İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/76 K.2013/144

üyeleri M. Akif HAMZAÇEBİ ve Engin ALTAY ile birlikte 122 milletvekili

Esas2013/76Karar2013/144Tarih28 Kasım 2013Okuma11 dk · 2.285 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Kasım 2013
Esas Sayısı
2013/76
Karar Sayısı
2013/144
Karar Günü
28.11.2013
R.G. Tarih-Sayı
18.9.2014-29123
İptal davasını açan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.285 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

üyeleri M. Akif HAMZAÇEBİ ve Engin ALTAY ile birlikte 122 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU : 17.4.2013

günlü, 6460 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesinin Anayasa'nın 2., 5., 11., 42. ve 174. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

Kanun'un 13. maddesi şöyledir:

"MADDE 13- 26/9/2004

tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 263 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır."

B- İlgili Görülen Yasa Kuralı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan 263. maddesi şöyledir:

"Kanuna aykırı eğitim kurumu

MADDE 263- Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır."

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 5., 11., 42. ve 174. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 10.7.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin ise esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Davut BÜLBÜL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava dilekçesinde, kanuna aykırı eğitim kurumlarının açılıp

işletilmesinin suç olmaktan çıkarılmasıyla illegal eğitim kurumlarının açılması

ve çalıştırılmasının özendirildiği, Anayasayla teminat altına alınan laiklik

ilkesini ihlal eden eğitim anlayışının serbest ve yaptırımsız kaldığı, böyle

bir ceza politikasının Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen "hukuk

devleti" ilkesine aykırı olduğu, söz konusu kurumlarda öğretmenlik

yapanların cezadan, kurumların da kapatılmaktan kurtarıldığı, Anayasa'nın 42.

maddesinde Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda ve çağdaş bilim ve eğitim

esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamayacağının açıkça

vurgulandığı hâlde iptali istenen kuralın zaman içinde yasal olmayan eğitim

kurumları aracılığı ile Anayasa'nın 24. maddesine aykırı biçimde dinin siyasete

alet edilmesine zemin hazırlayacağı, düzenlemenin terörist ve bölücü eğitim

vermek amacıyla eğitim kurumu açılmasına da imkan sağlayacağı belirtilerek

kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 11., 42. ve 174. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

Dava konusu kuralla 5237 sayılı Kanun'un, kanuna aykırı eğitim kurumu açma ve işletmenin suç olduğunu belirten 263. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Dava konusu kurala ilişkin gerekçeden, kanun koyucunun, 5237 sayılı Kanun'un 263. maddesini çağdaş hukuki düzenleme ve uygulamalar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları ve demokratik hukuk devletlerinde kanuna aykırı eğitim kurumu açma ve işletmenin ancak idari yaptırımı gerektiren fiiller olarak görülmesini gözeterek yürürlükten kaldırdığı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir.

Ceza hukuku, toplumların kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal ve ekonomik yaşantısıyla yakından ilgilidir. Devlet, tercih ettiği ceza siyasetine uygun olarak suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunabilir. Bu bağlamda kanun koyucu, Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağını belirleme konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Kanun koyucu, belirlenen suç politikası gereğince kanuna aykırı eğitim kurumu açma ve işletme eylemlerini belli bir yaptırıma bağlayıp bağlamamak veya yaptırım uygulanacaksa bu yaptırımın cezai veya idari nitelikte olup olmamasına karar verme yetkisine sahiptir. Dava konusu kural ile çağdaş hukuki düzenleme ve uygulamaları dikkate alan kanun koyucu, bu konudaki takdir yetkisini kullanarak kanuna aykırı biçimde eğitim kurumu açma veya işletme eylemlerini suç olmaktan çıkarmıştır.

Diğer taraftan, Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı ve bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamayacağı düzenlenmiştir.

Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkelerin

yer aldığı 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Genel Amaçlar"

başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde, Türk milli

eğitiminin genel amacının, Türk Milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap

ve ilkelerine ve Anayasa'da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı;

Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini

benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima

yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasa'nın Başlangıç'ındaki temel

ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye

Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline

getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek olduğu belirtilmiştir. Yine anılan

Kanun'un "Özel Amaçlar" başlıklı 3. maddesinde, Türk eğitim ve

öğretim sisteminin, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenleneceği ve

çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçlarının, genel amaçlara

ve Kanun'da sıralanan temel ilkelere uygun olarak tespit edileceği; "Atatürk

İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği" başlıklı 10. maddesinin

birinci fıkrasında ise eğitim sisteminin her derece ve türü ile ilgili ders

programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde

Atatürk inkılap ve ilkeleri ve Anayasa'da ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliğinin

esas alınacağı belirtilmiştir.

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı

2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde kurumların, okul öncesi eğitim,

ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan

öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kurslarını, hizmet içi

eğitim merkezlerini, öğrenci etüt eğitim merkezlerini, özel eğitim ve

rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade ettiği;

anılan Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrasında ise kurumlarda eğitim-öğretim

ve yönetimin, 1739 sayılı Kanun'da ifade edilen Türk Millî Eğitiminin genel

amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yürütüleceği öngörülmüştür. Yine aynı

Kanun'un "Kurum Açma İzninin İptali, Kurumun Kapatılması, Devri ve

Nakli" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, amacı dışında

kullanıldığı tespit edilen kurumun, kurum açma izinlerinin iptal edileceği;

ikinci fıkrasında, 1739 sayılı Kanun'un genel ve özel amaçlarıyla temel ilkelerine

uymayan kurumların sürekli olarak kurum açma izni veren makam tarafından

kapatılacağı, beşinci fıkrasında ise kapanan veya kapatılan kurumun,

mühürlerini, yönetici, öğretmen ve öğrencilerle ilgili bütün defterlerini,

dosyalarını ve diğer evrakını ilgili valiliğe devir ve teslim etmeye mecbur

olduğu, devir ve teslimden kaçınan veya bu görevi savsaklayan kurucu veya

kurucu temsilcisi hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinin

uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Görüldüğü üzere kanun koyucu, Türk milli eğitiminin esas ve ilkelerini ve bunlara aykırılığın müeyyidelerini eğitim ve öğretime ilişkin özel kanunlarla belirlemiştir. Dolayısıyla, kanun koyucunun takdir yetkisine dayanarak yaptığı dava konusu düzenlemeyle suç olmaktan çıkarılan eylemlerin yaptırımsız bırakıldığından ve eğitimin anayasal esaslarının kaldırıldığından söz edilemez. Kaldı ki, Anayasa'da kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişiye adli ceza verileceğine ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 42. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa'nın 5., 11. ve 174. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamıştır.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

17.4.2013 günlü, 6460 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesine yönelik iptal istemi, 28.11.2013 günlü, E.2013/76, K.2013/144 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddeye ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 28.11.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

17.4.2013 günlü, 6460 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 28.11.2013 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

KARŞIOY GEREKÇESİ

İptali istenilen kural, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 263. maddesindeki"Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır." biçimindeki hükmü yürürlükten kaldırmıştır.

Yürürlükten kaldırılan maddenin yasaya aykırı eğitim kurumu açma ve bunları işletme eylemlerini suç olarak tanımlamasının amacı, eğitim kurumlarını Devlet'in gözetim ve denetimi altında tutarak, eğitim ve öğretim hakkının kötüye kullanılıp, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerlerinin açılmasını önleyerek, kimi yöntemlerle gençlerin çağdışı, bölücü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine aykırı biçimde eğitilmelerini engellemek olduğu açıktır.

Anayasa'nın 42. maddesinde, eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılacağı öngörülmüş ve öngörülen bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamayacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, sözü edilen esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılmasını Anayasa açıkça yasaklamıştır. Anayasa'da öngörülen bu yasağın etkinliğinin sağlanabilmesinin ise, ancak, yasak olarak belirtilen fiillerin caydırıcı bir yaptırıma bağlanması ile mümkün olacağında duraksama bulunmamaktadır.

