İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2015/22 K.2015/37

11. İdare Mahkemesi

Esas2015/22Karar2015/37Tarih1 Nisan 2015Okuma13 dk · 2.530 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Nisan 2015
Esas Sayısı
2015/22
Karar Sayısı
2015/37
R.G. Tarih-Sayı
15.4.2015-29327
İtiraz yoluna başvuran
Ankara
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.530 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

11. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan ".veya kusurlu olarak yapan ya da bu Kanunda yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunan." ibaresinin Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Gümrük müşavirliği mesleğini yürüten davacının, 6 ay süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren geçici 6. maddesi şöyledir:

"Geçici Madde 6- Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları çıkarılacak bir kanunla bağlı bulundukları gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü görev alanı itibariyle kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu şeklinde örgütleninceye kadar aşağıdaki hükümler uygulanır:

1. 1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre kurulan Gümrük Komisyoncuları Dernekleri faaliyetlerine devam eder ve sınav açılması ile izin belgeleri verilmesi işlemleri Gümrük Müsteşarlığınca yürütülür.

a) Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavları Müsteşarlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde her yıl bir kez yapılır.

b) 227 ve 228 inci maddelerde belirtilen koşulları sınavın açıldığı yılbaşında sağlamış olanlar, o yıl açılan gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı sınavlarına müracaat edebilirler.

c) Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavlarına en fazla üçer kez girilebilir.

2. Gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlarla, görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yapan ya da görevinin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunan meslek mensupları hakkında, gümrük müşavirliği hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre aşağıda tanımlanan disiplin cezaları verilir.

a) Uyarma: Meslek mensubuna mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

b) Kınama: Meslek mensubuna görevinde ve davranışında kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesidir.

c) Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma: Mesleki sıfatı saklı kalmak şartıyla altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten alıkoymadır.

d) Meslekten çıkarma: Meslek mensubunun izin belgesinin geri alınarak, bir daha bu mesleği icra etmesine izin verilmemesidir.

3. Mesleki kurallara, mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve harekette bulunanlarla, görevin gerektirdiği güveni sarsıcı harekette bulunan meslek mensupları hakkında, ilk defasında uyarma, tekrarında ise kınama cezası uygulanır.

Görevini bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlükle yapmayan veya kusurlu olarak yapan ya da bu Kanunda yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunan meslek mensupları için geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası uygulanır.

Sahte belgelere dayanılarak yanlış beyanda bulunulduğunun, ancak bu durumun gümrük müşavirinin bilgisi dışında olduğunun, bununla birlikte, bir araştırma sonucunda gerçek durumun öğrenilebileceğinin Gümrük Müsteşarlığı merkez denetim elemanlarınca rapora bağlandığı durumlarda, ilgili gümrük müşavirine ilk defasında kınama cezası verilir. Bu hususun tekerrür etmesi halinde geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası uygulanır.

7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine göre kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararı kesinleşen meslek mensuplarına, meslekten çıkarma cezası verilir.

4. Üç yıllık dönem içinde iki veya daha fazla disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan meslek mensubuna, her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanabilir. Beş yıllık dönem içinde iki defa mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasından sonra bu cezayı gerektiren fiili yeniden işleyen meslek mensupları hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanır.

Disiplin kurulları bir derece ağır veya bir derece hafif disiplin cezasının uygulanmasına karar verebilirler. Takibat ve hüküm tesisi, disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir.

5. Meslek mensubu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Yetkili disiplin kurulunun on günden az olmamak üzere verdiği süre içinde savunma yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılırlar.

Disiplin cezaları kesinleşme tarihinden itibaren uygulanır.

6. Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.

7. Disiplin cezaları bir dava sonucuna bağlı olmaksızın mevzuat hükümlerine aykırılığı gümrük idarelerince tespit edildiği tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanmadığı takdirde zamanaşımına uğrar. Mevzuata aykırı işlem ve eylemlerin aynı zamanda bir adli kovuşturma konusu olması halinde, bu aykırılık için Türk Ceza Kanununda öngörülen zamanaşımı hükümlerine göre disiplin cezası verilebilir.

8. 2 numaralı bentte belirtilen uyarma ve kınama cezası yetkili gümrük başmüdürü, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası Müsteşarlık Merkez Disiplin Kurulu, meslekten çıkarma cezaları Müsteşarlık Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilir.

