İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/35 K.2014/173

1. İdare Mahkemesi

Esas2014/35Karar2014/173Tarih13 Kasım 2014Okuma11 dk · 2.173 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Kasım 2014
Esas Sayısı
2014/35
Karar Sayısı
2014/173
Karar Günü
13.11.2014
R.G. Tarih-Sayı
4.3.2015-29285
İtiraz yoluna başvuran
Kayseri
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.173 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

1. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 4.6.1985

günlü, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 10.6.2010 günlü, 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle değiştirilen 24. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ".beş katından az olmamak kaydıyla." ibaresinin Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Davacı tarafından, işlettiği kum çakıl ocağı ile ilgili olarak il encümen kararı ile ruhsatın 5 yıl süre ile uzatılarak kira bedeli belirlenmesi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 24. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"(Değişik üçüncü fıkra: 10/6/2010-5995/11 md.) I. Grup (a)

bendi madenlerin ruhsat süresi beş yıldır. Diğer grup madenlerin işletme ruhsat

süresi, on yıldan az olmamak üzere projesine göre belirlenir. I. Grup (a) bendi

ve diğer gruplardaki ruhsatlar, sürenin bitiminden önce yeni bir projeyle

uzatma talebinde bulunulması halinde ruhsat süresi uzatılabilir. I. Grup (a)

bendi maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde; ihale yoluyla

verilen ruhsatlarda ilk ihale bedelinin yeniden değerleme oranı ile belirlenen

tutarı geçmeyecek, ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda ise on yıllık işletme

ruhsat harcının beş katından az olmamak kaydıyla bu bedel, İl

Özel İdaresi tarafından belirlenir. Toplam ruhsat süresi altmış yılı geçemez.

Altmış yıldan sonraki sürenin uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralı

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. maddesine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımıyla 27.2.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Murat ARSLAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralda I. Grup (a) bendi maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde, ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda, ruhsat süresinin uzatılması durumunda uygulanacak bedelin belirlenmesinde sadece alt sınırın belirtildiği, üst sınırın belirlenmediği, bu şekilde idareye geniş, sınırsız ve ölçüsüz bir takdir yetkisi verildiği; ayrıca, idarenin söz konusu bedeli belirlerken hangi ölçütleri esas alacağının açık ve belirgin olmadığı ve Kanun'da somut olarak düzenlenmediği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kural ile I. Grup (a) bendi maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda, ruhsat süresini uzatma karşılığında alınacak bedelin, on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az olmamak kaydıyla İl Özel İdaresi tarafından belirleneceği hüküm altına alınarak, idarenin öngörülen alt sınırdan aşağı olmamak üzere, ruhsat bedelini dilediği gibi belirlemesine imkân tanınmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan

haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve

işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu

geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku

tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,

yargı denetimine açık olan devlettir. Kanunların kamu yararının sağlanması

amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet

ölçütlerini gözetmesi de hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle, kanun

koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal

sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde

tutarak kullanması gerekir.

Hukuk devletinin olmazsa olmaz ilkelerinden biri belirliliktir.

Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup bireyin, kanundan,

belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal

yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini

verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Birey ancak bu durumda kendisine düşen

yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Belirlilik ilkesi

yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade

etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve

öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme

içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.

Aslolan muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne

tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun

varlığıdır.

İhale yapılmadan verilen ruhsatlar, özel şahıslara ait alanlar

için verilen ruhsatlardır. Kanun'un 3. maddesinde muhammen bedel, "I.

Grup (a) bendi madenler için mülk sahibinin izni alınarak verilen ruhsatlarda

veya ruhsat süre uzatım işlemlerinde madenin cinsi, rezervi ve yeri dikkate

alınarak ilgili il özel idaresi tarafından belirlenen bedel" biçiminde

tanımlanmıştır. Kanun'un 16. maddesine göre de, I. Grup (a) bendi madenlerin,

özel mülkiyete tabi alanlarda yer alması hâlinde, üçüncü kişilere işletme

ruhsatı verilebilmesi için mülk sahibinin izninin alınması gerekmekte olup bu

iznin alınması hâlinde ruhsat karşılığında alınacak bedel, il özel idaresi

tarafından belirlenen muhammen bedel olacaktır. Muhammen bedel, aynı grup madenlerin

Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda bulunması hâlinde alınması

gereken ihale bedeli ile aynı niteliktedir.

İtiraz konusu kural, Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan muhammen bedel ile birlikte değerlendirildiğinde, I. Grup (a) bendi maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde, ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda alınacak bedel; madenin cinsi, rezervi ve yeri dikkate alınarak, on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az olmamak kaydıyla, il özel idaresi tarafından belirlenecektir.

