ve teknolojiye daha
kolay uyum sağlayabilen, 4 yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlara
en az 6 ay temel polis eğitimi verecek polis meslek eğitim merkezlerinin
açılması ve Teşkilatın personel ihtiyacının kısa sürede karşılanması
amaçlanmıştır.
Polis meslek yüksek okulları, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim
Kanunu'nda düzenlenmiş ön lisans düzeyinde eğitim-öğretim yapan bir yüksek
öğretim kurumudur. Polis meslek eğitim merkezleri ise 3201 sayılı Emniyet
Teşkilatı Kanunu'nda düzenlenmiş, Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi
Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren meslek öncesi bir kurs niteliğindedir.
Başka bir anlatımla güvenlik hizmetlerinin etkin ve süratli bir şekilde yerine
getirilmesi ve personel ihtiyacının hızla giderilmesi amacıyla faaliyet
gösteren ve öğrencilerinin 6 aylık eğitim sonunda aday polis memuru olarak
atandığı polis meslek eğitim merkezleri ile ön lisans düzeyinde 2 yıllık
eğitim-öğretim yapan ve bir yüksek öğretim kurumu olan polis meslek yüksek
okullarının aynı konumda olmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla polis meslek
yüksek okullarında okuyan öğrenciler ile polis eğitim merkezlerinde okuyan
öğrencilerin aynı hukuksal statüye sahip olmadıkları açıktır. Buna
göre, 4652 sayılı Kanun'a tabi olarak eğitim verilen kişiler ile 3201 sayılı
Kanun'a tabi olarak eğitilenler arasında, eğitimin niteliği, amaç ve kapsamı
yönünden farklılıklar bulunması nedeniyle, mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımlar yönünden bir farklılığın
olmasında 'kanun önünde eşitlik' ilkesine, dolayısıyla
Anayasa'nın 10. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Yasa koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. 'Elverişlilik', başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, 'gereklilik' başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve 'orantılılık' ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir.
Hukuk devletinin unsurlarından olan 'ölçülülük ilkesi' nedeniyle Devlet, kural ihlali nedeniyle öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir denge kurmak zorundadır.
İtiraz konusu kuralla amaçlanan, oluşturulan personel politikasının aksamadan uygulanabilmesi, diğer bir ifadeyle Emniyet Teşkilatının personel eksikliği gibi bir sorunla karşılaşmaması ve buna bağlı olarak güvenlik hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilmesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için kullanılan yöntem ise kişinin belli bir süre mecburi hizmetle yükümlü kılınması ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda Devletçe yapılan öğretim masraflarının dört katının tahsili yoluna gidilmesidir.
Polis meslek yüksek okullarından mezun olan polisler, Emniyet Teşkilatının esas personel kaynağını teşkil etmektedir. Bu nedenle bu okullarda okuyan kişinin eğitimi, yetiştirilmesi, teminindeki zorluk ve yerine başkasının ikamesinin zaman ve maddi imkân gerektirmesi sebepleriyle, bu okullardan mezun olan ve temel polis eğitimi konusunda nitelikli insan gücünün kurumda kalmasını sağlamak amacıyla düzenlemeler yapılması gerekli olmakla birlikte, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik tedbirlerin de hukuka ve adalete uygun ve makul olması gerekmektedir.
Güvenlik hizmeti ve polislik mesleğinin toplumsal barış ve huzur adına taşıdığı önem nedeniyle güvenlik görevlileri ile ilgili düzenlemelerde kendine özgü kuralların konulması doğal olmakla birlikte, iki yıllık bir eğitimin sonucu olarak kişinin, sağlık sebepleri dışında bir nedenle, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden kurumdan ayrılması durumunda, kendisine yapılan öğretim masraflarının dört katı tutarında yüksek bir tazminata maruz kalmasının, ölçülülük ilkesine ve bu bağlamda Anayasa'nın 2. maddesine uygun olduğu söylenemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.' denilmekte, 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
25.4.2001 günlü, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan '...dört katını...' ibaresinin iptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının, Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2012/28, K. 2012/134, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası