İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2012/57 K.2012/85

edildi.

Esas2012/57Karar2012/85Tarih31 Mayıs 2012Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
31 Mayıs 2012
Esas Sayısı
2012/57
Karar Sayısı
2012/85
Karar Günü
31.5.2012
R.G. Tarih-Sayı
Tebliğ
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·22 bölüm

edildi.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

13.12.2004 günlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a 5.4.2012 günlü, 6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

1-1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan'Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,'biçimindeki (a) bendinin,

2-2. maddesiyle eklenen Geçici 3. maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan'Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle''ibaresinin,

Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

İnfaz edilmekte olan 2 yıl 4 ay hapis cezasının yanında bir de

infaz sırasını bekleyen 6000 TL adli para cezasından çevrilen 300 gün hapis

cezası bulunan hükümlü, 5.4.2012 günlü, 6291 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 5275

sayılı Kanun'a eklenen 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri

talebinde bulunmuştur. İnfaz dosyasıyla birlikte istemi inceleyen Çal İnfaz

Hâkimliği, talep tarihi itibariyle 5275 sayılı Kanun'un 105/A ve Geçici 3.

maddesindeki şartların hükümlü açısından oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine

karar vermiştir. Bu karara karşı hükümlünün itiraz etmesi üzerine incelemeyi

yapan Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itiraz konusu kuralları Anayasa'ya aykırı

görerek iptalleri için başvurmuştur.

II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALLARI

13.12.2004 günlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a, 5.4.2012 günlü, 6291 sayılı Kanun'un;

1-1. maddesiyle eklenen 105/A maddesininitiraz konusu bendi de içeren(1) numaralı fıkrası şöyledir:

'(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla;

a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,

b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan,

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.'

2-2. maddesiyle eklenen Geçici 3. maddenin itiraz konusu ibareyi de içeren (1) numaralı fıkrası şöyledir:

'(1)Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıylakoşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan;

a) Açık ceza infaz kurumunda bulunan,

b) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan,

iyi hâlli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.'

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak kanun ya da kanun hükmünde kararname hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Bu kurallar uyarınca, bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine giren ve halen bakılmakta olan bir davanın bulunması gerekmektedir.

İnfazı devam eden 2 yıl 4 ay hapis cezası ile infaz sırasını bekleyen 6000 TL adli para cezasından çevrilen 300 gün hapis cezasına hükümlü, 6291 sayılı Kanun'la 5275 sayılı Kanun'a eklenen düzenlemelerden faydalanmak amacıyla dilekçeyle talepte bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği bu istemi, talep tarihi itibariyle 5275 sayılı Kanun'un '105/A ve Geçici 3. maddesindeki şartların hükümlü açısından oluşmadığı' gerekçesiyle reddetmiş; buna karşı hükümlünün itirazı üzerine incelemeyi yapan Mahkeme, itiraz konusu kuralları Anayasa'ya aykırı görerek iptalleri için başvurmuştur.

Başvuru kararının içeriği ile ekli belgelerin incelenmesinden,

Mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvuru kararı almadan önce itirazı inceleyip 2

yıl 4 ay hapis cezasıyla ilgili olarak İnfaz Hakimliğinin ret kararını

kaldırdığı; para cezasından çevrilen 300 gün hapis cezasının infazını da

durdurduğu anlaşılmaktadır. Baktığı bu iş açısından başvuran Mahkeme itiraz

merci olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271. maddesinin (4) numaralı

fıkrası uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Buna göre,

hükümlünün İnfaz hâkimliği tarafından reddedilen denetimli serbestlik talebi

olumlu ve kesin olarak sonuçlandırılmış olup, Mercice çözülmesi gereken bir

uyuşmazlık kalmadığı gibi, buna bağlı olarak elinde herhangi bir dosya veya

evrak da bulunmamaktadır. Bu durumda başvuran mahkemede bakılmakta olan bir

davanın olduğundan bahsedilemez.

Açıklanan nedenle, bakılmakta olan bir dava bulunmadığından, başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- SONUÇ

13.12.2004 günlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a, 5.4.2012 günlü, 6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

1- 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının 'Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,' biçimindeki (a) bendinin,

2-2. maddesiyle eklenen Geçici 3. maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan 'Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla '' ibaresinin,

iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunun, Mahkeme'nin elinde başvuruya esas görülmekte olan bir dava bulunmadığından yetkisizlik nedeniyle REDDİNE, Serruh KALELİ ile Zühtü ARSLAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,31.5.2012 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞIOY

Başvuruda bulunan Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi infaz hakimliği sıfatı ile karar veren ÇAL Asliye Ceza Mahkemesi'nin, hükümlünün '6291 sayılı yasa hükümlerinden yararlanmaya ilişkin talebinin reddine' ilişkin kararını, hükümlünün itirazının kabulü ile ortadan kaldırmakta ve ancak bakmakta olduğu bu davada bu kararı vermesine sebep olan, yani uyguladığı 6291 sayılı Yasa'nın 105/A maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve geçici 3. maddesinin birinci fıkralarında yer alan ibarenin Anayasa'nın eşitlik ilkesini ihlal ettiği nedeniyle iptali istemi ile başvuruda bulunduğu görülmektedir.

İptalini istediği, anayasal ilkelere aykırı gördüğü kuralı uygulayarak hüküm kurup karar oluşturan mahkemenin yargı sürecindeki bu yargısal faaliyeti mahkememizce, hakimin dosyadan el çekmesi, dosyanın hitam bulması, görülmekte olan bir dava kalmaması olarak algılanmış ve bu nedenle de başvurusu reddedilmiştir.

Başvuran mahkemenin hüküm kurduktan sonra dosyadan el çektiği ve sorunu Anayasa Mahkemesi'ne götüremeyeceği anlayışı, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'ya aykırılıkları gidermeyi hedef alan asıl amacı ile çelişmektedir.

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun'un 40. maddesi, itirazen iptal istemi yoluna başvuru yapabilmesi için 'birdavaya bakmaktaolan mahkeme bu davada uygulanacak kanun hükümlerini anayasaya aykırı görürse' başvurabilir yetkisi vermektedir.

Sorun 6216 sayılı Yasa'nın 40. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'bir davaya bakmakta olan mahkeme' ibaresinden çıkmaktadır. Ayrıca yasa hiçbir yerinde mahkemenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısında olduğu kuralı uygulayıp hüküm kurduktan sonra kuralın Anayasa'ya aykırılığı nedeni ile Anayasa Mahkemesi'ne başvuramayacağına ilişkin bir SINIRLAMA getirmemiştir.

Bir an için yasa koyucunun amacının Anayasa'ya aykırı olduğu düşünülen bir kuralın hukuk dünyasından kaldırılması için bu kuralın kullanılarak hükmün kurulmasının engellenmesini amaçlandığı düşünülse de bu hipotez her zaman doğru sonuç vermeyecektir.

Amaçsal yorum, anayasal denetimin mahkemenin esas hakkında karar kurmadan yapılması yönünde olsaydı, başvuran mahkeme Anayasa Mahkemesi'nden netice karar gelmedikçe bakmakta bulunduğu dava ile ilgili bir hüküm kuramamasını gerektirecek; ancak 6216 sayılı Yasa'nın 40/5 fıkrasına göre ise Anayasa Mahkemesi'nden beş ay içinde başvurusuna ilişkin karar verilmediği taktirde, bu kez aykırı gördüğü-bildiği, kanısında olduğu kuralı kullanacak ve hüküm kurup davayı sonuçlandıracaktır.

Mahkemelerde bakılmakta olan davalarda öyle hal ve zorunlu anlar olabilir ki, kamu yararı ve sanık lehine zaruret ve usül, hakimin Anayasa'ya aykırı olduğunu düşündüğü kuralı dahi derhal uygulayıp esas hakkında hüküm kurmasını gerektirebilir.

Somut olayımızda da benzer durumu gerçekleşmiş, sanık lehine infaz

yasasında yapılan değişiklik gereği denetimli serbestlik hakkından yararlanma

talebi kabul edildiğinde, cezaevinden tahliye olmak suretiyle yararlanacak

sanık için infaz hakimliği sıfatı ile karar veren Çal Asliye Ceza Mahkemesi

anılan talebi reddetmiş iken, anılan karara karşı kendisine itiraz edilen

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi aksine sanık talebini yerinde görerek uygun ve

lehe olduğu kanaati ile sanığın özgürlükten derhal yararlanmasını teminen Çal

Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararını kaldırmış ancak itirazen iptalini istediği

ve sanığın tahliye ve denetimli serbestlik hakkından yararlanması için

uyguladığı bu kuralın yürürlük tarihi itibarı ile benzer durumdaki açık ceza

infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan mahkumlar arasında farklı uygulama

sonuçları yaratmasını, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık yarattığı

mülahazası ile anayasal denetimi nedeniyle mahkememiz önüne getirmiş olduğu

anlaşılmaktadır.