9. Bu Kanuna ve gümrüklerde uygulanan mevzuat hükümlerine aykırı hareketleri görülen gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcılarının izin belgeleri gümrük müfettişleri, gümrük müfettiş yardımcıları, kontrolörler, stajyer kontrolörler ve gümrük ve muhafaza başmüdürleri tarafından gerek görülmesi halinde tedbir mahiyetinde geçici olarak alınır ve gümrüklerde iş takip etmelerine izin verilmez. Bu durum, gerekçesiyle birlikte izin belgesinin alınmasını izleyen günde Müsteşarlığa bildirilir. Bu şekilde izin belgeleri alınanlar hakkında geçici mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesi halinde, tedbir mahiyetinde izin belgelerinin alındığı süre verilen cezadan mahsup edilir.

10. (Ek: 18/6/2009-5911/65 md.) Gümrük müşavir derneklerince, gümrük müşavirlerinin yapacakları iş ve işlemler karşılığı alacakları asgari ücretleri gösteren ve takvim yılı bazında belirlenen Asgari Ücret Tarifesi, Müsteşarlıkça uygun görülerek onaylanmak suretiyle uygulamaya konulur."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN ve Kadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 5.3.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, Kanun'un geçici 6. maddesinin disiplin

cezalarını düzenleyen (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde, "görevinde

ve davranışında kusurlu sayılmak", kınama cezasının bir unsuru olarak

sayılmasına rağmen (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında, görevin kusurlu

yapılmasının geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasını gerektiren

fiiller arasında sayılmasının çelişki doğurduğu, ayrıca (3) numaralı bendin

birinci paragrafında, mesleki kurallara aykırılık, ilk işlenişinde uyarma

cezasını, tekrarında kınama cezasını gerektiren bir fiil olarak sayıldığı

hâlde, aynı bendin ikinci paragrafında mesleğin genel prensiplerine aykırı

harekette bulunmanın mesleki faaliyetten geçici olarak alıkoyma cezasını

gerektiren bir eylem olarak düzenlendiği, meslek kurallarının ve mesleğin genel

prensiplerinin neler olduğu yolunda mevzuatta herhangi bir düzenlemenin de

bulunmadığı, tüm bu nedenlerden itiraz konusu kuralın hukuki belirlilik, suç ve

cezaların kanuniliği ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek,

Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un geçici 6. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcılarına uygulanacak disiplin cezaları gösterilmiş; (3) numaralı bendinde ise disiplin cezasını gerektiren fiiller düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, gümrük

müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı mesleğinin vakar ve onuruna aykırı

fiil ve hareketlerde bulunanlarla, görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak

yapan ya da görevinin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunan meslek

mensupları hakkında, gümrük müşavirliği hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi

amacıyla, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, uyarma, kınama, geçici

olarak mesleki faaliyetten alıkoyma ve meslekten çıkarma cezalarının

uygulanacağı belirtildikten sonra, dört bent hâlinde sözü edilen cezalar

tanımlanmıştır. (2) numaralı bendin (b) alt bendinde de, kınama cezası, "meslek

mensubuna görevinde ve davranışında kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesi"

biçiminde tarif edilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin birinci paragrafında, mesleki kurallara, mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve harekette bulunanlarla görevin gerektirdiği güveni sarsıcı harekette bulunan meslek mensupları hakkında, ilk defasında uyarma, tekrarında ise kınama cezasının; itiraz konusu kuralın da yer aldığı ikinci paragrafında ise görevini bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlükle yapmayan veya kusurlu olarak yapan ya da Kanun'da yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunan meslek mensupları için geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasının uygulanacağı ifade edilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında düzenlenen ve "gümrük müşavirliği görevini kusurlu olarak yapmak" ve "Kanun'da yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunmak" fiillerine, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasının uygulanması sonucunu doğuran ibare itirazın konusunu oluşturmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel

ilkelerinden biri "belirlilik"tir. Bu ilkeye göre, yasal

düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve

kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması,

ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi

de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey

hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun

bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir.

Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve

davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını,

bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de

yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını

gerekli kılar.

Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse,

işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı

cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği";

üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri

ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın

kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan

"suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin

yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer

bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve

sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden

bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence

altına alınması amaçlanmaktadır. Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli

cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından disiplin suç ve cezaları da bu

maddede öngörülen ilkelere tâbidir.

Gerek adli gerekse idari suçlarda, davranış normlarına aykırı ve

haksızlık teşkil eden bir fiille kanun koyucunun koruma altına aldığı bir

hukuki değerin ihlali söz konusu olduğundan her iki suç türü arasında büyük

benzerlikler bulunmaktadır. Adli suçlarla idari suçlar arasındaki fark, esas

itibarıyla nicelik yönünden olup adli suçlardaki haksızlık içeriği idari

suçlara nazaran daha yoğundur. Öte yandan, adli suçlar karşılığında öngörülen

yaptırımlar idari suçlardan farklı olarak hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirse

de her iki alanda öngörülen yaptırımlar yoğun maddi cebir içermektedir. Bu

nedenle Anayasa'nın 38. maddesinde öngörülen ilkelerin idari suçlar yönünden de

uygulanması gerekmektedir.

Bununla birlikte, idari suçlarda kanun koyucunun daha az önem atfettiği bir hukuki değerin ihlal edilmesi, hürriyeti bağlayıcı ceza dışında bir yaptırımın öngörülmesi ve öngörülen yaptırımın da genellikle idari bir makam tarafından, idari usuller izlenerek uygulanması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesindeki ilkelerin aynı boyut ve kapsamıyla idari suçlara da uygulanması işin mahiyetine uygun düşmemektedir. Bu bağlamda, yasama organının ağır işleyen yapısı ile ekonomik ve teknik hayatın hızla değişen ve gelişen şartları gözetilerek, suç ve cezalarda kanunilik ilkesinin idari suçlar yönünden daha esnek uygulanması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesinin kimi kararlarında vurgulandığı üzere, idari suçun kanunda tanımlanmış ve karşılığında bir cezanın gösterilmiş olması yeterli olup suç sayılan eylem ve cezası kanunda açıkça gösterildikten sonra yasama organının uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin konularda alınacak önlemlerin duyulan gereksinmelere uygunluğunu sağlamak amacıyla yürütme organına kimi kararlar almak üzere yetki vermesi idari kararlarla suç ihdası ve dolayısıyla kanunilik ilkesinin ihlali anlamına gelmemektedir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev anlayışları, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış, bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür.

Gümrük müşavirliği, Kanun uyarınca, eşyanın gümrükçe onaylanmış

bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetlerin, dolaylı temsil

ilişkisi çerçevesinde sahipleri adına takibi ve sonuçlandırılması işiyle

uğraşan meslek grubunu ifade etmektedir. Görev, yetki ve sorumluluklarının

genel çerçevesi Kanun'un çeşitli maddelerinde düzenlenen gümrük müşavirleri,

serbest meslek faaliyeti yürüttükleri hâlde kanunla kurulmuş bir mesleki

teşekkül bünyesinde örgütlenmemişlerdir. Bu nedenle Kanun'un geçici 6.

maddesiyle, özel bir kanunla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu şeklinde

örgütleninceye kadar bunlarla ilgili disiplin dâhil tüm iş ve işlemlerin Gümrük

ve Ticaret Bakanlığınca yapılması öngörülmektedir. Gümrük müşavirlerine ilişkin

disiplin suç ve cezalarıyla ilgili hükümler, itiraz konusu kuralı da içeren

geçici 6. maddenin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde

düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde

yer alan, "meslek mensubuna görevinde ve davranışında kusurlu

sayıldığının yazı ile bildirilmesi" ibaresi, bir yaptırım olan kınama

cezasını tanımlamakta olup ceza gerektiren bir eylemi ifade etmemektedir. Diğer

bir deyişle, sözü edilen bentte geçen "görevinde ve davranışında

kusurlu sayıldığı" ifadesi ceza gerektiren herhangi bir eylemin unsuru

olmayıp kınama cezasının mahiyetini açıklamaktadır. Maddenin birinci fıkrasının

(3) numaralı bendinin ikinci paragrafında ise mesleki faaliyetten geçici olarak

alıkoyma cezasını gerektiren fiiller düzenlenmekte olup itiraz konusu kuralda

geçen "kusurlu olarak yapan" ifadesi ile "gümrük

müşavirliği görevini kusurlu olarak yapmak" fiiline işaret

edilmektedir. Dolayısıyla kınama cezasının mahiyetini açıklayan birinci

fıkranın (2) numaralı bendinin (b) alt bendindeki "görevinde ve

davranışında kusurlu sayıldığı" ifadesi, mesleki faaliyetten geçici

olarak alıkoyma cezasını gerektiren "gümrük müşavirliği görevini

kusurlu olarak yapmak" fiilinin bir unsurunu teşkil eden "kusurlu

olarak yapan" ifadesi ile herhangi bir karışıklık ya da

belirsizliğe yol açmamaktadır.

