İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/103 K.2014/199

Ağır Ceza Mahkemesi

Esas2014/103Karar2014/199Tarih25 Aralık 2014Okuma10 dk · 2.099 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Aralık 2014
Esas Sayısı
2014/103
Karar Sayısı
2014/199
R.G. Tarih-Sayı
21.5.2015-29362
İtiraz yoluna başvuran
Nevşehir
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.099 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

Ağır Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinin;

1- Birinci fıkrasında yer alan ".gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler." ibaresinin,

2- İkinci fıkrasının ".ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur." bölümünün,

Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 37. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Sanık hakkında, Bankacılık Kanunu'nda yer alan nitelikli zimmet suçunu işlediği ileri sürülerek açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 160. maddesi şöyledir:

"Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur.

Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bir bankanın;

hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulundurmuş olan gerçek kişi

ortaklarının, kredi kuruluşunun kaynaklarını, kredi kuruluşunun emin bir

şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak

kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, kredi

kuruluşunu her ne suretle olursa olsun zarara uğratmaları zimmet olarak kabul

edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar hapis ve

yirmibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının

miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen

zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.

Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 37. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 142. ve 167. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Serruh KALELİ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 28.5.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Kanun'un 160. Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan ".gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler." İbaresi ile İkinci Fıkrasının "Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur." Bölümünün İncelenmesi

Başvuru kararında, bankanın uğradığı zararın ödenmemesi hâlinde banka zimmeti suçunu işleyenler hakkında karar veren ceza mahkemesinin bu zararın tazminine de karar vermesine ilişkin itiraz konusu kuralların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiş bulunan zimmet suçunu işleyenler hakkında öngörülmediği, kuralların, kişilerin iddia ve savunma haklarını kısıtladığı ve hukuk mahkemesi önünde daha kapsamlı savunma yapılmasını engellediği, bu nedenlerle Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 37. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 142. ve 167. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

Kanun'un 160. maddesinin itiraz konusu kuralların da yer aldığı

birinci ve ikinci fıkralarında, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine

devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para

yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da

başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer

mensupların, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para

cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm

edileceği; suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli

davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve

yirmibin güne kadar adli para cezası verileceği; ancak, adli para cezasının

miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağı, ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde

mahkemece resen ödettirilmesine hükmolunacağı öngörülmektedir. İtiraz

konusu kurallarla, banka zimmeti suçunu işleyenler hakkında mahkûmiyet

kararı veren ceza mahkemesinin, bankanın uğradığı zararın ödenmemesi hâlinde bu

zararın tazminine de karar vereceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu, Anayasa'ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." denilerek yargı mercilerine davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.

Anayasa'nın 142. maddesinde, "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir."hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa'nın 167. maddesinin birinci fıkrasında ise "Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır." denilmiştir.

Devlet, tasarrufları korumak ve biriken tasarrufların milli ekonominin gereklerine göre kullanılmalarını sağlamakla görevli olup bu görevini yerine getirebilmek için para ve kredi piyasalarını düzenleme ve denetleme gereksinimi duyabilir ya da bu sistemi yönlendirebilir. Devletin para, kredi ve sermaye politikalarının oluşmasında ve saptanmış politikaların uygulanması konusunda sahip olduğu ekonomik görevlerini ve amaçlarını gerçekleştirebilmesi için, ulusal ekonominin gereklerine uygun olarak düzenlemeler yapmak, bunları değiştirmek ve kaldırmak anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun yetkisindedir.

Bankalar, bir taraftan tasarruf sahiplerinin birikimlerini

değerlendirmekte, bir taraftan da yatırımcılara ve diğer ihtiyaç sahiplerine

kredi vererek ekonominin işleyişine katkı sağlamaktadırlar. Bir güven kurumu

olan bankaların, mevduat kabul etmek, mevduat sahiplerini yönlendirerek

malvarlığına ilişkin değerleri idare etmek ve finans piyasalarındaki ödeme

trafiğini yönetmek gibi ülke ekonomisinde yaygın ve etkin

işlevi bulunmaktadır. Bu nedenle, sistemde meydana gelecek bir

aksaklık veya çöküntü bütün ekonomik sistemi

etkileyebilmektedir. Dolayısıyla aslında özel girişim olan bankacılık

sektörünün Devlet denetimi ve gözetimi altında yürütülmesi ve koruma altına

alınması bir gereklilik olup bu bağlamda bankaların alacaklarının korunması ile

ilgili olarak özel düzenlemeler yapılabilir.

İtiraz konusu kurallar, banka zimmeti suçundan mahkûmiyet kararı veren ceza mahkemesinin bankanın uğradığı zararın tazminine de karar vermesine ilişkin görevli mahkemeyi belirleyen usul hukuku kurallarıdır. Bir bankanın mali bünyesinde oluşan sorunların başta tasarruf sahipleri olmak üzere tüm ekonomiyi etkilediği dikkate alındığında, finans piyasalarında güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması ile etkin, sağlıklı ve büyüyen bir mali sistemin devam etmesini sağlamaya yönelik olarak bankacılık sektörünün sağlıklı ve düzenli işlemesini amaçlayan kuralların Anayasa'ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Öte yandan, düzenlemenin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik

adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesini engelleyeceği de söylenemez.