Başvuran mahkeme için, kuralın uygulanıp hüküm kurulmuş olması onu bir daha başvuramayacak yetkisiz bir mahkeme haline getirdiğinin kabulü halinde mahkemelerce somut olay benzerlerinde sanık lehine haklar kullandırılmayacak, Anayasa'ya aykırılık iddiasına karşı en azından Anayasa Mahkemesi'nden karar gelene kadar veya 6216 sayılı Yasa'nın 40/5 gereği beş ay erteleyecek ve esas hükmü kuramayacaktır.

Mahkememiz çoğunluk görüşü kabul olunduğunda, başvuracak mahkemenin, uygulanacak kuralı uygulamadan Anayasa Mahkemesi'ne itirazen iptal istemi ile getirmesi gerektiği düşüncesinin, hukuk pratiğinde çok çeşitli haksızlık ve hakkaniyetsizlik yaratacağını söylemede isabetsizlik yoktur. Asıl amacın ciddi bulunan aykırılıkların anayasal denetiminin yaptırılarak en kısa sürede ve hukuk düzenine katkı sağlamak olduğu kabul edildiğinde mahkememizin, bakılmakta olan dava ve yetkili mahkeme ifadesine getirdiği, hüküm kurmakla çözümlenecek dolayısı ile de denetlenecek ihtilaf kalmadığı sonucuna götüren dar yoruma katılma olanağı olmamıştır.

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

Anayasanın 152. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesi uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir şekilde Anayasa Mahkemesi'ne başvurur ve aykırılık kararı sonuçlanıncaya kadar davayı geri bırakır. Anayasa Mahkemesi beş ay içerisinde kararını vermezse itiraz yoluna başvuran mahkeme yürürlükteki kanun hükümlerine göre davayı sonuçlandırır.

Bu çerçevede somut olaya bakıldığında, infaz edilmekte olan 2 yıl 4 ay hapis cezası ile 6.000.- TL adli para cezasından çevrili 300 gün hapis cezası bulunan hükümlünün, 6291 sayılı Kanun'la 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen düzenlemelerden faydalanmak istediği, İnfaz Hakimliğinin bu yöndeki talebi reddetmesi üzerine bir üst mahkemeye itiraz ettiği görülmektedir.

İtiraz üzerine incelemeyi yapan mahkeme; (a) 2 yıl 4 ay hapis

cezasıyla ilgili olarak İnfaz Hakimliğinin red kararını kaldırmış, (b) para

cezasından çevrilmiş olan 300 gün hapis cezası bakımından da uygulanacak

kuralları Anayasaya aykırı görerek iptalleri için Anayasa Mahkemesi'ne

başvurmuştur. İtiraz yoluna başvuran mahkeme, 'işi biten infaz evraklarının'

İnfaz Hakimliğine iadesine ve itiraz konusu kuralların 'Anayasa'nın eşitlik

ilkesine aykırılık iddiası ile iptali yönüne gidilmekle, Anayasa Mahkemesinden

çıkacak karar sonrası değerlendirme yapılmasına (Adli Para cezasından çevrilme

hapis cezasına ilişkin hükümle ilgili olarak)' karar vermiştir. Mahkeme, bu

durumu karar günü kaleme aldığı 27.04.2012 tarihli gerekçeli itiraz

başvurusunda şu şekilde ifade etmiştir: 'Mahkememizin 2012/415 D.İş sayılı

dosyasında Adli Para Cezasından çevrilme hapis cezası yönünden Anayasa

Mahkemesi karar sonucunun beklenmesine oy birliğiyle karar verildi.' Bu ifadelerden,

itiraz yoluna başvuran Mahkemenin önünde bakılmakta olan bir dava bulunduğu

anlaşılmaktadır.

Çoğunluk görüşüne katılarak, bir an için itiraz yoluna başvuran

mahkemenin '300 gün hapis cezasının infazını durdurduğu'nu ve 'elinde herhangi

bir dosya veya evrak da bulunmadığı'nı kabul etsek bile sonuç değişmeyebilir.

