İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/4 K.2013/35

R.G. Tarih-Sayı :18.04.2013-28622

Esas2013/4Karar2013/35Tarih28 Şubat 2013Okuma7 dk · 1.380 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Şubat 2013
Esas Sayısı
2013/4
Karar Sayısı
2013/35
Karar Günü
28.2.2013
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.380 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

R.G. Tarih-Sayı :18.04.2013-28622

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

İspir Kadastro Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

26.1.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrasının 'Taraflardan hiçbiri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz.' biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'nın 36. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespit edilmesine karşı açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

26.1.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 29. maddesi şöyledir:

'Madde 29- Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.

Bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir. Mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denilmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir. Dava sırasında davalının davadan önce öldüğünün anlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhine devam edilir.

Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.

Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.'

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. maddesine dayanılmış, 141. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü gereğince Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 31.1.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, kadastro mahkemelerinde dosyanın işlemden kaldırılmasını yasaklayan düzenlemenin, davacıların davalarını takip etme niyetinde olmadığı durumlarda yargılamanın sürüncemede kalmasına yol açtığı ve bu suretle davalıların adil yargılanma haklarının ihlal edildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

12.1.2011 günlü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hukuk mahkemelerinde uygulanacak yargılama usullerini düzenlemektedir. Anılan Kanun'un 150. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmemeleri durumunda üç ay süreyle dosyanın işlemden kaldırılması, üç ayın sonunda yenilenmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi öngörülmektedir.

3402 sayılı Kanun ile özel yetkili bir asliye hukuk mahkemesi

olarak kurulan ve kadastro süresiyle sınırlı olarak kadastroya veya kadastro

ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümlemekle görevli kılınan kadastro

mahkemelerinde de kural olarak 6100 sayılı Kanun uygulanmaktadır. Bununla

birlikte 3402 sayılı Kanun'da kadastro mahkemelerindeki yargılamalara ilişkin

özel hükümler de yer almaktadır. 3402 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da

içeren 29. maddesi, kadastro mahkemelerinde uygulanacak özel hükümlerden

bazılarını düzenlemektedir. Anılan maddenin birinci fıkrasının birinci

cümlesinde, usulüne uygun olarak duruşma tebligatı gönderilen tarafların

duruşmaya gelmemeleri durumunda yargılamanın tarafların yokluğunda yapılacağı

belirtilmiş, itiraz konusu ikinci cümlesinde ise tarafların hiçbirinin

gelmemesi durumunda dosyanın işlemden kaldırılmayacağı hükme bağlanmıştır. Buna

göre, kadastro mahkemelerinde 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi uyarınca

dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına

karar verilmesi mümkün değildir.

Anayasanın 142. maddesinde, 'Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.' hükmüne yer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa'nın temel ilkelerine ve Anayasa'da öngörülen güvence kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, yargılama usullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamda getirilen usul kurallarının, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen 'adil yargılanma hakkı'nın öngördüğü güvencelere aykırılık taşımaması bir zorunluluktur.

Yargılamada taraflara belirli usuli güvenceler sağlayan adil

yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri de, 'makul sürede

yargılanma' ilkesidir. Anayasa'nın 141. maddesinde, 'Davaların

en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının

görevidir.' denilmek suretiyle davaların makul bir süre içinde

bitirilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet,

yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin çareler oluşturmak

zorundadır. Bu bağlamda hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün,

yargılamaların makul süre içerisinde bitirilmesini olanaklı kılacak şekilde

düzenlenmesi ve davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarına

yer verilmemesi, mahkemelerin nicelik ve nitelik bakımından yeterli miktarda

insan kaynağı, araç ve gereçlerle donatılması makul sürede yargılanma ilkesinin

bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerin ve öngörülen

çarelerin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun

bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerektiği de tartışmasızdır. Bu

ilkelere uygun olmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek kanun koyucunun

takdirindedir.

Kadastro mahkemelerinde görülen davanın konusu, ülkedeki taşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilerek hukuki durumlarının tespit edilmesi ve bu suretle Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilinin kurulması amacıyla kamu otoritelerince yürütülen kadastro faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklardır. Kadastro mahkemelerinin kuruluş amacı, kadastro tespitlerine ilişkin bu uyuşmazlıkları süratli bir şekilde sonuçlandırmak ve mülkiyet durumunu kesinleştirmektir. Bu suretle Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilinin oluşturulmasının hızlandırılması hedeflenmektedir.