Zira ceza mahkemesi de hukuk mahkemesi gibi bankanın uğradığı zarar miktarını

belirleyip bunun tazminine karar verecektir. Ceza mahkemesinde yapılan

yargılamada delil serbestliği ilkesinin geçerli olduğu da dikkate alındığında

tarafların tazminata ilişkin savunma yapmalarını veya delil sunmalarını

engelleyen bir durum yoktur. Ayrıca mahkemelere verilen görev ve yetkileri

kullanan hâkimlerin tarafsızlığı, bağımsızlığı, Anayasa ve yasalara

bağlılıkları açısından ceza mahkemeleri ile hukuk mahkemeleri arasında bir

farklılık olduğu söylenemez. Bu bağlamda davanın taraflarının bir yargı

mercii önünde sahip oldukları anayasal haklarını engellemeyen itiraz

konusu kurallarda hak arama özgürlüğüne ve adil yargılanma hakkına aykırı

bir yön bulunmamaktadır.

İtiraz konusu kurallarla bankanın uğradığı zararın tazminine karar verecek görevli mahkemenin belirlenmesi Anayasa'nın 142. maddesi kapsamında kanun koyucunun takdir alanı içindedir.

Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "kanun önünde

eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu

ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin

amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı

tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar

uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önünde

eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları

ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal

durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi

zedelenmez. Para ikrazı işleriyle uğraşan, mevduat kabul eden, sermaye

teşekkülüne hizmet eden bankaların, ülke ekonomisinin hassas kesimi olan

kredi piyasasında faaliyet göstermeleri nedeniyle bunların alacaklarının

korunması ile ilgili olarak özel düzenlemeler getirilebilir. Bu nedenle

bankalar dışındaki diğer alacaklılar ya da borçlular ile aynı konumda bulunmayan

bankalar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 10., 36., 142. ve 167. maddelerine aykırı değildir. İptal istemlerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa'nın 37. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

B- Kanun'un 160. Maddesinin İkinci Fıkrasının ".ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz." Bölümünün İncelenmesi

Başvuru kararında, ölçülü olmayan ve aynı fiil için 5237 sayılı Kanun'a göre daha ağır bir yaptırım öngören itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralla, banka zimmeti suçunun nitelikli hâlinde yirmibin güne kadar olan adli para cezasının miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağı öngörülmektedir.

Hukuk devletinde, ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu, Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçüde ceza yaptırımları veya ceza yaptırımına seçenek yaptırımlarla karşılanacağı, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öge olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir. Hukuk devletinin önemli ilkelerinden birisi ölçülülük ilkesidir. Buna göre, hak ve özgürlüklerin kullanım alanına ilişkin kuralların hakkaniyete uygun, dengeli ve ölçülü bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Finans piyasalarına ve finans kurumlarına güvenin sağlanması, kamu

düzeni ve güvenliğinin temininden ayrı değerlendirilebilecek bir husus olmayıp,

bu düzenin ve güvenliğin sağlanmasının önemli bir unsurudur. Bu bağlamda, kanun

koyucu, bir güven kurumu olan bankaların güvenilirliğini sağlamak ve bu

güvenilirliği devam ettirmek amacıyla, eylemin toplumda ve ekonomik hayatta

yaratabileceği etkiler ile işlenme oranında ortaya çıkabilecek artışların kamu

düzeni ve güvenliğine etkisini de dikkate alarak, ceza siyasetinin bir gereği

olarak takdir yetkisi kapsamında banka mensupları tarafından işlenen zimmet

suçunu, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlemek yerine Bankacılık Kanunu'nda özel bir

düzenleme yaparak daha ağır yaptırıma tâbi tutmuştur.

İtiraz konusu kuralla, banka mensupları tarafından işlenen

nitelikli zimmet suçunda hükmedilecek adli para cezasının bankanın uğradığı

zararın üç katından az olamayacağı öngörülmek suretiyle söz konusu para

cezasına bir alt sınır getirilmiştir. İtiraz konusu kuralın, bankanın uğradığı

zararı sanığa ödetmeye yönelik zorlayıcı bir yaptırım niteliğinin bulunduğu

açıktır. Nitekim maddenin beşinci fıkrasında yer alan kurala

göre, kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para

veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade

edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek

cezanın yarısı indirileceği gibi bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi

hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilecektir. Bu nedenle kuralın ölçüsüz olduğu

söylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yönü

bulunmamaktadır.

Kanun koyucu, finans piyasalarına ve finans kurumlarına duyulan güvene verebileceği zararı göz önüne alarak, bir özel girişim olan bankacılık sektöründeki zimmet suçunu Bankacılık Kanunu'nda ayrıca düzenlemiştir. Dolayısıyla zimmet suçunu işleyen banka mensuplarının içinde bulundukları hukuksal durum ile diğer kamu görevlilerinin hukuksal durumları farklıdır. Farklı hukuksal durumda bulunanların ayrı kurallara tâbi tutulması ise Anayasa'da güvence altına alınmış olan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinin;

A- Birinci fıkrasında yer alan ".gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler." ibaresinin,

B- İkinci fıkrasının ".ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur." bölümünün,

Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 25.12.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

Üye M. · Emin KUZ Üye Hasan · Tahsin GÖKCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/103, K. 2014/199, 25 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Yıldırım
  15. Necipoğlu
  16. Dursun
  17. Tercan
  18. Topal
  19. Arslan
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/103
Karar No
2014/199
Tarih
25 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/112 K.2014/203
  • AYM Norm Denetimi E.2014/90 K.2014/180
  • AYM Norm Denetimi E.2014/115 K.2014/204
  • AYM Norm Denetimi E.2014/190 K.2014/191
  • AYM Norm Denetimi E.2014/181 K.2014/179
  • AYM Norm Denetimi E.2014/142 K.2014/182

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.