Ayrıca, 3.2.2005 günlü, 25716 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliği"nin 10. maddesinde, ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda, ruhsat bedelinin on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az, yirmi katından fazla olmamak kaydıyla, ilgili idare tarafından belirleneceği ifade edilmiş ve alt ve üst sınırlar belirlenerek bu konudaki belirsizlik giderilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; muhammen bedelin, hangi yerlerde, hangi madenler için, hangi koşullar altında, kim tarafından belirleneceği ve bu bedel belirlenirken hangi kriterlerin değerlendirileceği açık, net, anlaşılır ve nesnel bir şekilde belirtildiği ve alt sınırı kanunla ve üst sınırı yönetmelik ile belirlendiğinden, kuralda bir belirsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan, il özel idaresi tarafından belirlenen muhammen bedele karşı yargı yoluna başvurma olanağı da bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Serruh KALELİ ile Erdal TERCAN bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

4.6.1985 günlü, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 10.6.2010 günlü, 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle değiştirilen 24. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ".beş katından az olmamak kaydıyla."ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Serruh KALELİ ile Erdal TERCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 13.11.2014 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 10.6.2010 tarihli, 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle değiştirilen 24. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ".beş katından az olmamak kaydıyla." ibaresinin, Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenmiştir.

Mahkememiz çoğunluğu, ibareyi, açık ve belirli olduğu gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.

İptali istenen ibareyi içeren 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

" I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat süresi beş yıldır.

Diğer grup madenlerin işletme ruhsat süresi, on yıldan az olmamak üzere

projesine göre belirlenir. I. Grup (a) bendi ve diğer gruplardaki ruhsatlar,

sürenin bitiminden önce yeni bir projeyle uzatma talebinde bulunulması halinde

ruhsat süresi uzatılabilir. I. Grup (a) bendi maden sahalarının ruhsat süresini

uzatma taleplerinde; ihale yoluyla verilen ruhsatlarda ilk ihale bedelinin

yeniden değerleme oranı ile belirlenen tutarı geçmeyecek, ihale yapılmadan

verilen ruhsatlarda ise on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından

az olmamak kaydıyla bu bedel, İl Özel İdaresi tarafından belirlenir.

Toplam ruhsat süresi altmış yılı geçemez. Altmış yıldan sonraki sürenin

uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir."

Maden Kanunu'nun 24. maddesine göre, I. Grup (a) bendi madenlerin

ruhsat süresi beş yıldır. Bu süre, ruhsat süresinin bitiminden önce yeni bir

projeyle uzatma talebinde bulunulması halinde uzatılabilir. I. Grup (a) bendi

maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde; ihale yoluyla verilen

ruhsatlarda ilk ihale bedelinin yeniden değerleme oranı ile belirlenen tutarı

geçmeyecek, ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda ise on yıllık işletme ruhsat

harcının beş katından az olmamak kaydıyla bu bedel, İl Özel İdaresi tarafından

belirlenecektir. Kuralla ruhsat sürelerinin uzatılmasında, Kanun koyucu, ihale

yoluyla verilen ruhsatlarla, ihale yapılmadan verilen ruhsatlar arasında

ayırım yapmış, her ikisinin ruhsat uzatım bedelinin belirlenmesinde farklı

usuller öngörmüştür.

İhale yapılmadan verilen ruhsatlar, özel şahıslara ait alanlar

için verilen ruhsatlardır. İtiraz konusu ibarenin yer aldığı kural ile I. Grup

(a) bendi maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde ihale

yapılmadan verilen ruhsatlarda, ruhsat süresini uzatma karşılığında alınacak

bedelin, on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az olmamak kaydıyla İl

Özel İdaresi tarafından belirleneceği hüküm altına alınarak, idarenin öngörülen

alt sınırdan aşağı olmamak üzere, ruhsat bedelini dilediği gibi belirlemesine

imkân tanınmıştır. Böylece, uzatma halinde alınacak bedelin alt sınırı

belirlenmişken, üst sınır hakkında herhangi bir belirleme yapılmadan idareye

takdir yetkisi verilmiş olmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de

"belirlilik"tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem

de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde

açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi

uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi,

bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanması bakımından da önem arz etmektedir.

Zira hukuk güvenliği ilkesi, hukuk devletinde uyulması zorunlu temel ilkelerden

birini oluşturmaktadır. Anayasada öngörülen temel hak ve özgürlüklerin

kullanılmasının ve insan haklarının yaşama egemen kılınmasının önkoşulu olan

hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin

tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal

düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli

kılar (AYM 14.11.2013 E.2013/24, K.2013/133). Dolayısıyla, uygulanması öncesinde kanunun, muhtemel etki ve

sonuçlarının yeterli derecede öngörülebilir olması gereklidir.

Mahkememiz, 16.7.2010 tarihli, E.2010/29, K.2010/90 sayılı kararında, 209 sayılı Kanun kapsamında kalan kurum ve kuruluşlarda çalışan sağlık personeline döner sermaye gelirlerinden bir ayda yapılacak ek ödeme tutarının sadece tavan oranlarını belirleyen söz konusu Kanun'un 5. maddesinin dördüncü fıkrasını hukuki güvenlik ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir. İptal gerekçesinin ilgili kısımları şu şekildedir:

"... Hukuk devleti' ilkesi, yürütme organının faaliyetlerinin yönetilenlerce belli ölçüde öngörülebilir olmasını, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesini, ekonomik ve sosyal yaşamlarındaki tutum ve davranışlarını buna göre düzene sokabilmesini gerektirir. Zira hukuk devletinin gereği olan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesi, idarenin keyfi hareket etmesini engeller. Bunu gerçekleştirmenin başlıca yolu ise kural konulmasını gerektiren durumlarda bunların genel, soyut, anlaşılabilir ve sınırlarının belirli olmasını sağlamaktır.