Hürriyeti tahdit gibi önemli ve acil karar vermeyi gerektiren konularda

'bakılmakta olan dava' kavramının geniş yorumlanması gerekir. İtiraz yoluna

başvurulduğu sırada ilgili mahkemenin önünde usulüne uygun açılmış bir davanın

varlığı yeterli olmalıdır. Anayasa Mahkemesi'ne başvuru kararı alınmasından

itibaren, başvuruyu yapan mahkemenin davayı geri bırakması veya

sonuçlandırması, somut davanın sonucunu etkilemekle birlikte, Anayasaya

aykırılık denetimiyle doğrudan ilgili değildir. Anayasa Mahkemesi'nin yapacağı

denetim artık sadece bakılmakta olan davayı ilgilendiren bir denetim olmaktan

çıkmakta, Anayasaya aykırılığı konusunda tereddüt oluşan kuralla ilgili nihai

kararın verilmesi meselesine dönüşmektedir. İtiraz üzerine verilecek kararın

amacı da, dava konusu somut olaydaki uyuşmazlığı gidermenin ötesinde, Anayasaya

aykırı kuralları mevzuattan ayıklamak ve benzer uyuşmazlıklarda oluşabilecek

Anayasaya aykırılık tereddütlerini gidermektir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi bir çok kararında 'bakılmakta olan dava' kavramını esnek yorumlamış, itiraz başvurusu yapıldıktan sonra davanın ortadan kalkmasını itirazın devamına engel görmemiştir. Mahkeme 18.12.1967 günlü E.1966/31 sayılı kararında, itiraz yolunun amacını, 'belli bir dâvada Anayasa'ya uygun bir hukukî durumun gerçekleşmesinin sağlanması ile yetinilmesi değil, belkibelli bir dâva dolayısiyleAnayasa'ya aykırı olan bir hükmün ayıklanması ve böylece bütün hukuk düzeni bakımından Anayasa'ya uygun bir durumun gerçekleştirilmesinin sağlanması' olarak belirlemiştir.

İtiraz yolunun bu genel amacı dikkate alındığında, bir davaya bakan mahkemenin eş zamanlı olarak aynı kararla hem Anayasaya aykırı gördüğü kuralları uygulayarak davayı sonuçlandırması hem de Anayasa Mahkemesi'ne başvurması istisnai ve zorunlu durumlarda kabul edilebilmelidir. Esasen, davaya bakmakta olan mahkemenin beş aylık süre içerisinde Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararı beklemeden, önündeki davayı itiraz başvurusunu yaptığı sırada ya da daha sonra karara bağlaması arasında anayasallık denetimi açısından fark yoktur.

Somut olayda, hürriyeti tahdit gibi son derece önemli ve acil bir konuya bakan mahkeme, mahkumun infaz edilmekte olan cezasıyla (2 yıl 4 ay hapis) ilgili uyuşmazlığı itiraz konusu kuralları uygulamak suretiyle karara bağlamış, henüz infazına başlanmamış cezası (300 gün hapis) bakımından da uygulanacak kuralları Anayasa Mahkemesi'ne getirmiştir. İlgili mahkemenin, her halükarda, 'belli bir dâva dolayısiyle' bu başvuruyu yaptığı açıktır. Mahkememizin de bu vesileyle 'bütün hukuk düzeni bakımından Anayasa'ya uygun bir durumun gerçekleştirilmesi'ne yönelik olarak işin esasına bakması gerekirdi.

Bu gerekçelerle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Zühtü

ARSLAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2012/57, K. 2012/85, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iı- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
  7. Iıı- İlk İnceleme
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Kantarcıoğlu
  12. Özgüldür
  13. Kömürcü
  14. Üstün
  15. Yıldırım
  16. Necipoğlu
  17. Dursun
  18. Tercan
  19. Karşıoy
  20. Topal
  21. Arslan
  22. Karşıoy Gerekçesi
  23. Kaleli
  24. Arslan
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2012/57
Karar No
2012/85
Tarih
31 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2011/132 K.2012/82
  • AYM Norm Denetimi E.2011/44 K.2012/99
  • AYM Norm Denetimi E.2012/24 K.2012/95
  • AYM Norm Denetimi E.2011/10 K.2012/98
  • AYM Norm Denetimi E.2011/138 K.2012/94
  • AYM Norm Denetimi E.2012/59 K.2012/97

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.