Öte yandan geçici 6. maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı

bendinin birinci paragrafında, ilk işlenişinde uyarma cezasını, tekrarında ise

kınama cezasını gerektiren bir eylem olarak sayılan "mesleki kurallara

aykırılık" fiili ile ikinci paragrafında (itiraz konusu kuralda),

mesleki faaliyetten geçici olarak alıkoyma cezasını gerektiren bir eylem olarak

düzenlenen, "Kanun'da yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı

harekette bulunmak" fiili birbirinden farklıdır. İtiraz konusu kuralda

düzenlenen "Kanun'da yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı

harekette bulunmak" fiilinde sözü edilen mesleğin genel prensipleri,

Kanun'da gümrük müşavirliği mesleğiyle ilgili olarak belirlenen genel

kuralları, başka bir anlatımla gümrük müşavirlerine yüklenen ödevleri ifade

etmekte iken maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin birinci

paragrafındaki "mesleki kurallara aykırılık" fiilinde geçen

mesleki kurallarla daha çok bir serbest meslek faaliyeti olarak gümrük

müşavirliği mesleği için ilgili kurum tarafından öngörülen mesleğin etik

ilkeleri kastedilmektedir.

İtiraz konusu kural kapsamında, ihlali karşılığında disiplin suçu öngörülen gümrük müşavirliği mesleğiyle ilgili genel kurallar, Kanun'un muhtelif maddelerinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, Kanun'da, "eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler"in dolaylı temsil yoluyla gümrük müşavirlerince takip edilmesi ve sonuçlandırılması yetkisi kapsamında gümrük müşavirlerine yüklenen ödevler, mesleğin genel kurallarını oluşturmakta olup bunların ihlali durumunda, itiraz konusu kural uyarınca mesleki faaliyetten geçici olarak alıkoyma cezası uygulanabilecektir.

Diğer taraftan suç olarak düzenlenen

fiilin, farklı hareket biçimleriyle işlenebilir olması, belirsiz olduğu

anlamına gelmez. Kanun'un, muhataplarının gerektiğinde hukuki yardım almak

suretiyle, hangi eylemin disiplin suçu teşkil ettiğinin ve bu eyleme bağlanan

yaptırımın ne olduğunun, belli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine

imkân verecek şekilde kaleme alınmış olması, kanunilik ilkesinin sağlanması

bakımından yeterlidir. Yukarıda açıklandığı üzere, itiraz konusu kuralla,

Kanun'da gümrük müşavirlerine yüklenen ödevlerin ihlali, mesleki faaliyetten

geçici olarak alıkoyma cezasını gerektiren bir disiplin suçu olarak düzenlenmiş

olup gümrük müşavirlerine yüklenen ödevlerin neler olduğunun Kanun'dan tespiti

mümkün olduğundan bir belirsizlik ve öngörülemezlikten, dolayısıyla suç ve

cezaların kanuniliği ilkesine aykırılıktan söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında ye alan ".veya kusurlu olarak yapan ya da bu Kanunda yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunan."ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.4.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üye

Kadir

ÖZKAYA

Anayasa Mahkemesi, E. 2015/22, K. 2015/37, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Arslan
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Yıldırım
  15. Necipoğlu
  16. Dursun
  17. Tercan
  18. Topal
  19. Özkaya
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2015/22
Karar No
2015/37
Tarih
1 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2015/30 K.2015/33
  • AYM Norm Denetimi E.2015/38 K.2015/39
  • AYM Norm Denetimi E.2014/155 K.2015/52
  • AYM Norm Denetimi E.2014/36 K.2015/51
  • AYM Norm Denetimi E.2014/176 K.2015/53
  • AYM Norm Denetimi E.2014/162 K.2015/47

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.