209 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin dava konusu dördüncü fıkrası,

Sağlık Bakanlığı personelinin döner sermaye gelirlerinden alacağı ek ödeme

oranlarını belirleyen bir kuraldır. Yasakoyucu, bu kuralda ödeme yapılacak çalışanların

niteliği ve statülerine göre bu kişilere yapılacak ödemelerin tavan oranlarını

ayrıntılı olarak düzenlemiş, ancak yürütmeye bırakılan yetkinin sınırlarının

belirlenmesi açısından yapılacak ödemelerde herhangi bir taban oranı

belirlememiştir. Yürütmeye bırakılan yetkinin üst sınırı ve çerçevesi

belirlenirken alt sınırının belirlenmemiş olması, kuralda belirtilen personelin

alacakları döner sermaye katkı paylarında asgari bir garanti içermemektedir. Bu

nedenle dava konusu kural, devletin tüm işlem ve eylemlerine bireylerin güven

duymasını zedeleyici nitelik taşıdığından hukuk devletinin gereği olan hukuki

güvenlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır."

İtiraz konusu ibarelerin de yer aldığı kural bu açıdan değerlendirildiğinde, ihale yapılmadan verilen ruhsatlar için, ruhsat süresinin uzatılması taleplerinde ödenecek bedelin belirlenmesinde üst sınır öngörülmediği, diğer kurallardan da üst sınırın ne kadar olabileceği konusunda bir kriter tespit etmenin mümkün olmadığı, bu durumun, hem kişiler hem de idare yönünden açık bir belirsizlik oluşturduğu görülmektedir.

Bu belirsizliğin bir sonucu olarak, karşılaşılan sorunlar ve

açılan davalar üzerine; "Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili

Uygulama Yönetmeliği"nin 10. maddesi, 29.5.2013 günlü, 28661 sayılı Resmi

Gazete'de yayımlanan "Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili

Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 10.

maddesiyle değiştirilmiş ve maddeye ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda,

ruhsat bedelinin on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az,

yirmi katından fazla olmamak kaydıyla, ilgili idare tarafından

belirleneceği kuralı getirilmiştir. Görüldüğü gibi, İdare de aynı şekilde

kuralda üst sınır olmamasının eksikliğini hissetmiş ve yönetmelikle bu

eksikliği gidermeye çalışmıştır. Ancak hukuki belirsizliğin anayasal anlamda

giderilmiş sayılabilmesi için, kanunda yer alması gereken bir kuralın yahut

ölçütün, idarece serbestçe çıkarılabilen, değiştirilebilen yahut kaldırılabilen

tüzük, yönetmelik gibi idari düzenleyici işlemlerle getirilmiş olması

yeterli değildir. Hukuki belirliliğin ve güvenin sağlanabilmesi için, asgari,

temel ölçütlerin kanunda getirilmesi, ayrıntı sayılabilecek hususların,

yahut bazı teknik konuların, sıkça değişkenlik arz eden hususların idari

düzenlemelere bırakılması mümkündür. Somut kurala bu açıdan bakıldığında,

sürenin uzatılması halinde bedelin ne kadar olabileceği konusunda üst sınır

belirtilmediği gibi, üst sınırın ne şekilde belirlenebileceği konusunda

herhangi bir ölçüt de getirilmediğini görüyoruz.

Ruhsat süresinin uzatılması halinde, ödenecek bedelin yaklaşık olarak dahi önceden öngörülmesine imkân vermeyen itiraz konusu ibarelerin, herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, bilinebilir ve öngörülebilir olmadığı; il özel idaresine ruhsat bedelini belirlerken, on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az olmamak kaydıyla herhangi bir ölçüt içermeden, dilediği gibi ve geniş bir şekilde takdir yetkisi verdiği, idarenin keyfi yorum ve uygulamalarına karşı yeterince koruyucu herhangi bir önlem içermediği, bu haliyle de, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan belirlilik ilkesine aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 24. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ".beş katından az olmamak kaydıyla." ibaresinin, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Erdal

TERCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/35, K. 2014/173, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu : 4.6.1985
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Yıldırım
  15. Necipoğlu
  16. Dursun
  17. Tercan
  18. Topal
  19. Arslan
  20. Karşıoy Gerekçesi
  21. Kaleli
  22. Tercan
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/35
Karar No
2014/173
Tarih
13 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/173 K.2014/177
  • AYM Norm Denetimi E.2014/170 K.2014/168
  • AYM Norm Denetimi E.2014/175 K.2014/172
  • AYM Norm Denetimi E.2014/113 K.2014/174
  • AYM Norm Denetimi E.2014/168 K.2014/169
  • AYM Norm Denetimi E.2014/172 K.2014/170

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.