Kadastro mahkemesinde görülen davaların büyük bir

çoğunluğunu, kadastro idaresinin kamu gücüne dayanarak yaptığı kadastro

tespitine karşı 30 günlük askı ilan süresi içinde açılan davalar

oluşturmaktadır. Bununla birlikte, mahallî hukuk mahkemelerinde görülmekte olan

kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin

davalar ile kadastro komisyonları tarafından resen kadastro mahkemesine

gönderilen uyuşmazlıklara ilişkin davalar da kadastro mahkemesinde

görülmektedir. Mahallî hukuk mahkemelerinden kadastro mahkemesine devredilen

dava ve işler ile kadastro komisyonları tarafından resen kadastro mahkemesine

gönderilen uyuşmazlıklarda taşınmazın maliki kadastro idaresince değil,

doğrudan kadastro mahkemesince saptanmaktadır. Bu gibi durumlarda kadastro mahkemesinin

usuli bir kararla davayı sonuçlandırması mümkün olmayıp, uyuşmazlığın esasını

inceleyerek taşınmazın malikini tespit eden bir karar vermesi zorunludur.

6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde düzenlenen 'dosyanın işlemden kaldırılması', hukuk davalarında, tarafları ve özellikle davacıyı, davasını takip etmede özenli davranmaya zorlamak ve tarafların davalarını takibe niyetli olmadığı durumlarda yargılamanın sürüncemede kalmasını ve gereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla kabul edilen bir usul hukuku müessesesidir. Bu anlamda, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde yer alan düzenlemenin, yargılamanın makul sürede bitirilmesini sağlamaya yönelik oluşturulmuş etkin bir çare olduğu söylenebilir.

Ancak, kadastro mahkemelerinin yukarıda belirtilen amacı ve

görevleri dikkate alındığında bu hükmün, kadastro mahkemelerinde görülen bazı

uyuşmazlıklar yönünden uygulanmasının uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Zira

kadastro yargılamasında dosyanın işlemden kaldırılmasının ve sonrasında da

davanın açılmamış sayılmasının olanaklı kılınması, taşınmaz malikinin doğrudan

kadastro mahkemesince tespit edilmesini gerektiren mahallî hukuk

mahkemelerinden kadastro mahkemesine devredilen dava ve işler ile kadastro

komisyonları tarafından resen kadastro mahkemesine gönderilen

uyuşmazlıklarda, taşınmaz malikinin tespit edilememesine ve belirsizliğin

devam etmesine neden olacaktır. Kamu düzenini sarsıcı nitelikte mağduriyetlere

yol açacak olan bu durumun, kamu yararı amacıyla bağdaşmadığı açıktır.

Öte yandan kadastro idaresince yapılan bir tespite dayanan ve otuz

günlük askı ilan süresi içinde açılan davalarda, davanın açılmamış sayılması

kararı verilmesi durumunda idarece yapılan tescilin kesinleşeceği ve tespit

gibi tescil yapılacağı tartışmasız ise de 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin

üçüncü fıkrası uyarınca aynı davanın, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren

on yıl içinde tekrar açılması mümkündür. Mahkemenin uyuşmazlığı esastan çözerek

kesin hüküm teşkil eden bir karar vermesi durumunda ise aynı davanın bir daha

açılması mümkün olmayacak ve bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu

sicil sisteminin oluşturulması hızlanmış olacaktır. Bu bakımdan otuz

günlük askı ilan süresi içinde açılan davalarda da kadastro mahkemesinin

esastan kesin hüküm teşkil eden bir karar vermesinde kamu yararı bulunduğu

anlaşılmaktadır.

Tüm bu hususlar gözetildiğinde, kanun koyucunun itiraz konusu

kuralla, kadastro mahkemelerinde dosyanın işlemden kaldırılmasını

yasaklamasının, kadastro mahkemesince işin esasına girilerek taşınmazın

sınırlarını ve malikini tespit eden bir karar verilmesini sağlamaya yönelik bir

tedbir olduğu ve tek başına bu yasağın, adil yargılanma hakkının ihlaline yol

açmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, kanun koyucu, bir yandan işin

esasına ilişkin karar verilmesini sağlamak amacıyla dosyanın işlemden

kaldırılması yasağı öngörürken, diğer yandan kadastro hâkimini resen araştırma

yetkisiyle donatmak ve ayrıca tarafların yokluğunda yargılama yapılması

zorunluluğu getirmek suretiyle kadastro yargılamasının makul bir süre

içerisinde bitirilmesini sağlamaya yönelik tedbirler almıştır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrasının 'Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz.' biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 28.2.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/4, K. 2013/35, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/4
Karar No
2013/35
Tarih
28 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2011/20 K.2013/41
  • AYM Norm Denetimi E.2011/65 K.2013/49
  • AYM Norm Denetimi E.2012/76 K.2013/44
  • AYM Norm Denetimi E.2012/129 K.2013/40
  • AYM Norm Denetimi E.2013/5 K.2013/46
  • AYM Norm Denetimi E.2012/137 K.2013/45

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.