Kanunlara aykırılıkların önlenmesi Devlet'in varlık sebebi ve güven içinde bir arada yaşamanın vazgeçilmez koşuludur. Anayasa'nın 42. maddesinde de Devlet'e bu amaçla gerekli olan kanunları yapma görevi verilmiştir.

Yürürlükten kaldırılan kural, eğitim ve öğretim kurumları açılması

ile ilgili kanuna aykırılıkları önlemek için getirilmiş olan ve özgürlüğü

bağlayıcı nitelikte yaptırım içeren ceza hukukuna ilişkin bir düzenlemedir.

Ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler de belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması,

suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla

karşılanmaları gerektiği konuları yasa koyucunun takdir yetkisi içinde

bulunmakta ise de bu yetkinin Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun

ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla kullanılması gerekir. İptali istenilen

kural ile yürürlükten kaldırılan hükmün, Anayasa'nın çağdaş bir eğitim ve

öğretimin sağlanmasını temin için esaslar öngörmek ve bu esaslara aykırılıkları

yasaklamak suretiyle temel bir ilke olarak belirlediği 42. maddesini,

yürürlükten kaldırılan kural yerine başka bir düzenleme de yapmamak suretiyle

etkisiz hale getirmektedir. Bu etkisizleştirmenin ise Anayasa'nın 42. maddesini

ihlal eder nitelikte olduğunun kabulünde tereddüt bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle kuralın iptali gerekir.

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

KARŞIOY GEREKÇESİ

İptal davasına konu 17.4.2013 tarih ve 6460 sayılı Kanun'un

13. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kanuna aykırı

eğitim kurumu" başlıklı 263. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Anılan

düzenlemenin tarihçesine bakıldığında, mülga 765 sayılı Türk Ceza

Kanunu'nun kabulüyle birlikte 1926 tarihinden itibaren 261. madde olarak

bir suç şeklinde ihdas edildiği, 3531 ve 1490 sayılı Kanunlarla suçun öngörülen

cezasında kimi değişiklikler yapıldığı, 5237 sayılı Yeni Türk Ceza

Kanunu'nda da bu kez 263. madde olarak sözkonusu suç tipinin

muhafaza edildiği ve 5377 sayılı Kanunla suçun öngörülen cezasında

değişiklik yapıldığı, 6460 sayılı Kanunla sözkonu fiilin suç olmaktan

çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, "Kanuna aykırı eğitim

kurumu" açmak fiili 87 yıl bir suç olarak Türk Ceza Kanunu sistematiğinde

yer almış; 6460 sayılı Kanunla artık suç olmaktan çıkarılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 15.10.2009 tarih ve E.2007/16, K.2009/147

sayılı kararında belirtildiği üzere, yasaların kamu yararının sağlanması

amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet

ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Bu nedenle

yasakoyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal

sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde

tutarak kullanması gerekir. Önceki kuralların yeni yasayla değiştirilmesi ya da

dava konusunda olduğu gibi tümüyle yürürlükten kaldırılması bir yasama

tasarrufu olup, yasakoyucunun takdir yetkisindedir. Ne var ki işaret edilen

Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, yürürlükten kaldırılan

kurallar da yasama tasarrufu olmakla beraber, Yasakoyucu bu yetkisini

kullanırken Anayasa'ya bağlı kalmak durumundadır. Nitekim sözkonusu kararda,

avukatlık stajı ile ilgili düzenlemenin yürürlükten kaldırılması

ile ilgili yasama tasarrufunun iptali yoluna gidilmiştir. Yine Anayasa

Mahkemesinin 5.3.2009 tarih ve E.2005/79, K.2009/38 sayılı kararında işaret

edildiği üzere, suç oluşturan eylemde ceza miktarı ve yaptırımlar yönünden yeni

kurallar öngörülmesi, ceza siyasetine uygun olarak yasakoyucunun takdir

yetkisinde olup; suça öngörülen cezada azaltma yoluna gidilmesinin yerinde olup

olmadığı, bunun zararlı sonuçlara yol açıp açmayacağı hususları Anayasal

denetimin konusu dışındadır. Ancak davanın somutunda bu değerlendirmelerin

dışına taşıldığı görülmektedir. Gerçekten, Anayasa'nın Başlangıç'ı (3. ve 5.

paragraflar), 2, 3, 5, 11, 14 (1. ve 3. paragraflar), 24 (4. ve 5.

paragraflar), 27 (2. paragraf), 42 (3., 4., 8. ve 9. paragraflar) ve 174.

maddeleri ile korunan müesses nizamın ceza hukuku alanındaki somut yansıması

olan kural (TCK. Md. 263) tamamen yürürlükten kaldırılmak suretiyle sözkonusu

fiili işleyenler yönünden ceza yaptırımına son verilmiş; böylelikle bu suçun

failleri idari para cezası ya da kimi özel kanunlardaki idari tedbirler

dışında ceza hukukunun ilgi alanı dışına çıkarılmışlardır. Oysa ceza

hukuku Anayasa'nın öngördüğü hukuk devletinin de gerçekleşmesinde ve

korunmasında çok önemli bir işleve sahiptir. Yürürlükten kaldırılan kural da bu

mahiyeti itibariyle 87 yıldır bu fonksiyonu icra etmekteyken, iptal istemine

konu kuralla yürürlükten kaldırılmış; böylelikle Anayasa'nın işaret edilen ilkeleri,

bu yöndeki fiiller bakımından korumasız kalmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu kuralın Anayasa'nın belirtilen hükümlerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanısına vardığımızdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.

Üye

Mehmet ERTEN

KARŞIOY YAZISI

6460 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 263. maddesi yürürlükten kaldırılmış; bu değişiklik sonucunda kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişiler için öngörülen üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası, mevzuatımızdan çıkarılmıştır.

Yasa koyucunun Anayasal çerçeve içerisinde kalmak koşuluyla kendi ceza siyasetine uygun olan yaptırımları belirleme, ceza yaptırımlarını değiştirme veya kaldırma yetkisi olduğu hususunda duraksama yok ise de;

Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 42. ve 174. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerine, milli eğitimin amaçlarına, ulusal birlik ve bütünlüğüne, kamu düzenine aykırı eğitim faaliyetlerine karşı devletin lakayıt veya tarafsız kalamayacağı açıktır. Bu nedenle anılan amaçlara aykırı sonuçlara yol açacak yasa dışı eğitim faaliyetlerine karşı az veya çok yaptırım öngörülmesi, devletin ihmal edemeyeceği görevlerindendir. Ceza siyaseti gereği suç ve cezaları ve cezaların tür ve miktarlarını belirleme yetkisi olan yasa koyucunun bu konudaki takdir alanı sınırsız değildir. Yaptırımın anlamsız ve şekli değil, gerçekten caydırıcılığa sahip olması gerekir.

İptali istenen yasa kuralı, mevcut (ve zaten yetersiz) yaptırımı tamamen ortadan kaldırmakla, devletin bu konuda Anayasal düzeni korumak konusundaki görevlerini layıkıyla yapamaz hale gelmesi sonucunu doğurduğundan, Anayasa'ya uyarlık taşımamaktadır. Bu nedenle, her ne kadar iptal kararı üzerine eski yaptırım yeniden yürürlüğe girmeyecek ise de durumun tespiti bakımından iptal kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜ

R

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/76, K. 2013/144, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu : 17.4.2013
  4. Iı- Yasa Metinleri
  5. "Madde 13- 26/9/2004
  6. Iıı- İlk İnceleme
  7. Iv- Esasın İncelenmesi
  8. V- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. M. Emin KUZ
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Karşıoy Yazısı
  17. R
  18. Perktaş
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/76
Karar No
2013/144
Tarih
28 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/74 K.2013/143
  • AYM Norm Denetimi E.2013/10 K.2013/130
  • AYM Norm Denetimi E.2013/46 K.2013/140
  • AYM Norm Denetimi E.2013/119 K.2013/141
  • AYM Norm Denetimi E.2013/121 K.2013/127
  • AYM Norm Denetimi E.2013/132 K.2013/135

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.